cafe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cafe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2017 Çarşamba

Özdilek Karafırın

Karafırın'ı hepimiz biliriz.
Alanında önemli markalardan.
Önemli ve özenli.
Aynı özeni bütün şubelere gösteriyor olacaklar ki Özdilek alıveriş merkezindeki şubeleri bile butik cafe tarzında döşenmiş.
Alışveriş merkezi gibi hızlı tüketilecek yiyeceklere odaklı yerde bile böyle bir mekan bize hemen, niye başka yerde oturalım ya şurada keyfimize bakalım, dedirtiyor.

Dekor önemli ama arkadaşlar biliyorsunuz böyle mekanlara gidip sıcak çikolata-soğuk çikolata adı altında çok nesquik içmişliğim ve, ne olur sadece dekorla sınırlı kalmasanız, demişliğim var.
Buranın yeme içme kısmını eleştirip övecek bir şey yemedim tabii onu da söyleyeyim ama mekanı çok sevdim, e tatlım da güzeldi yani.


Çok hoş, değil mi? Gerçi görseller çok yetersiz, farkındayım.

Yazı ve görüntü eski arkadaşlar, onu belirtmeliyim şu noktada. O gün Şahika'la sinema sonrası mekana bayılmıştık. Ama az fotoğraf çekmişim. Belli ki yine Şahika'dan alırım düşüncesi varmış kafamda :)
Hele şu efsane köşede beni efsane bir çekişi var ki Şahika'mın, paylaşmasam olmaz.
Gerçi hatırlayan çıkar mı bilmem, vaktiyle ig hesabımdan paylaşmıştım.
Hala çok seviyorum. Nasılım? 😎

21 Eylül 2016 Çarşamba

Kubbe Çikolata - Kısıklı

Çevremizi kalkındıralım derneği kurucusu, başkanı ve kıdemli üyesi olan the_syhn yaşadığı kasabada rastladığı güzel bir çikolatacıyla mest olmuştu.
Bir gün önünden geçerken, "ay buraya çikeletacı mı açılmış?", diyerek şaşırmış, daha sonra ilk fırsatta yürüyüş yapıyorum ayağına yolunu bu çikolatıcıya düşürmüştü.
Kapıdan ilk girdiğinde gözlerindeki parıltıyı kendi bile hissetti. İşte, demişti, mekan bu!
Hımm ancak test etmeli, çikolatası nasıl? Ama sıcak çikolatası. Zira artık biliyordu ki, bu satılan çikolatalar her yerde aynıydı, pek de matah değillerdi.

Önce koltuklu bir masaya sonra rahat etmeyince sandalyeli masaya geçti.
Yalnız mekan ne kadar güzeldi! Nasıl insana kendini özel hissettiren bir havası vardı. Etrafı incelemeden duramıyordu. Gerçekten çok beğenmişti.

Gelen menü sıradandı. Yeni açılan ve böyle şık olan mekanlarda insan bir farklılık, bir orijinallik arıyordu. Olsundu, menüyü eleştirecek değildi. (Ama eleştirdi).

Sipariş ettiği sıcak çikolatanın sunumu güzel, iştah kabartıcıydı. Siparişini gördüğünde dışarıdan bakan birinin gözlerinden fışkıran kalplerin fark edeceğine emindi.
Ancak o da ne?!
Sıcak çikolata yeteri kadar sıcak değildi!
Hava o kadar da soğuk değil diye sıcak çikolatasının ılık gelmesine pek aldırmadı ancak biliyordu ki, bu büyük bir sorundu. Sonra tekrar mekanın güzelliğine daldı...

12 Mart 2016 Cumartesi

Süleymaniye Çikolatacısı

Daha evvel Süleymaniye Çikolatacısının önünden geçmiştik. Aklım kalmıştı.
Dönerken uğrayacaktık ancak dönememiştik.
Bu sefer yolumuzu özellikle düşürdük.

Bir kere etraf cidden çikolatacı kaynıyor, Kaynasın ne hoş.
Hemen hemen hepsinde aynı şeyler var, evet. Ama hepsi güzel yapmıyor bakın benden söylemesi.
Ve ufak tefek şeyler bazısını diğerlerinden ayırıyor.

Misal Süleymaniye Çikolatacısı içeriye girer girmez hoşuma gitti.
Bir kere küçük sıkış tepiş bir yer değildi. Ve tıklım tıklım da değildi haliyle. Gerçi biz otururken o kadar kişi geldi ki boş masa kalmadı. İlk girdiğimde bu kadar kalabalık olsa muhtemelen oturmak istemezdim. Bu bir avantaj.
Güzel de köşe kaptık açıkçası.
İşte burası.
Biz oturunca iki kitap getirdiler bize.
Menüleri bu. Kitap. Gözlerimden kalpler fışkırdı adeta.
Kitabın iç kapağında çikolatalar ve fiyatları yazıyor.
Kitabı görünce aklıma geldi ki Semra bana bunu söylemişti. Tam senlik, demişti. Öyleymiş.
Servis yapan arkadaşlar iyi, müşteriler seviyeli, fonda tasavvuf müziği..
Ortam güzel demiştim.

Ben sevdim burayı. Tercih ettiğim türk kahveli sıcak çikolata da harikaydı. Belki biraz fazla geldi ama güzeldi.
Bir daha ne zaman giderim bilmem ama siz oralardan geçerseniz benim yerime de uğrayın.

13 Şubat 2016 Cumartesi

Maia Chocolate


Maia Chocolate, instagramda fotoğraflarını görünce vurulup, ay buraya gitmeliyim gitmeliyim dediğim bir mekan.
Bir de Çengelköy'de olunca benim için işten bile değildi gitmek.

Ama gidince.. Gidince, keşke Çengeköy'de olmasaydı böylece gitmezdim, dedim.

Mekanın dekor harika bir kere. Profesyonel yardım alınmış belli. 
Küçükten biraz büyük bir mekan :) - çok büyük değil demek istedim burada-

Biz, yine instagramda sunumuna vurulduğumuz, Rapunzel sipariş ettik.
Rapunzel hindistan cevizi içinde servis edilen soğuk çikolata.
Soğuk çikolata, dedim ama bildiğin nesquik yani. Hem de hindistan cevizinin aldığı miktar bir çay bardağı kadar.
Şok oldum.

Birincisi servisi yapan Rapunzeli anlatırken hindistan cevizi içinde geldiğinden aroması çok hoş oluyor, falan demişti. Katiyen katılmıyorum evde yapacağınız nesquikten hiçbir farkı yok!
İkincisi mekan hafta sonu gittiğimiz için olabilir tıklım tıklımdı. Müzik son sesti. Arkadaşımın sesini zor duyuyordum, zor kaçtık!
Üçüncüsü, hepi topu içtiğim nesquikin bir çay bardağı kadar olduğunu söylemiştim. Peki o nesquike 16 tl verdiğimi söylemiş miydim?
Yuh Artık! dediğinizi duyar gibiyim.

Bence de yuh!

Bir arkadaşım servisin vasat olduğunu söylemişti oysa bana, ama ben o instagramın büyülü dünyasının göz boyayan fotoğraflarına ve övgülerine kandım.

İnsanın amacı sırf para kırmak olunca ve ehli olmadığı şeylere el atınca, böyle dışı güzel içi boş işlerle karşılaşmak çok normal aslında. 
Maalesef ruhun yok Maia Chocolate. Aksini söyleyen bir şeyden anlamıyordur.

30 Ekim 2015 Cuma

Lokum Yapma Tecrübem {Sahi'nin Katkılarıyla}

Karaköy'de güzel birçok mekanın içinden kalitesiyle ayrılan bir yer Sahi İstanbul.
Daha önce davetleri üzerine gidip bir kahvelerini içmiş ortamı incelemiştim.
Bundan size bahsetmiştim (şu yazımda) ama bir de lokum yapımını göstereceğimin sözünü vermiştim.
Şimdi sözümü yerine getirme zamanı!
Burada az çok anlaşıldığı üzere tezgahın arkasına geçip kolları sıvadım :P
Açıkçası lokum ustası olmak bana çok yakışırdı, yalnız yaptığım lokumları yemekten hareket edemez hale gelirdim, orası kesin.

Şimdi söz verdiğim videoyu paylaşayım. Edit by Sahika ^^



İşinin ehli bir ustayla çalıştık burada. Belki yakın zamanda İstanbul Coffee Fest'e gidenler Sahi standında kendisiyle tanışmıştır.
Ama işte ben sizden çok önce gidip tanışmış, muhabbet edip, lokum yapmıştım. :)

Siz de Sahi İstanbul'a gittiğinizde kendi lokumunuzu yapmak isteyebilirsiniz, bunun müjdesini vereyim. Tabii mağazada yoğunluk yoksa.
Benimki incirli cevizli ve tabii ki kaymaklı idi. Kaymaklı lokum çok severim.

Lafı daha fazla uzatmadan sizleri YouTube kanalıma {Syhn Zn} davet ediyorum :D

21 Şubat 2015 Cumartesi

Sahi İstanbul

Geçtiğimiz aylarda bana güzel bir davet gelmişti.
Karaköy'de yeni açılmış bir mekan, Sahi İstanbul, buyurun bir kahvemizi için belki lokum yapmanıza bile izin verebiliriz, diyordu.
Bu davet aklımın köşesinde zaman kolluyordu.
Nihayet bizim için doğru zaman geldi ve biz Şahika ile Karaköy'de buluşup Sahi'ye gittik.
Çok ballı insanlar olmalıyız ki şubat ayında yazdan kalma bir gün yaşanıyordu.
Sahi'de kahveler terasta denize, karaköy'e tepeden bakılarak içildi.

Şahika'nın yazısına bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz -ki ulaşın ;)

Kahveleri yudumlarken Sahinin nasıl bir oluşum olduğunu dinledik.
Evet, neydi burası sahi?
Cafe mi? Otel mi? Şekerlemeci mi? Hediye dükkanı mı?

 Aylar önce gelen davet kuru bir davet değildi, bir paket Sahi lokumuyla beraber gelmişti ve ben açıkçası şekerleme dükkanı gibi bir yer bekliyordum.
Ancak burası çayınızı kahvenizi yudumlayıp karnınızı doyurabileceğiniz bir mekan olmasının dışında orijinal ürünlerini alıp kendinizi veya sevdiklerinizi şımartabileceğiniz klas bir mekan.

Sahi ismi ise, her şeyin sahisini yaptıklarını için, gıda boyası bile kullanmadıklarını için yapay olan şeylerden uzak durdukları için, nostalji yaşattıkları için, esaslı bir yer oldukları için kendilerini özetler nitelikte.

Sahi'de gördüğünüz her şeyin bir de hikayesi var. Giderseniz mutlaka birilerinden size anlatmasını isteyin. Benden de selam söyleyin :)
Çok uzun bir yazı olsun istemiyorum ama kısa kesilmeyecek kadar çok hikaye var Sahi'de.
Lokum yaptım ben mesela. Zaten bana da vermediler lokumlarımı, hangi şanslı kişiler yedi acaba?:)
Onun videosunu yükleyeyim ister misiniz?
Uslu bir okuyucu olursanız belki yüklerim :P

8 Ağustos 2014 Cuma

Mahleb Cafe

Üsküdar'da nasıl gözümden kaçırdığıma şaşırdığım bir cafe bu; Mahleb Cafe.
Ancak zaten yeni açılan bir cafe imiş.
Çok güzel, tam Üsküdar'ın ihtiyacı olan bir yer bence.

Ramazandan önce ani yağmurların bastırdığı biri kaç gün oldu ya hani.
Güllük gülistanlıkken birden başlayan sağanak.
Biz de kuzenimle geziyoruz, işlerimiz bitmiş, hava karardı birden.
Şemsiyemiz yok.
Dedim ki, aslında şimdi binip gitsek hiç ıslanmadan atlatabiliriz ama gel biz şu cafeye girelim bir şeyler yiyelim.
O da benim kafadan, girdik.
Her köşesine bayıldım. İnsanın içini açan bir mekan.
Ferah da aynı zamanda.
Mönü de güzel. Her şey var. Fiyatlar normal.


Karnımızı doyurduk kalktık. Yağmur da yağmadı.
Islanacağız diye korkup eve dönseydik eve gidince pişman olacaktık. Ama yapmadık, risk aldık, pişman da olmadık.


Hani illa ki bu cafe için bir yerlerden kalkıp Üsküdar'a gelinmez belki ama Üsküdar'dayken bir şans verilir.
Üsküdar Vakıfbank'ın karşısı, HSBC'nin yanı.
Ah zenginlik, bankalarla çok işim olduğu için yol tarifini böyle verdim :P