Ve nihayet bu kitabı okuyabildim!
Alalı o kadar uzun süre oldu ki..
Neden aldığımız bütün kitapları okumaya vakit bulamıyoruz. Halbuki alırken acayip ama acayip hevesli olmuyor muyuz? Bir an önce okumak için sabırsızlanmıyor muyuz?
Bu kitapla beraber Jane Austen'ın tüm kitaplarını okumuş oldum ki bu da benim seneler evvelki hedefimdi.
Northanger Manastırı bana diğer kitaplarından farklı geldi. Doğrusunu söylemek gerekirse onlar kadar da sevemedim. Ama güzeldi. Gerçi ilk kitabı bu sanırım ve ona rağmen çok kuvvetli cümleler, ironi dolu sivri bir dil hakim. İlk kitabıysa ki öyle olduğunu hatırlıyorum oldukça iddialı. Bu açıdan bakınca hayranlık uyandırıcı. Bir de yazar hanım romanda yer yer dönüp bize hitap ediyordu ki, o kısımlar bana büyüleci geldi ♥
Seviyorum kız ben Jane'i
Başkahramanımız Catherine oldukça saf, iyi niyetli ve deneyimsiz olunca beni yer yer tabii sinir etti. Klasik balolar, ev davetleri, Bath'e gitmeler, sığ insanlar, derinliği olan papazlar ki bu kitapta bu Henry idi ve Henry kitap okumayı seven, yer yer yarım sayfalık cümleler kuran ve Catherine'in sevdiği kişi. Aslında arada Henry'nin ilgisini de görmek güzel olurdu.
Sonu ve arada olan bazı şeyler tahmin edilebilir olsa da bazı şeylerin nedeni kestirememek de kitabın güzel yanlarındandı.
Bir sonraki kitabımızda görüşmek üzere..
jane austen fans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jane austen fans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Nisan 2018 Pazartesi
3 Mayıs 2016 Salı
Aşk Ve Arkadaşlık
Bu kitabı ilk youtube kanalında birinde görmüştüm.
Jane Austen'ın bu isimde bir kitabı olduğunu bilmiyordum, nasıl olurdu? dedim bir kez daha.
Lady Susan'da da böyle bir dumur yaşamıştım hatırlarsınız.
Bu ara çok fazla kitap okuyamıyorum ama bu ince bir kitaptı gittiğim her yere yanımda götürmek suretiyle zaman buldum denebilir.
Lady Susan gibi mektuplar şeklinde ilerliyor.
Jane Austen'ın 14 yaşında yazmış bu kurguları. Klasik bir Jane Austen kitabı elbette değil. Hatta Lady Susan ayarında bile değil kitap.
Ancak ne bileyim işte, yani sevdiğiniz bir yazarın bilmediğiniz bir kitabı olduğunu öğrenince ne kadar benimserseniz o kadar benimsedim bu kitabı da.
Bir de ben bunları, yani bu haberim olmadığı ve şimdi Türkçeye çevrilen bu kitapları bir hediye olarak görüyorum.
Ve bence tamam diğer kitaplarıyla mukayese edilmez ve 14 yaşında falan ama yine de güçlü kaleminin sinyallerini veriyor.
Dürüstçe söylemek gerekirse Jane Austen hayranlarını alakadar eden ve yine onların "kitaplığımda olmalı" diyeceği bir kitap, diğerlerini kesmez.
Bir de kitabın başında Jane Austen'ın hayatını anlatan kısa bir paragraf var ki.. hep yanlış. Bir an "acaba başka bir Jane Austen mı?" bile dedim.
Düzelirse iyi olur kanaatindeyim, naçizane okur yorumu ^.^
Jane Austen'ın bu isimde bir kitabı olduğunu bilmiyordum, nasıl olurdu? dedim bir kez daha.
Lady Susan'da da böyle bir dumur yaşamıştım hatırlarsınız.
Bu ara çok fazla kitap okuyamıyorum ama bu ince bir kitaptı gittiğim her yere yanımda götürmek suretiyle zaman buldum denebilir.
Lady Susan gibi mektuplar şeklinde ilerliyor.
Jane Austen'ın 14 yaşında yazmış bu kurguları. Klasik bir Jane Austen kitabı elbette değil. Hatta Lady Susan ayarında bile değil kitap.
Ancak ne bileyim işte, yani sevdiğiniz bir yazarın bilmediğiniz bir kitabı olduğunu öğrenince ne kadar benimserseniz o kadar benimsedim bu kitabı da.
Bir de ben bunları, yani bu haberim olmadığı ve şimdi Türkçeye çevrilen bu kitapları bir hediye olarak görüyorum.
Ve bence tamam diğer kitaplarıyla mukayese edilmez ve 14 yaşında falan ama yine de güçlü kaleminin sinyallerini veriyor.
Dürüstçe söylemek gerekirse Jane Austen hayranlarını alakadar eden ve yine onların "kitaplığımda olmalı" diyeceği bir kitap, diğerlerini kesmez.
Bir de kitabın başında Jane Austen'ın hayatını anlatan kısa bir paragraf var ki.. hep yanlış. Bir an "acaba başka bir Jane Austen mı?" bile dedim.
Düzelirse iyi olur kanaatindeyim, naçizane okur yorumu ^.^
26 Haziran 2015 Cuma
Leydi Susan
Geçtiğimiz günlerde bahsettiğim, beni çok heyecanlandıran Jane Austen'ın kitabını yorumlamakta sıra.
Leydi Susan kitabının yazarını fark edince heyecanlandım. Konusunu okuyunca heyecanlandım. Daha önce türkçeye çevrilmemiş olduğunu duyunca heyecanlandım.
Kargom gelince heyecanlandım, elime alında heyecanlandım...
Benim için önemli bir kitap anlayacağınız.
Kitap diğer Jane Austen kitaplarından farklı.
Mektuplaşma seklinde ilerliyor. Olayları ve karakterleri insanların birbirlerine yazdıkları mektuplardan öğreniyorsunuz.
İlk başlarda insanları tanımakta zorlandıysam da, ara vermeden okumanın verdiği avantaj ile çabuk adapte oldum.
Leydi Susan güzel bir dul. Tatlı dili sayesinde birçok erkek avucunda. Ama burada anlatan yazar olmadığı için en başından itibaren o tatlı diline kanmıyorsunuz, yer yer samimi arkadaşına da yazıp gerçek yüzünü gösteriyor.
Çok tatlı, kibar ve naif olmasına rağmen devamlı aşağıladığı bir kızı var. Evlenmek istemediği biriyle evlendirmek istiyor ki amcası ve yengesi olmasa o işi de çoktan hallederdi Leydi Susan.
Eltisi tabii ki onun sözlerine, yalanlarına, dolanlarına kanmıyor ama gel gör ki erkek kardeşi...
Biriniz beni susturabilir mi? Zira kitabın tamamını anlatacağım. :)
Diğer kitaplarından farklı olarak, kitap mektuplaşma şeklinde ilerlediğinden karakterlere bağlanmıyorsunuz. Ama olay örgüsü, kötü gözüken iyiler, iyi gözüken kötüler, döndürülen dolaplar vb bakımından aynı. Bir de çok sade gibi gözüken arada sizi can evinizden vuran cümleler bakımından tanıdık.
Aradığımız da bu değil mi sanki?
Leydi Susan kitabının yazarını fark edince heyecanlandım. Konusunu okuyunca heyecanlandım. Daha önce türkçeye çevrilmemiş olduğunu duyunca heyecanlandım.
Kargom gelince heyecanlandım, elime alında heyecanlandım...
Benim için önemli bir kitap anlayacağınız.
Kitap diğer Jane Austen kitaplarından farklı.
Mektuplaşma seklinde ilerliyor. Olayları ve karakterleri insanların birbirlerine yazdıkları mektuplardan öğreniyorsunuz.
İlk başlarda insanları tanımakta zorlandıysam da, ara vermeden okumanın verdiği avantaj ile çabuk adapte oldum.
Leydi Susan güzel bir dul. Tatlı dili sayesinde birçok erkek avucunda. Ama burada anlatan yazar olmadığı için en başından itibaren o tatlı diline kanmıyorsunuz, yer yer samimi arkadaşına da yazıp gerçek yüzünü gösteriyor.
Çok tatlı, kibar ve naif olmasına rağmen devamlı aşağıladığı bir kızı var. Evlenmek istemediği biriyle evlendirmek istiyor ki amcası ve yengesi olmasa o işi de çoktan hallederdi Leydi Susan.
Eltisi tabii ki onun sözlerine, yalanlarına, dolanlarına kanmıyor ama gel gör ki erkek kardeşi...
Biriniz beni susturabilir mi? Zira kitabın tamamını anlatacağım. :)
Diğer kitaplarından farklı olarak, kitap mektuplaşma şeklinde ilerlediğinden karakterlere bağlanmıyorsunuz. Ama olay örgüsü, kötü gözüken iyiler, iyi gözüken kötüler, döndürülen dolaplar vb bakımından aynı. Bir de çok sade gibi gözüken arada sizi can evinizden vuran cümleler bakımından tanıdık.
Aradığımız da bu değil mi sanki?
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)


