bu sene içinde okunmadık jane austen kitabı bırakmamayı hedefliyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bu sene içinde okunmadık jane austen kitabı bırakmamayı hedefliyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2018 Pazartesi

Northanger Manastırı

Ve nihayet bu kitabı okuyabildim!
Alalı o kadar uzun süre oldu ki..
Neden aldığımız bütün kitapları okumaya vakit bulamıyoruz. Halbuki alırken acayip ama acayip hevesli olmuyor muyuz? Bir an önce okumak için sabırsızlanmıyor muyuz?

Bu kitapla beraber Jane Austen'ın tüm kitaplarını okumuş oldum ki bu da benim seneler evvelki hedefimdi.
Northanger Manastırı bana diğer kitaplarından farklı geldi. Doğrusunu söylemek gerekirse onlar kadar da sevemedim. Ama güzeldi. Gerçi ilk kitabı bu sanırım ve ona rağmen çok kuvvetli cümleler, ironi dolu sivri bir dil hakim. İlk kitabıysa ki öyle olduğunu hatırlıyorum oldukça iddialı. Bu açıdan bakınca hayranlık uyandırıcı. Bir de yazar hanım romanda yer yer dönüp bize hitap ediyordu ki, o kısımlar bana büyüleci geldi ♥
Seviyorum kız ben Jane'i
Başkahramanımız Catherine oldukça saf, iyi niyetli ve deneyimsiz olunca beni yer yer tabii sinir etti. Klasik balolar, ev davetleri, Bath'e gitmeler, sığ insanlar, derinliği olan papazlar ki bu kitapta bu Henry idi ve Henry kitap okumayı seven, yer yer yarım sayfalık cümleler kuran ve Catherine'in sevdiği kişi. Aslında arada Henry'nin ilgisini de görmek güzel olurdu.
Sonu ve arada olan bazı şeyler tahmin edilebilir olsa da bazı şeylerin nedeni kestirememek de kitabın güzel yanlarındandı.

Bir sonraki kitabımızda görüşmek üzere..

3 Mayıs 2016 Salı

Aşk Ve Arkadaşlık

Bu kitabı ilk youtube kanalında birinde görmüştüm.
Jane Austen'ın bu isimde bir kitabı olduğunu bilmiyordum, nasıl olurdu? dedim bir kez daha.
Lady Susan'da da böyle bir dumur yaşamıştım hatırlarsınız.

Bu ara çok fazla kitap okuyamıyorum ama bu ince bir kitaptı gittiğim her yere yanımda götürmek suretiyle zaman buldum denebilir.
Lady Susan gibi mektuplar şeklinde ilerliyor.

Jane Austen'ın 14 yaşında yazmış bu kurguları. Klasik bir Jane Austen kitabı elbette değil. Hatta Lady Susan ayarında bile değil kitap.
Ancak ne bileyim işte, yani sevdiğiniz bir yazarın bilmediğiniz bir kitabı olduğunu öğrenince ne kadar benimserseniz o kadar benimsedim bu kitabı da.
Bir de ben bunları, yani bu haberim olmadığı ve şimdi Türkçeye çevrilen bu kitapları bir hediye olarak görüyorum.
Ve bence tamam diğer kitaplarıyla mukayese edilmez ve 14 yaşında falan ama yine de güçlü kaleminin sinyallerini veriyor.
Dürüstçe söylemek gerekirse Jane Austen hayranlarını alakadar eden ve yine onların "kitaplığımda olmalı" diyeceği bir kitap, diğerlerini kesmez.

Bir de kitabın başında Jane Austen'ın hayatını anlatan kısa bir paragraf var ki.. hep yanlış. Bir an "acaba başka bir Jane Austen mı?" bile dedim.
Düzelirse iyi olur kanaatindeyim, naçizane okur yorumu ^.^

26 Haziran 2015 Cuma

Leydi Susan

Geçtiğimiz günlerde bahsettiğim, beni çok heyecanlandıran Jane Austen'ın kitabını yorumlamakta sıra.
Leydi Susan kitabının yazarını fark edince heyecanlandım. Konusunu okuyunca heyecanlandım. Daha önce türkçeye çevrilmemiş olduğunu duyunca heyecanlandım.
Kargom gelince heyecanlandım, elime alında heyecanlandım...
Benim için önemli bir kitap anlayacağınız.

Kitap diğer Jane Austen kitaplarından farklı.
Mektuplaşma seklinde ilerliyor. Olayları ve karakterleri insanların birbirlerine yazdıkları mektuplardan öğreniyorsunuz.
İlk başlarda insanları tanımakta zorlandıysam da, ara vermeden okumanın verdiği avantaj ile çabuk adapte oldum.

Leydi Susan güzel bir dul. Tatlı dili sayesinde birçok erkek avucunda. Ama burada anlatan yazar olmadığı için en başından itibaren o tatlı diline kanmıyorsunuz, yer yer samimi arkadaşına da yazıp gerçek yüzünü gösteriyor.
Çok tatlı, kibar ve naif olmasına rağmen devamlı aşağıladığı bir kızı var. Evlenmek istemediği biriyle evlendirmek istiyor ki amcası ve yengesi olmasa o işi de çoktan hallederdi Leydi Susan.
Eltisi tabii ki onun sözlerine, yalanlarına, dolanlarına kanmıyor ama gel gör ki erkek kardeşi...
Biriniz beni susturabilir mi? Zira kitabın tamamını anlatacağım. :)

Diğer kitaplarından farklı olarak, kitap mektuplaşma şeklinde ilerlediğinden karakterlere bağlanmıyorsunuz. Ama olay örgüsü, kötü gözüken iyiler, iyi gözüken kötüler, döndürülen dolaplar vb bakımından aynı. Bir de çok sade gibi gözüken arada sizi can evinizden vuran cümleler bakımından tanıdık.
Aradığımız da bu değil mi sanki?

22 Nisan 2013 Pazartesi

Akıl Ve Tutku

Kitap çekilişimiz devam ederken bir kitap yorumunun iyi olacağı kanaatindeyim.

Jane Austen'in en popüler kitabı, desem doğrudur sanırım bu kitap için.
Okumayı çok istediğim ancak bulamadığım kitaplardan biriydi.

Hala basımı varken alın bence, çünkü basılıyor bir ara bulabiliyorsunuz, sonra tekrar ulaşılmaz oluyor.


Öncelikle kapak tasarımıyla bir kaç kelam etmek isterim.
Sevgili Olimpos Yayınları..
Tamam; kitabı basmışsınız, güzel indirimlerle de bize sunuyorsunuz, ama "Dünya Aşk Klasikleri" ne demek?!
Bugüne kadar böyle bir kategori duymamıştım, Jane Austen'ın birçok kitabı dünya klasikleri arasındadır.

Ya kapağa ne demeli? Bana ticari bir kaygıyla tarihi romans havası verilmek istenmiş gibi geldi - ki iki yüzyıl önce yazılmış bir kitaba böyle bir anlam yüklemek.. nasıl desem.. saçma.

Ama işte tam metin diyor, fiyat uygun, çeviri de güzel.

Bu kitapta Jane Austen iki kardeşi, iki kardeşin başına gelen olaylar karşısındaki tutumlarını anlatıyor ki birinin aklı diğerinin tutkuyu temsil ettiğini söylemek yanlış olmaz. İlk başlarda ismini Elinor ve Marianne olarak düşünse de kitap günümüze akıl ve tutku (veya kül ve ateş) şeklinde geliyor.
Orjinal ismi "Sense and Sensibility" olduğunu da yazalım.

Ben, bir Jane Austen sever olarak, kitabı beğendiğimi söylemeliyim. İlk yazdığı kitap olmamasına karşın ilk basılmasına şaşırmadım. Olaylar önceki kitaplarıyla kıyaslandığında daha kapsamlı ve düşündürücü.

Bu kitapla beraber yazarın yazdığı altı kitaptan okumadığım sadece iki tane kaldı.
Onları da dediğim gibi bulmak zor.. Mümkünse güzel kapaklı ve güzel bir çeviriyle okumak istiyorum.

27 Ocak 2012 Cuma

Hafta Sonu Ne Yapacağınızı Biliyorum

Film izleyeceksiniz!
Eveeet bunu hissediyorum :D
Ben de size bir kaç film önerisi sunmak istiyorum.
Hem de Jane Austen kitap uyarlaması olan bu filmler güzel alternatif olacak nitelikte.

                                                                            Emma

Önce kitabını okudum.
Sonra dizisini izledim ve şimdi de filmini izledim.
 Üçünde de Emma'ya bir güzel gıcık oldum.
 Daha da Emma hakkında bir şey okumak izlemek-istemiyorum :)
Ama belli olmaz; Gwyneth Paltrow'un oynadığı Emma kaldı, sanırım onu da izleyip ondan sonra böyle demeliyim :D

Emma'ya gıcıklığım güzel bir uyarlama olduğunun da göstergesi. İzleyebilirsiniz yani ;)
Yalnız benim bildiğim Emma, sarışındı! :/

                                                             Mansfield Park

Kitabını okumak için beklerken, dayanamayıp izlediğim, izlerken ara ara dondurup 'önce okusa mıydım?' dediğim, çünkü karakterleri bir türlü oturtmakta zorlandığım bir filmdi.[buradaki cümle özellikle devrik bırakıldı (: ]
Başroldeki kızı 'Doctor Who'dan tanıyordum.
O karaktere yakıştıramadım. Daha güzel bir kız bulabilirlerdi diye düşündüm hep :D
Filmi kitapla kıyaslayamıyorum ama fena film değildi.
Filmini izledikten sonra kitabını okuyasım geçer sanıyordum. Geçmedi. :)

Konusunda gelince: Kuzenlerinin- yanına neden bilmiyorum- gönderilen bir çocuk. Filmde anlaşılmıyor kitapta belki anlatılıyordur, Orda büyüyor resmen, bir iki günlüğüne değil oraya evlatlık verilmiş gibi ama aileden biri ama yardımcıları gibi.
Bizdeki besleme gibi ama birbirlerine karşı hep nazikler tabii.. :D
Tabii Jane Austen'dan bahsediyoruz illa ki ölçülü bir aşk olması gerekir değil mi?

Ayy lanet olsun ne biçim anlattım filmi :D

                                                      Northanger Abbey


Bu filmi o kadar sevdim ki!
Kitabını okumak için sabırsızlanıyorum. Mr. Tilney harika! :)
Catherine Morland rolünde izlediğimiz isminin sonradan Felicity Jones olduğunu öğrendiğim esas kız, o kadar Selfet'e benziyordu ki anlatamam! :)
Konusunu anlatmıyorum. Teşekkür ettiğinizi duyar gibiyim :)