Her pazartesi kitap yorumu yaptığım zamanlar geliyor aklıma.
Her pazartesi kitap yorumu rutinimi haftada birden fazla kitap okuduğum için bozmuştum ilkin.
Şimdiyse...
Neyse, olur öyle arada :D
Her pazartesi kitap yorumu rutinimi haftada birden fazla kitap okuduğum için bozmuştum ilkin.
Şimdiyse...
Neyse, olur öyle arada :D
Öncelikle bir link paylaşacağım sizinle bu kitap hakkında yazılmış başka bir açısı.
onu da okumanızı öneririm. İşte bu!
Çünkü kitabı doğru zamanda okumak önemlidir.
Belki benim için yanlış zamandı.
Niyeyse ben Mevlana ve Şems'in roman kahramanı olmasını sindiremiyorum :/
O yüzden bu tarz kitaplara son verme kararı aldım.
Elif Şafak'ın Aşk kitabı hakkındaki yorumum.
Aynı şeyleri tekrarlamak istemem.
Bunları göz ardı edip yorum yapmam gerekirse,
rahat okunan bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Arka kapak yazısına eklenen birde Nazan Bekiroğlu önsözü olunca insanın beklentisi tavan yapmıyor değil.
Ben, edebi bir yönünü görememenin dışında, sık editör hatası diye adlandırabileceğim hatalarla karşılaştım.
Konuşma çizgisi, paragraf yanlışları falan.
Ufak şeyler gibi gelebilir ama Şems'in konuşma çizgisi içinde Mevlana'nın verdiği cevabı okurken sinir oluyorsunuz.
Ya da başka bir olaya geçiş aynı paragraftayken.
Kimya'yı anlattığı kısım en sevdiğim bölümdü.
Okuduklarım içinde en güzeliydi, zaten o kısımlar bir çırpıda bitti.
Şems hakkında zaten çok şey okuduysanız okumamanızı, ancak Şems'i pek tanımıyor onu anlamak istiyorsanız önerebileceğim bir kitap.
Şems'in
Konya'dan ilk ayrıldığında
Mevlana'nın Şems için yazdığı bu şiiri
Yılmaz Erdoğan yorumuyla sizlerle paylaşmak istedim.
Bu kadar güzel bir şiir bu kadar güzel yorumlanırdı.
Ne kadar dinlesem doymuyorum.