Bu yazıyı yazıp yazmamayı çok düşündüm. Aman ne düşünüyorum, dedim sonunda, yaz gitsin.
Düşündüm; çünkü her tarafa fotoğraf koyup insanları bunaltmayayım dedim. Evet gerçekten çok düşünceliyimdir.
Amaannn diyerek yazmaya karar vermem ise şu neden siyah sorusuna cevap vermek, öncelikle.
Fotoğrafı görelim ve üzerine konuşalım o zaman:
Kıyafetimi diktirdim. Beklediğim gibi oldu. Soranlara 'kendi tasarımım' diyorum ama bunu derken tasarımcı geçinenlerle dalga geçiyorum.
Özellikle muhafazalar kesimde gömleği uzatan tasarımcı diye utanmadan lanse edebiliyor kendini. Ve muhteşem fiyatlar isteyebiliyor kimisi.
Efendim siyah olmasının birinci nedeni şurada yaşadığım kabuslar.. Aynı şeyleri yaşamamak adına tee o zaman diğer abimin düğününde siyah giyeceğime karar verdim. Çok eleştirildim bu konuda. Özellikle annem provaya gidene kadar yeniden kumaş aldırmaya çalışıyordu. Kendisi kadar siyah sevmeyen bir diğer kişi de babamdır.
Yılmadım ^_^
Bir diğer nedeni, modeli belli olmuyor birazcık iddialı bir ceket. Ona bir de iddialı bir renk kullansaydım gözü tırmalayacağını düşündüm.
Her zaman sadelikten yanayım ^_^
Başka bir nedeni de efendim siyah göze batmıyor. Siyah bir pantolonu defalarca giyersiniz ama kırmızı bir pantolonu aynı sıklıkla giyseniz 'bu da bunu üstünden çıkarmıyor' derler.
Yani tamamen duygusal $$€€ :D
Nasıl ki ilk evlenen abimde ikinci evlenecek abimin düğününde ne renk giyeceğime karar vermiştim, bir abim daha olsaydı onda kesin beyaz giyerdim diye bu düğünde de böyle bir karar aldığımı farkettim :)
Beyaz giyen görümceler hakkındaki düşüncelerim için tıklayınız.
A aa!! Benim tasarımımı çalmışlar!!! Anladınız siz onu ;)
abiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
abiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Eylül 2013 Perşembe
26 Haziran 2013 Çarşamba
Seyahat Albümü
Ben büyük ağabeyime albüm yaparım da küçük ağabeyime yapmam mı sanıyorsunuz?!
Halbuki önce küçüğüne yapmıştım :)
Bu benim yaptığım ilk albüm. Bir gün ünlü olursam bu bir tarihi eser olacak :)))
Şimdi yaptığım albümlerin yanında kalite olarak çok zayıf kalsa da...
Sıfır photoshop uygulamış olsam da, hala bakmaya doyamıyorum.
Onlara defalarca, bana İtalya fotoğraflarınızı yollayın, dedim. Vakit bulup yollayamadılar. Tab ettireceğimi sanıyorlar ama, albüm yapacağımı bilmiyorlar.. En sonunda bilgisayarlarından kendim seçtim. Albümü yaptım, siparişini verdim ve tam elime geçtiği gün bize geldiler. Oysa ben güzel bir hediye paketi yapma niyetindeydim, yapamadım.
Bizimkiler albüme bayıldılar ama öyle böyle değil, bir o eline alıyor bir diğeri..
Dedim ki "kusura bakmayın güzel bir paket yapmak isterdim ancak vaktim olmadı."
Abim de demesin mi:
"Çok şahane bir hediye olmuş ama keşke paketleseydin!"
Anladım ki paket önemli!
Bu da benim en sevdiğim, sayfa: Pizza Kulesi sayfası.
Bu albümü yapalı neredeyse bir sene olacak, tablo gibi onlara işlediğim iki harf tablonun arasında duruyor. Beğendiniz mi?
Halbuki önce küçüğüne yapmıştım :)
Bu benim yaptığım ilk albüm. Bir gün ünlü olursam bu bir tarihi eser olacak :)))
Şimdi yaptığım albümlerin yanında kalite olarak çok zayıf kalsa da...
Sıfır photoshop uygulamış olsam da, hala bakmaya doyamıyorum.
Onlara defalarca, bana İtalya fotoğraflarınızı yollayın, dedim. Vakit bulup yollayamadılar. Tab ettireceğimi sanıyorlar ama, albüm yapacağımı bilmiyorlar.. En sonunda bilgisayarlarından kendim seçtim. Albümü yaptım, siparişini verdim ve tam elime geçtiği gün bize geldiler. Oysa ben güzel bir hediye paketi yapma niyetindeydim, yapamadım.
Bizimkiler albüme bayıldılar ama öyle böyle değil, bir o eline alıyor bir diğeri..
Dedim ki "kusura bakmayın güzel bir paket yapmak isterdim ancak vaktim olmadı."
Abim de demesin mi:
"Çok şahane bir hediye olmuş ama keşke paketleseydin!"
Anladım ki paket önemli!
Bu da benim en sevdiğim, sayfa: Pizza Kulesi sayfası.
Bu albümü yapalı neredeyse bir sene olacak, tablo gibi onlara işlediğim iki harf tablonun arasında duruyor. Beğendiniz mi?
Etiketler:
abiler
,
foto albüm
,
fotograf sevdam
,
fotokitap
,
italya
,
nasıl göresim geldi seni italy
,
photobook
,
pizza kulesi
,
seyahat albümü
18 Şubat 2013 Pazartesi
Doğum Günü Hediye Alternatifleri
Ocak ayı indirimlerin tavan yaptığı bir ay olduğu için severim.
hatta bir ara doğum günümü ocağa taşımaya yeltendim ama başarılı olamadım.
Küçük abim ise ocak doğumlu. Her sene kendisine gelen hediyelerle gardrop yeniliyor.
Hal böyle olunca bu yıl annem para verelim dedi. Haklı!
Ben de kuru kuru olmaz diyerek, parayı koyduğumuz zarfı birazcık süsledim.
O akşam çok güzel bir yemek yedik, tam giderken de zarfı verdim. Şimdi düşünüyorum da, ben de hatalıymışım.
Zarfı görünce bir sevindi bu çocuk. Dedim ki içimden, pis para göz :)
Ertesi gün sordum nasıl, beğendin mi hediyeni, diye, utanmadan, çok beğendim, dedi :)
Ama gel gör ki benim mütevazı abimin sevinci zarfaymış. Kötü fikirli, pis olan benmişim.
İçinde para olduğunu bile bilmeden haftalarca açılmadan beklemiş. Tamamen şans eseri, yengem zarfı incelerken oluşan gölgeden huylanıp, içinde bir şey var demesiyle açmışlar zarfı.
İyi ki atmamışlar ya!!
E, diyorum, sana niye boş zarf hediye edeyim, sen niye boş zarfa o kadar sevindin?
Değil mi ama?
Abim için gelecek sene hediyem hazır. Resim çizip vereceğim. İlkokulda çizdiğimiz manzara resimlerinden.
Baksanıza böyle şeker versek mutlu olacak! ^_^
Ailenin geri kalanı (özellikle de ben) o kadar uyuz ki hediye konusunda, bu bizim aileden nasıl çıktı bilemiyorum :)
Etiketler:
abiler
,
doğum günleri
,
doğum günü hediyeleri
,
hediye
,
instagram
,
nice yıllara yağuşuklu
13 Şubat 2013 Çarşamba
Abim Damat Oluyor
Efendim biliyorsunuz ben iki abili bir bahtsızım.
Elalemin bir abisi dahi olmazken benim iki taneye sahip olmamı pek adaletli bulmuyordum.
Neticede kader. Razı gelmeliydim. Bunca zaman idare ettim.
Küçük abim evli. Büyük abim bekar.
Büyük abim hiç evlenmeyecek yaşlanınca ona ben bakmak zorunda kalacağım sanıyordum.
Meğer köftehorun sevgilisi var mıymış!!
Oh nasıl rahatlatıcı bir duygu!
Allah tamamına erdirsin. Rabbim utandırmasın. Darısı tüm arzu edenlerin başına diyerek nişanı yaptığımızı belirtmek isterim.
Annemle babamın en büyük arzuları buydu sanırım.
Hepimiz bu deli başımıza kalacak sanıyorduk :)
Ben abilerim evlenince, onları daha çok sevmeye başlıyorum.
Düğün kıyafetim, fikirlerlerim hepsi başımı döndürüyor şimdiden.
Tarafımdan çekilmiş fotoğraflarca tarafımdan hazırlanan albüm ise çok beğenildi.
Huysuz beğenmeyecek beni rezil edecek derken, bayıldı. Düğün fotoğraflarını çekmem hususunda cüzi bir miktara anlaştık :)
Not: Yorumlarınızı şimdiden tahmin edebiliyorum. Lütfen yaratıcı olun! ;)
Elalemin bir abisi dahi olmazken benim iki taneye sahip olmamı pek adaletli bulmuyordum.
Neticede kader. Razı gelmeliydim. Bunca zaman idare ettim.
Küçük abim evli. Büyük abim bekar.
Büyük abim hiç evlenmeyecek yaşlanınca ona ben bakmak zorunda kalacağım sanıyordum.
Meğer köftehorun sevgilisi var mıymış!!
Oh nasıl rahatlatıcı bir duygu!
Allah tamamına erdirsin. Rabbim utandırmasın. Darısı tüm arzu edenlerin başına diyerek nişanı yaptığımızı belirtmek isterim.
Annemle babamın en büyük arzuları buydu sanırım.
Hepimiz bu deli başımıza kalacak sanıyorduk :)
Ben abilerim evlenince, onları daha çok sevmeye başlıyorum.
Düğün kıyafetim, fikirlerlerim hepsi başımı döndürüyor şimdiden.
Tarafımdan çekilmiş fotoğraflarca tarafımdan hazırlanan albüm ise çok beğenildi.
Huysuz beğenmeyecek beni rezil edecek derken, bayıldı. Düğün fotoğraflarını çekmem hususunda cüzi bir miktara anlaştık :)
Not: Yorumlarınızı şimdiden tahmin edebiliyorum. Lütfen yaratıcı olun! ;)
Etiketler:
abiler
,
abim damat oluyor
,
abimin düğünü
,
abisinin gülü
,
foto albüm
,
fotografçılık
,
lay flat
,
nişan
,
nişan albümü
,
nişan çekimi
17 Eylül 2012 Pazartesi
Arabalı Çanta
İşe yaramayı seviyorum..
İşe yaramayı seviyorum derken; öyle çalışayım, didineyim, onun bunun işini göreyim, sırtımı alın basamak niyetine kullanın, değil.
Böyle oturayım akıl vereyim.
Çok var bende biliyor musun, ne olur ki insanlar da nasiplensin işte :)
Neydi ki konumuz? Akıl vere vere bende kalmamış anlaşılan.
Ben çanta diktim.
Kumaş almıştım dikmek için, sonra vazgeçmiştim ki aylar olmuş, sonra bir baktım oturmuşum dikiyorum.
Öyle şahane bir şey değil biliyorum ama o kadar kullanışlı ki..
Sonra çok hafif. Yani rahat. Bu ara hep bunu takıyorum diyebilirim.
Abim çantayı benim diktiğime inanmadı, hemen sana etiket bastıralım, markan olsun, demeye başladı.
Valla bu çocuk bir gün beni zorlaya zorlaya iş kadını, butik sahibi falan yapacak diye ödüm kopuyor.
Özledim keratayı he! Söylene söylene gitti gene bir iş gezisine.
Ben en iyisi çantamı takıp koluma gideyim diğer abime.
O kadar akıldan bahsettim size de vermeden gitmem.
Bu kumaşlara "dak" deniliyor ama dak mı yazılıyor duck mı bilemem.
Bunlar döşemelik kumaşlardır. Koltuk kaplatırsınız, perde ve masa örtüsü yaparsınız. Çok zorlarsanız işte böyle çanta yaparsınız.
Ama etek yapıp üzerine 150-200 TL fiyat koyarsanız olmaz. Yani olur da, ayıp olur.
Döşemelik kumaş nihayetinde.
Benden söylemesi. Astarı da ne cici değil mi?
İşe yaramayı seviyorum derken; öyle çalışayım, didineyim, onun bunun işini göreyim, sırtımı alın basamak niyetine kullanın, değil.
Böyle oturayım akıl vereyim.
Çok var bende biliyor musun, ne olur ki insanlar da nasiplensin işte :)
Neydi ki konumuz? Akıl vere vere bende kalmamış anlaşılan.
Ben çanta diktim.
Kumaş almıştım dikmek için, sonra vazgeçmiştim ki aylar olmuş, sonra bir baktım oturmuşum dikiyorum.
Öyle şahane bir şey değil biliyorum ama o kadar kullanışlı ki..
Sonra çok hafif. Yani rahat. Bu ara hep bunu takıyorum diyebilirim.
Abim çantayı benim diktiğime inanmadı, hemen sana etiket bastıralım, markan olsun, demeye başladı.
Valla bu çocuk bir gün beni zorlaya zorlaya iş kadını, butik sahibi falan yapacak diye ödüm kopuyor.
Özledim keratayı he! Söylene söylene gitti gene bir iş gezisine.
Ben en iyisi çantamı takıp koluma gideyim diğer abime.
O kadar akıldan bahsettim size de vermeden gitmem.
Bu kumaşlara "dak" deniliyor ama dak mı yazılıyor duck mı bilemem.
Bunlar döşemelik kumaşlardır. Koltuk kaplatırsınız, perde ve masa örtüsü yaparsınız. Çok zorlarsanız işte böyle çanta yaparsınız.
Ama etek yapıp üzerine 150-200 TL fiyat koyarsanız olmaz. Yani olur da, ayıp olur.
Döşemelik kumaş nihayetinde.
Benden söylemesi. Astarı da ne cici değil mi?
27 Ağustos 2012 Pazartesi
Yıllar Geçse de Üstünden
Annemle babam kendi evlerine döneli tam üç gün oldu.
Ve ben tam üç gündür sokaklardayım. Abim ise kapıda :)
Anahtarını almayı unutuyor ve ben evde olmadığım yetmezmiş gibi anahtarı yengeme falan bırakmadığım için kapıda kalıyor.
Kapıda kalmasının bugünki nedeni ise Seda'nın bebeğini görmeye gitmemiz.
Seda benden 5 gün küçük. Oğlu Hamza ise 2 aylık oldu!
Oda bir şey mi Fatma'nın ve Asuman'ın kızları bu sene 4+4+4 sayesinde okula başlıyorlar.
Konu okuldan açılınca İnci "Gitmek istemiyorum" dedi.
Hiç olur mu, dedim, okul harika bir yer. Biz hepimiz okuldan arkadaşız, dedim.
Biliyorum fotoğraflarınızı gördüm, dedi.
Çok çirkinmişiz değil mi? Gittikçe gençleşiyoruz, dedim.
Evet dedi.
Evet, dedi! "Ne kadar çirkiniz değil mi?" dedim, evet, dedi :))
Böyle olacakmışız biz. Fatma öyle diyor. Şeyda da 'Seyhan Alzeimer olmazsa' diyor :)))
Ve ben tam üç gündür sokaklardayım. Abim ise kapıda :)
Anahtarını almayı unutuyor ve ben evde olmadığım yetmezmiş gibi anahtarı yengeme falan bırakmadığım için kapıda kalıyor.
Kapıda kalmasının bugünki nedeni ise Seda'nın bebeğini görmeye gitmemiz.
Seda benden 5 gün küçük. Oğlu Hamza ise 2 aylık oldu!
Oda bir şey mi Fatma'nın ve Asuman'ın kızları bu sene 4+4+4 sayesinde okula başlıyorlar.
Konu okuldan açılınca İnci "Gitmek istemiyorum" dedi.
Hiç olur mu, dedim, okul harika bir yer. Biz hepimiz okuldan arkadaşız, dedim.
Biliyorum fotoğraflarınızı gördüm, dedi.
Çok çirkinmişiz değil mi? Gittikçe gençleşiyoruz, dedim.
Evet dedi.
Evet, dedi! "Ne kadar çirkiniz değil mi?" dedim, evet, dedi :))
Etiketler:
abiler
,
alzeimer
,
arkadaşlar
,
kızlar
19 Aralık 2011 Pazartesi
Koca Bebeğim
Kış geldi ama hala şortla t-shirtle dolaşıyor.
Üstüne bir şey al!
Çorap giy!
Terliklerin nerede?
Yine mi yazlık pijama?
Yazlıkları kaldırdım oysa, nereden bulup giyiyor?
Bir de, kışlıkları bulamadığını iddia ediyor :/
Mandalina götürdüm yesin diye. İlk elini attığı yumuşamış diye yemedi.
Çürümüş bunlar, dedi.
Muzu da azıcık çillensin yemez.
Hatta yeşilken sever maymuncuk =)
Neyse ben de, aldım bir poşet mandalinayı, bitirdim.
Bir de güzeldi ki sormayın.
Bir hışımla geldi odaya: Hastalanıyorum!
Yattı yatağına, üstünü de örtmüyor
"Battaniye getir!"
"Poları da ört!"
- Hastalanmıyorsun sadece üşüdün.
- Hastalanıyorum yorganı da ört.
Örtüyorum:
- Bak sen mandalina yemedin ama ben bitirdim çok güzeldi.
- Bitti mi?
- Bitti.
Bitince kıymetlendi tabii.
Mandalina yemezse asla iyileşemezmiş.
Komşudan mandalina istemek zorunda kaldım.
Sonra sabah turp gibi kalktı.
Hepsini mandalinaya borçluyuz tabii..
Off şu abiler... Çok nazlı çookkk...
Üstüne bir şey al!
Çorap giy!
Terliklerin nerede?
Yine mi yazlık pijama?
Yazlıkları kaldırdım oysa, nereden bulup giyiyor?
Bir de, kışlıkları bulamadığını iddia ediyor :/
Mandalina götürdüm yesin diye. İlk elini attığı yumuşamış diye yemedi.
Çürümüş bunlar, dedi.
Muzu da azıcık çillensin yemez.
Hatta yeşilken sever maymuncuk =)
Neyse ben de, aldım bir poşet mandalinayı, bitirdim.
Bir de güzeldi ki sormayın.
Bir hışımla geldi odaya: Hastalanıyorum!
Yattı yatağına, üstünü de örtmüyor
"Battaniye getir!"
"Poları da ört!"
- Hastalanmıyorsun sadece üşüdün.
- Hastalanıyorum yorganı da ört.
Örtüyorum:
- Bak sen mandalina yemedin ama ben bitirdim çok güzeldi.
- Bitti mi?
- Bitti.
Bitince kıymetlendi tabii.
Mandalina yemezse asla iyileşemezmiş.
Komşudan mandalina istemek zorunda kaldım.
Sonra sabah turp gibi kalktı.
Hepsini mandalinaya borçluyuz tabii..
Off şu abiler... Çok nazlı çookkk...
6 Eylül 2011 Salı
Onsuz Bir Hayatı Düşünemiyorum
Onsuz bir hayatı düşünemiyorum, diyorum. Şaşırıyorlar.
Seviyor muydun ki sen onu, diyorlar. Şaşırıyorum.
Çok mu dramatik geliyor kulağa, böyle söyleyince?
Oysa sadece gerçek: Düşünemiyorum.
O hep yanımdaydı. Tıpkı benim onun yanında olduğum gibi.
Ne sever ne sevmez, ne yer ne yemez, hatta nerde ne söyler bilirim.
Ondan daha iyi tanıdığım kimse var mı diye düşünüyorum.
Hiç ayrı kalmadık. Herkes gitti geldi, biz sabittik.
Ev arkadaşımdan bahsediyorum. Erkan'dan. Ağabeyimden.
Evleniyor ya hani bir kaç gün sonra.
Düşünemiyorum işte onsuz bu evi.
Kimsesiz hatta bensiz düşünüyorum da onsuz düşünemiyorum.
Hayal gibi herşey.
Boğazıma birşey düğümleniyor.
Ama üzülmüyorum ki ben!

Erkan'ın bacaklarını görsel olarak kullanayımda hava biraz yumuşasın :)
Seviyor muydun ki sen onu, diyorlar. Şaşırıyorum.
Çok mu dramatik geliyor kulağa, böyle söyleyince?
Oysa sadece gerçek: Düşünemiyorum.
O hep yanımdaydı. Tıpkı benim onun yanında olduğum gibi.
Ne sever ne sevmez, ne yer ne yemez, hatta nerde ne söyler bilirim.
Ondan daha iyi tanıdığım kimse var mı diye düşünüyorum.
Hiç ayrı kalmadık. Herkes gitti geldi, biz sabittik.
Ev arkadaşımdan bahsediyorum. Erkan'dan. Ağabeyimden.
Evleniyor ya hani bir kaç gün sonra.
Düşünemiyorum işte onsuz bu evi.
Kimsesiz hatta bensiz düşünüyorum da onsuz düşünemiyorum.
Hayal gibi herşey.
Boğazıma birşey düğümleniyor.
Ama üzülmüyorum ki ben!
Erkan'ın bacaklarını görsel olarak kullanayımda hava biraz yumuşasın :)
Etiketler:
abiler
,
abim damat oluyor
,
erkoşum benim
3 Ağustos 2011 Çarşamba
Ramazan Ve Dondurulmuş Gıda Kardeşliği
İlkleri yaşıyorum arkadaşım!
Bilenler bilir annemle farklı yerlerde yaşıyoruz ama annem her Ramazan gelirdi. Çocukları nasıl sahura kalkardı yoksa. Gelmeliydi.
Nedenler. Bir takım nedenlerden bu Ramazan yok burda.
Sağlık olsun.
İlk defa iftar olmasa da, sahur hazırlıyorum!
İlk defa erken kalkıyorum. İlk defa çalışarak geçiyorum Ramazan'ı!
Ben!
Nasıl korktum önce.
Nasıl kalkıcam? Uyuyakalırsam abicikler aç kalır:/ Ne yapmalı?
2 saat kuruyorum ama saatsiz uyanıyorum -Maşallah:)-
Ve abilerim.
Nasıl uyandırırım onları?
Annemin yapmadığı şaklabanlık kalmıyordu uyandırmak için.
Yanlarına yatıyordu. Öpüyordu. Davulcu geldi diyordu.(Sözde) davul sesi yapıyordu.
Şimdi ben.
Sofra hazır diyorum yetiyor :)
Ay bir de teşekkür ediyorlar!!!
Ayıcıklar ben size zaten hep yemek hazırlamıyor muyummmmm :))))
Ramazan sen nelere kadirsin!
Ve dondurulmuş gıda.
Dondurulmuş gıdayla aram olmadı hiç. Bu zamana kadar!
Ay neler neler var dondurulmuş gıdada:)
Sigara böreğini görmüştüm de, tepsi böreği bile varmış!
Deniyorum. Denedikçe yazacağım inşallah!
Bilenler bilir annemle farklı yerlerde yaşıyoruz ama annem her Ramazan gelirdi. Çocukları nasıl sahura kalkardı yoksa. Gelmeliydi.
Nedenler. Bir takım nedenlerden bu Ramazan yok burda.
Sağlık olsun.
İlk defa iftar olmasa da, sahur hazırlıyorum!
İlk defa erken kalkıyorum. İlk defa çalışarak geçiyorum Ramazan'ı!
Ben!
Nasıl korktum önce.
Nasıl kalkıcam? Uyuyakalırsam abicikler aç kalır:/ Ne yapmalı?
2 saat kuruyorum ama saatsiz uyanıyorum -Maşallah:)-
Ve abilerim.
Nasıl uyandırırım onları?
Annemin yapmadığı şaklabanlık kalmıyordu uyandırmak için.
Yanlarına yatıyordu. Öpüyordu. Davulcu geldi diyordu.(Sözde) davul sesi yapıyordu.
Şimdi ben.
Sofra hazır diyorum yetiyor :)
Ay bir de teşekkür ediyorlar!!!
Ayıcıklar ben size zaten hep yemek hazırlamıyor muyummmmm :))))
Ramazan sen nelere kadirsin!
Ve dondurulmuş gıda.
Dondurulmuş gıdayla aram olmadı hiç. Bu zamana kadar!
Ay neler neler var dondurulmuş gıdada:)
Sigara böreğini görmüştüm de, tepsi böreği bile varmış!
Deniyorum. Denedikçe yazacağım inşallah!
24 Temmuz 2011 Pazar
Mmmmmalatyadan
Çok ballıyım ben. Valla bak!
Söz konusu kayısı oldu mu sadece malatya kayısısı yerim.
Kuru kayısıda ise gün kurusu. Kahverengi olan yani turuncu olan değil.

Bunu bilen bir arkadaşta erinmemiş, toplamış, paket yapmış, yollamış.
Paket demek ayıp olur valla, kargocu kan ter içindeydi getirdiğinde. Koca bir koli!
Hemen açtım. Ne yalan söyleyim yıkamadan yedim önce sonra yıkadım ofis arkadaşlarıma ikram ettim.
Kalanı eve götürdüm, komşulara dağıttım, buna rağmen bize bayağı bi kaldı.
Abim bayıldı.
Hayatımda yediğim en güzel kayısı, deyip durdu.
Komşulara dağıttığımı duyunca da, ne veriyorsun millete, dedi ayıııı.
Hiç mi dünya görmedin oğlum! Demedim tabii. Usul usul midesini bozup gerekli cezayı görmesini bekledim :))))
Teşekkür ederim FD ama,

Düşeslik mi kaldı Allah aşkına:)
Söz konusu kayısı oldu mu sadece malatya kayısısı yerim.
Kuru kayısıda ise gün kurusu. Kahverengi olan yani turuncu olan değil.
Bunu bilen bir arkadaşta erinmemiş, toplamış, paket yapmış, yollamış.
Paket demek ayıp olur valla, kargocu kan ter içindeydi getirdiğinde. Koca bir koli!
Hemen açtım. Ne yalan söyleyim yıkamadan yedim önce sonra yıkadım ofis arkadaşlarıma ikram ettim.
Kalanı eve götürdüm, komşulara dağıttım, buna rağmen bize bayağı bi kaldı.
Abim bayıldı.
Hayatımda yediğim en güzel kayısı, deyip durdu.
Komşulara dağıttığımı duyunca da, ne veriyorsun millete, dedi ayıııı.
Hiç mi dünya görmedin oğlum! Demedim tabii. Usul usul midesini bozup gerekli cezayı görmesini bekledim :))))
Teşekkür ederim FD ama,
Düşeslik mi kaldı Allah aşkına:)
Etiketler:
abiler
,
gün kurusu
,
kayısının hası
,
kısaca fd
,
malatya kayısısı
27 Şubat 2011 Pazar
Abimin Nişanı :D
Bir gün şahane bir görümce olacağımı biliyordum.
Ama bilmiyordum ki 'şahane görümce' diye bir şey yok :P
Kızıyorum; evleninde kurtulayım, düğüne müğüne gelmem ben diyorum ama şu nişan zamanı herkes oturdu bir ben koşturdum.
Nişanın sonunda muhteşem kolbastı showumla geceye damgamı vurdum:)
Herşeyin en güzeli en iyisi olsun istedim.
En ufak şey moralimi alt üst etmeye yetti.
Oysa heyecanla beklenen nişan, bir çırpıda bitti..
Nişan alış verişine gençler -:P- beraber çıktılar.
Yine de onların aldıklarıyla yetinmedik tabii.
Annem çeyizimden parçalar çıkarıp çıkarıp bohçaya koydu nasılsa evleneceğin yok diyerek. Haklıydı. Sesimi çıkarmadım :)
English Home ürünlerinlerinden de tereddüt etmeden yararlandık.
İnsan ordan zevkle alış veriş yapabiliyor!
Bohçaya konan hemen hemen her parça böyle keselere konarak daha sevimli hale getilirdi.
Çamaşırlar Pierre Cardin'den
Pijama takımı Oysho'dan.
Makyaj eşyaları Clinique'dan.
Bohçayı ise annem özel olarak yaptırdı.
Etiketler:
abiler
,
Allah utandırmasın
,
gelinler
,
nişan
,
nişan bohçası
,
nişan çiçeği
,
nişan çikolatası
,
nişan sandığı
22 Aralık 2010 Çarşamba
T-Shirt Saklamaca
Olay sadece t-shirt ile sınırlı değil ama adı kısaca öyle.
Evde bayanların azınlık olması hiç bir şey ifade etmez.
Annemle yıllardır uyguladığımız masum bir taktik bu.
Bir örnekle hemen açıklayalım:
Babamın bir sürü şapkası var.
Yazın bir tanesini bana verdi, üzerindeki yazıdan hoşnut değilmiş.
"Kamufle et bunu" dedi.
Kadın şapkası değil ki, bir gül, bir fiyonk kondurayım :)
Öte yandan elimden birşey gelmeyeceğini babama söylesem; babam asla tatmin olmaz hatta küsebilir.
Dolayısıyla "Tamam" dedim attım dolabıma.
Bir daha babamın aklına sormak gelmedi.
Aradan birkaç ay geçtikten sonra, gönül rahatlığıyla çöpe atabildim malum şapkayı.
Abileriminde üstünde başında, sevmediğim şeyleri önce saklarım.
Baktım sormuyorlar...
Elveda iğrenç kravat!
Bugün yıkamak için nefret ettiğim t-shirtü görünce sıranın çoktan ona geldiğini ayrımsadım. Yakın tarihte bir arayanı olmadığı taktirde, akıbeti belli.
Ama aramızda ;)
Ha bu taktik bayanlarda işe yaramaz baştan belirteyim. Çünkü bizim dolabımızda olmayan şeylere 'manyak odaklanabilme' yeteneğimiz var!

Bir kaç önce Jay Leno'ya konuk olan Lauren Graham, sevgilisinin mucizevi bir şekilde kaybolan t-shirtlerinden bahsetmişti..
İşte o zaman anladım bu taktiğin adının bu olduğunu :)
Evde bayanların azınlık olması hiç bir şey ifade etmez.
Annemle yıllardır uyguladığımız masum bir taktik bu.
Bir örnekle hemen açıklayalım:
Babamın bir sürü şapkası var.
Yazın bir tanesini bana verdi, üzerindeki yazıdan hoşnut değilmiş.
"Kamufle et bunu" dedi.
Kadın şapkası değil ki, bir gül, bir fiyonk kondurayım :)
Öte yandan elimden birşey gelmeyeceğini babama söylesem; babam asla tatmin olmaz hatta küsebilir.
Dolayısıyla "Tamam" dedim attım dolabıma.
Bir daha babamın aklına sormak gelmedi.
Aradan birkaç ay geçtikten sonra, gönül rahatlığıyla çöpe atabildim malum şapkayı.
Abileriminde üstünde başında, sevmediğim şeyleri önce saklarım.
Baktım sormuyorlar...
Elveda iğrenç kravat!
Bugün yıkamak için nefret ettiğim t-shirtü görünce sıranın çoktan ona geldiğini ayrımsadım. Yakın tarihte bir arayanı olmadığı taktirde, akıbeti belli.
Ama aramızda ;)
Ha bu taktik bayanlarda işe yaramaz baştan belirteyim. Çünkü bizim dolabımızda olmayan şeylere 'manyak odaklanabilme' yeteneğimiz var!
Bir kaç önce Jay Leno'ya konuk olan Lauren Graham, sevgilisinin mucizevi bir şekilde kaybolan t-shirtlerinden bahsetmişti..
İşte o zaman anladım bu taktiğin adının bu olduğunu :)
Etiketler:
abiler
,
hepiniz yapıyorsunuz bunu saklamayın
,
jay leno
,
lauren graham
,
taktikler
6 Kasım 2010 Cumartesi
Allah Muhabbetimizi Arttırsın :s
Büyük ağabeyimle en uzun birlikteliğimizi yaşıyoruz.
Üniversiteyi şehir dışında okudu, yurt dışında master yaptı, askerlikten sonra şehir dışında çalıştı, tatillerini yurt dışında geçirdi...
Bu onun en sevdiğim özelliğiydi.
Anladım ki,bir insanı, bir kaç haftada bir, bir hafta sonu görmekle,
bir kaç haftada bir, bir kaç gün görmemek çok farklıymış.
Ne iş anlamıyorum ama sinirlerimi zıplatma yetisi had safhada.
Aynı odada bilgisayara oturup internete giriyoruz. Farklı bilgisayarlar önümüzde!
Buna rağmen her odaya girdiğinde "Seyhan! Çık!" demezse olmaz. "YA NİYE!!???" diye her zamanki karşılığımı verip, istifimi bozmayacağını bildiğini halde.
Kapıları, ışıkları, hatta muslukları kapatmaz.
Televizyonu açamaz.
Kapıya, telefona bakmaz.
Ama
"Ertuğ gel! İşte istediğim araba!"
diye çağırdığım zaman işi gücü bırakıp gelir..
Birde kıyafet konusunda hep fikrimi alır :/
Yine birgün alışveriş yapmış, giyinmiş, diğer abimle konuşuyorlar
"Bir de kıroya soralım" diyor.
O kıro da benmişim!
- Nasıl olmuş?
Bende cevap yok.
-Seyan? Seyaann? Hı? Nasıl? Hı? Seyan? Hı, nasıl olmuş?
O kıro böyle süründürür işte :)
Dünde ben eve gelirken o da bir yere gidiyordu, yolda karşılaştık.
Arkasından bağırdım; iğrenç olmuşsun! :)))
Ah çok zevkliydi...
görsel kaynak
Etiketler:
abiler
,
aile mevzuları
,
içimden geldi
8 Ekim 2010 Cuma
Tırnak İşareti
"Düz ayakkabı bana çok yakışıyor.
Bacak boyu olduğu için!"
Şahika
"Ben bu adamla evlenmezdim!"
Abim=)
"Ben ölürsem sen perişan olursun yaa"
GBA
"En sonunda müstakil bir eve taşınacağım o olacak yani.
Sonrada metropol insanı kırsala yerleşiyor diye üzüleceksiniz!"
Burhan Altintop
"Ben bu adamla evlenmezdim!"
Abim=)
"Ben ölürsem sen perişan olursun yaa"
GBA
"En sonunda müstakil bir eve taşınacağım o olacak yani.
Sonrada metropol insanı kırsala yerleşiyor diye üzüleceksiniz!"
Burhan Altintop
Etiketler:
abiler
,
burhan altintop
,
gençbiranne
,
şahika koçarslanlı
,
unutulmaycaklar
3 Haziran 2010 Perşembe
Ülker Shop Hatırası
Kısıklı da bir Ülker Shop var: Önünden her geçtiğimde "ayy bir baksaydım" dediğim.
Çok ortada bir yerde, yolun üstüne değil anca gelip geçerken 'hay Allah' diyorum :)
Ama arada bir özellikle yolumu düşürdüğümde oluyor.
İçeri girdim arkada bulunan zula kısmında 10sn. de bunları aldım, diğer hiç birşeye bakmadan çıktım.

Ne kadar uzun süre kalırsanız o kadar çok şey alıyorsunuz:)
Şekerliği şekerliğe yerleştirdim bistikleri odama :)
Bir döndüm o da ne?! Sadece saniyeler içinde tüketilen şeker sayısını görünce şaşırdım.

Tabii siz çöpünüzü atmak için şekerlerin etrafından ayrıldığınız için bir seferde bu kadar çok şeker yiyemiyebilirsiniz ama benim abimin hizmetçisi var!
Çok ortada bir yerde, yolun üstüne değil anca gelip geçerken 'hay Allah' diyorum :)
Ama arada bir özellikle yolumu düşürdüğümde oluyor.
İçeri girdim arkada bulunan zula kısmında 10sn. de bunları aldım, diğer hiç birşeye bakmadan çıktım.
Ne kadar uzun süre kalırsanız o kadar çok şey alıyorsunuz:)
Şekerliği şekerliğe yerleştirdim bistikleri odama :)
Bir döndüm o da ne?! Sadece saniyeler içinde tüketilen şeker sayısını görünce şaşırdım.
Tabii siz çöpünüzü atmak için şekerlerin etrafından ayrıldığınız için bir seferde bu kadar çok şeker yiyemiyebilirsiniz ama benim abimin hizmetçisi var!
Etiketler:
abiler
,
bistik
,
kısıklı
,
ülker
,
ülker shop
28 Nisan 2010 Çarşamba
Kabusum Geri Döndü
Beni tanıyanlar neyi ay pardon yani kimi kastettiğimi hemen anladılar:)
Sevgili ağabeyim İngiltere'den döndü!
Blogla ilgilenemeyişim bundan ötürüdür.
Çünkü ilgilenmem gereken 30 yaşında bir evladım var:)
Habire yemek yapıyorum; doymak nedir bilmiyor fast fooddan gına geldiği için sıcak yemek istiyor. Göbeğine bakmadan kilo alması gerektiğini, omuzlarının küçüldüğünü, suratının çocuk suratına döndüğünü iddia ediyor ki bende ona patlamandan korkuyorum ayı gibisin diye cevap veriyorum.
Arkasını topluyorum; ne kapıları, ne ışıkları, hatta musluğu bile kapatmıyor.
Benimle dalga geçiyor; "cif getir dedim cif getirdi" diyor.
Ciften kastı camsilmiş "ay acaba ben müneccim miyim, cif isteyinde camsili kastettiğini nerden bileyim?" diye sinirleniyorum ama o kahkahalarla gülüyor.
Yine de kızgınığım çabuk geçiyor ve dediklerini ya da yaptıklarını çocuğummuş gibi anlatıp gülebiliyorum -bknz şuan- ama biliyorum ki şimdilik:)
Bu arada bana çanta almış. Harrods diye bir yerden. Ben adını yeni duydum ne yalan söyliyeyim; adını yeni duyduğum içinde kızdı:)
Göremediğiniz gibi çantanın fotoğrafı yok, bundan çantayı ne kadar beğendiğimi(!) anlayabilirsiniz, ama kullancağım canım abim almış benim için:)
Yarın çıkıp balık almam gerekiyor (benim için, yurt dışında yenen tek şey olmasına karşın) bizimki aylardır yememiş:)
Sevgili ağabeyim İngiltere'den döndü!
Blogla ilgilenemeyişim bundan ötürüdür.
Çünkü ilgilenmem gereken 30 yaşında bir evladım var:)
Habire yemek yapıyorum; doymak nedir bilmiyor fast fooddan gına geldiği için sıcak yemek istiyor. Göbeğine bakmadan kilo alması gerektiğini, omuzlarının küçüldüğünü, suratının çocuk suratına döndüğünü iddia ediyor ki bende ona patlamandan korkuyorum ayı gibisin diye cevap veriyorum.
Arkasını topluyorum; ne kapıları, ne ışıkları, hatta musluğu bile kapatmıyor.
Benimle dalga geçiyor; "cif getir dedim cif getirdi" diyor.
Ciften kastı camsilmiş "ay acaba ben müneccim miyim, cif isteyinde camsili kastettiğini nerden bileyim?" diye sinirleniyorum ama o kahkahalarla gülüyor.
Yine de kızgınığım çabuk geçiyor ve dediklerini ya da yaptıklarını çocuğummuş gibi anlatıp gülebiliyorum -bknz şuan- ama biliyorum ki şimdilik:)
Bu arada bana çanta almış. Harrods diye bir yerden. Ben adını yeni duydum ne yalan söyliyeyim; adını yeni duyduğum içinde kızdı:)
Göremediğiniz gibi çantanın fotoğrafı yok, bundan çantayı ne kadar beğendiğimi(!) anlayabilirsiniz, ama kullancağım canım abim almış benim için:)
Yarın çıkıp balık almam gerekiyor (benim için, yurt dışında yenen tek şey olmasına karşın) bizimki aylardır yememiş:)
Etiketler:
abiler
,
aile mevzuları
,
çantalar
,
harrods
18 Ocak 2010 Pazartesi
Durum Raporu Gibi Birşey
3 Gün evde oturup enerji depoladıktan sonra - sanki mümkünmüş gibi :s- bu gün dışarı çıkabildim..
Dedim ya 3 günden beri, çıkmadım diye mutfak alış verişi bile yapamadım:(
Buarada, sık sık arayıp halimi hatrımı soran arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum..
Ve geçmiş olsun dilekleriniz için hepinize;)
----
Aslında bugünde çıkmazdımda abimin doğum günü!
Hediye almalıydım ona.
O'nun doğum gününü çok seviyorum; bir kere indirim tavan yaptığı bir zamanda doğmuş.. Alış-veriş yapmayı en sevdiğim zamanda yani..Ve ben erkek kıyafetlerine bayılıyorumm.. Sadece bu zamanda erkek kıyafeti alabiliyorum {Aman Allah'ım daha zavallı görünemezdim herhalde(: }
Neyse yabancı yok :D
Velhasıl-ı kelam, Fabrika'dan, manyak bir kazak aldım, yatağının üstüne bıraktım, bu gece geç gelir malum, birde onu bekliyemem. Zaten hediyeyi açınca beni uyandırır :)Dedim ya 3 günden beri, çıkmadım diye mutfak alış verişi bile yapamadım:(
Abimde hiç sevmez markete gitmeyi ama, bana ıhlamur ve süt aldı.. Bende ballı ballı içtim :)
Abimcim iyi ki varsın Doğum günün kutlu olsun;)
Buarada, sık sık arayıp halimi hatrımı soran arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum..
Ve geçmiş olsun dilekleriniz için hepinize;)
----
dışarı çıkarken aynaya bakma gafletinde bulundum
Halbuki 4 gündür bakmıyorsun manyak şimdide bakma..
İğrenç görünüyorum, satıcının benimle ilgilenmesi bile bir mucize :D
-----
Golden Globe
Micheal C. Hall'un kanser olduğunu duydum ya:(
Ödül alırken ağlıycaktım nerdeyse...
Kimi kandırıyorum, onu o şekilde görünce ağladım bile..
Allah şifa versin, o na ve tüm şifa bekleyenlere..
Buraya resmini koyup baktıkça üzülmek istemiyorum..
Halbuki 4 gündür bakmıyorsun manyak şimdide bakma..
İğrenç görünüyorum, satıcının benimle ilgilenmesi bile bir mucize :D
-----
Golden Globe
Micheal C. Hall'un kanser olduğunu duydum ya:(
Ödül alırken ağlıycaktım nerdeyse...
Kimi kandırıyorum, onu o şekilde görünce ağladım bile..
Allah şifa versin, o na ve tüm şifa bekleyenlere..
Buraya resmini koyup baktıkça üzülmek istemiyorum..
Kısa kısa geçeyim begendiklerim;

İki hatunuda begendim;
üstelik biri ne giyse yakışır tamamda, diğenin(Mo'Nique) şıklığına şapka çıkarmak gerekir!

Ah Jennifer Mükemmel değilde nesin?!!

Kate! Bebeğim gelin mi oldun?.. Çokkk beğendim ama yağmurun gazabına uğramışsın, kuyruğu bir bırakamadın... Yine de müthiş!

Georgie boy, seni öldürmek istiyorummmmmmm!! :((
Moralim bozuldu yazıyı burada kesmeliyim :(
Oysaki Rick Gervais'e ne kadar güldüğümden, Merly Streep'i ne kadar sevdiğimden, Sophia Loren ve Helen Mirren'ın zarafetlerinden bahsedecektim..
Ama yok hevesim kaçtı...
İki hatunuda begendim;
üstelik biri ne giyse yakışır tamamda, diğenin(Mo'Nique) şıklığına şapka çıkarmak gerekir!
Ah Jennifer Mükemmel değilde nesin?!!
Kate! Bebeğim gelin mi oldun?.. Çokkk beğendim ama yağmurun gazabına uğramışsın, kuyruğu bir bırakamadın... Yine de müthiş!
Vee En Kötü Çift:
Georgie boy, seni öldürmek istiyorummmmmmm!! :((
Moralim bozuldu yazıyı burada kesmeliyim :(
Oysaki Rick Gervais'e ne kadar güldüğümden, Merly Streep'i ne kadar sevdiğimden, Sophia Loren ve Helen Mirren'ın zarafetlerinden bahsedecektim..
Ama yok hevesim kaçtı...
Etiketler:
abiler
,
amma uzun yazdım
,
doğum günleri
,
george clooney
,
golden globe
,
hellen mirren
,
jennifer aniston
,
kate hudson
,
merly streep
,
rick gervais
,
sophia loren
7 Aralık 2009 Pazartesi
İngiltere'den Abim Gelmiş
Evde bir bayram havası
Abim beni ne çok severmiş:))
----
Bu yazımda gittiğine ne çok üzüldüğümü yazmıştım hani :)
Cumartesi günü bir kaç günlüğüne İstanbul'a döndü.
Geldiğinden beri aksilikler bırakımıyor yakasını. Önce küçük abimle hava alanında birbirini bulamamışlar, çünkü biri Sabiha Gökçende, öteki Atatürk Hava Alanındaymış. Bunu farkettiklerinde taksiye atlamış gelmiş bizimki.
55 TL tutmuş ve bizim akıllı yanında TL bulunmadığı için 60 sterlin ödemiş. Türk parasına çevirince aşşa yukarı 150TL yapar ama nedense hesaplıyamamış:))
Ve küçücük bir çantayla gelmiş, sinirli ya soramıyorumda, burdan bana bişi çıkmaz dedim:)
Nihayet küçük abim öteki havaalanından gelince, birbirlerine kavuşunca ikisindede sinir minir kalmadı:)
Ve o küçük sırt çantasını açtı...
Ta Taaa!!

Bana ugg almış!!
Ya da uggumsu bişi.. Artık ne derseniz:)) Kısa ve uzun olarak kullanılabiliyor.
Kırk yıl düşünsem öz abimin bana ugg alacağı aklıma gelmezdi:)
Geçen kış İstanbulda değildi, e bu kışda değil. O yüzden herkesin giydiğinden bihaber olsa gerek. O değil küçük abim - ki kendisi yaz kış istanublda :)- O bile görünce çok beğendi.
Sanırım çirkin olduğu müddetçe ne giydiğimi umursamıyorlar :)

Ben ugglarımla dans ederken birde bunları çıkardı.. Şimdi ayaklarımı ısıtıyorlar.. Çok tatlılar.. İkisinide 38 numara almış ama oldu ayağıma :)

Ben ikisiyle mest olmuşken bir de bu cashmere şal çıkmaz mı..(ki ben bayılırım cashmere e) "O da mı bana!!" dedim. 'senin beyaz bi kabanın yok muydu?' dedi
Onun üstüne almış -ki artık o beyaz kabanım yok ama ona söylemedim.
Şoklardayım... Benim abim bu kadar ince biri değildir.
Öyle ki 'gerçekten sana o mu almış' diyor duyan:)
Bende;
- Beni seviyor, çok özlemiş diyorum
"o küçük çanta tek benim eşyalarımla doluydu :)"
Abim beni ne çok severmiş:))
----
Bu yazımda gittiğine ne çok üzüldüğümü yazmıştım hani :)
Cumartesi günü bir kaç günlüğüne İstanbul'a döndü.
Geldiğinden beri aksilikler bırakımıyor yakasını. Önce küçük abimle hava alanında birbirini bulamamışlar, çünkü biri Sabiha Gökçende, öteki Atatürk Hava Alanındaymış. Bunu farkettiklerinde taksiye atlamış gelmiş bizimki.
55 TL tutmuş ve bizim akıllı yanında TL bulunmadığı için 60 sterlin ödemiş. Türk parasına çevirince aşşa yukarı 150TL yapar ama nedense hesaplıyamamış:))
Ve küçücük bir çantayla gelmiş, sinirli ya soramıyorumda, burdan bana bişi çıkmaz dedim:)
Nihayet küçük abim öteki havaalanından gelince, birbirlerine kavuşunca ikisindede sinir minir kalmadı:)
Ve o küçük sırt çantasını açtı...
Ta Taaa!!
Bana ugg almış!!
Ya da uggumsu bişi.. Artık ne derseniz:)) Kısa ve uzun olarak kullanılabiliyor.
Kırk yıl düşünsem öz abimin bana ugg alacağı aklıma gelmezdi:)
Geçen kış İstanbulda değildi, e bu kışda değil. O yüzden herkesin giydiğinden bihaber olsa gerek. O değil küçük abim - ki kendisi yaz kış istanublda :)- O bile görünce çok beğendi.
Sanırım çirkin olduğu müddetçe ne giydiğimi umursamıyorlar :)
Ben ugglarımla dans ederken birde bunları çıkardı.. Şimdi ayaklarımı ısıtıyorlar.. Çok tatlılar.. İkisinide 38 numara almış ama oldu ayağıma :)
Ben ikisiyle mest olmuşken bir de bu cashmere şal çıkmaz mı..(ki ben bayılırım cashmere e) "O da mı bana!!" dedim. 'senin beyaz bi kabanın yok muydu?' dedi
Onun üstüne almış -ki artık o beyaz kabanım yok ama ona söylemedim.
Şoklardayım... Benim abim bu kadar ince biri değildir.
Öyle ki 'gerçekten sana o mu almış' diyor duyan:)
Bende;
- Beni seviyor, çok özlemiş diyorum
"o küçük çanta tek benim eşyalarımla doluydu :)"
Etiketler:
abiler
,
amma uzun yazdım
,
english gentlemen
,
hediye
6 Eylül 2009 Pazar
O Şimdide İngilterede
Hiç bir yere sığamayan abimi ( evet evet büyük olanı(: )bu sabaha karşın Londra'ya gitmek üzere uğurladık.
Yolcuğun verdiği gerginliği, sanki biz onu evden kovmuşuzcasına hissettirdi.
Neyseki varmış, herşey yolundaymış. Haberini verdi bize bir kaç saat önce.
Annemi yine arkasından ağlattığı için sinir olsamda, bu İngiltere sevdası gitmeden bitmeyeceğini biliyorum. Orayı görmeden soğumayacaktı.
Yıllar öncede vizeye başvurmuş, alamamıştı. Bir vize talebi geri çevrildi mi kolay kolay sonrakilerde kabul edilmez ama bu sefer rahat bi şekilde alabildi.
Hadi bakalım yolun açık olsun şeker(!) abim...

Aile içinde İngilterede ne kadar dayanabileceği, döndükten sonra nereye gitmeyi kafaya koyacağı üzerine bahisler açılmış vaziyette:)
---
Bende abicimin yokluğunu unutmak için alışveriş merkezine gittim:)
Kotonda bir gömlek beğendim 38 bedenini deniyim dedim, bol geldi:) Birde 34 ü kalmıştı. Ona sığabileceğimi düşündüm birden! Kabinden çıktım ki 34 ün yerinde yeller esiyor. Sadece bir kaç dakika içinde kayboldu ordan ya!
Bugünki alışverişin çiçekleri birkaç gün sonra vericek.
Birşeylerin takibindeyimde;)
Etiketler:
abiler
,
aile mevzuları
,
alışveriş
,
ben bugün
,
seyahatler
5 Eylül 2009 Cumartesi
Tatil Hediyeleri
Kupaları çok seviyorum.
Çanakkale hatırası olan kuzenimin Çanakkale gezisinden. Antalya olanlar küçük abimin Antalya tatilinden. Aslında biri bana biri büyük abime, ama ikisinede kondum sanırım:)
Bu cüzdan çantalar İngiltereden.
Elektrik mavisi olan kuzenimden, kırmızı olan o kuzenimin teyzesinden:) Bana geçen sene de sarısını getirmişti onu çok sevdiğimi duyunca kuzenim de almış oda almış ama saolsunlar farklı renklerde almışlar:)
(Altta görünen örtüyü geçen sene bir arkadaşım bodrumdan getirmişti, yad etmemek olmaz(: )
Rize puşisi. Arkadaşım Trabzon gezisinden getirdi. Bu rengin bana çok yakışacağını düşünmüş. Gerçekten çok haklı çıktı :)))
Sahi Trabzon'a gidip neden Rize puşisi getirdin bana?? :)
Parfümden yana yüzü gülmeyen benim için, İngilteredeki başka bir kuzeniminden. Gümrüksüz alışverişden bende faydalandım:)
Yine küçük abimin, bu sefer bodrum tatilinden getirdiği hatıra.
Canım abim benim :))
Vee buzdolabı süsleri.
Temelle Fadimenin şerefine burdalar:) Temel ile Fadime Trabzona giden diğer arkadaşımın hediyesi. Uzun Göl'ün kıyısında oturup yemek yerlerken, haberlerde İstanbul'un cayır cayır yandığını duyup aramış "çok soğuk burası seyaaan" diyerek hava atmışlardı. Arkasından ne getiriyim diye sorduda neyse havayı yumuşattı:)
Antalya hatırası küçük abimin ilk tatilinden
Uludağ hatırasını bursa gezimde -uludağdan tabii ki- ben almıştım.
Yanda yarısı gözüken Desperate Housewives magnetinin altına, Desperate Housewives önlüğümle çekilmiş bi fotografımı koymayı düşünüyorum :)
Yarısı gözüken diğer magnetin kimden geldiğini bilmiyorum ama büyük abiminden şüpheleniyorum. Arada bi kaç gün haber alamayıp başka bir ülkeden geldiğini duyabiliyoruz. Ama bir yanım 'o nerden bişi getirdi ki Barcelonadan getirsin' diyor.
O kadar yer gezdi sadece bir şemsiye getirdi. O da Floransa da gezinirken yağmura yakalanmış, mecburen almış. Dandik bişi yani. Ama üzerinde Floransa yazıyor:)
Bir gün görmeyi umduğum yerler arasında.
Etiketler:
abiler
,
arkadaşlar
,
hediye
,
tatiller
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)

