balat yolcusu kalmasın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
balat yolcusu kalmasın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2014 Cumartesi

Balat

Gelelim Balat'a.
Söz vermiştim.
Ne anlatacaksam sanki Balat hakkında. Gideli bir yıl olmuş, o zaman aklımda olan bilgiler kalır mı sanki?
Nerde ben de o hafıza? O akıl?!


Fotoğrafları yerleştirirken yazacak birşey bulurum diye düşünüyorum.
Misal Balat'ın meşhur işkembecisi.
Ayvansaray'dan Balat'a yürürken karşımıza çıkıyor. Cidden meşhur, Google'a yazın 'meşhur işkembe' diye, burası çıkıyor. Yol arkadaşımın da işkembe yediğini öğrenince giriveriyoruz. Ancak sevdik mi, diye bir sorun..
Nasıl ve neden ünlü olmuş anlam veremedik. Beni bilirsiniz çok severim, ama hayır, buradaki işkembeyi çok zorladım ancak bitiremedim bile.


İşkembesini bekleyen bir nikon görmektesiniz şuanda:)


Meşhur Agora meyhanesinin önünden geçip gidiyoruz, yokuşları tırmanıyoruz. Sokaklarda oynayan çocuklar, deniz gören evler.
Evler eski meski ama nasıl güzel bir yerdeler aslında. Ne güzel site kurulur oraya var ya!.
Tamam şaka şaka. Tarih marih falan. >.<


Dikkatli gözlerden kaçmamıştır eminim, burayı bir reklamda gördüm daha sonra.
Çok şeker, değil mi?

Fotoğraflarını gördüğüm zaman içim giderdi ben de gidip gezeyim diye ama gezerken "Neden Balat?" dedim yani.
Ben de size numara yapabilirdim, şöyle tarih kokuyor böyle farklı bir ambiyans, derdim ama böyle hissetmedim.
Gördüğüm şey, İstanbul'un en güzel yerlerinden birinde, eski binalar, yoksul bir semt.


Vapurla Eyüp'e giderken gördüğüm ve ne olduğunu bilmediğim kırmızı bina. Özel Fener Rum lisesiymiş, tepeden bakıldığında kartal görünümde olduğu rivayet edilmekte. Kırmızı tuğlalar Marsilya'dan getirilmiş. Cidden çok gösterişli bir bina. Etkileyici. İçerisini gezmeyi çok isterdim doğrusu.


Bu da en sevdiğim fotoğraf:

Şimdi fotoğraflara bir daha baktım, ne güzel yer işte niye sevmediysem.
Beklenti böyle bir şey beklentinizi arttırmadan gezin görün. Çok güzel fotoğraflarım var burada çekilmiş ^.^
Tarihini merak eden wikipedia'dan bakmayı ihmal etmesin.

6 Şubat 2014 Perşembe

Ayvansaray

Ne o?
Balat'a gitmem, gidemem mi sanıyordunuz?
Fotoğraf çekmeyi seven her insan gibi ben de gitmek görmek, o sokak çocuklarının fotoğraflarını çekmek, bahsedilen tarihi dokuyu hissetmek istiyordum ve gittim.
Gittim ama bundan bir yıl önce, güneşli ve sıcacık bir mart gününde. Mart 2013'te.

İstanbul'lularının gözünün nuru metrobüs ile Ayvansaray durağında indikten sonra yürüyerek vardık Balat'a. Önce Ayvansaray'ı gezme imkanımız oldu böylece.
Kanlı Meryem kilisesini de. Aslında bahçesinde dolandık desek daha doğru, sokmadılar bizi içeri. Bir pazar günü kilise kapalı olur muymuş yoksa.
Gerçi ben o kilisenin hala kilise olarak kullanılan tek Bizans kilisesi olduğunu bilseydim illa ki görmek isterdim. Fatih Sultan Mehmet'in kilise olarak kalmasına izin verdiği ferman hala kilisenin duvarında asılıymış mesela. Bir girip görseydim fena mı olurdu?!
Ancak bunları döndükten sonra öğreniyorum.





Bunlar Ayvansaray'dan.

Siz benim ne kadar tembel olduğumu bilirsiniz. Balat diye çıktım yola ama Ayvansaray'da tıkandım. Balat'ı ayrı bir post yapmaya karar verdim. Tabii bu arada başlığı da değiştirdim. Ama inanın bu tembellikten değil. Baktım yazı uzayacak, sıkılacaksınız falan...
Kimsenin benden sıkılmasına müsade edemem!

Artık Balat'ı da bir sene sonra yazıveririm herhalde. İşte bu tembellikten :)