gezilecek mekanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezilecek mekanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2016 Cumartesi

Süleymaniye Çikolatacısı

Daha evvel Süleymaniye Çikolatacısının önünden geçmiştik. Aklım kalmıştı.
Dönerken uğrayacaktık ancak dönememiştik.
Bu sefer yolumuzu özellikle düşürdük.

Bir kere etraf cidden çikolatacı kaynıyor, Kaynasın ne hoş.
Hemen hemen hepsinde aynı şeyler var, evet. Ama hepsi güzel yapmıyor bakın benden söylemesi.
Ve ufak tefek şeyler bazısını diğerlerinden ayırıyor.

Misal Süleymaniye Çikolatacısı içeriye girer girmez hoşuma gitti.
Bir kere küçük sıkış tepiş bir yer değildi. Ve tıklım tıklım da değildi haliyle. Gerçi biz otururken o kadar kişi geldi ki boş masa kalmadı. İlk girdiğimde bu kadar kalabalık olsa muhtemelen oturmak istemezdim. Bu bir avantaj.
Güzel de köşe kaptık açıkçası.
İşte burası.
Biz oturunca iki kitap getirdiler bize.
Menüleri bu. Kitap. Gözlerimden kalpler fışkırdı adeta.
Kitabın iç kapağında çikolatalar ve fiyatları yazıyor.
Kitabı görünce aklıma geldi ki Semra bana bunu söylemişti. Tam senlik, demişti. Öyleymiş.
Servis yapan arkadaşlar iyi, müşteriler seviyeli, fonda tasavvuf müziği..
Ortam güzel demiştim.

Ben sevdim burayı. Tercih ettiğim türk kahveli sıcak çikolata da harikaydı. Belki biraz fazla geldi ama güzeldi.
Bir daha ne zaman giderim bilmem ama siz oralardan geçerseniz benim yerime de uğrayın.

20 Eylül 2015 Pazar

Beni Buraya Götür Diyeceğiniz "Nevmekan"

Fırsat bulsam da size gidin/gitmeyin mekanlarını önersem.
Ama çok fazla bilgisayar başında oturamıyorum, bileğim çok rahatsız.

Ancak burayı anlatmam lazım, zira bayıldım!

Tatlış arkadaşım önce bana fotoğraflarını attı buranın, tam senlik, diyerek.
Gözlerimden kalpler fışkırdı. Burası İstanbul'da mı? dedim.
İstanbul'da hem de cânım Üsküdar'da. Dahası Bağlarbaşında!
Bağlarbaşı demek Seyhan'a yürüme mesafesinde demek.
Seyhan artık buradan çıkmaz demek.
Gider çay içer, kitap okur, hatta ders çalışır, çok da mutlu olur demek!
Burası Avrupa'da olsa dönecek yorumları tahmin edebiliyorum:
Adamlar yapmış abi!
E onlar yılda bilmem kaç kitap okuyor bizde öyle mi? falan filan..
Bense burası Avrupa'da olsa çok imrenirdim, sadece onu diyebilirim.

Konum itibariyle zannederim yolunuzu düşürebileceğiniz bir yer değil ama ulaşımı kolay.
Fiyatlar makul.

Tek eksisi ilgisizlikten ölebilirsiniz.
İlk başta kimse ilgilenmeyince self servis sandım. Yanımızdan geçen garsona sordum, hayır biz getiriyoruz, dedi gitti. Ne menü bıraktı, ne de bir şey ister miyiz? diye sordu.
Hesabı öderken bizim gibi yakınan başkalarına şahitlik ettim. Ne adisyon bıraktılar, ne ilgilendiler yazık böyle yapmayın, dediler.

Üsküdar Belediyesine bu kadar güzel, bu kadar nezih bir yer açtıkları için şükranlarımı sunuyorum.
Ancak lütfen bu işi yapmak isteyen kimselere versinler. Veresiye veren mal sahibi gibi davranılmasın gidenlere, onun bunun torpillisini sokup adamı soğutmasınlar.

Yoksa on numara beş yıldızlık bir mekan, Nevmekan.

Instagramda çok soran oldu, yolu tarif edeyim.
Nevmekan'a nasıl giderim?
Asya kıtasındakiler zaten Bağlarbaşı'na nasıl gideceğini bilir. Bağlarbaşı Kültür Merkezi yanı.
Avrupa yakasından gelecekler ise Üsküdar'dan Bağlarbaşı'na giden otobüs veya minibüslere binerek Kültür Merkezi durağında inecekler. Kültür Merkezini kimse sorsanız gösterir, birazcık yürüme mesafesi var.
Taksim'den gelişim daha kolay derseniz; 129T Bağlarbaşı'ndan geçmiyor ama 110 Kadıköy-Taksim otobüsleri Bağlarbaşı'ndan geçiyor. İneceğiniz durak Kültür Merkezi değil Bağlarbaşı durağı oluyor sadece.

Instagram demişken, beni instagramda The_Syhn adıyla takip edebilirsiniz ^.^

12 Kasım 2014 Çarşamba

Secdus

Nicedir size gidilesi güzel mekanlar ve instagramda kimi takip etsek konulu yazılar yazmamıştım.
Şimdi bu iki konuyu tek bir başlık altında toplayarak sunuyorum size: Secdus.

Secdus instagramda nasıl ve ne zaman takip ettiğimi bilmeden takip ettiğim, her fotoğrafına bayıldığım, emeğini ve zevkini takdir ettiğim bir hesap.
Hatta abartmıyorum girin rastgele bir fotoğrafındaki yorumlara bakın, %80 ihtimalle benim bir yorumumla karşılaşırsınız. Ve bu: "Süper!", "Harika" ya da "Bayıldım!" mukabilinde olacaktır.
Fotoğraflarda kullanılan bir çok aksesuar SecdusShop'ta satılıyor. Aramızda yabancı yok, ara ara olmayan evim için aksesuar seçtiğimi sizlerden saklamayacağım. ^.^

Secdus Cafe olarak faaliyete geçtiğini ve bu mekanın Kadıköy'de olduğunu öğrenince acayip sevindim. Öğrendiğim günden itibaren gitmek için zaman kolladım.
Geçenlerde gitme fırsatı bulunca hiç kaçırmadım.
Ve Sonuç: Harika!


Son derece kişiliği olan bir yer.
Tepede 'Dreamer' yazısı, etrafta kitaplar ve Secdus ürünleri...
Merdiven pervazında kitap yaprakları...
Her şey son derece özenli, bir o kadar da sıcak. 
Hani, "şuradan bir kitap alır karıştırırsam kızarlar mı?", "Ay şu tabağı elime alsam biri bir şey der mi?", diye düşünmüyorsunuz. Kapıdan içeri girince oranın bir parçasıymışçasına doğal hareket ediyorsunuz.

Hele bir de sahibesi Secdus gülümsemesiyle gelip konuşmaya başladı mı... 
Ta cep telefonu ekranını aşıp ulaşan pozitif elektriğin boşa olmadığını tam anlamıyla idrak ediyorsunuz. Parçalar yerini buluyor.

Bıraksanız her karenin fotoğrafını koyacak, yazmaya devam edeceğim. Durdurun beni:)

Instagramda hangi fotoğrafı paylaşacağımı şaşırdım ama bu fotoyu paylaşmayacağımı biliyordum. Bunu size sakladım Aziz Okuyucu!

8 Ağustos 2014 Cuma

Mahleb Cafe

Üsküdar'da nasıl gözümden kaçırdığıma şaşırdığım bir cafe bu; Mahleb Cafe.
Ancak zaten yeni açılan bir cafe imiş.
Çok güzel, tam Üsküdar'ın ihtiyacı olan bir yer bence.

Ramazandan önce ani yağmurların bastırdığı biri kaç gün oldu ya hani.
Güllük gülistanlıkken birden başlayan sağanak.
Biz de kuzenimle geziyoruz, işlerimiz bitmiş, hava karardı birden.
Şemsiyemiz yok.
Dedim ki, aslında şimdi binip gitsek hiç ıslanmadan atlatabiliriz ama gel biz şu cafeye girelim bir şeyler yiyelim.
O da benim kafadan, girdik.
Her köşesine bayıldım. İnsanın içini açan bir mekan.
Ferah da aynı zamanda.
Mönü de güzel. Her şey var. Fiyatlar normal.


Karnımızı doyurduk kalktık. Yağmur da yağmadı.
Islanacağız diye korkup eve dönseydik eve gidince pişman olacaktık. Ama yapmadık, risk aldık, pişman da olmadık.


Hani illa ki bu cafe için bir yerlerden kalkıp Üsküdar'a gelinmez belki ama Üsküdar'dayken bir şans verilir.
Üsküdar Vakıfbank'ın karşısı, HSBC'nin yanı.
Ah zenginlik, bankalarla çok işim olduğu için yol tarifini böyle verdim :P

25 Temmuz 2014 Cuma

Göztepe 60.Yıl Parkı


Geçenlerde bir iş için Bağdat caddesine gitmem gerekiyordu.
Tamam tamam sınava gireceğim okula bakmaya gidiyordum. Kadıköy'den otobüse bindim Göztepe durağında indim. Kaldırımda caddeye doğru çıkarken, ay ne güzel park, diye devamlı parkı gözledim önüme bakamadım. Sonra salaklığımı farkettim; parkın içinden geçsene kızım, dedim.
O kadar büyük bir park yani, bütün bunları bir çırpıda düşünüp, sonra parkın içine girdikten sonra hala bitmiyor park.

Peyzaj harika! Çiçek öbekleri sanat eseri adeta!
Onun dışında çocuklar için çeşit çeşit oyun alanları, banklarda oturan ebeveynler.. Yine de çok sakin.
Çocuklarınızı alın gidin doyasıya oynasınlar ya, çok güzel çok!


Bu gemide oynayan iki erkek kardeş vardı, o kadar kıskandım ki onları mesela. Benim de oynayasım geldi cidden.
İstanbul Büyük Şehir Belediyesi harika iş çıkarmış!

Sınava gittiğim gün gene parkın içinden geçtim. Doya doya seyreyledim. Çıkarken yine parkın içinden geçtim ama park çok büyükmüş göleti, gül bahçesi kısmını görmemiştim.
Bir kere fotoğraf makinemi alıp gitmiştim bu gül bahçesi için ama bulamamıştım, hiç ummadığım bir anda ise karşıma çıktı. O güne kısmetmiş.
İçim kıpır kıpır oldu.
Cep telefonum sınav münasebetiyle yanımda olmadığı için bu kez çekemedim ama çooook güzel! Sözüme güvenin:)
Fotoğraf çekmeyi çektirmeye seven birileri alın gidin doyasıya çekin çekilin ^.^

Tüm fotoğrafları yürürken cep telefonumla çektim, blogta yazarım diye bir düşüncem yoktu, anneme göstermek istemiştim, annem çok sevdi, siz de kusuruma bakmaz çok seversiniz inşallah :*

6 Kasım 2013 Çarşamba

Si Belle Chocolatier

Ah geçenlerde butik bir cafedeydim.
Dedim, burayı size göstermeden olmaz. Görmelisiniz, gitmelisiniz, çikolata yeyip, kahve içmelisiniz.
Gitmelisiniz dedim ama benim oturduğum yere öyle yakın ki gelmelisiniz demek istedim :D

Diyorum size İstanbul'u gezmezden evvel kendi mahallemdeki, kasabamdaki mekanları bir bir keşfetmeliyim aslında.
Adresi vereceğim size merak etmeyin. Ama bakalım güzel fotoğraf var mı elimizde?!

 Pembe-beyaz, akça pakça, ferah huzurlu bir mekan.
Edith Piaf eşlik ediyor kahveleri yudumlarken.
Hayallerinin peşinden koşan birinin işi bu belli.
Tatlı sahibesi Sibel'le konuşunca anlıyoruz ki haklıyım, pastacılık üzerine ihtisas yapmış, ne yaptığının, ne istediğinin, ne anlattığının bilincinde bir insan.
Abartmıyorum cidden çikolatası da kahvesi de çok harikaydı. Belki de içtiğim en güzel türk kahvesiydi.
Keşke yolunuz düşse buraya. Ya da düşürseniz siz. Pazar günleri kapalı ama unutmayın da.
Çoğalsa ki böyle yerler.. işini seven insanlar çoğalsa.. aşkla açılsa dükkanlar..
Ve daha bir sürü güzel dilek...

Hep beraber hayallere dalmazdan evvel adres vereyim size.
Burhaniye mah. Yunus Emre sk. No:17/A Çamlıca-Üsküdar


Gidip de çikolata almadan dönmek olmaz değil mi?

Not: Instagramdakiler sizden önce öğrendi burayı ve belki de daha bir çok yeri; The_Syhn olarak twitter ve instagramdayım ^.^

17 Mart 2013 Pazar

Merve'nin İtalya Albümü

Albüm yaptırmak isteyenler seyhanc@gmail.com adresinden birer birer ulaşıyor.
Bu albümü yaparken İtalya'yı gezdim.
İtalya kalbimde yaradır. Bir gün görmek istediğim yerlerin başında gelir.
O yüzden albümü yaparken zevkle çalıştım.



Ne akıllı kızsın Merve, dedim.
Bir çok insanın fotoğraflarını tab etmediği bu dönemde, İtalya albümü var onun.
Çok heveslendim ve hayallere daldım.

Çok ülke gezmişim. Her gittiğim ülkeyi de böyle albümlemişim.
İnşallah!

Çok gezenler! Bu albüm fikrimi düşünün ;)

22 Ocak 2013 Salı

Pierre Loti

Yeni yerler görmeyi seviyorum.
Sevdiğim yerlere yeni kişiler götürmeyi seviyorum.
Bu sefer üçte üç yaptım. Yol arkadaşlarımın üçü de daha önce gelmemiş Pierre Loti tepesine.
Yol arkadaşlarımdan biri annem. Annem sayesinde kuzenim ve arkadaşı da nasiplendi :)

Ben çok severim. Şimdi uzaklarda olan çok sevdiğim bir arkadaşımla zırt pırt giderdik. Onsuz o kadar sık gitmiyorum ama her gittiğimde o gelir aklıma.


Şahane manzara. İstediğiniz gibi bir yer bulmak zor. Diyorum o kadar gittim ama hiç son gittiğim zamanki gibi güzel bir yer denk gelmemişti. İnanamıyorum böyle güzel bir masayı boş bulduğumuza, diyorum bu sefer onlar inanamıyor :)
Çok beğendiler ama onlar beğenilerini dile getirdikçe çok mutlu oldum. O yüzden daha önce gitmemiş insalarla gitmeyi seviyorum işte.

Kumpirlerimizi tepeye çıkmadan önce aldık. Dışardan yiyecek getirebiliyorsunuz ama içecek değil.
Sonra teleferik ile tepeye.. 
Yediğim en güzel, ama en güzel kumpiri de o gün yedim.

Ama ne oldu sonra, kumpiri yedik, hadi kalkalım, dedi bizimkiler. Daha yeni geldik ya, bu masadan kalkılır mı ya, diye şaşkınlık içindeydim. İlk defa gelen onlar, kalkmak istemeyen ben!

Sonra yürüyerek Eyüp Sultan'ı ziyarete indik.
En mantıklısı tepeye teleferikle çıkıp, yürüyerek inmek. Oraya gidip Eyüp Sultan'ı ziyaret etmemek olmaz. Eyüp Sultan Türbesi hala tadilatta fakat bu kalabalığa engel değil.
Saba Tümer ve Yaşar Nuri Öztürk de o gün orada çekimdeydiler :)


İstanbul'da yaşayıp gitmeyen kalmamıştır diye düşünüyordum ama olabiliyor işte böyle. Yapmayın arkadaşım gidin. Buraya da gitmeyeceksek niye yaşıyoruz ki..