seo in guk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seo in guk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2014 Salı

Love Rain

En sonunda başladım diziye.

Başlasam mı başlamasam mı, izlesem mi izlemesem mi?, diye düşünürken o da ne; Seo In Guk mu oynuyormuş bu dizide?! Öyleyse izleyeyim, diyerek başlayıverdim.
Ne yapmışsın bana be çocuk!
Ay hiç de sevmediğim bir roldeydi böyle tiplemeden hallice karakterleri hiç sevmem aslında.
Nerede Reply'deki asalet, nerede Master's Sun'daki karizma?!


Ama Seo'cum bu rolü de güzel oynamış.
Hep diyorum çok iyi oyuncu bu çocuk ^.^


İlk bölüm dizi olduğunu unuttum bir film izliyormuş gibi hissettim. Cidden unuttum dizi olduğunu. Bitince, "aa evet diziydi bu değil mi?", diye kendime geldim. Öyle ciddi bir yapımdı.
Yetmişlerde birbirine aşık olup kavuşamayan çiftin, ikibinlerde çocuklarının tanışıp aşık olması sonra anne ve babalarının birbirlerinin ilk aşkları olduğunu keşfetmeleri, bunun üzerine afallayıp kararsız kalışları..
Dizide yaşanacak olan gelişmeler bunlar.

Dizi hakkında, ilk bölümlerin çok güzel olduğunu sonradan bazı yerlerinin sıktığı, yorumlarını okumuştum. Ondan etkilendiğimden midir bilmem, aynen ilk bölümleri art arda izledim, sonralara doğru biraz tekrara düşmüş gibi hissettim, sıkıldım, derken toparlanıp bitti. Demek ki 20 değil de 16 bölüm olsaymış harika olacakmış.


Oyuncuları çok beğendim genel olarak. Çoğu iki rolde birden oynuyor. İki kişiyi yani. Çok güzel canlandırmışlar ama hal ve hareketler mimikler değişmiş, bilmeseniz, yaw aynı kişi değil bunlar, dersiniz..



Fotoğrafları görünce ne demek istediğimi anladınız sanırım?

Şimdi yazıyı hazırlarken söylemek istediğim çok şey olduğunu fark ettim. Etkileyici sahneler, beğendiğim mutlu olduğum yerler, unutamadıklarım falan. Ama sizi sıkmayacağım yeteri kadar uzattım farkındayım.
Ama benden gelinliğe değinmemi beklersiniz siz bilirim :)


Gelinlik neyse de saça bayıldım. Bayıldım!

29 Mayıs 2014 Perşembe

Some Kind Of Goodbye {Mini Dizi}

Şimdi size öyle bir dizi tanıtımı yapacağım ki, yazıyı okuduktan sonra ilk işiniz diziyi izlemek olacak.
Şey belki bir yorum bırakmak istersiniz. Belki de yorumu izledikten sonra bırakırsınız.
Belli olan bir şey var ki, izleyeceğiniz. Yorum kısmı muallakta :)


Bu dizi 10'ar dakikalık 5 bölümden oluşuyor.
Doğru duydunuz. 10 dk. Ve 5 bölüm.
Bu bir mini dizi değil, mipmini dizi.
İlginizi çeken kısmın bu olması gerektiğini düşünüyorum.
Yoksa bir de konusunu mu merak ediyorsunuz?

Seo In Guk -ki gittikçe artan bir sevgi besliyorum kendisine, uzaylı rolünde. Pek de orijinal bir konu aslında, mini dizi olduğu ve bölümleri ortalama 10 dk sürdüğü için üzüldüm açıkçası.
Mini diziydi madem dakikası fazla olsaydı bari. Dakikası az madem bölüm sayısı fazla olsaydı, demeden edemiyorum.

Uzaylımızın görevi 'insanlar neden ağlar?' sorusuna yanıt bulabilmek.
Vakti ise bir gün ile sınırlı.
Ama bence gerçekten konunun bir önemi yok. Ben sevdim ama sevmeyenler de çok. Anlamayanlar da. 10 dakikalık 5 bölüm sizi cezbetmiyorsa boş verin ^.^
İzlememin üzerinden uzun zaman geçti, acaba yazımı yazdıktan sonra tekrar mı izlesem :D


Bu çocuk çok şahane bir oyuncu.
Her izlediğimde aynı şeyi söyletiyor bana.
Yesin onu ablası ^.^

İlk Reply 1997 dizisinde izlemiştim. Bu dizinin yeri bende ayrı.
Daha sonra Master Sun dizisinde. Bu dizinin ise yeri apayrı :)))

İnşallah benim için gittikçe 'ayrı'laşan işlerde oynamaya devam eder :D

4 Kasım 2013 Pazartesi

Master's Sun


Dizi So Ji Sub'un dizisi olunca, eş zamanlı izlemeyelim, diretmelerimi geri aldım.
Ay ben bi' özlemişim bu adamı, bi' özlemişimmmm...
Bir de dizi şahane çıkmadı mı?
Diziyi izlediğim süre zarfında keyfime diyecek yoktu. Keyfime diyecek yoktu dediğime bakmayın, dizinin gidişatına göre moralim düzelip bozuluyordu.
Çin'den nişanlısıyla geldiğinde depresyona girip sonraki bölümde neyse ki çıktım.
Ve neyse ki bütün bu ruhsal dalgalanmada yalnız değildim.
'Twitter film club'ımız sağ olsun ne yaşadıksa beraber yaşadık :D



Şunu söylemekte yarar var. Ben karanlıktan korkmam. Gece kalkar ışığı falan açmadan mutfağa gider suyumu içebilirim mesela, ya da tuvalete gidebilirim.
Bu dizi romantik komedi olabilir ama içinde hayaletler var. Ve ilk bölümler sanırım tırstım.
Yoksa bir anda evin içinde koşturduğunu gördüğüm çocuğu ve o gece manyak bir kabus görmemi nasıl açıklarım?!

Başroldeki kızı, yani Tae Gong Shil'i canlandıran Gong Hyo Jin'i hiç sevme(zdi)m. Hatta bir üzüldüm bu dizide So Ji Sub'la baş rolde oynayacak diye. Ama bölümler ilerledikçe bayıldım kıza. Nasıl tatlı, nasıl güzel rol yapıyor, hatta bir ara kıyafetleri azcık toparladı sevgim tavan yaptı :)


Joo Joong Won rolünde başkanımız So Ji Sub ise göz dolduruyordu. Allah'ım o mimikler, o her an sanki gülecek ama zor tutuyormuş gibi hali, defol demesi...

İkinci adamımızın hakkını yemeyelim, Reply1997 ile kore dizileri içinde belki de en sevdiğim karaktere hayat veren Seo In Guk vardı. Tabii ki çok tatlı ve centilmendi. Yani sanırım, So Ji Sub'un olmadığı sahneler biraz bulanık bende :P
Yalnız So Ji Sub'un saçı hakkında yorumumu söylemek isterim. Model hoşuma bile gitti ancak bir terslik vardı sanki. Kalıp gibiydi. Güzel bir modelin kötü kesilmiş versiyonuydu adeta.
Sevdiğim insanları eleştirebilmem ne kadar objektif olduğumun bir kanıtı olsa gerek :D



Uzun Lafın kısası bu diziyi izleyelim, izletelim.
Neredeyse Nabrut'un şahane Master's Sun yazısına link vermeden yazıyı sonlandıracaktım. Görselleri de kendisinden temin ettim bu vesileyle teşekkür edeyim. Ona ve diğer club üyelerine ^.^

19 Mart 2013 Salı

Reply 1997 ya da Answer Me

Blogları okuyamıştım, saatlerdir blog geziyorum.
Nasıl yazmak geldi içimden, nasıl?!
Kendi bilgisayarımın başında değilim şuan. Kendi evimde de değilim.
O zaman kendi fotograflarımı kullanmama gerek kalmayacak bir yazı yazabilirim.
Kitap, film ya da dizi olacaktı bu yazı, dizi olsun, dedim.

Şiddetle tavsiye ettiğim bir dizidir!



Özellikler benimle aynı yaş aralığında olan kişilere. Doksanlarda "teenage" olanlara yani ;)

Çok fazla Güney Kore dizisi izledim. İçlerinde çok ama çok sevdiklerim oldu. Daha iyisini izleyemem artık dediklerim de.
Bu diziyi diğerlerinden ayırıyorum, çünkü, en iyisi bu, diyerek diğerlerine haksızlık etmek istemiyorum.
Çok övmeyi de sevmem, övgülerle beklentiyi yükseltip karşı tarafın hayal kırıklığına neden olmak hiç istemem.
Ama daha az övmeye gönlüm razı gelmiyor.

Dizimizin konusu, doksanlar gençliğini anlatıyorsa da, hikaye günümüzde bitiyor.
Komedi de, romantizm de, dostluk da had safhada.


Tabii ki Twitter Film Club etkinliği sayesinde Büşra ve Nabrut ile beraber izledim.
Nabrut'un şahane "Reply 1997" yazısı için tıklayınız. Yazıya yazdığım post uzunluğunda yorum var bir de.
Çorba kısmını atlamasaydı 100 üzerinden 100 verecektim ancak biraz puan kırdım :)
Bu arada LaFea bu diziyi bana dvd yapmıştı ancak teslim alamayınca ben, online izledim iyi mi? :)


Doksanların sonsuza dek süreceğini sanırdım...