jun ji hyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jun ji hyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2017 Çarşamba

The Legend of the Blue Sea

Bu diziyi son yazdığım kore dizilerinden önce izlememe rağmen blog yazsını yazmamıştım.
Lee Min Ho şıklığından bahsettik diye dizi yorumu yapmış olmayız.
Nilgüncüm dizinin sonunu sorunca, bu sonuca vardım.
(Hayal değil Nilgün ya, neden hayal olsun. Detayları yorumda konuşalım spoiler olmasın)
Ben yazmadan olmaz 😎
😂

Lee Min Ho tüm tatlılığıyla bir dolandırıcıyı canlandırıyordu bu dizide.
Ama benim izlemek istememin nedeni Lee Min Hoo değildi, başrol kızın hastasıyım!
Man From the Stars en sevdiğim diziler arasında, O dizide bu kızın canlandırdığı karakter de favori karakterlerimin arasında ilk sıralarda yer alır.
O kız, başrol deyip duruyorum ama adını bilmediğimden yazmıyorum 😂
Bu da benim Korelilerle imtihanım. Jun Ji Hyun 💕
Mükemmel bir oyuncu. Tartışmasız.


Jun Ji Hyun ise bir deniz kızını canlandırıyor. İspanya'da tanışıyorlar, Heo Joon Jae, kızı dolandırıyor sonra acıyor sonra ayrılamıyorlar falan.
Çok ayrıntıya girmek adetim değil biliyorsunuz ama zaten hatırlamıyorum  😂
Ama burada bir de konuk oyuncu faktörü var.
Yine acayip sevdiğim bir dizi olan Jealousy Incarnate'te oynayan oppa (ay birden ergen oldum) Jo Jung Suk da birkaç bölüm konuk oluyordu. Çok şekerdi.


Diziyi hevesle bekleyenler sanırım biraz hayal kırıklığına uğramış ama ben sevdim.
Tavsiye ederim.
Zaten Jun Ji Hyun'un olduğu bir dizi/film ne kadar kötü olabilir!
Evet o derece, kıps😉

Bağlantılara tıklayarak bahsi geçen yazılarımı okuyabilirsiniz.

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Heo Joon Jae (Lee Min Ho) Şıklığı

The Legend of Blue Sea çıktığından beri izlemek istediğim bir diziydi.
Ancak yoğun çalışma programım - 😁 - dolayısıyla izlemeyi oldukça erteledim.
Gerçekten bu konuda bu kadar prensip ve irade sahibi olmak beni bile şaşırtıyor ya neyse o konulara girmeyelim.
Diziye olan ilgim dizideki erkek karakter değil kadın karakter kaynaklı.
Man from the stars'da kadına resmen hayranlık duymaya başladım.
Ancak çok sevdiğim, muhteşem fizikli Jun Ji-Hyun ve giydikleri değil, Lee Min Ho'nun giydiklerinden bahsetmek istiyorum.

Lee Min Ho'nun Personal Taste'de giydiği kısa pantolonları ne kadar yadırgamıştım hala aklımda.
Tabii ben o zaman kore cahili, bilmiyor ki bu dizilerde gördüğün kıyafetler yıllar sonra ülkemizde moda olacak.
Ama şimdi öyle mi? Lee Min Ho leopar tayt giyse normal karşılıyorum.
(en son City Hunter'da giymişti leopar tayt latife yapmıyorum yani)

Bize göre bazen şahane bazen abartı bazen de, OMG bunu bir erkek nasıl giyer, dedirten şeyler giyseler de, yakıştırıyorlar bence.



Pembe ve griyi biz kadınlar kombinlemeyi iyi biliriz aslında ama hiç erkekte görmüş müydünüz?
Veya böyle güzel taşınabileceğini, yakışabileceğini düşünür müydünüz? 😍😍😍


Bana bunlar yetmez, diyorsanız, sizleri City Hunter'daki Lee Min Ho stiline alalım 😉
Evet hanımlar, modacılar, stylistler.. Yorumları alalım?

21 Haziran 2017 Çarşamba

Sahte Çanta Nasıl Anlaşılır?

Evsiz ama bilge insanlar vardır.
Mandıra filozofu gibi.
Gene öyle bir tip var karşımızda.
Bu kez bize sahte çanta takan insanları orijinal takanlardan nasıl ayırt edeceğiz onu gösteriyor.

Uzun bir aradan sonra izlemeye başladığım, ancak Ramazan dolayısıyla ara verdiğim Kore dizisi The Legend of the Blue Sea'den bir alıntı geliyor,





Yan rol, az rol ama sevilesi havalı rollerden biri şu evsizin rolü :) İzleyenler benimle aynı görüştedir diye düşünüyorum.
Bu arada Lee Min Ho ile caaanım Jun Ji Hyun'u bir araya getiren diziyi henüz bitirmememe rağmen tavsiye ederim. Zaten mavi deniz efsanesinin yazılarının devamı gelecek.
Ayak üstü hem gerçek çantayı sahtesinden ayırma taktiği hem de kore dizisi tavsiyesi paylaştım.
Ne kadar da yararlı bir blog, değil mi sevgili okur? 😘

6 Kasım 2014 Perşembe

Man From The Stars

You Came From Stars
Ya da:
My Love From The Star
Adına ne derseniz deyin. Ben size şunu şöyleceğim: Ba-yıl-dım!


Bu diziyi izleyeli uzun zaman oluyor. Biliyor musunuz bilmem ama daha önce bahsetmiştim, hiçbir şey izleyemiyorum bu ara. Meşguliyetim fazla.
Bu diziyi de birkaç blogda görmüş, çok merak etmemekle birlikte olumlu yorumlardan kelli listeme eklemiştim. Bir gün elbet boş vaktim olacaktı, o bir gün geldiği zaman izlenirdi, diye düşündüm.
Günlerden bir gün teyzemlere gittiğimde kuzenim, yeni bir diziye başladığını daha 10 dk olduğunu istersem beraber izleyebileceğimizi, söyledi.
Baktım, bu dizi.
Peki, dedim ve izlemeye başladık.

Yoksa bu diziye kim bilir ne zaman sıra gelirdi, ya da gelir miydi? Bilemiyorum.


Öncelikle tüm izlediğim Kore dizi ve film kadın karakterleri bir tarafa, bu karakter bir tarafa.
Bayıldım ya!
Vuruldum yani. O cahilliğine, kibrine ve aslında içinde yatan o iyi insana.
Hele ingilizce konuşması...
Ahhhh... Kıyafetler.. kıyafetler.. kıyafetler..
Koreliler zaten çok güzel giyiniyor da, yani hani bu esas kız bir de film yıldızı ya. Ekstra şahane. Çok yakışıyordu her giydiği. Cadının kıyafetlerini topladığım gibi bunu da toplamak isterdim ama onunla vakit kaybetmek istemedim. Cadı demişken, cadıyla aynı kıyafetler gözümden kaçmadı ;)


Bu çocuk, çocuk diyorum bakınız, pek tipim değil. Ama kuzenim mest oldu :)
Ben de oyunculuğunu pek bi' beğendim ^.^
Zira 400 yaşındaydı ve beni olgunluğuyla 400 yaşında olduğuna inandırdı.

Tek kafama takılan (ve çok kafama takılan) bu şahane kızın gençliği idi.
Kocaman burnu vardı. Başka kimseyi bulamamışlar mı?

Hadi diyelim estetik geçirdi burnu küçüldü falan. Estetikle burnuna ben mi koydular? Bari küçük kızında burnunda ben olsaydı.
Neyse ya dizinin her şeyi çok güzeldi, buna takılmak ayıp olur.

Dizinin çok romantik sahneleri vardı ancak tam ağlayacak oluyordum ki pat bir sahne sonrası kahkahalara boğuluyordum.
Çok sevdim diziyi. Sonunda saçmalar, dedim o da olmadı.
Bölüm sonları harikaydı mesela.
O hoo daha yazmayayım ben.
Ben sevdim eller alsın.

Bakalım bir sonraki Kore dizim ne zamanı bulur ve ne olur?
Güzel diziler izleyip bana önermeyin tamam mı? :)