Eskiden beri kış mevsimini, yağmurlu kapalı havayı, gri günleri çok severim.
Sevmek ama nasıl..
Yazın bitmesini iple çekmek.
Soğuk günlerin hayalini kurarak.
Mesela sıcak çikolata ya da sahlep, sonra güzel bir film, sonra battaniye.
Gel gör ki şimdi, sıcak çikolata içemiyorum çok tatlı geliyor.
Salep dediğimiz salep değil bin tane kimyasal karışım.
Film desen bir buçuk iki saatimi nasıl filme verebilirim?
Battaniye ise uzanınca lazım uzanırsam içim sızlar.
Hasılı böyle havalarda ben gamsız hayat günlerimi düşünerek özlem duysam da o gamsızlığa bırakamıyorum kendimi.
Çünkü geriye baktığımda oh ne de güzel filmler izleyip keyif yapmışım diyemiyorum.
Keşke daha verimli kullansaydım diyorum.
Bugün biraz hafif işlerim biraz saldım mesela. Baksana oturdum yazı bile yazıyorum. Ama diyorum ya sızlıyor vicdanım, bir pazarın var böyle miskin miskin mi geçireceksin diyor!
Bir kahve ve çalışmaya başlıyorum.
Zamanında halledebilirsem bir filmle kendimi ödüllendirebilirim diyeceğim ama yapamayacağımı biliyorum. Onun yerine iki satır okurum.
Foto kaynak Pinterest
sıcak çikolata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sıcak çikolata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ocak 2020 Pazar
Beni Böyle Havalar Mahvetti
Etiketler:
kış mevsimi
,
salep
,
sıcak çikolata
,
soğuklar
,
yağmurlu hava
12 Mart 2016 Cumartesi
Süleymaniye Çikolatacısı
Daha evvel Süleymaniye Çikolatacısının önünden geçmiştik. Aklım kalmıştı.
Dönerken uğrayacaktık ancak dönememiştik.
Bu sefer yolumuzu özellikle düşürdük.
Bir kere etraf cidden çikolatacı kaynıyor, Kaynasın ne hoş.
Hemen hemen hepsinde aynı şeyler var, evet. Ama hepsi güzel yapmıyor bakın benden söylemesi.
Ve ufak tefek şeyler bazısını diğerlerinden ayırıyor.
Misal Süleymaniye Çikolatacısı içeriye girer girmez hoşuma gitti.
Bir kere küçük sıkış tepiş bir yer değildi. Ve tıklım tıklım da değildi haliyle. Gerçi biz otururken o kadar kişi geldi ki boş masa kalmadı. İlk girdiğimde bu kadar kalabalık olsa muhtemelen oturmak istemezdim. Bu bir avantaj.
Güzel de köşe kaptık açıkçası.
İşte burası.
Biz oturunca iki kitap getirdiler bize.
Menüleri bu. Kitap. Gözlerimden kalpler fışkırdı adeta.
Kitabın iç kapağında çikolatalar ve fiyatları yazıyor.
Kitabı görünce aklıma geldi ki Semra bana bunu söylemişti. Tam senlik, demişti. Öyleymiş.
Servis yapan arkadaşlar iyi, müşteriler seviyeli, fonda tasavvuf müziği..
Ortam güzel demiştim.
Ben sevdim burayı. Tercih ettiğim türk kahveli sıcak çikolata da harikaydı. Belki biraz fazla geldi ama güzeldi.
Bir daha ne zaman giderim bilmem ama siz oralardan geçerseniz benim yerime de uğrayın.
Dönerken uğrayacaktık ancak dönememiştik.
Bu sefer yolumuzu özellikle düşürdük.
Bir kere etraf cidden çikolatacı kaynıyor, Kaynasın ne hoş.
Hemen hemen hepsinde aynı şeyler var, evet. Ama hepsi güzel yapmıyor bakın benden söylemesi.
Ve ufak tefek şeyler bazısını diğerlerinden ayırıyor.
Misal Süleymaniye Çikolatacısı içeriye girer girmez hoşuma gitti.
Bir kere küçük sıkış tepiş bir yer değildi. Ve tıklım tıklım da değildi haliyle. Gerçi biz otururken o kadar kişi geldi ki boş masa kalmadı. İlk girdiğimde bu kadar kalabalık olsa muhtemelen oturmak istemezdim. Bu bir avantaj.
Güzel de köşe kaptık açıkçası.
İşte burası.
Biz oturunca iki kitap getirdiler bize.
Menüleri bu. Kitap. Gözlerimden kalpler fışkırdı adeta.
Kitabın iç kapağında çikolatalar ve fiyatları yazıyor.
Kitabı görünce aklıma geldi ki Semra bana bunu söylemişti. Tam senlik, demişti. Öyleymiş.
Servis yapan arkadaşlar iyi, müşteriler seviyeli, fonda tasavvuf müziği..
Ortam güzel demiştim.
Ben sevdim burayı. Tercih ettiğim türk kahveli sıcak çikolata da harikaydı. Belki biraz fazla geldi ama güzeldi.
Bir daha ne zaman giderim bilmem ama siz oralardan geçerseniz benim yerime de uğrayın.
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)



