fatih sultan mehmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fatih sultan mehmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2012 Cuma

Hagia Sofia

Aslında benim tam şu anda burda olmamam gerek.
Ama yüzlerce yıl önce tamda bugün, yani 1 haziran 1453'de, Akşemsettin'in Ayasofya'da ilk cuma namazını kıldırdığını duyunca...
Ya, dedim, benim Ayasofya fotoğraflarım vardı.
Post hazırlamak için daha iyi bir gün bulabilir miyim?

Bugün 1 haziran ve günlerden cuma.

Derler ki, İstanbul'u fethettiği zaman, ömründe ikindi namazının sünnetini hiç terketmemiş biri namazı kıldırsın, demiş.
Bunun üzerine kimseden ses çıkmamış ve namazı Fatih kıldırmış.
Akşemsettin ise ömründe sadece bir kere ikindinin sünnetini kılmamış..

Bir de kendime bakıyorum da..
Neyse bu kadar ince düşünmeyelim en iyisi :/


Koskoca Ayasofya'da kendimi ait hissettiğim yer:

(: Düşes ruhumu gittiğim her yere götürüyorum ;)


En çok ziyaret edilen müzeler arasında olan Ayasofya, 916 yıl kilise, İstanbul'un fethinden sonra 482 yıl cami olarak kullanılmıştır.
Dünyanın 8. harikası olarak gösterilir.


Yapı olarak çok camiye benzettiğimi söylediğimde, arkadaşım, tam tersi hiç o havanın olmadığını söyledi. Çok şaşırdım, herkesin benim gibi düşündüğünü sanıyordum çünkü :)

Bu da, son ortaya çıkan mozaikler:


Flaşlar mozaiklere zarar verdiği için flaşsız çekim rica ediliyor ama buna rağmen yurdum insanları ve yurdum olmayan insanlarının inatla flaşlı çekim yapmaları beni bile çileden çıkardı, görevlileri düşünemiyorum!

Bu çifti yukarı bakarken kaçırmak istemediğim için alelacele çektim, oysa ortalasaydım falan daha güzel olabilirdi.
Bu fotoğrafı çok seviyorum ama her baktığımda aynı şeyi düşünüyorum:


Hayırlı cumalar, mutlu hafta sonları...

6 Şubat 2012 Pazartesi

Dünyanın İlk Günü


En sade özetiyle Mehmet'in nasıl Fatih olduğunu anlatan çok güzel bir kitap.
Ve okuduğum en samimi kaynakça.
Diyor ki Beyazıt Akman: Fatih üzerine yazılmış ne kadar Türkçe ve İngilizce kaynak varsa hepsi elimden geçmiştir.
Fatih'in gençliğini ve haçlı seferlerinin nasıl bir organizasyonla bir araya geldiğini okuyacağınız şahane bir kitap. Şiddetle tavsiye ederim, orası ayrı.

Ben bu gün size Fatih hakkında  bir şey anlatacağım.
Tarih hocam anlatmıştı, hiç unutmam.

18. yy da İstanbul'da olan bir depremle türbesi yıkılmıştır.
Dönemin padişahı bir gece atası Fatih'i rüyasında görür. Fatih torunununa, üşüyorum oğul türbemi yaptır, diyordur.
Rüyayı üç gece üst üste aynı şekilde gören padişah bunun sahih bir rüya olduğuna kanaat getirir ve türbeyi onarması için askerlerini görevlendirir

Biliyorsunuz Fatih Sultan Mehmet uzun vadede zehirlenerek öldürülmüştür.

Askerler naaşı yerleştirirken içlerinden biri şehit edildiği söylenen Fatih'in gerçekten şehit olup olmadığını anlamak için iğneyle Fatihin parmağını kanatır.
Şehitlerin kanı donmaz çünkü.
Fatihin kanı da donmamıştır.

Ertesi gece türbeyi onarmak için askerlerini görevlendiren padişah, yine rüyasında Fatih Sultan Mehmet'i görür.
"Sen benim yüzyıllardır duran abdestimi bozdun" diyerek bir tokat patlatır.
Tokatın etkisiyle yataktan düşüp uyanan padişah yanağında tokatın izini görür!