Gezmeye İstanbul'dan başladım ya ben hani.
İstanbul'dan da önce başlamam gereken bir yer varmış; bizim kasaba :)
Evimizin etrafında ne güzellikler dönüyor onları da keşfetmeye karar verdim.
Vedat Milor gitmiş bu mantıcıya, arkadaşım dediğinde inanamadım.
Kısıklı mahallesinde bir mantıcı varmış dedi.
-Hıngal mı?!!
+Evet evet o!
-Hani şu küçük dükkan!!!
+Evet
-Hani bizim oradaki?!
+Evet!
-Yol üstündeki yer?!!
Küçük bir dükkan senelerdir orada. İlk açıldığı zaman gitmek istediğimi hatırlıyorum sonra ne oldu da gitmedim bilmiyorum. Vedat Milor nerelerden kalkmış gelmiş, üstelik beğenmiş, ben niye iki adımlık yolu gözümde büyütüyorum dedim ve bir akşam üzeri mantıyı yemek üzere 'Hıngal Mantı'da arkadaşımla buluştuk.
Hıngal bir Dağıstan yemeği. Bizim mantıdan pek farklı. Bir kere büyük, ikinci farkı ise kapaması.
Hem sonra sadece kıymalı değil; cevizli, parça etli, ıspanaklı, acılı, peynirli, patatesli...
Bir çok seçenek mevcut.
Hemen burun kıvırmayın ben çok sevdim ıspanaklıyı mesela. Ve acılı ve cevizliyi de.
Klasik mantıcıysanız yoğurtlayıp yiyebilirsiniz ama ben sirkeli sosuna batırıp yemeyi tercih ettim. Özellikle ikinci gidişimde ;)
Biz iki 'sonradan gurme' pek beğendik. İlk gidişimizden sonra tekrar gitmek için fırsat kolladık. Hatta en son Ramazan'da orada iftar ettik. Hatta tam hesabı ödeyecekken bir baktım cüzdanım yok. Sizin bundan haberiniz yok tabii :)
Tavsiye edilen yerleri özellikle merak ederim ben. Mantıcı önerilerine de açığım ama ne zaman biri bir mantıcı önerse not alıyorum, ancak, oraya gideceğime gider hıngal yerim, diye vazgeçiyorum.
Ben üzerime düşeni yaptım arkadaş ;)
hıngal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hıngal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Eylül 2012 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)