Bir Cihan Kafes
Unutursun
Üç Kız Kardeş
İclal Aydın'ın dördüncü romanı hakkındaki yazımı okumadan evvel öncekileri okumak isterseniz, yukarıdaki linkleri tıklayarak o yazılara ulaşabilirsiniz.
Ama yok ben onları önceden okudum diyorsanız devam edelim.
Üç Kız Kardeş devam edeceğinin sinyalini vererek bitmişti hatırlarsanız.
Ooo Türkan'ın hayatı incelenecek herhalde ama öyleyse keşke bu kitapta hiç değinmeseydi, diye düşündüğümü çok net hatırlıyorum. Çünkü bir kitaplık bir hikayeydi aslında onun da yaşadıkları.
Ama kitap Rüçhan Hanım ve Defne karşılaşmasıyla değil bir gazete yazısıyla başlıyor.
Hikaye güzel ama asla anlamadım bu yan hikayenin gerekliliğini. Neticede Türkan artık evli.
Kitap aynı yazarın köşe yazısıyla da bitiyor bu arada.
Neyse hemen sonrasında tanıdık karakterler çıkıyor karşımıza. Üç Kız Kardeş ile tanıştığımız karakterlerin hayatında neler olmuş neler bitmiş diye okumaya başlıyoruz. Biraz ondan biraz bundan.
Karakterler giderek arttığından sadece birinin hikayesi odakta olmuyor aslında.
Nasıl anlatsam ya çok eleştirmeden ama..
Beni tam da bu yüzden pek sarmadı aslında. Hepsinden biraz bahsedeceğim derken çok gereksiz bölümler eklenmiş, bazı kısımlar zorlama olmuş gibi hissettim. Mesela Dönüş ve Serdar'ın... spoiler olacak ama söyleyeyim mi? Ne gerek vardı kısaca o bölüme?
Hatta umarım devam etmez bu seri diye düşündüm.
Bir de şey vardı bu kitapta bak, diğer kitaplarda olmayan. Birden bakıyorsun bir olay olmuş hayda ben mi kaçırdım bu ne zaman oldu deyip devam ederken hee diyorsun böyle mi olmuş olayı kavrıyorsun ama belki de çok endişelendirecek belki çok duygulandıracak sahneleri üstün körü geçiyorsun. Kitap teslim süresini de geciktirmişti İclal Aydın acaba sıkıştırdılar da kadıncağız rahat rahat yazamadı mı? Bunu da düşündüm valla.
Ve sondaki -isim vermeyeyim hadi spoiler olmasın diye ama- birini anma töreni bana yabancı filmlerde gördüğümüz cenaze törenlerini anımsattı. Düğünlerimiz bitti cenazelerimizde artık ecnebiler gibi olacak sanırım. Bu kitapla başladık buna bence. Halbuki bu sahne çok gerekli idiyse şöyle bir şey; kalabalık bir akşam yemeğinde birden bir türkü/şarkı çalsa, oradakilere onu hatırlatsa başlasalar ondan bahsetmeye kah duygusal kah komik anılar paylaşsalardı, bizim karakterlere çok daha iyi gitmez miydi?.
Benim düşüncem bunlar tabii.
Bir diğer düşüncem de şu. İlle devam edecekse sıradaki hikaye Feride'nin olsun ♥
artemis yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
artemis yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Kasım 2019 Cumartesi
Kalbimin Can Mayası
Etiketler:
2019 okumaları
,
artemis yayınları
,
bir cihan kafes
,
iclal aydın
,
kalbimin can mayası
,
kitaplar
,
roman
,
the royal book club
,
unutursun
,
üç kız kardeş
11 Eylül 2018 Salı
Üç Kız Kardeş
Bu kitabı aylar önce okudum ama aklımda buna video çekmek vardı.
Video çekmek anca kısmet oldu. O yüzden bu kadar gecikti. Yoksa hemen yorumlamak isterdim.
Bu video benim için çok önemli, umarım siz de izler ve beğenirsiniz.
Aslında kitaba dair daha çok söylenecek şeyler var ama yeter sanırım bu kadar.
Size de söylenecek sözler bırakmalıyım diye düşünüyorum.
Kitap hakkında ya da değil, bu video hakkındaki görüşlerinizi çoook ama çok merak ediyorum. Çok merak ediyorum!
Bilmem anlatabildim mi? Yazın bana yani ;)
Video çekmek anca kısmet oldu. O yüzden bu kadar gecikti. Yoksa hemen yorumlamak isterdim.
Bu video benim için çok önemli, umarım siz de izler ve beğenirsiniz.
Aslında kitaba dair daha çok söylenecek şeyler var ama yeter sanırım bu kadar.
Size de söylenecek sözler bırakmalıyım diye düşünüyorum.
Kitap hakkında ya da değil, bu video hakkındaki görüşlerinizi çoook ama çok merak ediyorum. Çok merak ediyorum!
Bilmem anlatabildim mi? Yazın bana yani ;)
Etiketler:
2018 okumaları
,
artemis yayınları
,
bir cihan kafes
,
iclal aydın
,
roman
,
seyhan ile aylin
,
unutursun
,
youtube kanalım
,
youtuber
19 Ağustos 2017 Cumartesi
Ay Günlüğü Serisi
Marissa Meyer'in çok sevilen Ay günlüğü serisi:
Cinder
Scarlet
Cress
(Levana)
Winter 'dan oluşuyor.
Yazılarıma ilgilendiğiniz kitabın ismini tıklayarak gidebilirsiniz.
Ya da..
Ben sizler için youtube kanalımda paylaştığım ve seriye toplu bir bakış attığım videoyu buraya getirebilirim.
Ta da!!!
Youtube kanalıma üye olmak için sadece abone ol butonuna tıklamanız yeterli. Zaten oturumunuz açıktır. Bu üşenmeyin bence 😊
Siz izleyip, beğenip, yorum yaptıkça, abone oldukça, videolar ilgi çekiyor. İlgi çektikçe ben de mutlu oluyorum. Bence siz de kesin sevap kazanıyorsunuzdur, bir insanı mutlu ediyorsunuz nihayetinde, az mı?
Cinder
Scarlet
Cress
(Levana)
Winter 'dan oluşuyor.
Yazılarıma ilgilendiğiniz kitabın ismini tıklayarak gidebilirsiniz.
Ya da..
Ben sizler için youtube kanalımda paylaştığım ve seriye toplu bir bakış attığım videoyu buraya getirebilirim.
Ta da!!!
Youtube kanalıma üye olmak için sadece abone ol butonuna tıklamanız yeterli. Zaten oturumunuz açıktır. Bu üşenmeyin bence 😊
Siz izleyip, beğenip, yorum yaptıkça, abone oldukça, videolar ilgi çekiyor. İlgi çektikçe ben de mutlu oluyorum. Bence siz de kesin sevap kazanıyorsunuzdur, bir insanı mutlu ediyorsunuz nihayetinde, az mı?
Etiketler:
artemis yayınları
,
ay günlüğü serisi
,
cinder
,
cress
,
levana
,
marissa meyer
,
scarlet
,
winter
,
youtube kanalım
,
youtuber
10 Ağustos 2017 Perşembe
Winter | Ay Günlüğü Serisi 4
Geldik mi serinin son kitabına.
İlk kitap Cinder
ikinci kitap Scarlet
üçüncü kitap Cress
-Ara kitap Levana
dördüncü kitap Winter
Levana'yı da okudum ama okurken çok sıkıldım. Pek gerek yokmuş ona. Onun hikayesi keşke aralara serpiştirilseymiş de bu kitap olmasaymış.
Ona blog yazısı bile hazırlamadım bu yüzden.
Ben şey diye bekliyordum mesela, hani bu her kötünün kötü olma nedenini öğrenince biraz sempati de ona duyacağız ama yok yani.
Sevimsiz geldi sevimsiz gidiyor Levana.
GeçelimWinter'a.
Winter benim en sevdiğim karakter oldu.
Hem deli, hem güzel, hem iyi.
Levana'nın üvey kızı. Yani aslında kraliyet kanı taşımıyor ama halk onu çok seviyor ve neticede prenses.
Scarlet önceki kitapta aylılar tarafından esir alınmıştı ya, Winter'ın evcil hayvanı oluyor. Kai topluluğa geri dönüp kaçırılmasıyla alakası olmadığını söylüyor ve Levana ile düğünü Ay'da yapalım diye teklif ediyor.
Bunun üzerine bu seferki maceralar ayda gerçekleşiyor.
Serinin en kalın kitabı. 800 sayfa. Buna rağmen 4 günde mi ne bitti. Çok zevkli, zekice hazırlanmış kurgusuyla tıkır tıkır ilerledi.
Serinin yine en sevdiğim kitabı da bu kitap oldu. Çok ara vererek okudum aslında seriyi bi istediğim tempoyu tutturamadım ama sonunda bitti.
Sanırım biraz daha gençken okusaydım bayılırdım. Gene çok sevdim de yani biraz gençlere yönelik bu da bir gerçek.
Masal uyarlamalarını çok seviyorum ve Marissa daha neler yazacak merak ediyorum doğrusu.
Diğer kitabını da Winter'ı alırken almıştım.
Bakalım onu ne zaman okurum?
Aranızda seriyi okuyan/okumayı düşünen var mı?
Etiketler:
artemis
,
artemis yayınları
,
ay günlüğü serisi
,
fantastik
,
fantastik edebiyat
,
gençlik serisi
,
kitaplar
,
marissa meyer
,
seri
,
the royal book club
,
winter
13 Mayıs 2017 Cumartesi
Unutursun Albümü ♥
İclal Aydın...
"Unutursun"un kahramanlarına ses veren şarkıların İclal Aydın'ın şiirsel metinleriyle harmanlandığı albümün konuk yorumcuları ise; Cem Adrian, Ceren Çağatay, Cihan Mürtezaoğlu, Ender Balkır, Gökçe Bekaroğlu, Gökçe Kılınçer, Koray Avcı, Mümin Sarıkaya, Rubato.
“Unutursun” Albüm
1- Gün Gelir De - İCLAL AYDIN / Unutursun Diye Feat. CİHAN MÜRTEZAOĞLU
2- İkimize Kalan - İCLAL AYDIN / Ayrılmalıyız Artık Feat. GÖKÇE BEKAROĞLU
3- O Eski Şarkı - İCLAL AYDIN / Unutamam Seni Feat. KORAY AVCI 👉favorim
4- Hiç Kimsenin - İCLAL AYDIN / Altın Tasta Gül Kuruttum Feat. CEREN ÇAĞATAY
5- Bir Servi Diktim - İCLAL AYDIN / Şu Karşıki Dağda Feat MÜMİN SARIKAYA
6- Unutulan Sardunya - İCLAL AYDIN / Kimseye Etmem Şikayet (Enstrümantal)
7- Solarken - İCLAL AYDIN / Sarardım Ben Sarardım Feat. RUBATO
8- Yara - İCLAL AYDIN / El Çek Tabip El Çek Feat. ENDER BALKIR
9- Nişan - İCLAL AYDIN / Yüce Dağ Başında (Enstrümantal)
10- Elveda Toprağım - İCLAL AYDIN / Çanakkale Türküsü Feat. CEM ADRIAN
11- Bir Cihan Kafes - İCLAL AYDIN / Bölemedim Felek İle Kozumu Feat. GÖKÇE KILINÇER
12- Göç - İCLAL AYDIN / Çubuğum Yok (Enstrümantal)
Evet gene konumuz O.
Bir Cihan Kafes'ten sonra iyice perçinleşti ya sevgim, sevmeyen okumayan kalmasın istiyorum.
Unutursun albümü çıktı şimdi de.
Albümün tamamını henüz dinleyemedim ama "unutamam seni"yi döne döne dinledim.
Aramızda kalsın ama ağlattı yine beni.
Bu romanın kadınları beni ne kadar etkilemiş ya.
Albümü online olarak dinleyebileceğiniz linkleri bırakmaya geldim aslında buraya bugün, bu yoğulukta. Kitabı okumayanların benim kadar etkilenmeyeceğini biliyorum. Ama benim gibi ağlaya ağlaya okuyanlar dinlerken heba olmaya hazır olsun.
Itunes https://itun.es/tr/nFSqjb
Türk Telekom Müzik https://www.turktelekommuzik. com/?a=306345&s=3501955
1- Gün Gelir De - İCLAL AYDIN / Unutursun Diye Feat. CİHAN MÜRTEZAOĞLU
2- İkimize Kalan - İCLAL AYDIN / Ayrılmalıyız Artık Feat. GÖKÇE BEKAROĞLU
3- O Eski Şarkı - İCLAL AYDIN / Unutamam Seni Feat. KORAY AVCI 👉favorim
4- Hiç Kimsenin - İCLAL AYDIN / Altın Tasta Gül Kuruttum Feat. CEREN ÇAĞATAY
5- Bir Servi Diktim - İCLAL AYDIN / Şu Karşıki Dağda Feat MÜMİN SARIKAYA
6- Unutulan Sardunya - İCLAL AYDIN / Kimseye Etmem Şikayet (Enstrümantal)
7- Solarken - İCLAL AYDIN / Sarardım Ben Sarardım Feat. RUBATO
8- Yara - İCLAL AYDIN / El Çek Tabip El Çek Feat. ENDER BALKIR
9- Nişan - İCLAL AYDIN / Yüce Dağ Başında (Enstrümantal)
10- Elveda Toprağım - İCLAL AYDIN / Çanakkale Türküsü Feat. CEM ADRIAN
11- Bir Cihan Kafes - İCLAL AYDIN / Bölemedim Felek İle Kozumu Feat. GÖKÇE KILINÇER
12- Göç - İCLAL AYDIN / Çubuğum Yok (Enstrümantal)
Etiketler:
artemis yayınları
,
bir cihan kafes
,
dokuzsekiz müzik
,
iclal aydın
,
roman soundtrack
,
soundtrack
,
şiir
,
unutursun
,
unutursun soundtrack
15 Mart 2017 Çarşamba
Unutursun
Gelelim haftalardır dilimde olan kitaba.
Önce çıkmasını bekledim sonra verdiğim siparişin kargosunu.
Kavuşunca ne kadar mutlu oldum tahmin edersiniz.
Nihayet okudum ve bloga yorum bile yazıyorum.
Aslında bu kitap için video hazırlamıştım. Tekrar aynı şeyleri söylemek istemiyorum. En iyisi videoyu paylaşayım ilgilenen videoyu izlesin.
Videomda hem Bir Cihan Kafesi yorumladım hem Unutursun'u, hem de ikisini karşılaştırdım.
Yeri gelmişken YouTube kanalıma abone olun.😂
Sevgili İclal Aydın, gelecek kitaplarını da merakla ve ilgiyle bekliyorum.
Önce çıkmasını bekledim sonra verdiğim siparişin kargosunu.
Kavuşunca ne kadar mutlu oldum tahmin edersiniz.
Nihayet okudum ve bloga yorum bile yazıyorum.
Aslında bu kitap için video hazırlamıştım. Tekrar aynı şeyleri söylemek istemiyorum. En iyisi videoyu paylaşayım ilgilenen videoyu izlesin.
Videomda hem Bir Cihan Kafesi yorumladım hem Unutursun'u, hem de ikisini karşılaştırdım.
Yeri gelmişken YouTube kanalıma abone olun.😂
Sevgili İclal Aydın, gelecek kitaplarını da merakla ve ilgiyle bekliyorum.
Etiketler:
2017 okumaları
,
artemis yayınları
,
bir cihan kafes
,
booktuber
,
iclal aydın
,
kitaplar
,
roman
,
the royal book club
,
türk edebiyatı
,
unutursun
,
vlog
,
vlogger
,
youtube
,
youtube kanalım
,
youtuber
8 Mart 2017 Çarşamba
Yeniden; Bir Cihan Kafes
Şubatın dördünde İclal Aydın'ın son kitabı çıktı, meraklası zaten biliyor.
Şubatta yeni kitabın geleceğini ve yeni kitabın öncekiyle alakası olduğunu öğrendiğimde, Bir Cihan Kafesi tekrar okumalıyım, dedim.
Sevdiğim bir filmi tekrar izlerken de, sevdiğim bir kitabı okurken de çok tereddüt ederim: Ya beğenmezsem! Ya yıkılırsa kalbimdeki tahtı?! diye.
Biraz garip biriyim herhalde. Ama emin değilim belki aranızda benim gibi hissedenler de vardır.
Kesinlikle ikinci sefer okuduğumda bu kadar etkilenmeyi beklemiyordum. Neticede hikayeyi biliyorum. O zamanki ruh halimle de alakalı olabilir ama ben bir akşam bi' başladım..
Hem ağlıyorum hem okuyorum. Ama nasıl var ya!.. Hüngür hüngür!
İlk okuduğumda gerçekten boğazıma taşlar dizilmişti. Etkileniyordum ama bir yandan da karışık olay örgüsünü çözmeye, kim kimin nesi anlamaya çalışıyordum. E bu okuyuşumda biliyorum. Tanıdığım kişilerin hayatıydı sanki ve ben bir türlü susmuyordum.
Kitabın yarısında biraz ara verdim. Gözler şiş. Yoksa bir gecede bitirebilirdim ama bunu kendime yapmak istemedim.
Ve çok ilginç: Ben unutmuşumdur, devam kitabını okurken zorlanmayayım diye tekrar okumak istedim ama, o kadar iyi hatırlıyordum ki olayları. O beğendiğim sözleri.
Hafızam da korkunç zayıftır aslında. Ama bu kitabı hatırlıyordum.
Kitabı tekrar okuduğum halde bu kadar keyif almam ve etkilenmem çok değişik geldi bana. O yüzden şimdi fırsat buldukça sevdiğim kitapları geri dönüp okumak istiyorum.
Tekrar tekrar aynı kitapları okuyanlar garip gelirdi bana mesela önceden. Hayat işte, başkası yaparken tuhaf gelen şeyleri bir gün sen de yapıyorsun.
Mesela şu an bir taraftan İclal Aydın'ın Unutursun isimli son kitabını okurken bir de aynı yazarın yıllar önce çıkan Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken isimli kitabını da tekrar okuyorum. Yazarın hayatından o kadar çok şey varmış ki bu romanlarında, bunu da tekrar okumasam anlamam pek mümkün olmazdı.
Biliyorum çok uzun bir yazı oldu, biliyorum kitap yorumlarını çok okumuyorsunuz, ya da okusanız da çaktırmıyorsunuz ama ilk yorumum çok yetersizmiş; ilk okuduğumda duygu yoğunluğundan pek bir şey yazamamışım. -Linki buraya bırakayım merak eden bir göz atabilir. -
Şimdi de duygu yoğunluğundan yazabildiğimce yazdım.
Şubatta yeni kitabın geleceğini ve yeni kitabın öncekiyle alakası olduğunu öğrendiğimde, Bir Cihan Kafesi tekrar okumalıyım, dedim.
Sevdiğim bir filmi tekrar izlerken de, sevdiğim bir kitabı okurken de çok tereddüt ederim: Ya beğenmezsem! Ya yıkılırsa kalbimdeki tahtı?! diye.
Biraz garip biriyim herhalde. Ama emin değilim belki aranızda benim gibi hissedenler de vardır.
Kesinlikle ikinci sefer okuduğumda bu kadar etkilenmeyi beklemiyordum. Neticede hikayeyi biliyorum. O zamanki ruh halimle de alakalı olabilir ama ben bir akşam bi' başladım..
Hem ağlıyorum hem okuyorum. Ama nasıl var ya!.. Hüngür hüngür!
İlk okuduğumda gerçekten boğazıma taşlar dizilmişti. Etkileniyordum ama bir yandan da karışık olay örgüsünü çözmeye, kim kimin nesi anlamaya çalışıyordum. E bu okuyuşumda biliyorum. Tanıdığım kişilerin hayatıydı sanki ve ben bir türlü susmuyordum.
Kitabın yarısında biraz ara verdim. Gözler şiş. Yoksa bir gecede bitirebilirdim ama bunu kendime yapmak istemedim.
Ve çok ilginç: Ben unutmuşumdur, devam kitabını okurken zorlanmayayım diye tekrar okumak istedim ama, o kadar iyi hatırlıyordum ki olayları. O beğendiğim sözleri.
Hafızam da korkunç zayıftır aslında. Ama bu kitabı hatırlıyordum.
Kitabı tekrar okuduğum halde bu kadar keyif almam ve etkilenmem çok değişik geldi bana. O yüzden şimdi fırsat buldukça sevdiğim kitapları geri dönüp okumak istiyorum.
Tekrar tekrar aynı kitapları okuyanlar garip gelirdi bana mesela önceden. Hayat işte, başkası yaparken tuhaf gelen şeyleri bir gün sen de yapıyorsun.
Mesela şu an bir taraftan İclal Aydın'ın Unutursun isimli son kitabını okurken bir de aynı yazarın yıllar önce çıkan Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken isimli kitabını da tekrar okuyorum. Yazarın hayatından o kadar çok şey varmış ki bu romanlarında, bunu da tekrar okumasam anlamam pek mümkün olmazdı.
Biliyorum çok uzun bir yazı oldu, biliyorum kitap yorumlarını çok okumuyorsunuz, ya da okusanız da çaktırmıyorsunuz ama ilk yorumum çok yetersizmiş; ilk okuduğumda duygu yoğunluğundan pek bir şey yazamamışım. -Linki buraya bırakayım merak eden bir göz atabilir. -
Şimdi de duygu yoğunluğundan yazabildiğimce yazdım.
Etiketler:
2017 okumaları
,
artemis
,
artemis yayınları
,
bir cihan kafes
,
iclal aydın
,
iclal aydının tüm kitaplarını okumuş biri öneriyor
,
kitaplar
,
roman
,
unutursun
8 Şubat 2017 Çarşamba
Cress | Ay Günlüğü 3
Şaka maka ay günlüğü serisini bitiyorum he!
Bu ayki kitap alışverişimde Winter'ı alıp seriyi inşallah tamamlıyorum.
Şöyle heeepsini art arda rafa dizmek çok keyifli olacak.😊
Cress's dönersek, Cress serinin üçüncü kitabı.
Saçları fark ettiyseniz bir Rapunzel hikayesi olduğunu da anlamışsınızdır.
Serinin her bir kitabı öncekinden güzel oluyor bence. Her kitapta yeni kahramanlar dahil oluyor bu arada eski karakterler de önemini koruyor. Sizin de eski karakterlerle bağınız kuvvetleniyor.
Cress, çocukluğundan beri bir uyduya hapsedilmiş. E bu ay günlüğü malum, sıradan masallar gibi şatoya kapatılmasını bekleyemezdiniz. Cress'in şifre kırma, sisteme girme, sistem çökertme gibi becerileri var ve bir yolunu bulup Cinder'le iletişime geçmeyi başarıyor.
Levana'nın planlarını bozmak için Cress'in onlara yardımcı olacağını düşünen Cinder ve ekibi, Cress'i kaçırmaya karar veriyor ve...
Kitap diğer kitaplardan kalın 548 sayfa. Ama son kitap Winter 800 sayfa 😍😍
Almak için sabırsızlanıyorum ama umarım arayı açmadan da okurum 😕
Her kitapta seriye olan sevgim ve ilgim artıyor ama daha genç olsaydım bu seriye bayılırdım herhalde.
1. kitap Cinder
2. kitap Scarlet
3. kitap Cress
(3-4 arasında bir yan kitap Levana var)
4. kitap Winter
Bu ayki kitap alışverişimde Winter'ı alıp seriyi inşallah tamamlıyorum.
Şöyle heeepsini art arda rafa dizmek çok keyifli olacak.😊
Cress's dönersek, Cress serinin üçüncü kitabı.
Saçları fark ettiyseniz bir Rapunzel hikayesi olduğunu da anlamışsınızdır.
Serinin her bir kitabı öncekinden güzel oluyor bence. Her kitapta yeni kahramanlar dahil oluyor bu arada eski karakterler de önemini koruyor. Sizin de eski karakterlerle bağınız kuvvetleniyor.
Cress, çocukluğundan beri bir uyduya hapsedilmiş. E bu ay günlüğü malum, sıradan masallar gibi şatoya kapatılmasını bekleyemezdiniz. Cress'in şifre kırma, sisteme girme, sistem çökertme gibi becerileri var ve bir yolunu bulup Cinder'le iletişime geçmeyi başarıyor.
Levana'nın planlarını bozmak için Cress'in onlara yardımcı olacağını düşünen Cinder ve ekibi, Cress'i kaçırmaya karar veriyor ve...
Kitap diğer kitaplardan kalın 548 sayfa. Ama son kitap Winter 800 sayfa 😍😍
Almak için sabırsızlanıyorum ama umarım arayı açmadan da okurum 😕
Her kitapta seriye olan sevgim ve ilgim artıyor ama daha genç olsaydım bu seriye bayılırdım herhalde.
1. kitap Cinder
2. kitap Scarlet
3. kitap Cress
(3-4 arasında bir yan kitap Levana var)
4. kitap Winter
Etiketler:
artemis
,
artemis yayınları
,
aygünlüğü serisi
,
cinder
,
cress
,
scarlet
2 Ocak 2017 Pazartesi
Cinder | Ay Günlüğü 1
Çok konuşulan deli gibi merak ettiğim, alsam mı almasam mı, okusam mı okumasam mı, diye çok kararsız kaldığım ancak sonunda indirime dayanamayıp o sıra çıkmış olan tüm kitaplarını aldığım serinin ilk kitabı Cinder'den bahsedeceğim bugün sizlere.
Ama öncesinde, bu ay günlüğü serisinin hikayesini dinlemek için okuoku.com alışverişimi anlattığım videoma buyurunuz.
Masal uyarlaması çok seviyorum ben. Masal uyarlaması filmleri de izlediğime denk gelmişsinizdir. Dolayısıyla bu Ay Günlüğü serisi çok ilgimi çekiyordu. İsmi bile çok güzel Ay günlüğü Serisi. Değil mi?
Ancak biliyorum ki bookstagram yaş ortalaması oldukça düşük. Dolayısıyla benim hoşuma gitmeme ihtimali yüksek.
Ama ben gençlik kitaplarını okumayı çok seviyorum ve henüz bıktığımı düşünmüyorum. O zaman sevmem olası.
Yine de çok fazla övülüyor ve beklentimi arttırıyor. Belli ki hayal kırıklığı yaşayacağım.
...
İşte aynen bu tereddütler içindeydim.
Görüntüsü ve konusu ilgimi çekiyor ancak şişirilip şişirilmediğini merak ediyordum.
Sonra okuoku.com'da 9.90 tl olunca "Alalım mı Seyoş?" dedim. "Alalım!" dedim. Aldık.
Ancak işte ben aylar aylar sonra nihayet seriye başladım.
Kitapları almamın hikayesi bu, peki konusu ne?
Cinder, adından da anlaşılacağı üzere bir Cinderella hikayesi. Yalnız bu hikayede Yeni Pekindeyiz. Masalların aksine teknoloji çağındayız. Hatta Cinder'ımız da bir cyborg. Yarı insan yarı robot ve bir mekanik ustası. Prensin droidinin bozulması üzerine ilk karşılaşmaları gerçekleşiyor ancak tabii ki Cinder ondan mekanik kısımlarını saklıyor. İlk etkileşim. İlk sır.
Bitti mi bitmedi.
Ayrıca Yeni Pekin'in veba mikrobuyla başı dertte ve tek kurtuluşları Ay Kraliçesi Levana olarak gözükmekte.
3. kitaptan sonra bir Levana novellamız (yani yan kitabımız) var. Merak ediyorum evet. tıpkı daha 2. ve 3. kitabı okumadan 4. kitap olan Winter'ı merak etmem gibi.
Winter bu arada Levana'nın üvey kızı. Yaniii Pamuk Prenses!!
Tüh spoiler verdim Levana'nın kötü kalpli olduğunu öğrendiniz.
Ama bu zaten bir sır değildi. Spoiler ise hiç değil. korkmayın. Şaka yaptım. Şaşıracak çok şeyiniz var.
Kitap hakkında görüşlerime gelirsek...
Kitabı sevdim mi? Sevdim. Bayıldım mı? Hayır.
Bunun kitabın aşırı övülmesiyle bir alakası olabilir mi? Kesinlikle!
Klişeden orijinal bir hikaye çıkarmayı başarmış Marissa Meyer. Kitabı sevmemi buna bağlıyorum.
Bayılmama gerekçem ise sevgili ergenlerin aşırı övgüsü ve benim -her ne kadar arada ergene bağlasam da- artık ergen olmayışım olabilir.
Bu arada seriyi arayı açmadan tamamlamam gerektiğine inanıyorum yoksa geçmiş kitapları unutunca tadı kaçabilir gibi. Zaten merak da ediyorum.
Tavsiye eder miyim?
Bu kitap hakkında okuduğunuz tek yorum buysa, evet.
Yok benim gibi, çok yorum okumuş ve çok övülen şeylerden yeteri kadar lezzet almadığınızı düşünüyorsanız, biraz daha kararsız kalabilirsiniz. Yani siz bilirsiniz.
Etiketler:
2016 okumaları
,
artemis
,
artemis yayınları
,
ay günlüğü serisi
,
cinder
,
fantastik edebiyat
,
kitaplar
,
marissa meyer
,
the royal book club
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)



