april yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
april yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2013 Cumartesi

Ruhi Mücerret

Gamze bana bu kitabı hediye etmeseydi ben daha ne kadar Murat Menteş dilinden bîhaber yaşayıp gidecektim acaba?
Hiç sevmem kendisini. Onu ekranda gördüm mü kanal değiştiririm, öyle elektriğimiz uymaz.
Ama gelin görün ki kitaba bayıldım.
Bir insan nasıl böyle yazabilir, bu benzetmeler, bu kelimeler nasıl aklına gelir de ortaya böylesi bir kitap çıkar..


Bir dakika çok hızlı başladım. Bir nefes alayım ve devam edeyim.
Ruhi Mücerret 100 yaşında bir İstiklal Savaşı gazisidir ve tüm yılı ülkenin dört bir yanında olan kutlamalara katılarak geçirir.
Kitap Avni Vav ile açılıyor. Yani ilk anlatıcı o. Kısa bir süreliğine.
Dürüst olmak gerekirse "Heh", dedim, "Tam tahmin ettiğim gibi hiç sevmedim".
Çok peşin hükümlüyümdür ben çook! Sadece bir kaç sayfa sonra kitaba ısındım, dile alıştım sonrasını biliyorsunuz; bayıldım ben bu kitaba.
Ha öyle ahım şahım muhteşem bir hikaye mi? Değil!
Ama öyle olmasına gerek yok. Bunu yazmak mesele. Bunu böyle yazabilmek mesele.
Altını çize çize okuyacaksınız hatta bir yerden sonra çizmekten vazgeçeceksiniz, ben size öyle söyleyeyim.
Şimdi işaretli yerlere bakıyorum ve tekrar kitabın beni çağırdığını hissediyorum.

Benden bu kadar yeter, bakalım Nabrut ne demiş?

Not: Bu çaylı fotoğraf yetersiz ışık kurbanı, ama yine de kullanmak istedim ^_^

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Alper Canıgüz İle Nasıl Tanıştım: Cehennem Çiçeği

Alper Canıgüz, Alper Kamu karakterinin babası, yani yazarı.
Alper Kamu beş yaşında bir dedektif.
Cehennem Çiçeği yazarın üçüncü kitabı.

Ben yazarla bu şekilde tanıştım.

Boyundan büyük laflar edip beni kendine hayran bırakan Alper Kamu, bir cinayetin peşine düşüyor. Yeni tanıştığı ve kardeşini öldürdüğünü iddia eden arkadaşına inanmayıp olayı aydınlatırken, güzel tespitleri, ilginç ifadeleriyle sizi etkiliyor, şaşırtıyor, güldürüyor.

Hem sonra yazarın önceki kitaplarını merak ediyorsunuz.
Yazarın diğer kitaplarını merak ettiren kitap iyidir, değil mi?
Onun dışında ben bu kitabı tekrar okuyabilirim. Eminim aynı zevki verir. Çünkü olay örgüsünden ziyade anlatımı hoş.
Seri diye uzak duranlar varmış, bence bağımsız da okunur.Nitekim ben ilk bunu okudum. Ama mademki önceki kitaplarını merak ettiriyor sonunda, neden ilk kitaptan başlamayasınız?

Aynı tarz kitaplardan sıkılanlara, Türk yazar okumak isteyenlere özellikle tavsiyemdir.

Bol bol altı çizilecek bir kitap ayrıca. Belki Nabrut altı çizilesi yerlerden bahsetmiştir, hemen ona gitmeliyim. Evet onla beraber okuduk kitabı ^_^

15 Haziran 2013 Cumartesi

Anlaşma

Ben bu kitabı Canan'ın düzenlediği çekilişlerden birinde kazandım. Islarla katılırsanız kazanırsınız ve söz konusu kitap olunca ben ısrarla katılıyorum.
Canan bu kitap için ilgi uyandırıcı bir yorum yapmıştı.
O yüzden okunacaklar listenize eklenmeli.
Şimdi ben de şiddetle öneriyorum. Bu da, listenizin ilk sıralarında olmalı, demek oluyor!

Kitaba ara verdiğim her an kafam kitapla meşguldu; yemek yerken, iş yaparken, sokakta koştururken...
Olay ilk sayfalarda, daha kim kimdir diye çözememişken kopuyor. Bir yandan olayı çözmeye çalışırken bir yandan geçmişe gidip gerçekleri öğreniyorsunuz.
3 günde bitti bu kitap. Ama resmen aylar geçmiş gibi, o sürecin içindeymişim gibi hissettim.
Sonradan okuduğum yorumlara göre herkes benimle aynı fikirde: Neden bu kadar geç okudum?!

Ve kesinlikle Jodi Picoult'un diğer ktiaplarını da okumalıyım!

Not: Kitap yorumlarında ilgiyi başka bir yere çekmemek için kapak fotoğrafı kullanırım, ancak bunun da sakıncaları varmış. Benim kitaplı fotograflarım için instagram sayfama bakabilirsiniz. Bu kitabınki burada mesela... Bu konuyu bir ara açarım size ;)