biçki dikiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biçki dikiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2012 Perşembe

Mandallık

Hayallerim bile mütevazı.

Bahçeli müstakil bir ev hayalim var.
Bunun neresi mütevazı dediğinizi duyar gibiyim :)
Bahçesinde çamaşır astığımı hayal ediyorum.
Hayalin mütevazı kısmı bu. Yoksa üstümde ve bahçede koşuşan çocuklarımın üstlerinde Burberry eşofman takımını var.
Tabii benimki çamaşır suyu lekeli :)
Çünkü ben mütevazı bir anneyim. O zenginliğin içinde bile ev işlerinden üstüme düşeni yapıyorum.

Bir de nevresim asıyorum.
Öyle ufak parçaları asmaktan nefret ediyorum çünkü.
Zengin olduğum için böyle kaprislerim olabilir.
Bir de çocuklarım sarışın:)
Zengin olduğumuz için çocuklar otomatikman sarışın oldu :)

Sizinle kuru kuru bir mandallık paylaşmıyayım, hayallerimi de paylaşayım istedim.
Bütün bunlar bu mandallık için yazıldı yani:

Annemin eskiden örgüden bir mandallığı vardı.
Pembeydi hatta.
Her çamaşır astığımda, bir mandallığım olsa hayat ne kolay olurdu, diye düşündüm, düşündüm, düşündüm.
En sonunda icraate geçtim ve kendime mandallık tasarladım, kalıbını çıkardım, kestim. Diktim.
Kurabiye yemeye kırmızı pijamasıyla gelen arkadaşı görünce dayanamadım fotoğrafını da çektim.
Ben yaptım yani.

27 Temmuz 2010 Salı

Bir Pantolonun Son Saati -d.i.y.-


Ben Seyhan'ın bin yıllık pantolonu.
Geçtiğimiz aylarda beni yıkadı, ütüledi, gözünün önünde olacağı bir yere kaldırdı.
Giyilmeye hazır öylece bekledim. Ama giymedi. Sanırım benden vazgeçmeye daha o günlerde başlamıştı.

Bugün beni bekleyen hazin sonu böylece yatarak bekliyorum.


Makasın soğuk ve zalim darbeleri paçamı parçalarken Seyhan'la geçirdiğimiz günleri düşündüm; GBA'ya artık küçük geldiğim içim Seyhan'a verilmiştim. Seyhan beni hep sevdi. Bahar yağmurlarında birlikte ıslandık, pikniklerde çimlerin üstünde yattık, yakan top oynadık -ki Seyhan o oyunu sevmez (pek iyi olmadığı için belkide:)

Son zamanlarda benim iyice esnemem, Seyhan'ın zayıflamasıyla birbirimizi iyi taşıyamaz olduk.

Yinede bu sonu beklemiyordum:


Bu ben miyim şimdi?
Reenkarnasyon dedikleri bu olsa gerek ya da geri dönüşüm:)

Benimle bu kadar uğraşması sanırım bana hala olan sevgisinin bir göstergesi...

Diğer paçamdan ne çıkacak sizde benim gibi merak etmiyor musunuz?

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Dikiş Dikebilmek

Bir çok kursa gittim.
Hepsinden nefret ettim :)
Ama en nefret ettiğim kurs ise biçki dikiş oldu.

Dikiş biliyorsunuz diye insanların ricaları bitmez.
Sevmediğimi anlatamıyorum insanlara.
Kendi kumaşlarımı terziye verirken size neden birşeyler dikeyim acaba?
:)
Parayla dik derler birde.
Bu işi profesyonel yapanlar var, onlara parayla diktirebilirsiniz mesela ;)

Neyse ki kalp kıra kıra dikiş dikmeyi sevmediğimi, dikiş dikmeyi biliyor olmam herkese bir şeyler dikebileceğim anlamına gelmeyeceğini herkesin idrak etmesini sağladım.


Bu ağabeyimin, benim çok sevdiğim gömleği.
yine iğrenç bir çekimle karşınızdayım, utanmıyorum da he!
Gömlek sapasağlam, ama sol kolu nedendir bilinmez yıpranmış.
Annem atacaktı bunu "ben ondan elbise yapacağım" dedim attırmadım.
Bir sene dolapta bekledikten sonra ne elbisesi ya, diyerek atacaktım ki, kollarını kısaltmak geldi aklıma.
Aslında elbiseden önce bunun gelmesi gerekmez miydi?
:)


İşte böyle kısalttım, temiz dikiş oldu, keşke iç kısmını da çekseydim.

Ama teşekkür eden oldu mu?
Yooo...

Bugün İstanbul'un havası tam benlik, gelde çıkma dışarı :)