Bu kitabı ikinci kez okuyuşum.
Çok sevdiğimden değil bilakis hiç sevmediğimden.
İlk okuyuşumun üzerinden yaklaşık 15 yıl geçmiş.
O zamanlar çok popülerdi bu kitap, acayip övülüyordu.
Ben de tabii ki okumuş büyük bir hayal kırıklığına uğramıştım. Öyle sevmemişim ki kitap hakkında hiç bir şey bırakmamışım hafızamda. Konusunu bile hatırlamıyorum, sadece hiç sevmediğimi, okurken çok sıkıldığımı hatırlıyordum.
Hala övgülere denk gelince, ikinci kez okumaya karar verdim. Hazır Can Yayınları kapağı da yenilemiş...
Kitap bir anneannenin torununa yazdığı, annesinden, kendisinden, hatalarından bahseden mektuplardan oluşuyor. Bütün bunları yazarken bir yandan çaktırmadan akıl veriyor aslında.
Onlu yaşlarını süren bir genç kızın neden sevmediği çok açık. Neden sevmediğimi anlıyor, kendime hak veriyorum. Şimdi bile anneannemi bu kadar sevmiyor olsam, bu kitaba ikinci bir şans vermeyeceğimi biliyorum. 135 sayfadan oluşsa da kitap, bir çırpıda bitmiyor.
Tamam fena değil ama neden bazı insanların hayatının kitabı olduğunu, bu kitaptan neden çok etkilendiklerini anlamadım. Anlayamıyorum.
Not: Bilgisayarsiz gunlere devam. Taslaklari eritelim bu arada.
yüreğinin götürdüğü yere git etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yüreğinin götürdüğü yere git etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Mart 2014 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)
