osmanlı devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
osmanlı devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2019 Perşembe

Son Gün; Selanik

Birinci gün; Bulgaristan
Altıncı gün; Brugge
Yedinci gün; Volendam ve Amsterdam
Sekizinci gün; Dresden
Sekizinci gün; Prag
Dokuzuncu gün; Viyana
Onuncu gün; Bratislava
Onuncu gün; Budapeşte
On birinci gün; Üsküp

Geldik son güne.
Çok mutluyum hem bu geziyi hem de bu yazı dizisini bitirebildiğim için :)
Nihayet yazmak istediğim başka konulara da geçiş yapabileceğim; filmler, diziler, tarifler..

Ama önce Selanik.

Öncelikle hiç barışamadım Yunanistanla. Bir yeri/şeyi sevmem için elektriğimizin uyuşması çok önemli ve Yunanistan'la elektriğimiz uyuşmadı gibi hissediyorum.

Fotoğraflarda gördüğümüz mavi beyaz evlerin olduğu yer gibi bir şey bekliyordum ama Selanik, Suadiye gibi bir yer çıktı.


İlk olarak gördüğümüz Kanuni döneminden kalma artık beyazlığı da kalmayan Beyaz Kuleydi. Mutlaka bilirsiniz burası Osmanlı'nın elinden çıktıktan sonra vaftiz ediliyor ve beyaza boyanıyor.


Atatürk'ün evini ziyaret etmiş olmak Selanik'in tek artısı olabilir ancak ev o kadar yeni ki.. Hiçbir tarihilik yok. Orasının Atatürk'ün evi olmadığı da söyleniyor ki bu kuvvetle muhtemel doğru.




Yunanistan'da artık son gün diye deli gibi çikolata alışverişi yaptığımız için yollarında bayağı dolandık. Tarihi kalıntıların etrafında, önemli midir değil midir bilmediğimiz kiliselerin çevresinde tekrar sahil yoluna, otobüsümüzün bizi beklediği yere vardık.


Kavala'ya doğruya çıkacağız. Kavala'yı bir sonraki yazıya bırakayım. Bu da son yazım değilmiş yahu :)

Arkası yarın;)

17 Şubat 2014 Pazartesi

Şehzade Mustafa

Geçtiğimiz hafta Şehzade Mustafa'nın katliyle ülke sarsıldı.
Osmanlı'ya, Osmanlı'nın gelmiş geçmiş en şahane padişahı olan Kanuni'ye verdiler veriştirdiler.
Ben "Muhteşem Yüzyıl" dizisini hiç izlemedim. Ve Kanuni'yi gerçekten çok severim.
O bölümü de adeta sosyal medyadan takip ettim. Herkes bundan bahsediyordu. Hiç tarih okumadılar mı bu kadar şaşırıyorlar, ya da tepkilerimizi sosyal medyadan yapmaya öyle alıştık ki tarihi bile değiştireceğimizi mi sanıyoruz, bilmiyorum.

Twitterda Coco Jambo'nun "Annem şehzade mustafayı öldürmesinler diye o kadar dua etti ki nerdeyse tarih yeniden yazılcaktı."  tweetine koptum.

Bu konuyu merak edenleri araştırmaya, Şehzade Mustafa'nın ölümüne üzülenleri türbesini ziyarete davet ediyorum. Yok öyle sosyal medyadan yaygara koparma!
Benim bildiklerim ise, şehzadeler tahta çıkmadan sakal bırakmazlarmış, hatırlayın bakalım dizide Mustafa sakallı mıydı değil miydi?
Ve Şehzade Mustafa'nın babasının üstüne yürümeye hazırlanıyor olması.
Tabii ki saray entrikaları kurbanı baba ve oğul. İkisi de haklı olduğunu düşünüyordu.
Beni en çok etkileyen ise Şehzade Cihangir'in, ağabeyi Mustafa'nın öldürülmesine üzüntüsünden bir sene içinde ölmesi.

Bizim tarihçimiz "Tarihi bir olayı değerlendirirken bugünde durup bakamazsınız olaya", derdi. 500 sene öncesinden bahsediyoruz. Eleştiriler komik bile gelmiyor, cehalet kokuyor.
Diziyi izleyen ağabeyimin yorumu ise bambaşka. "Herif ünlü oldu" diyor.
Zaten ünlüydü, dedim.
"Nerede ünlüydü?! Erkekler tanımıyordu" dedi.
Hala tanımıyorsun ki, Şehzade Mustafa diyorsun, dedim.

Mehmet Günsür'ü reklamda falan görünce Şehzade Mustafa diyor :)