Yazarın kitabı yazmaya başladığı haberini aldığımdan beri, okumayı bekliyordum bu kitabı.
Sabırsızlıkla bekledim.
Derken yine Everest Yayınlarından ülkemizde çıktı.
Yakıcı bir kitap olacağını bekliyor, okumaya da korkuyordum.
En sonunda ertelemeyi bıraktı(k)m.
Okumayı beklemek bile güzeldi bu kitabı, öyle söyleyeyim.
Afganistan'da başlayan sonra Avrupa ve Amerika'ya da yayılan bir hikaye.
Çocuklukta başlayıp yaşlılıkta biten bir hikaye.
Kitabı okumadan önce konusu hakkında en ufak bir fikrim yoktu desem?..
Tek kelime bilmek istemedim. Yazara güveniyorum ve dahası, beklentimi daha fazla arttırmak acımasızlık olacaktı.
Çok geç okudum ben kitabı, meraklısı zaten okudu veya yorumuma ihtiyacı yok okumak için. Ancak benim anlatmaya ihtiyacım var.
Kitabın başlangıcında ağabey ile kardeş arasındaki bağ, sonrasında gelişenler olaylar burnumu sızlatıyordu. Bu kitap böyle devam ederse dert sahibi olurum, diye düşünmeden edemedim.
Ancak bir yerden sonra kitap başlardaki etkisini kaybetti bence. Özellikle çok merak ettiğim "Peri" kısmındaki anlatımdan hiç hoşnut kalmadım. Oradaki anlatım kitabın tümüyle uyuşmuyor dikkat ettiyseniz.
Farklı farklı insanların hayatları ve anlatımları girince araya bir çok hikaye yarım kalmış gibi ayrıca.
Ama sonu..
Ben mi çok etkilendim yoksa siz de benim gibi salya sümük ağladınız mı?
Ben bir ara göz yaşlarımdan satırları okuyamadım.
Khaled Hosseini'nin önceki kitaplarıyla kıyaslamak doğru mu bilmiyorum, ancak insan kıyaslıyor illa ki. Diğer iki kitabın daha güzel olması, bu kitabı daha kötü yapmıyor ama.
(Vaktiyle "Uçurtma Avcısı" ve "Bin Muhteşem Güneş"i de yorumlamıştım)
Kitap okuma partnerim, dramadan köşe bucak kaçan Nabrut çok ağladı onu biliyorum da, neler yazdı acaba?
Not: Neredeyse Khaled Hosseini'nin eşi Roya' ya teşekkür etmeyi unutacaktım.
Sağol Roya! Sen olmasan Khaled bu kitabın ilk paragrafta öleceğini söylüyor. Teşekkürler...
khaled hosseini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
khaled hosseini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Şubat 2014 Pazartesi
10 Kasım 2010 Çarşamba
Bir Muhteşem Kitap
İrma geçenlerde severek yanıtlayacağım bir mim yollamış.
Derken aynı mimi Ozzeinep te yollayınca geç kalmadan yazmam gerektiğinin ayrımsadım.
Gözlerimiz kapalı kütüphaneden bir kitap seçiyoruz..
Bin Muhteşem Güneş..

Onu aldığımız zamana gidiyoruz..
Hımmm..
Aslında kitap almamam gereken bir dönemdi, okunmayı bekleyen çok kitabım vardı.
Ama bir kere kitapçıya girmiştim.
Önce Uçurtma Avcısını aldım elime sonra "Bu yazarın bir kitabı daha varmış" dedim.
Adam, 'Bin Muhteşem Güneş'i verdi elime , incelemeye başladım.
tam parayı ödeyeceğim,
"Kitabım kitabım yok" diye bir telaş aldı beni, deli gibiyim "ayy, nerde ya, kim aldı?" falan derken, satıcı dehşetengiz gözlerle bana bakınca sakinleştim ve koltuğum altına sıkıştırdığım kitabı farkettim:))
Hayır parası ödenmemiş bir kitap için neden bu kadar yaygara kopardıysam artık.. :)
55. sayfadan bir paragrafla mim görevini yerine getirmiş olacağım.
...
"Hiç aklımdan... " diye başladı Meryem. Sonra kocaman bir taşın boğazını tıkadığını hissedince, susmak zorunda kaldı. "Çekip gitmemden önce bana söyledikleri hiç aklımdan çıkmıyor. Dedi ki..."
...
Kitabın ismini duyunca bile gözlerim doluyordu bir zaman öncesine kadar.
Şimdi şu paragrafı yazmasaydım daha iyi olurdum :(
Hala okumamışlar varsa cidden tavsiye edeceğim bir kitaptır.
Mimi Kitap Kurdum'a ve geçenlerde kütüphanesini görüp hayıflandıgım Cep Aynasına gönderiyorum.
Yorum kısmına istediğiniz 'kitap satın alma' anılarınızı yazabilirsiniz ama ;)
Derken aynı mimi Ozzeinep te yollayınca geç kalmadan yazmam gerektiğinin ayrımsadım.
Gözlerimiz kapalı kütüphaneden bir kitap seçiyoruz..
Bin Muhteşem Güneş..
Onu aldığımız zamana gidiyoruz..
Hımmm..
Aslında kitap almamam gereken bir dönemdi, okunmayı bekleyen çok kitabım vardı.
Ama bir kere kitapçıya girmiştim.
Önce Uçurtma Avcısını aldım elime sonra "Bu yazarın bir kitabı daha varmış" dedim.
Adam, 'Bin Muhteşem Güneş'i verdi elime , incelemeye başladım.
tam parayı ödeyeceğim,
"Kitabım kitabım yok" diye bir telaş aldı beni, deli gibiyim "ayy, nerde ya, kim aldı?" falan derken, satıcı dehşetengiz gözlerle bana bakınca sakinleştim ve koltuğum altına sıkıştırdığım kitabı farkettim:))
Hayır parası ödenmemiş bir kitap için neden bu kadar yaygara kopardıysam artık.. :)
55. sayfadan bir paragrafla mim görevini yerine getirmiş olacağım.
...
"Hiç aklımdan... " diye başladı Meryem. Sonra kocaman bir taşın boğazını tıkadığını hissedince, susmak zorunda kaldı. "Çekip gitmemden önce bana söyledikleri hiç aklımdan çıkmıyor. Dedi ki..."
...
Kitabın ismini duyunca bile gözlerim doluyordu bir zaman öncesine kadar.
Şimdi şu paragrafı yazmasaydım daha iyi olurdum :(
Hala okumamışlar varsa cidden tavsiye edeceğim bir kitaptır.
Mimi Kitap Kurdum'a ve geçenlerde kütüphanesini görüp hayıflandıgım Cep Aynasına gönderiyorum.
Yorum kısmına istediğiniz 'kitap satın alma' anılarınızı yazabilirsiniz ama ;)
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)
