Derken aynı mimi Ozzeinep te yollayınca geç kalmadan yazmam gerektiğinin ayrımsadım.
Gözlerimiz kapalı kütüphaneden bir kitap seçiyoruz..
Bin Muhteşem Güneş..
Onu aldığımız zamana gidiyoruz..
Hımmm..
Aslında kitap almamam gereken bir dönemdi, okunmayı bekleyen çok kitabım vardı.
Ama bir kere kitapçıya girmiştim.
Önce Uçurtma Avcısını aldım elime sonra "Bu yazarın bir kitabı daha varmış" dedim.
Adam, 'Bin Muhteşem Güneş'i verdi elime , incelemeye başladım.
tam parayı ödeyeceğim,
"Kitabım kitabım yok" diye bir telaş aldı beni, deli gibiyim "ayy, nerde ya, kim aldı?" falan derken, satıcı dehşetengiz gözlerle bana bakınca sakinleştim ve koltuğum altına sıkıştırdığım kitabı farkettim:))
Hayır parası ödenmemiş bir kitap için neden bu kadar yaygara kopardıysam artık.. :)
55. sayfadan bir paragrafla mim görevini yerine getirmiş olacağım.
...
"Hiç aklımdan... " diye başladı Meryem. Sonra kocaman bir taşın boğazını tıkadığını hissedince, susmak zorunda kaldı. "Çekip gitmemden önce bana söyledikleri hiç aklımdan çıkmıyor. Dedi ki..."
...
Kitabın ismini duyunca bile gözlerim doluyordu bir zaman öncesine kadar.
Şimdi şu paragrafı yazmasaydım daha iyi olurdum :(
Hala okumamışlar varsa cidden tavsiye edeceğim bir kitaptır.
Mimi Kitap Kurdum'a ve geçenlerde kütüphanesini görüp hayıflandıgım Cep Aynasına gönderiyorum.
Yorum kısmına istediğiniz 'kitap satın alma' anılarınızı yazabilirsiniz ama ;)