lauren graham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lauren graham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2016 Perşembe

Gilmore Girls Geri Döndü

Dünkü Gilmore Girls'e Giriş yazımın devamıdır, ancak seriden bağımsız da okunabilir.

Dizinin 2000-2007 yılları arasında sürdüğünden bahsetmiştim.
Bu yılın ortalarında ( vay canına nasıl da hızla akıyor zaman) Gilmore Girls'ün geri döneceği haberi geldi.
Önce bir araya gelmezler, dokuz yıl geçmiş nasıl kadro toplansın bir araya diye düşünürken ben, setten görüntülere falan rastladım ve çok sevindim.
Çok güzel zaman geçirmiştim onlarla.
Çok sevmiştim onları.
Ve ilk bölümü izleyince anladım ki, çok da özlemişim.

4 bölümlük özel dönüştü bu. Bölüm süreleri 1sa 30 dk - 1sa 40 dk falan sürüyor.
Bölüm sürelerinin uzun olmasına da çok sevinmiştim.
Ancak dizinin geri dönüş bölümleri bir insanın hayallerini nasıl yıkabilirse öyle yıktı benim hayallerimi.

Dediğim gibi çok özlemişim ilk başladığında bunu hissettim içim neşeyle doldu.
Diyaloglara yetişmek falan, her şey eskisi gibi hissettirdi.
Ancak, vay arkadaş bu kadar mı sıkıcı olur?
Aradan dokuz yıl geçmiş, sadece 4 bölüm yapacaksın, bu kadar boş sahne neden?
Bölüm sürelerinin uzun olmasının nedeni anlatacak şeylerin çokluğundandır diye düşünürken ben, boşluğundan olduğu ortaya çıktı.
Hele o Starshallow tiyatro oyunu seçmelerini gerçek zamanlı gibi göstermeleri.. Ne sıkıcıydı!

Buradan sonrası biraz spoiler içerir.!
Lorelai ile Luke evli değil ancak beraber yaşıyorlar, Rory orada burada yaşıyor Yale mezunu bir baltaya sap olamamış. Kesinlikle Rory gibi potansiyeli olan bir kızdan beklenmeyecek bir kariyer fiyaskosu. Ancak olası da.
Herkesi görüyorsunuz. Büyük baba Richard Gilmore rolünde izlediğimiz Edward Herrmann'ın aramızdan ayrılması nedeniyle o yok. Onun da cenaze törenini görebiliyoruz dizide.

Ya ne bileyim o kadar müsait ki olaylar seyirciyi ağlatmaya, güldürmeye, sinir etmeye. Ne diye sıkıyorsunuz milleti?
Sookie'nin yerine gelen ünlü aşçıları ve Lorelai'ın onları beğenmemesi güzel detaylardandı. Sonunda Sookie'nin gelmesi de. Çünkü ben o gelmeyecek sanıyordum. 😊

3. bölümde biraz renklendi dizi. 4. ve son bölüm de yine fena değildi.
Ancak gerçekten yazık etmişler diziye. Son kararım bu.


Bu arada, hani bazen dizilerde zamanda sıçrama olur ve birkaç sene sonrasını gösterirler ya... biz de hani, ne yani 5 yıl geçmiş ve bunlar hala aynı mı gözüküyor diye burun kıvırırız.
İşte bu dizide gerçekten dokuz yıl geçmemiş olsa asla bu kadar harika görünüşlerini eleştirmeden duramazdım. 😁

22 Aralık 2010 Çarşamba

T-Shirt Saklamaca

Olay sadece t-shirt ile sınırlı değil ama adı kısaca öyle.

Evde bayanların azınlık olması hiç bir şey ifade etmez.
Annemle yıllardır uyguladığımız masum bir taktik bu.

Bir örnekle hemen açıklayalım:
Babamın bir sürü şapkası var.
Yazın bir tanesini bana verdi, üzerindeki yazıdan hoşnut değilmiş.
"Kamufle et bunu" dedi.
Kadın şapkası değil ki, bir gül, bir fiyonk kondurayım :)
Öte yandan elimden birşey gelmeyeceğini babama söylesem; babam asla tatmin olmaz hatta küsebilir.
Dolayısıyla "Tamam" dedim attım dolabıma.
Bir daha babamın aklına sormak gelmedi.
Aradan birkaç ay geçtikten sonra, gönül rahatlığıyla çöpe atabildim malum şapkayı.

Abileriminde üstünde başında, sevmediğim şeyleri önce saklarım.
Baktım sormuyorlar...
Elveda iğrenç kravat!

Bugün yıkamak için nefret ettiğim t-shirtü görünce sıranın çoktan ona geldiğini ayrımsadım. Yakın tarihte bir arayanı olmadığı taktirde, akıbeti belli.
Ama aramızda ;)

Ha bu taktik bayanlarda işe yaramaz baştan belirteyim. Çünkü bizim dolabımızda olmayan şeylere 'manyak odaklanabilme' yeteneğimiz var!


Bir kaç önce Jay Leno'ya konuk olan Lauren Graham, sevgilisinin mucizevi bir şekilde kaybolan t-shirtlerinden bahsetmişti..
İşte o zaman anladım bu taktiğin adının bu olduğunu :)