Yazmak istediğim çok şey var aslında ama tarihlerin 'ocak 1'i gösteriyor olması, elimi kolumu bağlıyıp, izlediğim filmi, okuduğum kitabı ya da yaptığımın yemekleri anlatmamı engelliyor.
Nasıl bir dayatma bu?!
Hayır efendim, hayatımızdan geçip giden "bir" 365 günün muhasebesini yapmayacağım.
Yapıyordum aslında, yazdım yazdım sildim.
Biri acıklı oldu, öteki çok neşeli.
İkisi de bu ruh halim değil ki.
Ben şu anda yine bir yerlere geç kalıyorum :)
Ben buyum arkadaşım; sana göre, ona göre şekillenemem.
Sen de şekillenme! Ya da ben diyorum diye yapma, sende şekillen ne biliyim sen sen ol.
Derinlere inerseniz gerçekten mühim şeyler yazdığımın farkına varacaksınız.
Böyle demişken, okuldayken edebiyat hocama derdim böyle.
Kompozisyonum kısa olmuşsa,
Hocam o iki cümlede neler gizli derinlere indiğiniz zaman anlayacaksınız :))
Gelen not gösterirdi ki hoca anlamamış, o da onun sorunu :)
Mutlu olmayı becerebilmek çok başka bir şey.
Bu saatte nerden çıktı demiyorum, kalkıp elmalı kek yemeye gideceğim.
Giderim.
Gitmek istiyorsam.
Bu da çekim arkası :)
Ne tatlıyım değil mi? :)
Değilim valla bazen cadının tekiyim.
O da sana bağlı, ben aslında senim, nasıl görüyorsan öyleyim.
yerim yemem sanane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yerim yemem sanane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Ocak 2012 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)