bir cihan kafes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bir cihan kafes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2019 Cumartesi

Kalbimin Can Mayası

Bir Cihan Kafes
Unutursun
Üç Kız Kardeş

İclal Aydın'ın dördüncü romanı hakkındaki yazımı okumadan evvel öncekileri okumak isterseniz, yukarıdaki linkleri tıklayarak o yazılara ulaşabilirsiniz.
Ama yok ben onları önceden okudum diyorsanız devam edelim.


Üç Kız Kardeş devam edeceğinin sinyalini vererek bitmişti hatırlarsanız.
Ooo Türkan'ın hayatı incelenecek herhalde ama öyleyse keşke bu kitapta hiç değinmeseydi, diye düşündüğümü çok net hatırlıyorum. Çünkü bir kitaplık bir hikayeydi aslında onun da yaşadıkları.
Ama kitap Rüçhan Hanım ve Defne karşılaşmasıyla değil bir gazete yazısıyla başlıyor.
Hikaye güzel ama asla anlamadım bu yan hikayenin gerekliliğini. Neticede Türkan artık evli.
Kitap aynı yazarın köşe yazısıyla da bitiyor bu arada.
Neyse hemen sonrasında tanıdık karakterler çıkıyor karşımıza. Üç Kız Kardeş ile tanıştığımız karakterlerin hayatında neler olmuş neler bitmiş diye okumaya başlıyoruz. Biraz ondan biraz bundan.
Karakterler giderek arttığından sadece birinin hikayesi odakta olmuyor aslında.

Nasıl anlatsam ya çok eleştirmeden ama..

Beni tam da bu yüzden pek sarmadı aslında. Hepsinden biraz bahsedeceğim derken çok gereksiz bölümler eklenmiş, bazı kısımlar zorlama olmuş gibi hissettim. Mesela Dönüş ve Serdar'ın... spoiler olacak ama söyleyeyim mi? Ne gerek vardı kısaca o bölüme?
Hatta umarım devam etmez bu seri diye düşündüm.
Bir de şey vardı bu kitapta bak, diğer kitaplarda olmayan. Birden bakıyorsun bir olay olmuş hayda ben mi kaçırdım bu ne zaman oldu deyip devam ederken hee diyorsun böyle mi olmuş olayı kavrıyorsun ama belki de çok endişelendirecek belki çok duygulandıracak sahneleri üstün körü geçiyorsun. Kitap teslim süresini de geciktirmişti İclal Aydın acaba sıkıştırdılar da kadıncağız rahat rahat yazamadı mı? Bunu da düşündüm valla.

Ve sondaki -isim vermeyeyim hadi spoiler olmasın diye ama- birini anma töreni bana yabancı filmlerde gördüğümüz cenaze törenlerini anımsattı. Düğünlerimiz bitti cenazelerimizde artık ecnebiler gibi olacak sanırım. Bu kitapla başladık buna bence. Halbuki bu sahne çok gerekli idiyse şöyle bir şey; kalabalık bir akşam yemeğinde birden bir türkü/şarkı çalsa, oradakilere onu hatırlatsa başlasalar ondan bahsetmeye kah duygusal kah komik anılar paylaşsalardı, bizim karakterlere çok daha iyi gitmez miydi?.
Benim düşüncem bunlar tabii.
Bir diğer düşüncem de şu. İlle devam edecekse sıradaki hikaye Feride'nin olsun ♥

11 Eylül 2018 Salı

Üç Kız Kardeş

Bu kitabı aylar önce okudum ama aklımda buna video çekmek vardı.
Video çekmek anca kısmet oldu. O yüzden bu kadar gecikti. Yoksa hemen yorumlamak isterdim.
Bu video benim için çok önemli, umarım siz de izler ve beğenirsiniz.



Aslında kitaba dair daha çok söylenecek şeyler var ama yeter sanırım bu kadar.
Size de söylenecek sözler bırakmalıyım diye düşünüyorum.

Kitap hakkında ya da değil, bu video hakkındaki görüşlerinizi çoook ama çok merak ediyorum. Çok merak ediyorum!
Bilmem anlatabildim mi? Yazın bana yani ;)

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Unutursun Albümü ♥

İclal Aydın...
Evet gene konumuz O.
Bir Cihan Kafes'ten sonra iyice perçinleşti ya sevgim, sevmeyen okumayan kalmasın istiyorum.
Unutursun albümü çıktı şimdi de.
Unutursun Türkiye'de ilk defa bir albümün soundtracki olma özelliği taşıyor.


Albümün tamamını henüz dinleyemedim ama "unutamam seni"yi döne döne dinledim. 
Aramızda kalsın ama ağlattı yine beni.
Bu romanın kadınları beni ne kadar etkilemiş ya. 

Albümü online olarak dinleyebileceğiniz linkleri bırakmaya geldim aslında buraya bugün, bu yoğulukta. Kitabı okumayanların benim kadar etkilenmeyeceğini biliyorum. Ama benim gibi ağlaya ağlaya okuyanlar dinlerken heba olmaya hazır olsun.

"Unutursun"un kahramanlarına ses veren şarkıların İclal Aydın'ın şiirsel metinleriyle harmanlandığı albümün konuk yorumcuları ise; Cem Adrian, Ceren Çağatay, Cihan Mürtezaoğlu, Ender Balkır, Gökçe Bekaroğlu, Gökçe Kılınçer, Koray Avcı, Mümin Sarıkaya, Rubato.


“Unutursun” Albüm 
1- Gün Gelir De - İCLAL AYDIN / Unutursun Diye Feat. CİHAN MÜRTEZAOĞLU
2- İkimize Kalan - İCLAL AYDIN / Ayrılmalıyız Artık Feat. GÖKÇE BEKAROĞLU
3- O Eski Şarkı - İCLAL AYDIN / Unutamam Seni Feat. KORAY AVCI  👉favorim 
4- Hiç Kimsenin - İCLAL AYDIN / Altın Tasta Gül Kuruttum Feat. CEREN ÇAĞATAY
5- Bir Servi Diktim - İCLAL AYDIN / Şu Karşıki Dağda Feat MÜMİN SARIKAYA
6- Unutulan Sardunya - İCLAL AYDIN / Kimseye Etmem Şikayet (Enstrümantal)
7- Solarken - İCLAL AYDIN / Sarardım Ben Sarardım Feat. RUBATO
8- Yara - İCLAL AYDIN / El Çek Tabip El Çek Feat. ENDER BALKIR
9- Nişan - İCLAL AYDIN / Yüce Dağ Başında (Enstrümantal)
10- Elveda Toprağım - İCLAL AYDIN / Çanakkale Türküsü Feat. CEM ADRIAN
11- Bir Cihan Kafes - İCLAL AYDIN / Bölemedim Felek İle Kozumu Feat. GÖKÇE KILINÇER
12- Göç - İCLAL AYDIN / Çubuğum Yok (Enstrümantal)

15 Mart 2017 Çarşamba

Unutursun

Gelelim haftalardır dilimde olan kitaba.
Önce çıkmasını bekledim sonra verdiğim siparişin kargosunu.
Kavuşunca ne kadar mutlu oldum tahmin edersiniz.
Nihayet okudum ve bloga yorum bile yazıyorum.

Aslında bu kitap için video hazırlamıştım. Tekrar aynı şeyleri söylemek istemiyorum. En iyisi videoyu paylaşayım ilgilenen videoyu izlesin.

Videomda hem Bir Cihan Kafesi yorumladım hem Unutursun'u, hem de ikisini karşılaştırdım.



Yeri gelmişken YouTube kanalıma abone olun.😂
Sevgili İclal Aydın, gelecek kitaplarını da merakla ve ilgiyle bekliyorum.

8 Mart 2017 Çarşamba

Yeniden; Bir Cihan Kafes

Şubatın dördünde İclal Aydın'ın son kitabı çıktı, meraklası zaten biliyor.
Şubatta yeni kitabın geleceğini ve yeni kitabın öncekiyle alakası olduğunu öğrendiğimde, Bir Cihan Kafesi tekrar okumalıyım, dedim.
Sevdiğim bir filmi tekrar izlerken de, sevdiğim bir kitabı okurken de çok tereddüt ederim: Ya beğenmezsem! Ya yıkılırsa kalbimdeki tahtı?! diye.
Biraz garip biriyim herhalde. Ama emin değilim belki aranızda benim gibi hissedenler de vardır.

Kesinlikle ikinci sefer okuduğumda bu kadar etkilenmeyi beklemiyordum. Neticede hikayeyi biliyorum. O zamanki ruh halimle de alakalı olabilir ama ben bir akşam bi' başladım..
Hem ağlıyorum hem okuyorum. Ama nasıl var ya!.. Hüngür hüngür!
İlk okuduğumda gerçekten boğazıma taşlar dizilmişti. Etkileniyordum ama bir yandan da karışık olay örgüsünü çözmeye, kim kimin nesi anlamaya çalışıyordum. E bu okuyuşumda biliyorum. Tanıdığım kişilerin hayatıydı sanki ve ben bir türlü susmuyordum.
Kitabın yarısında biraz ara verdim. Gözler şiş. Yoksa bir gecede bitirebilirdim ama bunu kendime yapmak istemedim.
Ve çok ilginç: Ben unutmuşumdur, devam kitabını okurken zorlanmayayım diye tekrar okumak istedim ama, o kadar iyi hatırlıyordum ki olayları. O beğendiğim sözleri.
Hafızam da korkunç zayıftır aslında. Ama bu kitabı hatırlıyordum.

Kitabı tekrar okuduğum halde bu kadar keyif almam ve etkilenmem çok değişik geldi bana. O yüzden şimdi fırsat buldukça sevdiğim kitapları geri dönüp okumak istiyorum.
Tekrar tekrar aynı kitapları okuyanlar garip gelirdi bana mesela önceden. Hayat işte, başkası yaparken tuhaf gelen şeyleri bir gün sen de yapıyorsun.

Mesela şu an bir taraftan İclal Aydın'ın Unutursun isimli son kitabını okurken bir de aynı yazarın yıllar önce çıkan Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken isimli kitabını da tekrar okuyorum. Yazarın hayatından o kadar çok şey varmış ki bu romanlarında, bunu da tekrar okumasam anlamam pek mümkün olmazdı.

Biliyorum çok uzun bir yazı oldu, biliyorum kitap yorumlarını çok okumuyorsunuz, ya da okusanız da çaktırmıyorsunuz ama ilk yorumum çok yetersizmiş; ilk okuduğumda duygu yoğunluğundan pek bir şey yazamamışım. -Linki buraya bırakayım merak eden bir göz atabilir. -
 Şimdi de duygu yoğunluğundan yazabildiğimce yazdım.

18 Temmuz 2013 Perşembe

Bir Cihan Kafes


Çok fazla söze gerek yok aslında.
Güzel bir kitap bekliyordum.
Ve gerçekten çok beğendim!
Boğazıma dizilen çakıl taşlarıyla okudum.

Sadece, sonu böyle bitmemeliydi, diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Anlatıcının kim olduğunu öğrenememek bile önemli değil benim gözümde.
Bu kitabın efsane olmasın ramak kalmış bence.
Üstelik bu İclal Aydın'ın "ilk" romanı!

Bir romanı kolay kolay tekrar okumam ama bu tekrar tekrar okuyabileceğim türde bir roman.

Üç kadın hikayesi. Kesiştikleri noktada sizi şaşırtan...

Not: Kitap kulübümüzün eş zamanlı okumalarından biriydi. Nabrut ne yazmış ben de sizin gibi merak ediyorum.
Edit: Bir de, bana İclal'i sevdiren bu kişinin bu yazısını okuyunca buraya eklememek olmaz dedim ;)