Hayatta tesadüf yoktur tevafuk vardır, diyorlar ya.
İşte bu gibi durumlara diyorlar onu.
Çok fazla blog yazısı okuyamıyorum. Okuyunca kitap yorumları ağırlıklı okuyorum.
Ve okuduğum bir kitap yorumu benim eleştirildiğim bir yazıya götürüyor beni.
Bu tevafuk değil de ne?
Yazıdaki tek eleştirinin görselini paylaşıyorum. Linkle, yazıyı okumakla uğraştırmayacağım sizi.
"..çeviri kaynaklı sorun.." demem çevirmenin tepesinin tasını attırmış.
Benim yazıma gönderme yapılınca, link veya isim yok zira, çevirmeni üzdüğüm için üzüldüm. Bir kere ya yanlış anlamış ya da kendisine yanlış aktarılmış.
Onun aksine ben yazının tamamını okuyunca üzülmekten vazgeçtim.
Onun aksine ben yazının tamamını okuyunca üzülmekten vazgeçtim.
Nasıl bir enaniyetle sarf edilmiş sözler.
Döndüm, lan bu kadar sinir edecek ne yazmış olabilirim? dedim yazımı okudum.
Çevirmeni komaya sokan bu eleştirim mi?!
Açıkçası bana karşı linç kampanyası başlatılsa bu kadar abartılı tepki vermem.
Nasıl böyle bir şey diyebilirmişim? Ben de kim oluyor muşum?
Alt tarafı bir çocuk, demiş sözde. Ama nedense büyüklük onda kalamamış..
Valla sinirlenmedim.
Blogumu nispet yapmak için kullanmadığım gibi laf sokmak için de kullanamam.
Düzenli okuyucularım da var, sevenlerim de sevmeyenlerim de (vardır herhalde).
Şuan espri yapmamak için zor tutuyorum mesela. Hayat kısa.
Kitap okumak kadar almayı da seviyorum. Satın almayı da, hediye almayı da.
Daha dün kitapyurdu siparişim geldi mesela.
Yayınevlerinden kitap hediyeleri de kabul ediyorum kimi zaman.
Daha dün kitapyurdu siparişim geldi mesela.
Yayınevlerinden kitap hediyeleri de kabul ediyorum kimi zaman.
Blogumda okumadığım hiçbir kitabı yazmıyorum.
Beğenmediğim hiçbir kitap için, öldüm bittim geberdim, demiyorum.
Burada bahsettiğimden daha fazla kitap okuyorum. Kolay kolay bir kitabı yarım bırakmıyorum.
Yayınevlerine kendim mail attığım da oldu mesela. Ama fuar fuar gezip 'bedavaya ne koparsam kar' havasında hiç olmadım.
Yani hediye kitap da geliyor ama bu beni bir yalaka yapmıyor.
Yani hediye kitap da geliyor ama bu beni bir yalaka yapmıyor.
Eleştiren insanlara çemkireceğinize, yalaka yorumcuyla tek derdi okuyucusuna iyi hizmet etmek isteyen kitap yorumcusunu ayırsanız mesela. Tamam pohpohlanmak işinize gelebilir ama yeri geldi mi kitap yorumcusu bloggerlara, o kadar abartmayın, diyebilseniz ya da.
Yorumları geziyorum hiç kendi aldığı bir kitap yok, hepsi yayınevlerinden gönderilmiş, hadi tamam gönderilmiş de bir tane bile mi kötü kitap yoktu içlerinden hepsine geberdin? Gebermiş arkadaş ölmüş bitmiş. Kitabı okumuş mu, orası muamma ama!
Yorumları geziyorum hiç kendi aldığı bir kitap yok, hepsi yayınevlerinden gönderilmiş, hadi tamam gönderilmiş de bir tane bile mi kötü kitap yoktu içlerinden hepsine geberdin? Gebermiş arkadaş ölmüş bitmiş. Kitabı okumuş mu, orası muamma ama!
Ee böyle insanlar varken benim ufak eleştirim bile batar yani. O yüzden çok görmüyorum. Bir özrümü bile hak etmedikleri için üzülüyorum ama.
Bu da bahsi geçen sert(!) eleştirilerin olduğu yazım. Vaktiniz varsa okuyun. Eleştirilere açığım.