Kerem ve Bade'ninki bir aşk hikayesi.
Siyah.
Beyaz.
Film gibi biraz.
Aslında film demektense dizi demek daha doğru olacak.
Gidişat hakkında tahminler edilecek ama o tahminler bakalım nasıl gerçekleşecek.
Bade ve yakın arkadaşı Gizem.
Gizem'in yakışıklı, çapkın ağabeyi Kerem.
Bade biraz erkek kılıklı, güzelliğinin farkında değil, ya da onun için mühim bir şey değil diyelim.
Kerem aklına Bade koymuştur ancak Bade kolay lokma değildir.
Hem kız kardeşi de ağabeyinin tarafında olması gerekirken arkadaşının yanında.
Ancak Kerem çook yakışıklı ve iş bilen bir çapkın. E Bade de insan! :)
Hikaye günümüzde başlayıp geri dönüyor, sonra anı yakalayıp öyle devam ediyor.
Ara ara bir Kerem bir Bade anlatıyor olayları, onların hislerini birinci ağızdan dinlemek, empati kurmak güzel oluyor.
Ben kitaba başlarken sayfa sınırlaması getirmiştim kendime.
Sonra bir baktım kitabı bitirmişim.
Hay Allah hiç söz dinlemiyorum :)
Eser miktarda spoiler vereceğim -ki konudan yukarıda bahsettim, daha fazlası var ama spoiler istemeyen artık bu kısmı okumasın, hislerimden bahsedeceğim zaten :D
Kerem ile Bade'nin ayrılığı zorlama olacak, diye düşünmüştüm ama Bade dibine kadar haklıydı. Böyle durumlarda uyuz olan kız olurdu ama yok Bade sağlam çıktı. Ama işte bu kadar inatlaşma mevzu bahis olunca kavuşma klasik kaldı bana göre. Okurken çoğu yerde gidişatı tahmin edememişken sonunu da tahmin edememiş olmak isterdim. Bunu demeye çalışıyorum.
Güneş Demirel'in ne çok seveni varmış bu arada. Algıda seçicilik benimki, okumaya başladıktan sonra fark ettim. 'Çok Satanlar'ın içinde yer alan bir kitap şimdiden.
Niye en son ben duyuyorum niyeeee?!
:)
güneş demirel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güneş demirel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ekim 2014 Pazartesi
Aşk Kanatları
Etiketler:
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
güneş demirel
,
kitaplar
,
roman
,
türk romanlar
,
türk yazarlar
21 Eylül 2014 Pazar
Aşk Kanatları {Kitap Tanıtım}
Bazı aşklar derin izler bırakır. Çekip gitmek yetmez unutmaya.
Kerem, gözlerinin içindeki ışıltıya yakalandığı an tutulmuştu Bade’ye…
Bade aşktı… Hayattı… Nefesti… Ateşe dokunmaktı…
Ona bakmak bile, ateşe âşık bir pervane gibi yanmayı kabul etmek demekti.
Bade aşktı… Hayattı… Nefesti… Ateşe dokunmaktı…
Ona bakmak bile, ateşe âşık bir pervane gibi yanmayı kabul etmek demekti.
Bade her hücresiyle âşıktı Kerem’e…
Hiç kimse onun gibi ürpertemezdi yüreğini, titretemezdi benliğini.
Hiç kimse onun gibi ürpertemezdi yüreğini, titretemezdi benliğini.
Ancak Kerem’in korkuları, Bade’nin güvensizliği, ayrılığı davet etmişti aşklarına…
Ama ayrılmak, aşktan vazgeçmek değildi.
Aşk bitmiyor, tutku dinmiyor, yürek söz dinlemiyordu…
Ama ayrılmak, aşktan vazgeçmek değildi.
Aşk bitmiyor, tutku dinmiyor, yürek söz dinlemiyordu…
Bade’nin yenemediği gururu ve vazgeçemediği inadıyla savaşabilecek miydi Kerem?
Bir savaş mıydı ki aşk?
Mutlu olmak için, diğer yarısının peşinden koşmalı mıydı insan?
Susmak yerine, haykırmalı mıydı aşkı?
Bir savaş mıydı ki aşk?
Mutlu olmak için, diğer yarısının peşinden koşmalı mıydı insan?
Susmak yerine, haykırmalı mıydı aşkı?
***
Şimdi dönersem biliyordum ki, tüm kuru dallarım yeşillenecekti. Ben yine serpilecektim en taze halimle etrafa. Fakat olmuyor, yapamıyordum. Derinlere gizlenmiş korkularım can bulup, gün yüzüne çıkıyordu. Onun diğer yarım olduğunu bilmek bile engellemiyordu beni. Usulca çekildim kollarından. Anladı üzerimdeki tedirginliği suskunluğumdan. Birkaç adım geri giderek nefes almamı sağladı kendince. Gözyaşlarımı silerek zaman kazanmaya çalışmak ne kadar aptalcaydı. Onun gözlerinden dökülenleri gördüğüm an, koptum hayattan. Buyduk biz işte! Kırık dökük aşk kanatları…
Şimdi dönersem biliyordum ki, tüm kuru dallarım yeşillenecekti. Ben yine serpilecektim en taze halimle etrafa. Fakat olmuyor, yapamıyordum. Derinlere gizlenmiş korkularım can bulup, gün yüzüne çıkıyordu. Onun diğer yarım olduğunu bilmek bile engellemiyordu beni. Usulca çekildim kollarından. Anladı üzerimdeki tedirginliği suskunluğumdan. Birkaç adım geri giderek nefes almamı sağladı kendince. Gözyaşlarımı silerek zaman kazanmaya çalışmak ne kadar aptalcaydı. Onun gözlerinden dökülenleri gördüğüm an, koptum hayattan. Buyduk biz işte! Kırık dökük aşk kanatları…
Etiketler:
aşk kanatları
,
ephesus
,
ephesus yayınevi
,
güneş demirel
,
türk yazarlar
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)

