Bana kitap almak tehlikeli iştir.
Kuzenim bu kitabı doğum günü hediyesi olarak almıştı. Ay inşallah okumamışsındır, diye verdi.
Okumamıştım ama okuma listemdeydi.
Neden?
Çünkü yazar Nobel edebiyat ödülü almıştı.
En son gelen ilk okunur ya, ben de onca kitabın içinde bu kitaba başladım.
Başlarken storyde falan paylaştığım için çok mesajlar aldım, herkes merak ediyordu kitabı.
Öyleyse, hazırsanız bu merak edilen kitap hakkındaki görüşlerime geçeyim.
DİKKAT SPOILER İÇEREBİLİR!!
Kitap, organ bağışlamak üzere yatılı bir okulda yetiştirilen, sanata ve spora teşvik edilen, sağlıkları üzerinde hassas olmaları tembihlenen çocuklardan biri olan Kathy'nin ağzından anlatılıyor. Distopik bir roman. Bu çocuklar organ bağışlamadan evvel bir süre bağışçıların bakıcısı olarak çalışıyor, zamanı gelince de kendileri bağışçı oluyor.
Kathy ise on bir yıldır bakıcı. Artık son senesi. Geriye dönüp okulunu ve durumu anlatmasıyla açılıyor kitap. Dolayısıyla başlarda anlayamıyorsunuz: Bağışçı mı? Nasıl yani? Doğru mu anladım acaba?
Kitap, buraya kadar anlattıklarım ilginizi çekmediyse kesinlikle okumamanız gereken ama ilginizi çektiyse de bayılacağınız bir kitap.
Zira bu kadar.
Hani muhteşem bir edebi eser desem değil, inanılmaz bir kurgu desem değil.
Orijinal bir fikir, kabul ediyorum ama kitaptan beklentim daha çoktu benim. "Heh şimdi geliyor", "tamam şimdi wow!dedirtecek", "oo isyan başlayacak.." dedim dedim ama olmadı aynı durağanlıkla, boyun eğmişlikle devam etti.
Okurken gene "çok güzel" gibi yorumlar da gelmişti. Filmi olduğu da söylendi. "Filmini izleme", de dendi :) Kitap ne ki filmi ne olsun, dedim 😏
Kendimden başka beğenmeyene rastlamadım ama ben de fazla abartıldığını düşünüyorum. Yoksa fena değil hani.
yapı kredi yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yapı kredi yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Aralık 2017 Çarşamba
24 Kasım 2015 Salı
Otuzların Kadını
Bu kitabı alalı uzun süre oldu. Okuyalı hatta yazısını hazırlayalı da çok oldu.
Yayımlamak şimdiye kısmetmiş.
Bu ara biraz taslak eritebilirim.
Kitabı çok yanlış bir zamanda okuduğumu düşünüyorum şimdi.
Hiç yazlık değil.
Hiç, bir günde bitirmelik değil.
Kışın yaya yaya okusaydım daha iyi olurdu.
Kitap yüz sayfa. O ara günde en az 100 sayfa okuyan ben için, hem okumalıyım hem hepsini okumamalıyım çelişkileri arasında kaynadı gibime geliyor.
Otuzların Kadını'nında Tomris Uyar annesinden bahsediyor.
İlk etapta akılımıza gelen otuzlarını süren kadınlardan değil yani.
Otuzlu yıllarda gençliğini yaşayanlardan.
Güzel zarif inceliklerle bezeli bir öykü kitabı.
Öykü severlere, sindire sindire okuyabilenlere tavsiye ederim.
Etiketler:
2015 okumaları
,
kitaplar
,
otuzların kadını
,
öykü
,
öykü kitabı
,
tomris uyar
,
yapı kredi yayınları
,
yky
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)

