bir saatte hazırlamışım bu yazıyı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bir saatte hazırlamışım bu yazıyı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2012 Çarşamba

Ayşegül Dolmabahçe'de

İstanbul'da yaşayıp Dolmabahçe Sarayı'nı görmeyen yoktur sanıyordum.
Yanılmışım.
Siz de onlardan biriyseniz, yapımı 13 yıl süren; 6 padişahın, son halifenin ve Atatürk'ün ikamet ettiği; Türkiye'nin en büyük sarayı olan Dolmabahçe Sarayı'nı görmezden gelmeyi bırakın.
Sizi çağırıyor, duymuyor musunuz?


İlk gidişim değil, kaçıncı gidişim bilmiyorum.
Her gidişim farklı duygularımı uyandırıyor.


Bu sefer, mest oldum.
Devasa sütunların yanında küçücük kalırken o dönemi hayal ettim.

(saltanat girişi) 
 O dönemlerdeki insanlar hiç Dolmabahçe'nin bu halini hayal ettiler mi, acaba diye düşündüm.

Kuğulu Havuz ayrı güzel, yanındaki çiçekler ayrı, onların kokuları apayrı güzel...


Çıkmak istemediğimiz için bahçesinde ve cafesinde bolca zaman harcadık.


Çaylar gelmeden hemen önce;)

Giderseniz hediyelik eşyalara bakmayı bir hatıra almayı unutmayın.
Dünya güzeli Dolmabahçe magnetim, mutluluk sebebim :)


Bol fotograflı bir yazı oldu değil mi?
Çekmişim de çekmişim, içerde fotoğraf çekimi yasak ya, dışarda çıkarmışım acısını.
İşte bakınız Ayşegül*:

*Ayşegül, bana Şeyda'nın taktığı lakaplar biri :)
Yemek konusuna gelince...
Saraya yakınlığı nedeniyle, Dolmabahçe Sosyal Tesisleri tercih edilebilir.
Ancak Taksim'e ve tabii ki Beşiktaş'a yakınlığı nedeniyle, yemek, sorun olmaz diye düşünüyorum ;)