Ölüm Adası uzun süredir okuduğum hikayeyi karakterin ağzından anlatan kitaplardan sonra bana ilaç gibi geldi açıkçası.
Artık böyle kitaplar yazmıyorlar mı yoksa, diye endişe eder olmuştum :)
Olayları karakterin değil de yazarın ağzından dinlediğimiz Ölüm Adası kitabının konusu da oldukça orijinal.
Henüz reşit olmamaış ancak suç işlemiş çocukların gönderildiği bir ada burası. Burada 18 yaşını doldurana kadar geliştiklerini, değiştiklerini, uyum sağladıklarını dolayısıyla bir daha suç işlemeyeceklerini kanıtladıktan sonra sabıka kayıtları silinip özgürlüklerine kavuşabilir, ya da çıkıp bir yetişkin gibi cezalarına hapishanede ortamında devam edebilirler.
Her ne kadar suçluların yapmaları gereken basit gözükse de, işler söylenenden biraz daha karışıktır.
Belki de bu adadan çıkış yoktur.
Soluksuz okudum diyebilirim. Acayip sinirlendim hatta.
Çok genel hatlarıyla bahsettim kitabın konusundan ki, muhakkak okuyacaklarınız vardır bu kitabı tadı kaçmasın, benim gibi okudukça keşfedin, keşfettikçe haksızlık karşısında biraz çıldırın istedim :)
Yazar John Dixon, neden bahsettiğini bilen biri. Eski bir boksör, hapishane eğitmeni ve ortaokul öğretmeni. Bu yazarın ilk kitabı.
Harika bir ilk kitap bence..
Sadece biraz daha kısa olsaydı, diye düşünmedim değil. 462 sayfa çok değil aslında ama olaylar olaylar.. Bir an toparlanmayacak sandım :)
Intelligence dizisi bu kitaptan esinlenilmiş ayrıca. Bizim sitelerde bulursa izlemeyi düşünüyorum. Hatta hemen başlayayım :)
macera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
macera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Eylül 2016 Cuma
Ölüm Adası
Etiketler:
2016 okumaları
,
go kitap
,
intelligence
,
john dixon
,
macera
,
Ölüm adası
,
phoenix island
,
roman
,
the royal book club
24 Mart 2014 Pazartesi
Piri Reis'in Sırrı
İsminden de anlaşıldığı üzere pek böyle dallı güllü bir fotoğrafla paylaşılacak bir kitap değil aslında:)
Orijinal ve ilgi çekici bir konu olduğu aşikar:
Piri Reis'in Sırrı.
Piri Reis'i hepimiz tanıyoruz. Günümüz teknolojisiyle mümkün olabilecek bir haritayı bundan 500 yıl kadar önce çizmiş, bu vesileyle amiral rütbesini (Kaptan-ı Derya) almış övünç kaynaklarımızdan biridir. (O şekilde öldürüldüğünü bilmiyordum ama)
Peki sırrı?
Bir restorasyon çalışması sonucu Piri Reis'e ait yazmalar bulununca, bir arkeolog grubu bunu araştırmaya başlar. Bu arada kendilerine yardımcı olabileceğini düşündükleri tarih profesörüyle irtibata geçecekken kaçırıldığını öğrenirler. Piri Reis'in sırrının peşinde olan birileri daha vardır. Ya da sırrı çoktan çözmüş birileri..
Kitap parça parça anlatılıyor Piri Reis ile açılıp, kâh belgelerin bulunduğu ana, kâh tarih profesörünün dersine tanıklık ediyorsunuz. Sadece bunlar değil tabii. Parçaların bir yerde birleşeceğini biliyorsunuz. Yalnız parçaların birleşmesini beklerken kitabı yarılıyorsunuz.
Kitap bence yarısından sonra tam manasıyla açılıp sizi sarıyor.
Diyaloglar sağlam, betimler yerinde.
Böylesi genç bir yazara göre oldukça ustaca denilebilir.
Bu tarz kitaplar sonunda bir not olur genelde. Ya da olmalı bence.
Hani, bunun ne kadarı kurguydu ne kadarı gerçekti, gerçekse kaynakları nelerdi?
Gibi okuyucuyu aydınlatmaya ayrılmış bir sayfa.
Bu kitapta bunun eksikliğini hissettim.
Siz de hissederseniz araştırırsınız benim gibi, yok hissetmezseniz ne âlâ :)
İyi okumalar ^.^
Orijinal ve ilgi çekici bir konu olduğu aşikar:
Piri Reis'in Sırrı.
Piri Reis'i hepimiz tanıyoruz. Günümüz teknolojisiyle mümkün olabilecek bir haritayı bundan 500 yıl kadar önce çizmiş, bu vesileyle amiral rütbesini (Kaptan-ı Derya) almış övünç kaynaklarımızdan biridir. (O şekilde öldürüldüğünü bilmiyordum ama)
Peki sırrı?
Bir restorasyon çalışması sonucu Piri Reis'e ait yazmalar bulununca, bir arkeolog grubu bunu araştırmaya başlar. Bu arada kendilerine yardımcı olabileceğini düşündükleri tarih profesörüyle irtibata geçecekken kaçırıldığını öğrenirler. Piri Reis'in sırrının peşinde olan birileri daha vardır. Ya da sırrı çoktan çözmüş birileri..
Kitap parça parça anlatılıyor Piri Reis ile açılıp, kâh belgelerin bulunduğu ana, kâh tarih profesörünün dersine tanıklık ediyorsunuz. Sadece bunlar değil tabii. Parçaların bir yerde birleşeceğini biliyorsunuz. Yalnız parçaların birleşmesini beklerken kitabı yarılıyorsunuz.
Kitap bence yarısından sonra tam manasıyla açılıp sizi sarıyor.
Diyaloglar sağlam, betimler yerinde.
Böylesi genç bir yazara göre oldukça ustaca denilebilir.
Bu tarz kitaplar sonunda bir not olur genelde. Ya da olmalı bence.
Hani, bunun ne kadarı kurguydu ne kadarı gerçekti, gerçekse kaynakları nelerdi?
Gibi okuyucuyu aydınlatmaya ayrılmış bir sayfa.
Bu kitapta bunun eksikliğini hissettim.
Siz de hissederseniz araştırırsınız benim gibi, yok hissetmezseniz ne âlâ :)
İyi okumalar ^.^
Etiketler:
altın bilek yayınları
,
cenk kayakuş
,
gerilim
,
hakan geda
,
macera
,
piri reis
,
piri reisin sırrı
,
roman
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)
