aile mevzuları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aile mevzuları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2013 Pazartesi

Hanife'nin Aile Albümü

Hanife sonunda çok istediği kız evladına kavuştu.
Kızı için bir albüm istiyordu ama oğullarına kıyamadı ve sonunda ortaya güzel bir aile albümü çıktı.


Kapak fotoğraflarını net görememeniz tamamen kendi tercihim - tabii bu tercihin altında Hanife'nin canıma okuma ihtimalini gözetmem yatıyor  ;)

Bir çoğu cep telefonlarından çekilen fotoğraf olduğu için fotoğrafları ayıklarken çok zorlandım.
Bilgisayarda bakarken iyi de, bastıracağınız zaman kalite düşüyor. O yüzden albüm yaptırmak isteyenlere diyorum, ille profesyonel makinede çekilmiş olmasına gerek yok ama büyük boyutta ve fotoğraf makinesiyle çekilmiş olması önemli. Olmadı yüksek çözünürlüklü bir telefonla, yeterli ışıkta çekilmiş olmalı.

Hanife'nin fotoğraflarını ben çekecektim ama kısmet olmadı, Hanife de daha fazla albümsüz duramadı.
Ama güzel oldu ya.


Çocukların olduğu albümler hep güzel ya, cıvıl cıvıl...

Not: Kitap çekilişimizde son hafta. Halan şansınız var ;)

18 Ocak 2011 Salı

Aile Saadeti

Anne babasıyla aynı şehirde yaşayan şanslılardan değilim ben.
Maalesef.
Aylar önce babam rahatsızlanınca, annem apar topar dönmek zorunda kaldı.
O zaman sağlıklı olsunlar da, uzakta olmaları mühim değil diye düşünmeye başladım.
Ama işte özlüyor insan.

Artık ağzımın tadı iyice kaçmış, tahammülüm iyice azalmışken, bir çıkar yol ararken ben..
Aradı annem.
"Geliyoruz"
Sonra zaman geçmek bilmedi. Saniyeler sallana sallana geçti.
Ama olsun geçti ya.

Şimdi. Geziyoruz, tozuyoruz, hasret gideriyoruz.


Benim kahvemi tahmin edebildiniz değil mi?
Masadaki kalori rekortmeni.
Kremşantili olan tabii ki!
Ama o da yetmez, bir de cheesecake illa ki :))

Hani çok sık yazamıyor, blog gezemiyorsam nedeni bu: Aile saadeti :)

6 Kasım 2010 Cumartesi

Allah Muhabbetimizi Arttırsın :s


Büyük ağabeyimle en uzun birlikteliğimizi yaşıyoruz.
Üniversiteyi şehir dışında okudu, yurt dışında master yaptı, askerlikten sonra şehir dışında çalıştı, tatillerini yurt dışında geçirdi...
Bu onun en sevdiğim özelliğiydi.

Anladım ki,bir insanı, bir kaç haftada bir, bir hafta sonu görmekle,
bir kaç haftada bir, bir kaç gün görmemek çok farklıymış.

Ne iş anlamıyorum ama sinirlerimi zıplatma yetisi had safhada.

Aynı odada bilgisayara oturup internete giriyoruz. Farklı bilgisayarlar önümüzde!
Buna rağmen her odaya girdiğinde "Seyhan! Çık!" demezse olmaz. "YA NİYE!!???" diye her zamanki karşılığımı verip, istifimi bozmayacağını bildiğini halde.

Kapıları, ışıkları, hatta muslukları kapatmaz.
Televizyonu açamaz.
Kapıya, telefona bakmaz.
Ama
"Ertuğ gel! İşte istediğim araba!"
diye çağırdığım zaman işi gücü bırakıp gelir..

Birde kıyafet konusunda hep fikrimi alır :/

Yine birgün alışveriş yapmış, giyinmiş, diğer abimle konuşuyorlar
"Bir de kıroya soralım" diyor.
O kıro da benmişim!
- Nasıl olmuş?
Bende cevap yok.
-Seyan? Seyaann? Hı? Nasıl? Hı? Seyan? Hı, nasıl olmuş?
O kıro böyle süründürür işte :)

Dünde ben eve gelirken o da bir yere gidiyordu, yolda karşılaştık.
Arkasından bağırdım; iğrenç olmuşsun! :)))
Ah çok zevkliydi...

görsel kaynak

28 Nisan 2010 Çarşamba

Kabusum Geri Döndü

Beni tanıyanlar neyi ay pardon yani kimi kastettiğimi hemen anladılar:)
Sevgili ağabeyim İngiltere'den döndü!

Blogla ilgilenemeyişim bundan ötürüdür.
Çünkü ilgilenmem gereken 30 yaşında bir evladım var:)

Habire yemek yapıyorum; doymak nedir bilmiyor fast fooddan gına geldiği için sıcak yemek istiyor. Göbeğine bakmadan kilo alması gerektiğini, omuzlarının küçüldüğünü, suratının çocuk suratına döndüğünü iddia ediyor ki bende ona patlamandan korkuyorum ayı gibisin diye cevap veriyorum.

Arkasını topluyorum; ne kapıları, ne ışıkları, hatta musluğu bile kapatmıyor.

Benimle dalga geçiyor; "cif getir dedim cif getirdi" diyor.
Ciften kastı camsilmiş "ay acaba ben müneccim miyim, cif isteyinde camsili kastettiğini nerden bileyim?" diye sinirleniyorum ama o kahkahalarla gülüyor.

Yine de kızgınığım çabuk geçiyor ve dediklerini ya da yaptıklarını çocuğummuş gibi anlatıp gülebiliyorum -bknz şuan- ama biliyorum ki şimdilik:)

Bu arada bana çanta almış. Harrods diye bir yerden. Ben adını yeni duydum ne yalan söyliyeyim; adını yeni duyduğum içinde kızdı:)
Göremediğiniz gibi çantanın fotoğrafı yok, bundan çantayı ne kadar beğendiğimi(!) anlayabilirsiniz, ama kullancağım canım abim almış benim için:)

Yarın çıkıp balık almam gerekiyor (benim için, yurt dışında yenen tek şey olmasına karşın) bizimki aylardır yememiş:)

20 Kasım 2009 Cuma

Sevgi Dolu Tuzluk


Zeynep'de görmüştüm bu sevgi dolu tuzluğu. Daha önce hiç dikkatimi çekmemişti ama bu yazısında bahsettiğinde çok sevmiş, bir tane de benim olsa fena olmaz diye düşünmüştüm.
Sonra Mudoda rastladım kendisine! İkisininde beyaz olmasından kelli, ikisine de tuz koyup kullanacağım aşikar ama olsun. Çok seviyorum ben tuzluklarımı:)
Buarada ilk defa evim için bişi aldım, kayıtlara geçsin :))

Born To Shop


Bunuda ben almadım ananemden çaldım:) Sonra ananem farketti geri istedi, annem ikimizin arasında kaldı:)
Sonra unuttu. Şimdi her gördüğünde "çorapları ne güzel" diyor ya da "bana da böyle bir çift çorap al" diyor.
Vicdanım mı, yok o alışkın sızlamıyor:))

6 Eylül 2009 Pazar

O Şimdide İngilterede



Hiç bir yere sığamayan abimi ( evet evet büyük olanı(: )bu sabaha karşın Londra'ya gitmek üzere uğurladık.
Yolcuğun verdiği gerginliği, sanki biz onu evden kovmuşuzcasına hissettirdi.
Neyseki varmış, herşey yolundaymış. Haberini verdi bize bir kaç saat önce.
Annemi yine arkasından ağlattığı için sinir olsamda, bu İngiltere sevdası gitmeden bitmeyeceğini biliyorum. Orayı görmeden soğumayacaktı.
Yıllar öncede vizeye başvurmuş, alamamıştı. Bir vize talebi geri çevrildi mi kolay kolay sonrakilerde kabul edilmez ama bu sefer rahat bi şekilde alabildi.
Hadi bakalım yolun açık olsun şeker(!) abim...



Aile içinde İngilterede ne kadar dayanabileceği, döndükten sonra nereye gitmeyi kafaya koyacağı üzerine bahisler açılmış vaziyette:)

---

Bende abicimin yokluğunu unutmak için alışveriş merkezine gittim:)
Kotonda bir gömlek beğendim 38 bedenini deniyim dedim, bol geldi:) Birde 34 ü kalmıştı. Ona sığabileceğimi düşündüm birden! Kabinden çıktım ki 34 ün yerinde yeller esiyor. Sadece bir kaç dakika içinde kayboldu ordan ya!
Bugünki alışverişin çiçekleri birkaç gün sonra vericek.
Birşeylerin takibindeyimde;)