hiçliğin kıyısında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hiçliğin kıyısında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2016 Cuma

Sonsuzluğun Kıyısında

Aslında yaz için tek isteğim kıpırdamadan yatıp milyonlarca kitap okumaktı.
Yeni gelişmeler sayesinde ben birazcık daha dişimi sıkmak durumundayım.
Kitap okumama sayfa sınırlaması getirdim ve hızımı düşürdüm yine.
Ancak bir de tembellik var ki, hala okuduklarımı blogda yazmamışım bile.

Bunlardan biri ben sevgili yazarım J. A. Redmerski'nin Sonsuzluğun Kıyısında isimli kitabı.

Bu kitap çok sevdiğim Hiçliğin Kıyısında'nın devamı.
Hiçliğin Kıyısında'yı çok sevmiştim. O tarzı seviyorsanız kesinlikle önermiştim.
Ve devamı olduğunu biliyordum ama devam edecek gibi bitmemişti kitap, o yüzden de bu kitapta ne anlatılacaktı çok merak ediyordum.

Çiftimiz bu kitapta beraberler, evlenmemişler ama birlikteler, zaten çok gençler.
Hımmm... Nasıl kitap hakkında bilgi vermeden anlatabilirim ki bu kitabın konusunu.
Pek konusu olduğunu da düşünmüyorum açıkçası. Çok uyumlu bir çift. İkisi de önce karşısındakini düşünüyor onun ne istediğini kendinin ne istediğinden önce tutuyor. Mükemmel bir çift yani.
Ama insan biraz kıskanır, ne midesi geniş insanlar ya hu diye bu sefer çokça kızdım da aslında.
Hep bir kavga, bir ayrılık, bir sorun bekledim ama olmadı.
Tamam bir şey yaşıyorlar ama ondan sonrası beklediğim gibi olmadı.

İlk kitap beklentimin çok üstünde çıkmıştı ve bayılmıştım. Ondan mı bilmiyorum -belki de ikinci kitabın geç çıkmasındandır-  ama ilk kitabın yanında sönük kalıyor.
Yine de ilk kitabı okuyunca ikinci kitaba pek kayıtsız kalabileceğinizi sanmam :)
Ve çok akıcı, bir oturuşta bitirmemek için uğraşmanız gerek..
Bir sayfa bir sayfa daha derken kitabı bitirdim.

Mesela tatile giderken bu kitabı götürseniz ve kalın diye sadece bu kitabı alsanız, anca okurum diye..
ilk gün bitirir sonra 'hönk!' diye kalırsınız :)

Elimde şimdi J. A. Redmerski'nin Sarai'si var. J. A Redmerski deyince cidden duramıyorum, yoksa serilere bulaşmak istemiyorum ama, Redmerski böyle akıcı yazdıysa ben bu seriyi yutarım.
Yaz ya da kış Redmerski'nin her türlü gideri var. Demedi demeyin.

2 Aralık 2014 Salı

Hiçliğin Kıyısında

Benim aslında kitap okumaya hiç vaktim yok biliyor musunuz?
Ama kitaptan dahi soyutlarsam kendimi, patlayıveririm mazallah diye bir ödül gibi az da olsa okumaya çalışıyorum.
Bu minvalde neden kendime sayfa sınırlaması getirdiğimi anlamışsınızdır.
Kitaba başlarken "50 sayfa Seyhan!" dedim.
Sonra kitaba başladım ilk gün, pat, 100 sayfa :/
Hadi neyse vaktim varmıştır, istisna yapmışımdır, fark etmemişimdir gibi gibi bahaneleri çoğaltabilirim.
İkinci gün 200 sayfa okumama nasıl bir bahane bulayım peki?!
Asi tabiatım var da inadına mı daha fazla okuyorum, yoksa kitap mı güzel?

Kitap güzel arkadaşlar ;)


Bu kitabın basılmasını uzun süredir bekleyen insanlar varmış. Kitabın yorumlarında; aylardır, gecen yazdan beridir, nicedir vs vs bekleyen okuyucuları gördüm.
Şaşırdım. Basılmayan kitabı nereden duyup da basılmayı bekliyorlar, ne kitap kurtları var maşallah. Neyse.
Merak ettim haliyle. Ama beklentimi yükseltmedim. Siz de yükseltmeyin.
Kapak güzel ve karamsar. Dram bekliyordum ve dram olsun ama depresiflik olmasın diye umut ederek başladım okumaya.
İlk aşkını geçirdiği trafik kazasında kaybettikten sonra bir daha hiç ağlamamış bir kız var karşımızda.
Tam zıttı aşırı atak ve neşeli bir arkadaşı var bir de.
Yaşadıkları bir anlaşmazlık (burayı öğrenmeyi size bırakıyorum) sonucu Camyrn sırtına çantasına takıp plansız programsız çekip gidiyor.
Gerisi yolculukta başına gelenler..
Çok eksik anlatıyorum bunun bilgisini düşeyim. En basitinden "esas oğlan"dan hiç bahsetmedim. Çünkü ben bu kadarını bile bilmiyordum kitaba başlamadan, haliyle ikinci bir anlatıcı olduğunu gördüğümde hoş bir sürpriz olduğunu düşündüm. Ama artık sizin için sürprizlikten çıktı :)

Bu arada dövme yabancı kitaplar arasında klişe haline geliyorken, bu kitapta en anlamlısına rastladım. ^.^

Keyifle okundu bitti. Sıradaki!
Sadece 50 sayfa Seyhan!!