taslak eritme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taslak eritme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ekim 2014 Pazartesi

İşten Çıkış Partisi

Bir kere siz çalışıp, çalışmayanları hor görenler için şunu belirtmek isterim.
Bir insanın çalışmıyor olması onu sizden daha aşağı biri haline getirmez.

2011 temmuz ayına kadar çalışmayan biriydim ve insanların suratını ekşitip
"aa çalışmıyor musun?" demelerine maruz kaldım.
Lan, bunlar benim hayatımı beğenmiyorlarsa nasıl bir hayatları var kim bilir?! diye çalışma hayatını merak ederdim.

Temmuz 2011 de vaatler vaatler vaatler üzerine - yalan değil o vaatlere kandım, işe başladım.
Verilen sözler hikaye. Vaatler çöpte.
Söylenenden az bile olsa maaş aldığıma şükrettim. Safım çünkü onu da vermeyebilirler ne iyi insanlar en azından onu veriyorlar modundaydım.

Saatler uzadı, günler çoğaldı. Maaş artmadı ama azalmadı en azından diye buna da şükrettim.
Azarlandım. Sabrettim. Milletin hataları, işleri sırtıma yüklendi sabrettim.

Sonra dank etti.

Hasılı çalışmak köleliktir arkadaş.
Çalışmazsam yaşayamam, diyen insanın iş dışında yapacak işi, iş dışında takılacak çevresi yoktur.
Ha hobinizden para kazanıyorsunuzdur.
Alkışlarım.
Doktorsunuzdur hayat kurtarıyorsunuzdur.
Alkışlarım.
Öğretmensinizdir körpe beyinleri bilgiyle dolduruyorsunuzdur amenna.
Tasarımcısınızdır.
Bravo.

Ama onun dışında onun bunun ağız kokusunu çekip, tuvaletlerde ağlayıp, çalışmayan insanları 'aa nasıl duruyorsun çalışmadan?' diyorsanız, işte size acıyorum.

Yanlış anlamayın ben kimseyi yermiyorum.
Hepimizin yaşamak için paraya ihtiyacı var.
Para kazanırken güzel işlerde iyi yerlerde çalışmak hepimizin emeli.

Neyse ya.
Anlayan anladı zaten benim lafım, çalıştığı için kendini üstün gören insanlara.


Not: Birkaç yıl öncesinin yazısı. İşten çıkınca yazmışım ve unutmuşum. Hayatımın en güzel yılları işten çıkıp hayatımın güzelliğini fark ettikten sonra yaşadım. Bu yüzden çalıştığım o lanetli zaman dilimi bile benim için çok kıymetli. Şu an bir hedef için saçımı başımı yoluyorsam sebebi muhtemelen çalışarak geçirdiğim o iğrenç 5 ay.
Bu arada ben işten çıkınca işten çıkış partisi vermiştim, herhalde yazının ilerleyen kısımlarında ondan bahsedecektim ki, başlık bu olmuş :)
Hepinize seveceğiniz bir hayat dilerim ^.^

13 Ekim 2014 Pazartesi

İş Görüşmesi

Bir arkadaşın gözünde işim vardı, her gördüğümde bak buradan çıkarsan yerine ben geçeyim, diyordum.
O arkadaş hamileymiş ve diğer bir arkadaşa beni sormuş.
- Seyhan mı, hayatta çalışmaz, demiş bizimki.

Ya neden öyle dedin çalışacaktım ben?
- Sen hayatta yapamazsın!
Dedi bana :/

Haydaa!!
Herkes neden böyle diyor?
Neden bi' yer yüzünde ben çalışamayacakmışım?
Bi' sinirli, bi' sabırsız bi' suratsız ben miyim?

2 gün anca durursun yorulursun yapamazsın.
Bu milletin canı can değil mi?

Otobüste vazgeçersin işe gitmekten.
Trafik bir bana mı var?

Patronun bi' çıkışmasıyla kavga edersin.
Ha çirkef de mi oldum?!..

Ama böyle.. etrafta bir ağız birliği sen yapamazsın,edemezsin.
İnatlaşmakda istemiyorum bir yandan.

İnada, inatçıya, inat uğruna bir şeyler ispatlamaya sinir olurum, aptalca gelir bana.

Ama işte geçen gün bir yere gidiyorum, arayım şu kızı, dedim.
Aradım, bak numarası değişmiş.
Diğer arkadaştan numarasını alayım, dedim.
Aradım açmadı.
Sonra gideceğim yere vardım ve vazgeçtim.
Çalışma isteğim geldiği gibi gitmişti.

Kısmet değilmiş:)

Not: Yazı yazmaya fırsat bulamayınca, taslaklara sardım. Bu mesela en az 4 yıllık bir yazı. Nostaljinin kralını yaşıyorum şuan. Sonrasında neler yaşadım. Hey gidi :)