jude law etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jude law etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2015 Perşembe

Merhume Anna Karenina Ve Muhteşem Kostümleri

Tolstoy'un Anna Karenina'sı sizin gibi benim de lise çağlarımda okuyup bitirdiğim klasiklerden biri.
Ana hatları dışında hatırlamadığım kitabı bir daha okumak gibi bir niyetim hiç olmadı.
Çünkü iki ciltten oluşan kitabı okurken karamsarlıktan depresifliğe, mutsuzluktan şaşkınlığa sürüklendiğimi hatırlıyorum.
Ancak filmini vizyona girdiğinden beri izlemek istiyordum ki, bunun filmin klasik uyarlaması olması dışında Keira Knightley ve kostümlerle alakası vardı.
Nitekim henüz izleyebildim.

Film beklediğim karamsarlıkta değildi. Başlarda adeta bir şov, bir gösteri gibiydi. Bunu beklemiyordum. Filmi izlerken kitabı düşünüp durdum; acaba böyle miydi, şöyle miydi, şu karakteri hatırlamıyorum, bunun kocası bu kadar iyi değildi sanki, gibi..
Kostümler kitabı ne kadar düşünmeme müsaade ettiyse o kadar düşündüm kısacası.
Görüyorsunuz şapkalar var, kürkler var. E benimki de can yani :)
Size tüm kıyafetleri toplayıp sunmak isterdim ancak neden bütün cefayı ben çekeyim. Evet film biraz uzun ve sıkıcı. Ama kostümleri görmek istiyorsanız izlemelisiniz. Hele bir lacivert kıyafet vardı ki.. ahh.. Benim olsa keşke.. 

Bu arada filmin ilk kısımlarında gerçekleşen dans sahnesi harikaydı. Bana sorarsanız dans biraz komikti ama, onlar dans ederken herkesin donması, salonun boşalması ve çiftler habire değişiyorken onların dansa devam etmesi sanırım unutamayacağım sahneler arasında yerini aldı.

Al işte kıyamıyorum size.
Sizi bu lacivert kostümden mahrum bırakamazdım. Melek gibi kalbim var maşallah ^.^
Bir erkek kardeşim daha olsaydı onun düğününde böyle giyinirdim. Sürekli okuyucularım bu söylediğimde ciddi olduğumun farkında.
Ne yapıyolar ki bu kostümleri sonra. Bana verseler ya. Sanki giyecekler bir daha. Ben zaten Keira Knigtley ile aynı bedenimdir. Ondan bi' on kilo bilemedin on beş kilo fazlam vardır sadece. Kıyafetleri bana versinler bak nasıl veriyorum on beş kiloyu.

Beni bu kıskançlık krizimle değil de, size bu görsel şöleni hazırlayan melek gibi kalbimle hatırlayın diye yazımı burada noktalıyorum.

1 Ağustos 2014 Cuma

İzlemeniz Gereken 10 Romantik-Komedi

Hep son çıkanlarda gözümüz.
Oysa kim bilir eskilerde ne kitaplar ne filmler göz ardı ediyoruz?

Hep en popüler, en son çıkanı izlemek veya onu ilk izlemek gibi derdiniz yoksa sizi  doksanların büyülü romantik komedilerine götürmek istiyorum.

Doksanlara torpil geçip, doksanlı yıllarda çıkmış romantik komedilerden ufak bir liste hazırladım.
Hepsi çok sevdiğim tekrar tekrar izleyebileceğim  filmler.
Klasik falan değiller, kişisel zevkimi yansıtmaktadırlar. Yaşıtlarım neyse de, gençlere armağanım olsun :)

1- One Fine Day
Başrollerini Michelle Pfeiffer ve George Clooney'in oynadığı, en az 500 kere izlemiş olduğum, sonunda George Clooney'e aşık olduğum için torpilli falan olduğunu düşünmeyin. (1996)

2- While You Were Sleeping
Sandra Bullock ve Bill Pullman'ın başrolünü üstlendiği film tekrar tekrar izlediyip çok sevdiklerimden. (1995)

3- Only You
Robert Downey, Jr. ve Marissa Tomei başrollerde. Bak bu filmi pek kimse bilmez, hele Robert Downey Jr. severler genç Robert'ı kaçırmasın! (1994)

4- Pretty Woman
Bak işte bu film bir klasik! 1990 yapımı bu filmde Julia Roberts ve Richard Gere'i başrollerde izledik. (Bunu izlemeyen yoktur herhalde)

5- Runaway Bride
Pretty Woman'dan 9 yıl sonra Julia Robets ve Richard Gere'i tekrar bir araya getirmesi açısından önem taşır ama ben Pretty Womandan daha çok severim bu filmi. (1999)

6- My Best Friend's Wedding
Julia Roberts'tan devam ediyoruz ama kendisi gençliğinde romantik komedi kraliçesiydi ben ne yapabilirim. Film aynı zamanda Cameron Diaz'ın kariyerindeki en önemli filmlerden. (1997)

7- Music From Another Room
Offf. İlk izlediğim zamanı hatırlıyorum. Hey gidi günler. Jude Law bir harika dostum! (1998)

8- Sleepless In Seatlle
Bu film beni depresyona sokuyor. Sözde romantik komedi ama o kadar gerçekçi ki. Meg Ryan çok fazla film izleyen ve en sonunda filmlerdeki aşkların olmadığını anlamış bir kadın rolünde. Ama gelin görün ki işler onun içinde film gibi sonuçlanıyor. Meg Ryan'a Tom Hanks Eşlik ediyor. (1993)

9- You Have Got A Mail
Tom Hanks ve Meg Ryan internetin hayatımıza yeni yeni girdiği dönemde internet arkadaşlıkları üzerine bu filmle bir çoğumuzu ekrana yansıttılar. Sleepless In Seatlle'dan sonra bu film ne kadar harika bir çift olduklarının kanıtı adeta. (1998)

10- Ten Things What I Hate About You
Julia Stiles ve genç yaşta kaybettiğimiz Heath Ledger'ın başrol oldukları bu film listedeki tek 'okullu' film. (1999)

Doksanlar romantik-komedilerine katkı sağlamak isterseniz, memnun olurum *.*

23 Ocak 2010 Cumartesi

Sherlock Holmes

Soğuk ve beyaz bir İstanbul sabahından merhaba :Pp
Amann ne soğuk!
Sakın evden çıkmayın :)


Klasik afişindense bu daha hoşuma gittiği için bunu seçtim - edit:aslında sevdiğim bunun dumansızıydı :)
Sherlock Holmes hakkında isminden fazla bir şey bilmiyordum, hiç okumamıştım ve bu filmi aylardır bekliyordum..

Sevdim tamam ama beklentimi karşılamadı :(
Fragmanını çok fazla izlemiştim. Ordan çok daha enerjik ve esprili bir film bekliyordum. Hatta en merak ettiğim sahne fragmanlarında gözüktüğü kadarmış, halbuki 'ayy sonra ne oldu acaba' diyordum:)
Robert.. Ah Robert!.. Çok şekerdi, bu tip roller ona çok yakışıyor zaten..
Kostümler muhteşemdi..
Londra tasviri çok hoştu. Kasvetli İngiltere havası çok güzel vurgulanmıştı. Özellikle, London Bridge'ın yapım aşamasında gösterilmiş. Çok hoşuma gitti.. Guy Ritchie iyi iş çıkarmış..

Bu arada size bir iyilik yapıyım. Blackwood'u oynayan adam Andy Garcia değil :D
Her ortaya çıkışında dikkatimi dağıttı.

- O mu?
- Değil mi?
- Burda çok benziyor?
- Burda hiç benzemiyor?
- Kaş göz aynı o?
- Ama ses tonu hiçde o değil?
- Ya çene yapısı?

:s

Dr. Watson'la olan muhabbetlerinide çok sevdim çok tatlılardı :)

Bu filmin devamı gelecek..
Ve ben izlemeye devam edeceğim :)