Şöyle rahat okunan bir kitap arayışındaydım ki, Sarai gözüme çarptı, yazık belki okunmayı bekliyor, gözüme çarpıp duruyordu.
Ancak ben biliyordum ki J. A. Redmerski sular seller gibi yazmıştır bir elime alsam yeterdi, hemen biterdi.
Ve öyle de oldu.
Sarai küçük yaşta annesi tarafından uyuştucu çetesinin başına verilmiştir. 9 yıldır zorla tutulduğu evden kaçmaya niyetlidir.
Victor soğukkanlı bir katildir ancak nedense Sarai, Victor'un kendisine yardım edeceğine emindir.
Çok çabuk okunan, tam yazlık bir kitap.
Bir günde, bilemediniz iki günde rahatlıkla okuyabilirsiniz.
Ancak mantık hataları yok değil.
En başta kaçışı biraz fazla kolay olmuyor mu?
Bu arada kitap bazen Sarai'nin, bazen Victor'un ağzından anlatılıyor. Redmerski bunu hep yapıyor.
Yanılmıyorsam bu seri 6 kitaptan oluşuyordu. Bu Sarai'nin ve tabii Victor'un hikayesi. İkinci Kitabın isminden yola çıkarak Sarai'nin Izabel'e dönüşünün anlatıldığını söyleyebilirim.
Ancak serinin devam kitaplarını okumaya pek niyetim yok 😊
ephesus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ephesus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Ağustos 2017 Pazartesi
Sarai
Etiketler:
2017 okumaları
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
ephesus yayınları
,
gençlik serisi
,
j. a. redmerski
,
kitaplar
,
roman
,
sarai
8 Kasım 2016 Salı
Rotasız Seyyah Ve Sen Çok Güzelsin
Rotasız Seyyah'ı aslında hepiniz biliyorsunuz. Büyük ihtimal bildiğinizin farkında değilsiniz ama.
Rotasız Seyyah adıyla ünlenen genç fotoğrafçı/gezgin Mehmet Genç, gezdiği yerlerde insanlara "çok güzelsin" demeden önce ve sonra fotoğraflarını çekiyor.
Şimdi anımsadınız mı?
Maalesef çoğunlukla isimsiz bir şekilde paylaşılıyor internette ve çok ilginç büyük tv kanallarında bile.
Oysa Mehmet Genç'in bu projesi dünya çapında ses getiren bir proje. Bizim gazete ve kanallarımız izinsiz hatta üzerindeki imzayı silip kullanadursun, yabancı basın Mehmet Genç'in bu projesinden bahsetmek için kendisinden izin alıyor, telif ödüyor.

Bu çalışma yabancı birinden çıksaydı 'ya işte adamlar yapıyor'cular, tabii ki Türk biri konusunda yine kayıtsız yine umursamaz desek de Mehmet Genç'in Ephesus yayınlarından çıkan Rotasız Seyyah isimli kitabını D&R'da çok satanlar arasında görmek güzel.
Rotasız Seyyah'i instagramda, facebookta, takip edebilirsiniz. Ancak size bu fotoğrafların hikayesinin olduğunu sitesini şiddetle öneririm.
Hatta direkt linkini vereyim: Çok Güzelsin Demenin Etkileri
♥
Rotasız Seyyah adıyla ünlenen genç fotoğrafçı/gezgin Mehmet Genç, gezdiği yerlerde insanlara "çok güzelsin" demeden önce ve sonra fotoğraflarını çekiyor.
Şimdi anımsadınız mı?
Maalesef çoğunlukla isimsiz bir şekilde paylaşılıyor internette ve çok ilginç büyük tv kanallarında bile.
Oysa Mehmet Genç'in bu projesi dünya çapında ses getiren bir proje. Bizim gazete ve kanallarımız izinsiz hatta üzerindeki imzayı silip kullanadursun, yabancı basın Mehmet Genç'in bu projesinden bahsetmek için kendisinden izin alıyor, telif ödüyor.

Bu çalışma yabancı birinden çıksaydı 'ya işte adamlar yapıyor'cular, tabii ki Türk biri konusunda yine kayıtsız yine umursamaz desek de Mehmet Genç'in Ephesus yayınlarından çıkan Rotasız Seyyah isimli kitabını D&R'da çok satanlar arasında görmek güzel.
Rotasız Seyyah'i instagramda, facebookta, takip edebilirsiniz. Ancak size bu fotoğrafların hikayesinin olduğunu sitesini şiddetle öneririm.
Hatta direkt linkini vereyim: Çok Güzelsin Demenin Etkileri
♥
Etiketler:
çok güzelsin
,
çok güzelsin demenin etkileri
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
mehmet genç
,
rotasız seyyah
5 Ağustos 2016 Cuma
Sonsuzluğun Kıyısında
Aslında yaz için tek isteğim kıpırdamadan yatıp milyonlarca kitap okumaktı.
Yeni gelişmeler sayesinde ben birazcık daha dişimi sıkmak durumundayım.
Kitap okumama sayfa sınırlaması getirdim ve hızımı düşürdüm yine.
Ancak bir de tembellik var ki, hala okuduklarımı blogda yazmamışım bile.
Bunlardan biri ben sevgili yazarım J. A. Redmerski'nin Sonsuzluğun Kıyısında isimli kitabı.
Bu kitap çok sevdiğim Hiçliğin Kıyısında'nın devamı.
Hiçliğin Kıyısında'yı çok sevmiştim. O tarzı seviyorsanız kesinlikle önermiştim.
Ve devamı olduğunu biliyordum ama devam edecek gibi bitmemişti kitap, o yüzden de bu kitapta ne anlatılacaktı çok merak ediyordum.
Çiftimiz bu kitapta beraberler, evlenmemişler ama birlikteler, zaten çok gençler.
Hımmm... Nasıl kitap hakkında bilgi vermeden anlatabilirim ki bu kitabın konusunu.
Pek konusu olduğunu da düşünmüyorum açıkçası. Çok uyumlu bir çift. İkisi de önce karşısındakini düşünüyor onun ne istediğini kendinin ne istediğinden önce tutuyor. Mükemmel bir çift yani.
Ama insan biraz kıskanır, ne midesi geniş insanlar ya hu diye bu sefer çokça kızdım da aslında.
Hep bir kavga, bir ayrılık, bir sorun bekledim ama olmadı.
Tamam bir şey yaşıyorlar ama ondan sonrası beklediğim gibi olmadı.
İlk kitap beklentimin çok üstünde çıkmıştı ve bayılmıştım. Ondan mı bilmiyorum -belki de ikinci kitabın geç çıkmasındandır- ama ilk kitabın yanında sönük kalıyor.
Yine de ilk kitabı okuyunca ikinci kitaba pek kayıtsız kalabileceğinizi sanmam :)
Ve çok akıcı, bir oturuşta bitirmemek için uğraşmanız gerek..
Bir sayfa bir sayfa daha derken kitabı bitirdim.
Mesela tatile giderken bu kitabı götürseniz ve kalın diye sadece bu kitabı alsanız, anca okurum diye..
ilk gün bitirir sonra 'hönk!' diye kalırsınız :)
Elimde şimdi J. A. Redmerski'nin Sarai'si var. J. A Redmerski deyince cidden duramıyorum, yoksa serilere bulaşmak istemiyorum ama, Redmerski böyle akıcı yazdıysa ben bu seriyi yutarım.
Yaz ya da kış Redmerski'nin her türlü gideri var. Demedi demeyin.
Yeni gelişmeler sayesinde ben birazcık daha dişimi sıkmak durumundayım.
Kitap okumama sayfa sınırlaması getirdim ve hızımı düşürdüm yine.
Ancak bir de tembellik var ki, hala okuduklarımı blogda yazmamışım bile.
Bunlardan biri ben sevgili yazarım J. A. Redmerski'nin Sonsuzluğun Kıyısında isimli kitabı.
Bu kitap çok sevdiğim Hiçliğin Kıyısında'nın devamı.
Hiçliğin Kıyısında'yı çok sevmiştim. O tarzı seviyorsanız kesinlikle önermiştim.
Ve devamı olduğunu biliyordum ama devam edecek gibi bitmemişti kitap, o yüzden de bu kitapta ne anlatılacaktı çok merak ediyordum.
Çiftimiz bu kitapta beraberler, evlenmemişler ama birlikteler, zaten çok gençler.
Hımmm... Nasıl kitap hakkında bilgi vermeden anlatabilirim ki bu kitabın konusunu.
Pek konusu olduğunu da düşünmüyorum açıkçası. Çok uyumlu bir çift. İkisi de önce karşısındakini düşünüyor onun ne istediğini kendinin ne istediğinden önce tutuyor. Mükemmel bir çift yani.
Ama insan biraz kıskanır, ne midesi geniş insanlar ya hu diye bu sefer çokça kızdım da aslında.
Hep bir kavga, bir ayrılık, bir sorun bekledim ama olmadı.
Tamam bir şey yaşıyorlar ama ondan sonrası beklediğim gibi olmadı.
İlk kitap beklentimin çok üstünde çıkmıştı ve bayılmıştım. Ondan mı bilmiyorum -belki de ikinci kitabın geç çıkmasındandır- ama ilk kitabın yanında sönük kalıyor.
Yine de ilk kitabı okuyunca ikinci kitaba pek kayıtsız kalabileceğinizi sanmam :)
Ve çok akıcı, bir oturuşta bitirmemek için uğraşmanız gerek..
Bir sayfa bir sayfa daha derken kitabı bitirdim.
Mesela tatile giderken bu kitabı götürseniz ve kalın diye sadece bu kitabı alsanız, anca okurum diye..
ilk gün bitirir sonra 'hönk!' diye kalırsınız :)
Elimde şimdi J. A. Redmerski'nin Sarai'si var. J. A Redmerski deyince cidden duramıyorum, yoksa serilere bulaşmak istemiyorum ama, Redmerski böyle akıcı yazdıysa ben bu seriyi yutarım.
Yaz ya da kış Redmerski'nin her türlü gideri var. Demedi demeyin.
Etiketler:
2016 okumaları
,
andrew
,
camryn
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
ephesus yayınları
,
hiçliğin kıyısında
,
j. a. redmerski
,
kitaplar
,
sarai
,
sonsuzluğun kıyısında
,
the royal book club
28 Haziran 2016 Salı
Ben O Değilim Videosu
Ay hiçbir işi hayal ettiğim sürede yapamıyorum.
Her gün yeni plan program yapıyorum öncekine uymadığım için ama nafile.
Her şeye geç kalmaya da devam.
Bu da benim lanetim herhalde.
Ben O Değilim, yazısını daha önce yazdığım bir kitap.
Bir ara da videosunu çektim. Ama şimdi düzenleyebildim.
Yazıyı yazmam gecikmişti videoyu çekmem de öyle, düzenlemem ise hayli gecikti, ama blogda paylaşmam bari gecikmesin diyerek, videomu paylaşıyorum.
Fatma Erdek okumayı seviyorum, her kitabının arkasından olduğu gibi bu kitabın arkasından da yeni kitabını beklemeye başladım ^^
Kanalıma abone olmak içi yapmanız gereken, bu linki tıklayıp açılan sayfadaki kırmızı abone ol sütununa tıklamak. İsterseniz bildirim gelir istemezseniz gelmez. Olun bence :)
Her gün yeni plan program yapıyorum öncekine uymadığım için ama nafile.
Her şeye geç kalmaya da devam.
Bu da benim lanetim herhalde.
Ben O Değilim, yazısını daha önce yazdığım bir kitap.
Bir ara da videosunu çektim. Ama şimdi düzenleyebildim.
Yazıyı yazmam gecikmişti videoyu çekmem de öyle, düzenlemem ise hayli gecikti, ama blogda paylaşmam bari gecikmesin diyerek, videomu paylaşıyorum.
Fatma Erdek okumayı seviyorum, her kitabının arkasından olduğu gibi bu kitabın arkasından da yeni kitabını beklemeye başladım ^^
Kanalıma abone olmak içi yapmanız gereken, bu linki tıklayıp açılan sayfadaki kırmızı abone ol sütununa tıklamak. İsterseniz bildirim gelir istemezseniz gelmez. Olun bence :)
Etiketler:
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
ephesus yayınları
,
fatma erdek
,
kitap videosu
,
vlog
,
vlogger
,
youtube
,
youtube kanalım
,
youtuber
4 Haziran 2016 Cumartesi
Ben O Değilim
Ay sonunda deli gibi merak ettiğim kitabı okudum.
Fatma Erdek sevgimiz malum, ne yazsa okurum, diyorum her fırsatta.
Öyleyse bu kitabını neden bu kadar geç okuduğumu merak etmiyor musunuz?
İşte bu imza yüzünden.
İmzalı kitabını istiyordum fuarlara gitmek nasip olmuyordu ama bu sefer yine gitmediğim bir fuardan adıma imzalanmasını başarabildim.
Fatma Erdek'in diğer kitaplarından farklı bu kitap.
Dram değil bir romantik komedi.
Romantik komedilerden, gerek izlemek gerek okumak olsun, çok keyif alıyorum.
Biri sorumluluk sahibi, diğeri haylaz, birine tıpatıp benzeyen ikizlerin birbirleriyle yer değiştirmeleri yaşları küçükken normal karşılanabilir ama ya otuzlu yaşlarda?
Ve içlerinden biri yer değiştirdikten sonra tanıştığı birine aşık olursa ama o aşık olduğu kişi yerine geçtiği ikizinden nefret ediyorsa?
Olaylar olay!
Yok yok o kadar da değil makul şeyler. İkizlerin o yaşlarda yer değiştirmesi dışında makul şeyler yani.
Aranızda ikizi olup bu yazıyı okuyan var mı?
Yer değiştiriyor musunuz?
Okurken bunu düşündüm hani bu filmlerde falan da görürüz ama gerçekten yapıyorlar mı bunu diye?
Kitap Arın'ın ağzından anlatılıyordu.
Ben olsam bir de Meriç versiyonunu ve Meriç'in yaptıklarını anlatırdım. Sayfa sayısını da az tutardım.
Ticari kafamı takdir et Sayın Okuyucu, Tatlı Bela serisini düşün..
Ama tabii baştan karar verilmesi gereken bir karar, bu ona göre kilit sahneler falan.
Ay daha yazasim var ama videoya saklayayım en iyisi 😉
Fatma Erdek'in diğer kitapları -ki hepsini de tavsiye ederim:
Melekler Zamanı
Kara Kış Beyaz Düş (favorim)
Erken Rüya Zamanlar
Gece İle Şafak
Ben O Değilim
Fatma Erdek sevgimiz malum, ne yazsa okurum, diyorum her fırsatta.
Öyleyse bu kitabını neden bu kadar geç okuduğumu merak etmiyor musunuz?
İşte bu imza yüzünden.
İmzalı kitabını istiyordum fuarlara gitmek nasip olmuyordu ama bu sefer yine gitmediğim bir fuardan adıma imzalanmasını başarabildim.
Fatma Erdek'in diğer kitaplarından farklı bu kitap.
Dram değil bir romantik komedi.
Romantik komedilerden, gerek izlemek gerek okumak olsun, çok keyif alıyorum.
Biri sorumluluk sahibi, diğeri haylaz, birine tıpatıp benzeyen ikizlerin birbirleriyle yer değiştirmeleri yaşları küçükken normal karşılanabilir ama ya otuzlu yaşlarda?
Ve içlerinden biri yer değiştirdikten sonra tanıştığı birine aşık olursa ama o aşık olduğu kişi yerine geçtiği ikizinden nefret ediyorsa?
Olaylar olay!
Yok yok o kadar da değil makul şeyler. İkizlerin o yaşlarda yer değiştirmesi dışında makul şeyler yani.
Aranızda ikizi olup bu yazıyı okuyan var mı?
Yer değiştiriyor musunuz?
Okurken bunu düşündüm hani bu filmlerde falan da görürüz ama gerçekten yapıyorlar mı bunu diye?
Kitap Arın'ın ağzından anlatılıyordu.
Ben olsam bir de Meriç versiyonunu ve Meriç'in yaptıklarını anlatırdım. Sayfa sayısını da az tutardım.
Ticari kafamı takdir et Sayın Okuyucu, Tatlı Bela serisini düşün..
Ama tabii baştan karar verilmesi gereken bir karar, bu ona göre kilit sahneler falan.
Ay daha yazasim var ama videoya saklayayım en iyisi 😉
Fatma Erdek'in diğer kitapları -ki hepsini de tavsiye ederim:
Melekler Zamanı
Kara Kış Beyaz Düş (favorim)
Erken Rüya Zamanlar
Gece İle Şafak
Ben O Değilim
Etiketler:
2016 okumaları
,
ben o değilim
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
fatma erdek
,
kitaplar
,
roman
,
seyhanın kitaplığı
,
the royal book club
26 Nisan 2016 Salı
Hediye Kitabımızı Tanıyalım #vol?
Instagram hesabımda çok sevdiğim yazar Fatma Erdek'in eğlenceli bir kitabını hediye ediyorum.
Peki bu güzel kitabın konusu nedir?
Siz hiç, birbirine tıpatıp benzeyen ikizler gördünüz mü?
İşte ben onlardan biriyim... Adım, Arın Soylu.
Genç, yakışıklı, güçlü ve mutlu bir erkeğin hayatı, bir anda nasıl altüst olur? Kolay… Bunun için, serseri ikizinizle, akıl almaz bir oyunun içine girmeniz yeterli. Sadece üç haftalığına, başka birinin hayatını yaşamaya cesaret ederseniz, beraberinde gelecek bütün sürprizlere de hazırlıklı olmalısınız.
Ben de hazırlıklıydım. Ta ki onu görene kadar... Tuna’mı… Bal rengi saçları ve güneş gibi parlayan yüzüyle, birdenbire hayatımı kökünden değiştirmişti. O benim beklediğimdi, o benim geleceğimdi. Onu elde etmeme kimse engel olamazdı. Hiçbir şey beni durduramazdı. Durduramadı da…
Başardım mı? Evet! Onu aşkıma inandırdım. Onu kendime âşık ettim.
Peki ya sonra? Hiçbir yalan sonsuza dek sürmez, öyle değil mi? Bir gün, hiç ummadığım bir anda, yalanımla yüzleşmek zorunda kaldım. Artık ‘Ben o değilim’ desem de bir faydası yoktu. Tuna bana inanmıyordu.
Ne yapacaktım şimdi? Vaz mı geçecektim hayatımın kadınından?
Elbette hayır!
Bedelini ödeyip, seni kazanacağım, Tuna cadısı! Her ne olursa olsun…
Etiketler:
ben o değilim
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
ephesus yayınları
,
fatma erdek
,
kitap çekiliş
,
kitap çekilişi
,
kitap hediye
,
kitap tanıtım
18 Nisan 2016 Pazartesi
Yeni Hediye! #çekilişvar
Gün geçmiyor ki bir kitap hediye etmeyeyim :)
Yeni kitabımız benim çoook ama çook sevdiğim, yayımlanan 5 kitabından 4'ünü okuduğum yazar Fatma Erdek'in beş kitabından okumadığım tek kitabı olan "Ben O Değilim" adlı romanı.
Çok merak ediyordum da neden şimdiye kadar almadım biliyor musunuz peki?
İmzalı alabilmek için.
Artık imzalı bir Fatma Erdek kitabım var, okumak için hiçbir engelim yok (zamansızlık dışında^.^)
Ancak ben bu kitaba bu kadar sevinmişken size de hediye edip sizi de sevindirmeyi istemez miyim hiç?
İki kişiye Ephesus Yayınları katkılarıyla Fatma Erdek kitabı hediye edeceğim inşallah.
Kitap çekilişinin detayları instagram hesabımda; @the_syhn
Yeni kitabımız benim çoook ama çook sevdiğim, yayımlanan 5 kitabından 4'ünü okuduğum yazar Fatma Erdek'in beş kitabından okumadığım tek kitabı olan "Ben O Değilim" adlı romanı.
Çok merak ediyordum da neden şimdiye kadar almadım biliyor musunuz peki?
İmzalı alabilmek için.
Artık imzalı bir Fatma Erdek kitabım var, okumak için hiçbir engelim yok (zamansızlık dışında^.^)
Ancak ben bu kitaba bu kadar sevinmişken size de hediye edip sizi de sevindirmeyi istemez miyim hiç?
İki kişiye Ephesus Yayınları katkılarıyla Fatma Erdek kitabı hediye edeceğim inşallah.
Kitap çekilişinin detayları instagram hesabımda; @the_syhn
Etiketler:
ben o değilim
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
ephesus yayınları
,
fatma erdek
,
hediye
,
kitap çekiliş
,
kitap çekilişi
,
kitap hediye
26 Ekim 2015 Pazartesi
Beni Sev Diye
Gelelim merakla beklenen Asude'nin "Beni Sev Diye"sine.
Sizin tarafınızdan bilemem gerçi ama çok konuşulan, beklenen, övülen bu kitabı ben merak ediyordum.
Asude'nin daha önce Pabucumun Ajanı I isimli kitabını okumuş beğenmiştim.
Çok hoş esprili bir dili vardı, göndermeler benzetmeler on numaraydı.
Bu kitabın da öyle olacağını düşünmüştüm.
Ancak oldukça farklıydı. Hatta alakası yoktu. Bir kere karakterler İngiliz/İrlandalıydı, hem sonra Başka bir yüzyılda geçiyordu. Kısacası bir romanstı bu.
Bir türk yazardan tarihi romans okuyacaktım.
Birincisi, bu kitapta Gül ve Avcı'nın karakterleri var ancak seri değil, yine de önceden okumakta yarar var -ben okumamıştım :) Yine de anladım, yan karakterleri ayrı bir hikayesi olduğunu tahmin ettim ve doğru tahmin etmişim.
İkincisi, ben Asude'nin neredeyse tüm kitaplarının kapaklarını severim ancak bunu sevmemiştim, yine de romanla uyumlu olduğunu inkar edemeyeceğim.
Üçüncü ve artık konusuna gelirsek, eş zamanlı iki hikaye anlatılıyor. İki kardeş hikayelerin ortak noktaları. Birinin artık unuttuğu eşiyle yolları tekrar kesişiyorken diğeri şantajcısının peşinde. İkisinin yolu da tabii ki aşka çıkıyor.
Romans severlerin çok severek okuyacaklarına eminim. Tarihi Romans sevmeyenler bu kitaptan uzak dursunlar ama Asude'nin diğer kitaplarına bir göz atsınlar.
Sizin tarafınızdan bilemem gerçi ama çok konuşulan, beklenen, övülen bu kitabı ben merak ediyordum.
Asude'nin daha önce Pabucumun Ajanı I isimli kitabını okumuş beğenmiştim.
Çok hoş esprili bir dili vardı, göndermeler benzetmeler on numaraydı.
Bu kitabın da öyle olacağını düşünmüştüm.
Ancak oldukça farklıydı. Hatta alakası yoktu. Bir kere karakterler İngiliz/İrlandalıydı, hem sonra Başka bir yüzyılda geçiyordu. Kısacası bir romanstı bu.
Bir türk yazardan tarihi romans okuyacaktım.
Birincisi, bu kitapta Gül ve Avcı'nın karakterleri var ancak seri değil, yine de önceden okumakta yarar var -ben okumamıştım :) Yine de anladım, yan karakterleri ayrı bir hikayesi olduğunu tahmin ettim ve doğru tahmin etmişim.
İkincisi, ben Asude'nin neredeyse tüm kitaplarının kapaklarını severim ancak bunu sevmemiştim, yine de romanla uyumlu olduğunu inkar edemeyeceğim.
Üçüncü ve artık konusuna gelirsek, eş zamanlı iki hikaye anlatılıyor. İki kardeş hikayelerin ortak noktaları. Birinin artık unuttuğu eşiyle yolları tekrar kesişiyorken diğeri şantajcısının peşinde. İkisinin yolu da tabii ki aşka çıkıyor.
Romans severlerin çok severek okuyacaklarına eminim. Tarihi Romans sevmeyenler bu kitaptan uzak dursunlar ama Asude'nin diğer kitaplarına bir göz atsınlar.
Etiketler:
2015 okumaları
,
asude
,
asude hikayeler
,
beni sev diye
,
ephesus
,
ephesus yayınları
,
kitaplar
,
tarihi roman
29 Eylül 2015 Salı
Darmadağınık
Hanımlar beyler,
Drew Evans bu kez ortalığı dağıtıyor.
Good Reads'te en iyi çıkış yapan Karmakarışık kitabının devamı olan Darmadağınık'ta anlatıcı Kate.
Açıkçası Karmakarışık'ın bir devamı olduğunu bilmiyordum. (Artık Darmadağınık'ın da devamı olduğunu biliyorum ama.)
Ve Karmakarışık'ta olaylar bağlandığı için devam kitabında ne anlatıldığını merak ettim. Yoksa aynı olaylar bu sefer de Kate'in ağzından mı anlatılacaktı?
Hayır!
Şunu da belirtmek isterim ki başlangıçta bu farklı gözden anlatılma olayı çok hoş bir fikir gibi geldiyse ve o tarz kitaplar okuyup beğendiysem de artık bu fikir bunu ilk çıkaranı taklitten başka bir şey gibi gelmiyor.
Peki Darmadağınık'ta ne anlatılıyor?!
Aradan iki yıl geçmiş Drew ve Kate'in mutlu ilişkileri devam etmektedir.
Ancak bir yanlış anlaşılma neticesinde etraf darmaduman oluyor. Sinir oldum her şeyi bilip anlatamamak çok korkunç bir durum :)
Şimdi olayı anlatmıyorum, spoiler olmasın ancak Kate gibi güçlü bir kadının Drew aşkına şaşırdım. O noktada Kate, ben güçlü bir kadın değilim, dedi, sadece güçlü rolü yapıyorum.
Bu tip kusurlar karakterleri daha gerçekçi kılıyor.
Emma Chase'in dili çok akıcı, birkaç günde okunacak bir yetişkin romanı.
Devam kitabında neler olacak, bakalım ;)
Drew Evans bu kez ortalığı dağıtıyor.
Good Reads'te en iyi çıkış yapan Karmakarışık kitabının devamı olan Darmadağınık'ta anlatıcı Kate.
Açıkçası Karmakarışık'ın bir devamı olduğunu bilmiyordum. (Artık Darmadağınık'ın da devamı olduğunu biliyorum ama.)
Ve Karmakarışık'ta olaylar bağlandığı için devam kitabında ne anlatıldığını merak ettim. Yoksa aynı olaylar bu sefer de Kate'in ağzından mı anlatılacaktı?
Hayır!
Şunu da belirtmek isterim ki başlangıçta bu farklı gözden anlatılma olayı çok hoş bir fikir gibi geldiyse ve o tarz kitaplar okuyup beğendiysem de artık bu fikir bunu ilk çıkaranı taklitten başka bir şey gibi gelmiyor.
Peki Darmadağınık'ta ne anlatılıyor?!
Aradan iki yıl geçmiş Drew ve Kate'in mutlu ilişkileri devam etmektedir.
Ancak bir yanlış anlaşılma neticesinde etraf darmaduman oluyor. Sinir oldum her şeyi bilip anlatamamak çok korkunç bir durum :)
Şimdi olayı anlatmıyorum, spoiler olmasın ancak Kate gibi güçlü bir kadının Drew aşkına şaşırdım. O noktada Kate, ben güçlü bir kadın değilim, dedi, sadece güçlü rolü yapıyorum.
Bu tip kusurlar karakterleri daha gerçekçi kılıyor.
Emma Chase'in dili çok akıcı, birkaç günde okunacak bir yetişkin romanı.
Devam kitabında neler olacak, bakalım ;)
Etiketler:
2015 okumaları
,
darmadağınık
,
drew evans
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
karmakarışık
,
kitaplar
,
roman
,
yetişkin romanları
10 Ağustos 2015 Pazartesi
Karmakarışık
Bu kitap hakkında çok olumlu yorumlar okuyordum ancak öyle bir kapağı vardı ki, yaw ben bunu nasıl okuyayım, diyordum, elimde görenlere nasıl açıklayayım..
Sonra bir baktım kitap ciltli!
Ciltli ne demek?
İlk kapağını kaldır öyle oku, gören klasikleri okuyorsun sansın :)
İşte bu kitabı okumaya anca böyle cesaret ettim.
Kitap bir erkeğin ağzından anlatılıyor.
Bundan birkaç yıl evvel pek rastladığımız bir şey değilse de alıştık erkek karakterlerin gözünden bakmaya artık. Aşık erkek dinlemek ay pardon okumak çok keyifli.
Emma Chase'in Karmakarışık isimli romanında anlatıcı ve esas oğlan Drew Evans.
Drew tam bir kazanova. Oldukça ağzı bozuk bunu belirtmeliyim. Neticede anlatıcı kendisi ;)
Tam tahmin ettiğiniz/edebileceğiniz gibi kendisini zorlayacak bir kadına vurulacak gerçek aşkı bulmasıyla afallayacak.
Gerisini kitaptan okursunuz artık.
Ben karakterlere vurulmadım ama illa ki favorimi soracak olursanız Drew'un ablasını seçerdim. Gerçi kendisi ablası için demediğini bırakmıyor ama.. :)
Şuna değinmeden edemeyeceğim, bu kitap Goodreads'te 2014'ün en iyi çıkış yapan kitabı seçilmiş.
Yazlık, çerezlik, şezlogluk, hoş vakit geçirmelik... Ne derseniz deyin. Kitap vadettiği şeyi size veriyor.
Ama kapağa bakın ya, babam elimde görseydi "Baba açıklayabilirim, sandığın gibi değil, sadece grip olmuş!", mu diyecektim!
Ephesus'a kitabı ciltli çıkardığı için teşekkülerimi sunmayı bir borç bilirim.
Sonra bir baktım kitap ciltli!
Ciltli ne demek?
İlk kapağını kaldır öyle oku, gören klasikleri okuyorsun sansın :)
İşte bu kitabı okumaya anca böyle cesaret ettim.
Kitap bir erkeğin ağzından anlatılıyor.
Bundan birkaç yıl evvel pek rastladığımız bir şey değilse de alıştık erkek karakterlerin gözünden bakmaya artık. Aşık erkek dinlemek ay pardon okumak çok keyifli.
Emma Chase'in Karmakarışık isimli romanında anlatıcı ve esas oğlan Drew Evans.
Drew tam bir kazanova. Oldukça ağzı bozuk bunu belirtmeliyim. Neticede anlatıcı kendisi ;)
Tam tahmin ettiğiniz/edebileceğiniz gibi kendisini zorlayacak bir kadına vurulacak gerçek aşkı bulmasıyla afallayacak.
Gerisini kitaptan okursunuz artık.
Ben karakterlere vurulmadım ama illa ki favorimi soracak olursanız Drew'un ablasını seçerdim. Gerçi kendisi ablası için demediğini bırakmıyor ama.. :)
Şuna değinmeden edemeyeceğim, bu kitap Goodreads'te 2014'ün en iyi çıkış yapan kitabı seçilmiş.
Yazlık, çerezlik, şezlogluk, hoş vakit geçirmelik... Ne derseniz deyin. Kitap vadettiği şeyi size veriyor.
Ama kapağa bakın ya, babam elimde görseydi "Baba açıklayabilirim, sandığın gibi değil, sadece grip olmuş!", mu diyecektim!
Ephesus'a kitabı ciltli çıkardığı için teşekkülerimi sunmayı bir borç bilirim.
Etiketler:
2015 okumaları
,
drew evans
,
emma chase
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
genç yetişkin
,
kitaplar
,
roman
,
yetişkin romanları
23 Temmuz 2015 Perşembe
Gece İle Şafak
Bu kitap daha çıkmadan evvel alıntılarını okuyordum.
Kitabın editörü, kitabın Fatma Erdek hayranlarınca merakla beklediğini biliyor, alıntılarla adeta ağzımıza bir parmak bal çalıyordu.
Bu Fatma Erdek kitabımın imzalı olması gibi bir hayalim vardı ama fuara yetişmemişti. Derken benim yoğun dönemim..
Hem Gece'ye hem Şafak'a yeni kavuştum sayılır.
Daha önce ufak tefek pavyonlarda assolistlik yapmış Gece, Çakırkeyif gece kulübünün sahibini dikkatini çekmeyi başarmıştır.
Şafak ise Çakırkeyif gece kulübü-mü desem artık pavyon mu?-nün sahibi Ayhan Çakır'ı bir saldırıda korumuş Ayhan Çakır'ın güvenini kazanmıştır.
Ve ikisinin yolları Çakırkeyif'te kesişir.
...
"Karşımda dikilme de, çıkayım şuradan!" dedi ters bir şekilde.
Adam belli belirsiz gülümsedi Gece'ye. Yana çekildi. Eliyle boş alanı işaret etti.
"Buyurun, hanımefendi"
Gece de ona gülümsedi karşılık olarak. Alaycıydı sesi ve edası...
"Hanımefendi mi? Allah iyiliğini versin senin, emi!"
...
Bu andan sonra kitabı elimden bırakamayacağımı da seveceğimi de biliyordum.
Arabesk bir konu gibi gelse de sürprizlerle dolu, temposu ve merak duygusu bir an için düşmeyen romantizmin de eksik olmadığı güzel bir Fatma Erdek kitabı.
Neredeyse her bir karakterin hikayesi ayrıca bir roman olacak sağlam bir hikaye.
Spoiler saymazsanız (sayacaksanız okumayın - uyarı uyarı!!) kitaba yönelik tek eleştirim sonundaki ayrılığın bana zorlama gelmesiydi. O kısım daha farklı olabilir ya da direkt o kısım olmayabilirdi.
Kitabın ciltli olması da şahane!♥
Ephesus Yayınları okuyucusunu şımartmayı seviyor ♥
Diğer Fatma Erdek romanları yazılarım:
Sıradaki Fatma Erdek romanını merakla bekliyorum.
Etiketler:
2015 okumaları
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
fatma erdek
,
gece ile şafak
,
kitaplar
,
roman
,
the royal book club
11 Mart 2015 Çarşamba
Pabucumun Ajanı (1)
İlk defa bir AsuDe kitabı okudum.
Bakalım nasılmış?!
Sosyal medyadan takip edebildiğim kadarıyla gördüğüm Asude'nin çılgınlık derecesinde hayranları olduğu. Ben biraz temkinliydim birkaç da olumsuza yakın yorum okudum. Açıkçası beni okumaya iten olumlu yorumlardan ziyade eleştirel yorumlar oldu.
Asude'nin basılmış olan kitaplarının geneline baktığımızda kapaklar çok yerinde.
Kapaklarda, konuyu daha evvelinden bilen Asude okuyucularının fikrinin sorulması ya da şöyle diyeyim, Asude'nin okuyucusunun fikrine önem vermesinin etkisi büyük.
Kapaktan geçer not aldı mı? Aldı.
Gelelim sayfa sayısına. Kapak ne kadar "oku beni" diyorsa kitabın kalınlığı ve puntonun küçüklüğü beni korkutuyordu.
Okumaya başlayınca her ne kadar Asude'nin dili akıcı olsa da sayfa sayısının fazlalığı görüşüm değişmedi. Tekrar edegelen espriler, göndermeler çıkartılabilirdi ki kitap hakkında en büyük eleştirim bu olacak.
Yoksa yazarın dili başarılı. Esprili, sivri, nükteli. Bu kadarını beklemiyordum. Asude'nin ciddi bir popüler kültürü olduğu aşikar.
Kitabın konusuna gelirsek, iş aramaktan bıkmış 'biz sizi ararız' cevaplarından yılmış Deniz, Üstüner Holding'e okkalı özgeçmişini (okkalı derken atmış tutmuş sallamış da sallamış, maksat okuyacak olan İk'nın canını yakmak, bu sırada da eğlenmek, gururunu kurtarmak) illa ki bir Ahmet vardır düşüncesiyle, Ahmet Bey torpilli olduğunu, söyleyerek bırakır.
İş bu ki Ahmet Bey gerçekten vardır ve Tuna Üstüner kendisine uyuz olmakla beraber torpillisini işe almak zorunda hisseder. İşte Deniz bu şekilde hiç beklemediği anda iş sahibi olup, Üstüner Holding'e girer ama patron okumadan o özgeçmişi nasıl geri alacaktır? Dahası o işte nasıl tutunacaktır? Peki Ahmet Bey gelince ne olacaktır? Deniz bir de Tuna Üstüner'e aşık olmasa mıdır?
Daha neler neler..
Çok uzun yazdım hala beni okuyan var mı bilmiyorum ama bu kalın bir kitap yorumu. Yorumum da azıcık uzun olsun. Hem inanın bana benim yazmam sizin okumanızdan daha uzun sürüyor :)
Son olarak:
Sonu o şekilde bitmemeliydi. Devam kitabı var sonuçta, A aa! dedirtmeliydi. Hay Allah şimdi ne olacak derhal ikinci kitabı okumalıyım, dedirtmeliydi.
Bir de dediğim gibi, o espriler göndermeler tekrar edilmemeliydi. Onu yapmasaydı var ya tam puan olacaktı. Neyse canım biraz kusur olsun :)
Eğlenceli kitapları sevenlere, kalın kitaplardan korkmayanlara, Türk yazarlara önyargılı olmayanlara ve hatta yazma konusunda kendini geliştirmek isteyenlere,özgünlük arayanlara naçizane önerimdir.
Bakalım nasılmış?!
Sosyal medyadan takip edebildiğim kadarıyla gördüğüm Asude'nin çılgınlık derecesinde hayranları olduğu. Ben biraz temkinliydim birkaç da olumsuza yakın yorum okudum. Açıkçası beni okumaya iten olumlu yorumlardan ziyade eleştirel yorumlar oldu.
Asude'nin basılmış olan kitaplarının geneline baktığımızda kapaklar çok yerinde.
Kapaklarda, konuyu daha evvelinden bilen Asude okuyucularının fikrinin sorulması ya da şöyle diyeyim, Asude'nin okuyucusunun fikrine önem vermesinin etkisi büyük.
Kapaktan geçer not aldı mı? Aldı.
Gelelim sayfa sayısına. Kapak ne kadar "oku beni" diyorsa kitabın kalınlığı ve puntonun küçüklüğü beni korkutuyordu.
Okumaya başlayınca her ne kadar Asude'nin dili akıcı olsa da sayfa sayısının fazlalığı görüşüm değişmedi. Tekrar edegelen espriler, göndermeler çıkartılabilirdi ki kitap hakkında en büyük eleştirim bu olacak.
Yoksa yazarın dili başarılı. Esprili, sivri, nükteli. Bu kadarını beklemiyordum. Asude'nin ciddi bir popüler kültürü olduğu aşikar.
Kitabın konusuna gelirsek, iş aramaktan bıkmış 'biz sizi ararız' cevaplarından yılmış Deniz, Üstüner Holding'e okkalı özgeçmişini (okkalı derken atmış tutmuş sallamış da sallamış, maksat okuyacak olan İk'nın canını yakmak, bu sırada da eğlenmek, gururunu kurtarmak) illa ki bir Ahmet vardır düşüncesiyle, Ahmet Bey torpilli olduğunu, söyleyerek bırakır.
İş bu ki Ahmet Bey gerçekten vardır ve Tuna Üstüner kendisine uyuz olmakla beraber torpillisini işe almak zorunda hisseder. İşte Deniz bu şekilde hiç beklemediği anda iş sahibi olup, Üstüner Holding'e girer ama patron okumadan o özgeçmişi nasıl geri alacaktır? Dahası o işte nasıl tutunacaktır? Peki Ahmet Bey gelince ne olacaktır? Deniz bir de Tuna Üstüner'e aşık olmasa mıdır?
Daha neler neler..
Çok uzun yazdım hala beni okuyan var mı bilmiyorum ama bu kalın bir kitap yorumu. Yorumum da azıcık uzun olsun. Hem inanın bana benim yazmam sizin okumanızdan daha uzun sürüyor :)
Son olarak:
Sonu o şekilde bitmemeliydi. Devam kitabı var sonuçta, A aa! dedirtmeliydi. Hay Allah şimdi ne olacak derhal ikinci kitabı okumalıyım, dedirtmeliydi.
Bir de dediğim gibi, o espriler göndermeler tekrar edilmemeliydi. Onu yapmasaydı var ya tam puan olacaktı. Neyse canım biraz kusur olsun :)
Eğlenceli kitapları sevenlere, kalın kitaplardan korkmayanlara, Türk yazarlara önyargılı olmayanlara ve hatta yazma konusunda kendini geliştirmek isteyenlere,özgünlük arayanlara naçizane önerimdir.
Etiketler:
2015 okumaları
,
asude
,
asude hikayeler
,
asude okumanın zamanı geldi
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
kitaplar
,
pabucumun ajanı
,
roman
,
tuna üstüner
,
türk yazarlar
3 Mart 2015 Salı
Ünlü Aşk
Biliyorum biliyorum CNR kitap fuarı var ve siz, Seyhan kitap önerse de bi' koşu gidip alsak, diyorsunuz.
Hazır indirimler tavan (indirimin tavanı nasıl oluyorsa artık) harıl harıl alacak kitap arıyorsunuz.
Bu hengamede size liste yapamayacağım.
Daha önce yaptığım okumanız gereken kitap listeleri blogda mevcut.
Fazla uzağa gitmiş olamazlar arayın bulun ;) -İşte biri burada-
Fakat size son okuduğum kitabı önerebilirim.
Bir türk yazar.
Eğlenceli, romantik, aksiyonu eksik olmayan bir roman.
Kitapta sadece bir sahnede, bu sahne olmasaydı be, dedim.
Kalan kısım yorgun geçen günlerimde beni dinlendirdi, eğlendirdi, huzurla uyumamı sağladı.
Esas kızın türk ve bodyguard olduğu esas oğlanın Amerikalı bir aktör olduğu, öyle şaheser olmasa da zevkli zaman geçirtme vaadini yerine getiren, insanı gerektiğinde gülümseten gerektiğinde hüzünlendiren yaklaşık 500 sayfalık kitap.
Nasıl bitirdiğinizi anlamayacaksınız ama söz ;)
Kitabın sonunda yazardan bir not var.
Yüzümde tebessüm son sayfayı okuduktan sonra notu görünce çok memnun oldum.
Ben de yazara bir not yazmak istiyorum.
Biliyorum kitaplarınızın beğeniyle okunduğunu görmek size umut ve mutluluk veriyordur.
Bu yazıyı okursanız ve bu yazı sizi gülümsetir mutlu ederse, bir de beni düşünün.
Burcu Bahtiyar bu yazıyı okur mu okumaz mı? bilmiyorum ama birileri şuan okuyor.
Sevgili Okuyucu,
Sizi mutlu eden şeyler okumaya ama ille de okumaya devam edin.
Hazır indirimler tavan (indirimin tavanı nasıl oluyorsa artık) harıl harıl alacak kitap arıyorsunuz.
Bu hengamede size liste yapamayacağım.
Daha önce yaptığım okumanız gereken kitap listeleri blogda mevcut.
Fazla uzağa gitmiş olamazlar arayın bulun ;) -İşte biri burada-
Fakat size son okuduğum kitabı önerebilirim.
Bir türk yazar.
Eğlenceli, romantik, aksiyonu eksik olmayan bir roman.
Kitapta sadece bir sahnede, bu sahne olmasaydı be, dedim.
Kalan kısım yorgun geçen günlerimde beni dinlendirdi, eğlendirdi, huzurla uyumamı sağladı.
Esas kızın türk ve bodyguard olduğu esas oğlanın Amerikalı bir aktör olduğu, öyle şaheser olmasa da zevkli zaman geçirtme vaadini yerine getiren, insanı gerektiğinde gülümseten gerektiğinde hüzünlendiren yaklaşık 500 sayfalık kitap.
Nasıl bitirdiğinizi anlamayacaksınız ama söz ;)
Kitabın sonunda yazardan bir not var.
Yüzümde tebessüm son sayfayı okuduktan sonra notu görünce çok memnun oldum.
Ben de yazara bir not yazmak istiyorum.
Biliyorum kitaplarınızın beğeniyle okunduğunu görmek size umut ve mutluluk veriyordur.
Bu yazıyı okursanız ve bu yazı sizi gülümsetir mutlu ederse, bir de beni düşünün.
Burcu Bahtiyar bu yazıyı okur mu okumaz mı? bilmiyorum ama birileri şuan okuyor.
Sevgili Okuyucu,
Sizi mutlu eden şeyler okumaya ama ille de okumaya devam edin.
23 Şubat 2015 Pazartesi
Aşık Kim?
Ephesus Yayınevinden çıkan son Vefa Enver kitabı.
Aslında daha evvel okumak isterdim ama kitabın kalınlığı benim vakitsizliğimle çakışınca; beklettim, beklettim, beklettim...
Sonra bir gece elime aldım..
Alış o alış, uyku muyku kalmadı bende.
Birbirinden gerek huy gerekse görünüş açısından oldukça farklı olan ikiz kardeşlerden Nehir, ikizi gölgesi altında ezilmiş, kendine güvensiz ama bir gün kendi masalının kahramanı olmayı hayal eden genç bir kızdır. Kendisinden başka herkes Nehir'in güzelliğinin ve farklılığının farkındadır.
Peki Nehir ne zaman kendi potansiyelini fark edecektir?
Kitabın konusu bu değil elbette bu olsa olsa karakter tanıtımında bir giriş olabilir.
Konuya çok değinmeden biraz bilgi ve/veya öneriler vereyim.
Öncelikle kitabın arka kapak yazısını okumayın! Sakın!
Çünkü kitabın başlarında Nehir birileriyle tanışacak. Tanıştığı kişilerden hangisi esas oğlan hemen belli olmuyor. O kısımda arkada kapağı okumadıysanız tahmin etme kısmı çok eğlenceli olacak.
Kitap eğlenceli ve sürükleyici. Kalınlığından korkup bunca zaman elime almamam yanlış kararmış çünkü bir çırpıda okuyuverdim. Romantik komedi film tadında.
Yalnız bu kitapların kapağı böyle olmak zorunda mı? Bir ben mi rahatsız oluyorum? Çok arabesk duruyorlar ve bence Vefa Enver kitaplarına pek yakışmıyor.
Ben olsam doksanlar kaset kapaklarını hatırlatan bu tarz kapaklar yerine "Çocuk da yapamadım Kariyer de" serisinde tercih edildiği gibi illüstrasyon tercih ederdim.
Bu türü seven kaçırmasın der, öperim :*
Aslında daha evvel okumak isterdim ama kitabın kalınlığı benim vakitsizliğimle çakışınca; beklettim, beklettim, beklettim...
Sonra bir gece elime aldım..
Alış o alış, uyku muyku kalmadı bende.
Birbirinden gerek huy gerekse görünüş açısından oldukça farklı olan ikiz kardeşlerden Nehir, ikizi gölgesi altında ezilmiş, kendine güvensiz ama bir gün kendi masalının kahramanı olmayı hayal eden genç bir kızdır. Kendisinden başka herkes Nehir'in güzelliğinin ve farklılığının farkındadır.
Peki Nehir ne zaman kendi potansiyelini fark edecektir?
Kitabın konusu bu değil elbette bu olsa olsa karakter tanıtımında bir giriş olabilir.
Konuya çok değinmeden biraz bilgi ve/veya öneriler vereyim.
Öncelikle kitabın arka kapak yazısını okumayın! Sakın!
Çünkü kitabın başlarında Nehir birileriyle tanışacak. Tanıştığı kişilerden hangisi esas oğlan hemen belli olmuyor. O kısımda arkada kapağı okumadıysanız tahmin etme kısmı çok eğlenceli olacak.
Kitap eğlenceli ve sürükleyici. Kalınlığından korkup bunca zaman elime almamam yanlış kararmış çünkü bir çırpıda okuyuverdim. Romantik komedi film tadında.
Yalnız bu kitapların kapağı böyle olmak zorunda mı? Bir ben mi rahatsız oluyorum? Çok arabesk duruyorlar ve bence Vefa Enver kitaplarına pek yakışmıyor.
Ben olsam doksanlar kaset kapaklarını hatırlatan bu tarz kapaklar yerine "Çocuk da yapamadım Kariyer de" serisinde tercih edildiği gibi illüstrasyon tercih ederdim.
Bu türü seven kaçırmasın der, öperim :*
Etiketler:
2015 okumaları
,
arka kapak düşmanı syhn
,
aşık kim
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
kitaplar
,
vefa enver
,
vefa enver pembesi
1 Şubat 2015 Pazar
Ünlü Aşk {Kitap Tanıtım}
O bir Türk. O bir kadın. O bir bodyguard. O ünlü film yıldızı Can Taker’ın seksi, havalı, belalı takıntısı...
KAREN YAĞIZ… 25 yaşında. Gençliğinin baharında. Ve hep yapmak istediği işi yapıyor, çünkü bu işte iyi! Ancak işinde hareketi sevse de, özel hayatı içler acısı derecede sıradan, rutin ve sıkıcı... Aslında Karen, bu sıkıcı ve rutin hayatından da memnun. Fakat her şeyin bir kırılma noktası var. Karen bir anda kendisini iki yakışıklı erkek tarafından kuşatılmış olarak buluyor!
CAN TAKER… O bir dünya starı. Kadınlar onunla birlikte olmak için yarışıyor ama onun peşinde olduğu tek bir kadın var; şımarık bodyguardı.
TOPRAK ise Karen'in en yakın arkadaşı, dostu... O olmadan geçen bir günü bile olmadı.
İki erkek, iki aşk, üstüne bir de suikastçı bir psikopat!
Karen için hayat bundan sonra diken üstünde bir maceradan ibaret…
Etiketler:
burcu bahtiyar
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
kitap tanıtım
,
ünlü aşk
31 Ocak 2015 Cumartesi
Gözlerinin Esareti {Kitap Tanıtım}
Sevgiye aç bir kadınla…
Kalbi buz tutmuş bir adam.
Tutkuyu keşfettiklerinde, dönüşü olmayan bir yola girmek zorunda kalırlar...
Küçüklüğünden beri aradığı sevgiyi bulamayan Keira Destina’nın tek bir dileği vardı; kendisini gerçekten sevecek bir kalp. Babası tarafından sürekli hor görülüp, sevgisiz ve korumasız bir hayat süren Keira, şeytanla yaptığı anlaşma sonucu Karanlıklar Lordu’nu öldürmeye kalkıştığında, hayatının altüst olacağından habersizdi. Herkesin, önünde korkuyla titrediği Karanlıklar Lordu tarafından esir alınan genç kız için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Karanlıklar Lordu Kayran için, bu namı almak hiç de kolay olmamıştı. Katıldığı tüm savaşlardan galibiyetle ayrılmış, düşmanlarının korkulu rüyası haline gelmişti. Karanlık ruhunun bir tek savaş meydanlarında ışığa kavuştuğuna inanan bu adam, bir gece çadırına gizlice sızan, asil ama hırçın bir güzelin ölümcül saldırısından kendisini korumak isterken, onu bekleyen sürprizin farkında değildi. Gözlerine ilk baktığı an, bu kızın tanıdığı tüm kadınlardan farklı olduğunu anlamıştı. Genç kızın öfkesinin ve cazibesinin ateşi Kayran’ın buz tutmuş, karanlıklar içindeki kalbini sarmıştı. Genç adam için artık tek bir gerçek vardı; bu asi güzel ona ait olmalıydı!
Etiketler:
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
jennifer royce
,
kitap tanıtım
,
romans
2 Aralık 2014 Salı
Hiçliğin Kıyısında
Benim aslında kitap okumaya hiç vaktim yok biliyor musunuz?
Ama kitaptan dahi soyutlarsam kendimi, patlayıveririm mazallah diye bir ödül gibi az da olsa okumaya çalışıyorum.
Bu minvalde neden kendime sayfa sınırlaması getirdiğimi anlamışsınızdır.
Kitaba başlarken "50 sayfa Seyhan!" dedim.
Sonra kitaba başladım ilk gün, pat, 100 sayfa :/
Hadi neyse vaktim varmıştır, istisna yapmışımdır, fark etmemişimdir gibi gibi bahaneleri çoğaltabilirim.
İkinci gün 200 sayfa okumama nasıl bir bahane bulayım peki?!
Asi tabiatım var da inadına mı daha fazla okuyorum, yoksa kitap mı güzel?
Kitap güzel arkadaşlar ;)
Bu kitabın basılmasını uzun süredir bekleyen insanlar varmış. Kitabın yorumlarında; aylardır, gecen yazdan beridir, nicedir vs vs bekleyen okuyucuları gördüm.
Şaşırdım. Basılmayan kitabı nereden duyup da basılmayı bekliyorlar, ne kitap kurtları var maşallah. Neyse.
Merak ettim haliyle. Ama beklentimi yükseltmedim. Siz de yükseltmeyin.
Kapak güzel ve karamsar. Dram bekliyordum ve dram olsun ama depresiflik olmasın diye umut ederek başladım okumaya.
İlk aşkını geçirdiği trafik kazasında kaybettikten sonra bir daha hiç ağlamamış bir kız var karşımızda.
Tam zıttı aşırı atak ve neşeli bir arkadaşı var bir de.
Yaşadıkları bir anlaşmazlık (burayı öğrenmeyi size bırakıyorum) sonucu Camyrn sırtına çantasına takıp plansız programsız çekip gidiyor.
Gerisi yolculukta başına gelenler..
Çok eksik anlatıyorum bunun bilgisini düşeyim. En basitinden "esas oğlan"dan hiç bahsetmedim. Çünkü ben bu kadarını bile bilmiyordum kitaba başlamadan, haliyle ikinci bir anlatıcı olduğunu gördüğümde hoş bir sürpriz olduğunu düşündüm. Ama artık sizin için sürprizlikten çıktı :)
Bu arada dövme yabancı kitaplar arasında klişe haline geliyorken, bu kitapta en anlamlısına rastladım. ^.^
Keyifle okundu bitti. Sıradaki!
Sadece 50 sayfa Seyhan!!
Ama kitaptan dahi soyutlarsam kendimi, patlayıveririm mazallah diye bir ödül gibi az da olsa okumaya çalışıyorum.
Bu minvalde neden kendime sayfa sınırlaması getirdiğimi anlamışsınızdır.
Kitaba başlarken "50 sayfa Seyhan!" dedim.
Sonra kitaba başladım ilk gün, pat, 100 sayfa :/
Hadi neyse vaktim varmıştır, istisna yapmışımdır, fark etmemişimdir gibi gibi bahaneleri çoğaltabilirim.
İkinci gün 200 sayfa okumama nasıl bir bahane bulayım peki?!
Asi tabiatım var da inadına mı daha fazla okuyorum, yoksa kitap mı güzel?
Kitap güzel arkadaşlar ;)
Bu kitabın basılmasını uzun süredir bekleyen insanlar varmış. Kitabın yorumlarında; aylardır, gecen yazdan beridir, nicedir vs vs bekleyen okuyucuları gördüm.
Şaşırdım. Basılmayan kitabı nereden duyup da basılmayı bekliyorlar, ne kitap kurtları var maşallah. Neyse.
Merak ettim haliyle. Ama beklentimi yükseltmedim. Siz de yükseltmeyin.
Kapak güzel ve karamsar. Dram bekliyordum ve dram olsun ama depresiflik olmasın diye umut ederek başladım okumaya.
İlk aşkını geçirdiği trafik kazasında kaybettikten sonra bir daha hiç ağlamamış bir kız var karşımızda.
Tam zıttı aşırı atak ve neşeli bir arkadaşı var bir de.
Yaşadıkları bir anlaşmazlık (burayı öğrenmeyi size bırakıyorum) sonucu Camyrn sırtına çantasına takıp plansız programsız çekip gidiyor.
Gerisi yolculukta başına gelenler..
Çok eksik anlatıyorum bunun bilgisini düşeyim. En basitinden "esas oğlan"dan hiç bahsetmedim. Çünkü ben bu kadarını bile bilmiyordum kitaba başlamadan, haliyle ikinci bir anlatıcı olduğunu gördüğümde hoş bir sürpriz olduğunu düşündüm. Ama artık sizin için sürprizlikten çıktı :)
Bu arada dövme yabancı kitaplar arasında klişe haline geliyorken, bu kitapta en anlamlısına rastladım. ^.^
Keyifle okundu bitti. Sıradaki!
Sadece 50 sayfa Seyhan!!
Etiketler:
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
genç yetişkin
,
gençlik
,
hiçliğin kıyısında
,
kitaplar
,
roman
,
the end of never
23 Kasım 2014 Pazar
Pabucumun Ajanı II {Kitap Tanıtım}
Evet, o ateş hâlâ yanıyor ve kimse söndürmek istemiyor!
Tuna Üstüner’le yaşadığım delidolu, dengesiz, kavgalı, bir o kadar da tutku dolu aşkım bana yepyeni bir hayat bahşetmişti. Öncelik sırasında birinciliği kimseye kaptırmayan bu adamın kollarında, bakışlarının gölgesinde, sahiplenici varlığının esaretinde olmak müthişti. Yeni bir kimliğe sahip olmuş, Deniz Üstüner olmanın lüksüne varmıştım. Kurumsal Kasıntım beni kendi dünyasına almış ve benim dünyama girmişti. Her şey o kadar güzeldi ki, bir hayal gibi…
Ta ki o güne kadar!
Tuna Üstüner’le yaşadığım delidolu, dengesiz, kavgalı, bir o kadar da tutku dolu aşkım bana yepyeni bir hayat bahşetmişti. Öncelik sırasında birinciliği kimseye kaptırmayan bu adamın kollarında, bakışlarının gölgesinde, sahiplenici varlığının esaretinde olmak müthişti. Yeni bir kimliğe sahip olmuş, Deniz Üstüner olmanın lüksüne varmıştım. Kurumsal Kasıntım beni kendi dünyasına almış ve benim dünyama girmişti. Her şey o kadar güzeldi ki, bir hayal gibi…
Ta ki o güne kadar!
Saklanan sırlar çözülüp, gizlenen yalanlar açığa çıkınca, o hayal dünyası da yıkıldı. Ama benim o enkazın altında kalmaya hiç niyetim yoktu. Peki, buz tutan bir kalbi yeniden ısıtabilir miydim? Belki bunu ben yapamazdım, ama kaçınılmaz olarak yeniden bir araya geldiğimizde, Tuna’nın kalbi bu savaşa tek başına girmek zorunda kalacaktı.
Bir yandan yaralı kalplerimizle biz, diğer yandan tatlı ve gizemli bir aşka yelken açan Yasemin ve Mert…
Kazanan aşk mı, ayrılık mı olacak?
Bildiğim tek şey, bu hikâyede herkes yanacak!
Etiketler:
asude
,
asude okumanın zamanı geldi
,
ben de okuyacağım!
,
eğlenceli kitaplar
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
kitap tanıtım
,
pabucumun ajanı
,
roman
22 Kasım 2014 Cumartesi
Aşık Kim? {Kitap Tanıtım}
Nehir; yirmi iki yaşına kadar ikiz kardeşi Irmak’ın ihtişamlı varlığının gölgesinde kalmış, sade ve duru güzelliğine tezat duygusal ve karmaşık kişiliğe sahip bir genç kız…
O iflah olmaz bir hayalperest, umutsuz bir romantik. Mükemmel erkeği bekleyecek kadar saf olmasa da, kendi için mükemmel olanı bekleyecek kadar inatçı ve kararlı…
Fakat konu erkekler, daha doğrusu Mert olduğunda, tam anlamıyla inatçı ve sivri dilli cadının teki oluyor…
Mert; istediğini elde etmeye alışmış, genç, hırslı ve başarılı bir iş adamı. Aşka inanmayıp, evliliği aileler arasında bir çeşit iş anlaşması olarak görüyor...
O, âşık olduğu kadına sahip olmak için her şeyi göze alabilecek derecede çılgın, ama onunla evlenmek istemeyecek kadar katı mantıkla hareket eden bir erkek…
Mert’in Nehir’den vazgeçmeye niyeti yok. Nehir’in ise mükemmelden daha azına razı olmaya…
Aşk, tutku, iniş ve çıkışlarla dolu bu ilişkideki çekişmeleri sonlandıracak hangisi olacak dersiniz?
Aşk mı, mantık mı?
“Sen... Sen! Allah’ım, tanımlayacak sıfat bile bulamıyorum! Hayatımda gördüğüm...”
“En âşık erkek mi?” diye sırıttı Mert.
“Yüzsüz! Hayırdan anlamayan!”
“Ben kararlı olarak nitelendirirdim aslında.”
“Saygısızsın da... Beni dinlemiyorsun bile, hep kendi bildiğini okuyorsun!”
Mert, Nehir’in gittikçe artan öfkesini görmezden gelerek rahatça açıklamaya devam ederken göz kırptı.
“Haklısın. Söz konusu hedeflerim olunca içgüdülerime güvenirim. Bazen hiç olmayacak gibi görünen bir işi oldurabilirim.”
O iflah olmaz bir hayalperest, umutsuz bir romantik. Mükemmel erkeği bekleyecek kadar saf olmasa da, kendi için mükemmel olanı bekleyecek kadar inatçı ve kararlı…
Fakat konu erkekler, daha doğrusu Mert olduğunda, tam anlamıyla inatçı ve sivri dilli cadının teki oluyor…
Mert; istediğini elde etmeye alışmış, genç, hırslı ve başarılı bir iş adamı. Aşka inanmayıp, evliliği aileler arasında bir çeşit iş anlaşması olarak görüyor...
O, âşık olduğu kadına sahip olmak için her şeyi göze alabilecek derecede çılgın, ama onunla evlenmek istemeyecek kadar katı mantıkla hareket eden bir erkek…
Mert’in Nehir’den vazgeçmeye niyeti yok. Nehir’in ise mükemmelden daha azına razı olmaya…
Aşk, tutku, iniş ve çıkışlarla dolu bu ilişkideki çekişmeleri sonlandıracak hangisi olacak dersiniz?
Aşk mı, mantık mı?

“Sen... Sen! Allah’ım, tanımlayacak sıfat bile bulamıyorum! Hayatımda gördüğüm...”
“En âşık erkek mi?” diye sırıttı Mert.
“Yüzsüz! Hayırdan anlamayan!”
“Ben kararlı olarak nitelendirirdim aslında.”
“Saygısızsın da... Beni dinlemiyorsun bile, hep kendi bildiğini okuyorsun!”
Mert, Nehir’in gittikçe artan öfkesini görmezden gelerek rahatça açıklamaya devam ederken göz kırptı.
“Haklısın. Söz konusu hedeflerim olunca içgüdülerime güvenirim. Bazen hiç olmayacak gibi görünen bir işi oldurabilirim.”
Etiketler:
aşık kim
,
ben de okuyacağım!
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
kitap tanıtım
,
roman
,
vefa enver
,
vefa enver pembesi
27 Ekim 2014 Pazartesi
Aşk Kanatları
Kerem ve Bade'ninki bir aşk hikayesi.
Siyah.
Beyaz.
Film gibi biraz.
Aslında film demektense dizi demek daha doğru olacak.
Gidişat hakkında tahminler edilecek ama o tahminler bakalım nasıl gerçekleşecek.
Bade ve yakın arkadaşı Gizem.
Gizem'in yakışıklı, çapkın ağabeyi Kerem.
Bade biraz erkek kılıklı, güzelliğinin farkında değil, ya da onun için mühim bir şey değil diyelim.
Kerem aklına Bade koymuştur ancak Bade kolay lokma değildir.
Hem kız kardeşi de ağabeyinin tarafında olması gerekirken arkadaşının yanında.
Ancak Kerem çook yakışıklı ve iş bilen bir çapkın. E Bade de insan! :)
Hikaye günümüzde başlayıp geri dönüyor, sonra anı yakalayıp öyle devam ediyor.
Ara ara bir Kerem bir Bade anlatıyor olayları, onların hislerini birinci ağızdan dinlemek, empati kurmak güzel oluyor.
Ben kitaba başlarken sayfa sınırlaması getirmiştim kendime.
Sonra bir baktım kitabı bitirmişim.
Hay Allah hiç söz dinlemiyorum :)
Eser miktarda spoiler vereceğim -ki konudan yukarıda bahsettim, daha fazlası var ama spoiler istemeyen artık bu kısmı okumasın, hislerimden bahsedeceğim zaten :D
Kerem ile Bade'nin ayrılığı zorlama olacak, diye düşünmüştüm ama Bade dibine kadar haklıydı. Böyle durumlarda uyuz olan kız olurdu ama yok Bade sağlam çıktı. Ama işte bu kadar inatlaşma mevzu bahis olunca kavuşma klasik kaldı bana göre. Okurken çoğu yerde gidişatı tahmin edememişken sonunu da tahmin edememiş olmak isterdim. Bunu demeye çalışıyorum.
Güneş Demirel'in ne çok seveni varmış bu arada. Algıda seçicilik benimki, okumaya başladıktan sonra fark ettim. 'Çok Satanlar'ın içinde yer alan bir kitap şimdiden.
Niye en son ben duyuyorum niyeeee?!
:)
Siyah.
Beyaz.
Film gibi biraz.
Aslında film demektense dizi demek daha doğru olacak.
Gidişat hakkında tahminler edilecek ama o tahminler bakalım nasıl gerçekleşecek.
Bade ve yakın arkadaşı Gizem.
Gizem'in yakışıklı, çapkın ağabeyi Kerem.
Bade biraz erkek kılıklı, güzelliğinin farkında değil, ya da onun için mühim bir şey değil diyelim.
Kerem aklına Bade koymuştur ancak Bade kolay lokma değildir.
Hem kız kardeşi de ağabeyinin tarafında olması gerekirken arkadaşının yanında.
Ancak Kerem çook yakışıklı ve iş bilen bir çapkın. E Bade de insan! :)
Hikaye günümüzde başlayıp geri dönüyor, sonra anı yakalayıp öyle devam ediyor.
Ara ara bir Kerem bir Bade anlatıyor olayları, onların hislerini birinci ağızdan dinlemek, empati kurmak güzel oluyor.
Ben kitaba başlarken sayfa sınırlaması getirmiştim kendime.
Sonra bir baktım kitabı bitirmişim.
Hay Allah hiç söz dinlemiyorum :)
Eser miktarda spoiler vereceğim -ki konudan yukarıda bahsettim, daha fazlası var ama spoiler istemeyen artık bu kısmı okumasın, hislerimden bahsedeceğim zaten :D
Kerem ile Bade'nin ayrılığı zorlama olacak, diye düşünmüştüm ama Bade dibine kadar haklıydı. Böyle durumlarda uyuz olan kız olurdu ama yok Bade sağlam çıktı. Ama işte bu kadar inatlaşma mevzu bahis olunca kavuşma klasik kaldı bana göre. Okurken çoğu yerde gidişatı tahmin edememişken sonunu da tahmin edememiş olmak isterdim. Bunu demeye çalışıyorum.
Güneş Demirel'in ne çok seveni varmış bu arada. Algıda seçicilik benimki, okumaya başladıktan sonra fark ettim. 'Çok Satanlar'ın içinde yer alan bir kitap şimdiden.
Niye en son ben duyuyorum niyeeee?!
:)
Etiketler:
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
güneş demirel
,
kitaplar
,
roman
,
türk romanlar
,
türk yazarlar
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)




















