Söz vermiştim.
Ne anlatacaksam sanki Balat hakkında. Gideli bir yıl olmuş, o zaman aklımda olan bilgiler kalır mı sanki?
Nerde ben de o hafıza? O akıl?!
Fotoğrafları yerleştirirken yazacak birşey bulurum diye düşünüyorum.
Misal Balat'ın meşhur işkembecisi.
Ayvansaray'dan Balat'a yürürken karşımıza çıkıyor. Cidden meşhur, Google'a yazın 'meşhur işkembe' diye, burası çıkıyor. Yol arkadaşımın da işkembe yediğini öğrenince giriveriyoruz. Ancak sevdik mi, diye bir sorun..
Nasıl ve neden ünlü olmuş anlam veremedik. Beni bilirsiniz çok severim, ama hayır, buradaki işkembeyi çok zorladım ancak bitiremedim bile.
İşkembesini bekleyen bir nikon görmektesiniz şuanda:)
Meşhur Agora meyhanesinin önünden geçip gidiyoruz, yokuşları tırmanıyoruz. Sokaklarda oynayan çocuklar, deniz gören evler.
Evler eski meski ama nasıl güzel bir yerdeler aslında. Ne güzel site kurulur oraya var ya!.
Tamam şaka şaka. Tarih marih falan. >.<
Dikkatli gözlerden kaçmamıştır eminim, burayı bir reklamda gördüm daha sonra.
Çok şeker, değil mi?
Fotoğraflarını gördüğüm zaman içim giderdi ben de gidip gezeyim diye ama gezerken "Neden Balat?" dedim yani.
Ben de size numara yapabilirdim, şöyle tarih kokuyor böyle farklı bir ambiyans, derdim ama böyle hissetmedim.
Gördüğüm şey, İstanbul'un en güzel yerlerinden birinde, eski binalar, yoksul bir semt.
Vapurla Eyüp'e giderken gördüğüm ve ne olduğunu bilmediğim kırmızı bina. Özel Fener Rum lisesiymiş, tepeden bakıldığında kartal görünümde olduğu rivayet edilmekte. Kırmızı tuğlalar Marsilya'dan getirilmiş. Cidden çok gösterişli bir bina. Etkileyici. İçerisini gezmeyi çok isterdim doğrusu.
Bu da en sevdiğim fotoğraf:
Şimdi fotoğraflara bir daha baktım, ne güzel yer işte niye sevmediysem.
Beklenti böyle bir şey beklentinizi arttırmadan gezin görün. Çok güzel fotoğraflarım var burada çekilmiş ^.^
Tarihini merak eden wikipedia'dan bakmayı ihmal etmesin.

