30 Temmuz 2021 Cuma

Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır 2

 Ahmet Şerif İzgören, çok sevilen videoları defalarca izlense doyulmayan, güler yüzlü, çalışkan ülkesini çok sever bir yazar, akademisyen. Kitaplarındaki dil konuşur gibi çok akıcı, çoğunu bir oturuşta okuyabilirsiniz belki ve sonra döner tekrar bakarsınız.
Paylaşım dünyasında, kitaplarında yazdıkları şeylere, videolarda, instagramda, twitterda rastlamak mümkün. Bu kitabın ilkini mesela; "Şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır"ı bu aralar okusanız birçok yer çok tanıdık gelecektir, daha önce okumuş ya da dinlemiş olmanız muhtemeldir. Ama bu kitabın ne kadar ihtiyacımız olan gerçekleri söylediğini değiştirmez.


Neden böyle başladım. Çünkü ikinci kitabın başında Ahmet Şerif İzgören diyor ki, bu kitapla önceki arasında neredeyse 20 yıl var. O kitap için öyle güzel dönüşler aldım ki ikincisi için kendimi borçlu hissettim. Bunu yazarkende daha önce bir yerde bahsetmediğim, yazmadığım konular olmasına dikkat ettim.
Gerçekten de öyle. Ha bence ana temamız olan çalışmak, vazgeçmemek, başkaları için yaşamamak aynı. Tabii ki bu sosyal medya, ekran başında geçirdiğimiz süreler de eklenecekti.
Neyse Ahmet Şerif İzgören'in daha önce bahsetmediği, kitabı okuyacaklar için tekrar olmayacak yazılarını okuyacaksınız bu kitapta. Ama tutup bir sene sonra okursanız ve yoo bunu ben bir yerde okumuştum/görmüştüm/duymuştum.. e o da geç kalmışsınız demektir :)

Yaz mevsiminin en sıcak günlerinde, okuma süremizin iyice azaldığı şu günlerde, kendinizi iyi hissettirecek ferahlatacak bir kitap önerisiydi.
Dikkate almanız dileğiyle.

28 Temmuz 2021 Çarşamba

Diana'nın Yeğeni Kitty Spencer'ın Düğünü

Öncelikle Kitty Spencer'ı bi' hatırlayalım.
Meghan&Harry düğününün en gözde ismiydi belki de.
Ona müstakil bir yazı bile yazmıştım. (Hatırlamak istenler Kitty Spencer tık tık)
Uzun zamandır yazmayışımı hele hele düğün dernek yazmayı çoktan bırakışımı Kitty Spencer için bozuyorum.
Oh be özlemişim!!


Öncelikle gelinliği ilk gördüğümde çok beğendiğimi söylemeden geçemem. Ne kadar zarif, ne kadar güzel dedim, şimdiki kızlar bu geline özenecekler ama onlar giydiğinde böyle durmayacak ama olsun dedim. Çok beğendim kısaca. 

Ancak yanındaki kim?
Babası Charles Spencer'ı tanımasam babası diyeceğim.


Kitty'nin evlendiği adam ünlü moda milyoner Micheal Lewis. Kitty'den 32 yaş büyük. Haber sitelerinin yazdığına göre Kitty'nin babası Charles Spencer'dan  5 yaş büyük.

Bitti mi? Bitmedi. 
İtalya'da gerçekleşen düğüne İngiliz Kraliyet ailesinden kimse takılmadı. Salgın hastalıktan ötürü çok da şaapmamak lazım, dedikodu kazanı kaynatmayalım hemen.
Dahası.. Kitty gelinlik dışında birbirinden güzel 4 kıyafet daha giydi.
Görelim.





Açıkçası o gelinliği zaten bi' kere giyeceksin bir kere giy ama tadını çıkar değil mi?
Diğer elbiseler de öyle.
Çok güzeller!! Neden sadece yarım saat kalsın üstünde. Bir daha giyemeyeceksin..
Elbiseler Docla&Gabbana.
Aslında bakarsanız çok birbirine benziyor. 
Hepsini de çok beğendim keşke benim olsa. 🙈
En çok hangisini beğendim diye düşünüyorum karar veremiyorum. Siz en çok hangisini beğendiniz?

2 Haziran 2021 Çarşamba

Friends Reunion

 Ne düşünüyorum biliyor musunuz? 
Şimdi bu "Arkadaşlar" 17 yıl aradan sonra bir program için bir araya geldiler, eskileri yad ettiler. Ama birileri mesela dönemin gençleri bir yıl önce izlemeye başlamış mesela, sevmemiş bırakmış ya da sevmiş devam etmiş tüm bölümler bitmeden bir de bunlar reunion yapmış.
Hiç benim izlediğim zevki alabilir mi?

Ki ben de 17 yıl önce izlemiş bitirmiş değilim.
Ben hatırlıyorum bir ara (her popüler dizi gibi) Türk tvlerinde vardı birkaç bölüm izledik hatta bazı bölümleri döne döne izledik ama o kadar. Ben de birkaç yıl önce tüm bölümleri bitirdim. 
Yine de çok güzeldi bu bölümü izlemek.
Hele 17 yıl önce izlemiş bayılmış sonra aklına geldikçe sevdiği bölümleri izlemişler için daha güzeldir eminim. 

Bazı sahnelerde duygulandık, bazısında güldük, Matt LeBlanc'ın aldığı kilolara şaşırdık, aralarının iyi olmasına sevindik..
Böyle güzel bir işti.

Sanatçılar için de güzel bir duygudur, yaptığınız bir işten 17 yıl sonra bile övgü görmek mesela..

Neyse bakın şuraya bir link bırakayım. Daha önce Friends dizisine konuk o
lan ünlülerden bahsetmişim. Keşke devam etseymişim, çünkü bu kadar değildi konuklar tabii, yorulup bırakmışım. E takdir görmeyince böyle, yılıyorsun. Ama kendim için devam etseymişim iyi olurmuş.
Yazı güzel yazımı okuyun: Friends'e konuk olan friendler

12 Nisan 2021 Pazartesi

Suzan Defter

Herhalde Kitap kulüplerim olmasa bu son birkaç ayda hiç kitap okuamaycaktım.
Neden bilmiyorum?
Yani bir insanın vakti nasıl olmaz okumaya? 
Ey okumayan insanlar, nasıl okumuyorsunuz? Ne ile meşgulsunuz.

Kitap kulüplerimizde de maalesef pek de doğru seçimlere denk gelmedim. Gene de onlar okumaya vesile oldu. 
Bu ayda edebiyat yolu kitap kulübümüzün kitabı Suzan Defter idi.

Ayfer Tunç güçlü bir kalem. 
Bazı şeylerin etrafında dönüp dolsa da, merak ettireyim derken insanı bunaltsa da güzel, güçlü bir kalem.

Ama bu kitap, çok zayıf bir hikaye.
Günlük tarzında. Bir biriyle alakasız iki kişinin günlükleri bir sayfada biri diğerinde diğerinin günlüğü var. bölüm bölüm değil yani sayfa sayfa ayrılmış ve bu okumayı çok zorlaştırıyor. 
Bu da eksilerinden.
Zayıflığına gelince.. 100. sayfaya geldiğinde artık buhikayenin bir yere varmayacağını anladım ve bittikten sonra da neden anlattı ki bunu şimdi dedim. Derya'nın abisine olan aşkını hastalıklı buldum, kahramanvari bir altyapısı olsa anlaşılabilirdi ama neden bu hayranlık? 
Gene Suzan'da garip bir bağı var. Bu bağ, bu aşk, geçmiş anlatılmasına rağmen lüzumsuz, hastalıklı bir şekilde havada kalıyor. Gereksiz neden değinildiği belli olmayan karakterlerde mevcut.
Bayılanlar var biliyorum ama cidden hiç sevmedim. 
Bunu da buradan diyeyim de, daha güvenli, bloggerlara linç olmuyor artık :)
Gene de sen ne anlarsın diyecekler varsa, evet ben ne anlarım arkadaşlar en güzelini, en doğrusunuz siz bilirsiniz :)) 

21 Mart 2021 Pazar

Ayrılık Vakti

 Jodi Picoult’un


daha önce bir kitabını okudum ve çok sevdim. Sonra sahaflardan gördükçe aldım, çekilişini gördüm mü katıldım, hediye geldi falan derken birkaç tane kitabım oldu ama bir türlü okuyamadım. 

Aylin’in kitap kulübü sürüyor aylardır, Mart ayı kitabını da bana seçtirdiler sağ olsunlar, ben de uzun zamandır raflarda duran Jodi Picoultlardan birini seçiverdim. 


Ay ne bileyim böyle çıkacağını😒 başlar çok güzeldi ohh dedim herkes bayılacak, ortalara gelince amme uzatmış Aylin beni gebertecek dedim, sonunda da bu mu?! Dedim. 

O kadar saçmaydı ki! Gel de spoiler verme yani! Tabii ki kimse tahmin edemez böyle bi sonu, çünkü ana jenna nasıl.. neyse.. kitap kulübün canlı yayınında kimse tutmasın beni, spoilersız olmaz. 

Gelecek ay görüşürüz. 

14 Şubat 2021 Pazar

The Queen's Gambit

 


Az önce bitirdiğim diziden bahsetmeye geldim.

The Queen's Gambit aslında her iyi dizi ve filmin çıkar çıkmaz tüketildiği bugünlerde yeni bir şeyden bahsediyormuş gibi gözükmek istemem. Ama ben dayatmalardan hoşlanmıyorum. Çok fazla dizi de izlemiyorum artık. O yüzden seçiciyim. Benim gibiler için yazıyorum bu yazıyı da. 
Seçkin kesime :)))
Tamam tamam şaka yapıyorum, hepimiz kendi çapımızda seçkiniz farklı şeylerden hoşlanabiliriz.

The Queen's Gambit, aslında bir kitaptan uyarlama. Yetimhanede hademeden satranç öğrenen bir kızın dünya şampiyonasına uzanan sıradışı hikayesini anlatıyor. Yıl bin dokuz yüz altmışlar. Haliyle bir kadının bu kadar yükselmesi bu zaman için bile hala şaşılacak şeyken bir de o zamanları düşünün.
Bir satranç dehası olmasıın yanı sıra Elizabeth Harmon, çok da güzel giyiniyor, kızın giydiği her kıyafete ya da şöyle düzelteyim para kazanmaya başlayıp kendi kıyafetlerini kendi almaya başladığı andan itibaren giydiği her parçaya vuruldum. 
Benim de zaafım bu herhalde. Kadının başarıları şöyle dursun başarırken giydikleri :))
Bir de kızıl malum. Çok sık kafayı bulup dağıtmasında rağmen çok zarifti hareketleri.


Detaylı konusuna her yerden ulaşabilirsiniz. Daha fazla açmayacağım size konuyu. Hatta bence izlersiniz ya da izlediniz bile. 
Etkilendiğim bir şey de var ki bence buna çoğumuz hasretiz.
Kız baştan beri tam bir vefasızlık örneği sergilese de gördüğü vefaya şaşırdım kaldım. 
Mesele adama ilkin mektup yazıp 5 dolar istemişti kazanırsa ona 10 dolar ödeyeceğini söylemişti. Onu göndermediğini dizinin son bölümlerine yaklaşınca öğreniyoruz. Merak ediyordum doğrusu gönderdi mi? Ya da neden hiç yanına gitmedi? Ya da parayı göndermese bile sizden bahsettim ama dergi o kısmı basmamış diye sonradan da yazabilirdi. Ki gördük, adam kızın her haberini takip etmiş.
Hayatındaki insanları kaybetmemek için hiçbir şey yapmamasına rağmen ihtiyacı olduğunda karşılarına çıkması da gene beni çok etkiledi. Belki kitapta kızın psikolojik durumu daha iyi anlatıldığından bu kuramadığı bağın nedenleri de daha açıklayıcı olmuştur fakat dizide, yani benim gözümde vefasız bir konumda kalıyor. Benim arkadaşım olmasını istemeyeceğim bir tip kısacası :) 
Zaten onun da arası daha çok erkek arkadaşlarıyla iyi.


Bir de bağımlılığına değinmek isterim ki ne kadar acı bir şey bu bağımlılık. Zararsız şeylere olan bağımlılık bile çok acıklı bence. Kendimde böyle bir zayıflık sezdiğimde savaşmaya başlıyorum. 
Kaldı ki böyle başarılı birinin yaşadığı buhranlar ve madde bağımlılığı ise beni gerdi. İçme kızım yapma kızım falan modundaydım. Son bölüm gene içip dağıtacak diye ödüm koptu mesela :)

Güzel bir diziydi. 
İkinci sezon olacak mı? Sanırım henüz onayı almamış. Ama bence zaten bir sezonluk ayarlanmış bir şeydi devam ederse aynı tadı verir mi, emin değilim.
Bir sezon. Yedi bölüm. Fırsatınız olursa ya da zaten izlemek niyetindeysiniz bunlar da benim fikirlerim.

7 Şubat 2021 Pazar

Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır

 Ahmet Şerif İzgören çok sevdiğim, videolarını izlemeye doyamadığım, çok bizden bir eğitimci benim gözümde. Çok bizden derken neyi kastediyorum? Anlattığı şeyler, gösterdiği yanlışlar, tespitler çok yerinde. Elin Amerikalısının yazdığı gibi değil. Yokluğu bilen, disiplini bilen, aynı geçmişi paylaştığımız biri. Haliyle önerileri de bize yönelik Norveç’te insanlar ne yapmış da başarılı olmuş zengin olmuşla bize bi çalım atıp yerimizde saydırmasın da bilirdi ama istiyor ki silkelenelim.



Kişisel gelişim okumaya 35’inden sonra başlayan ben için durum böyle diyelim ya da. Çok hak veriyorum aynı görüşlerini paylaştığım için de böyle düşünüyor olabilirim. Ben de değişimin herkes için “benden” başladığı kanaatindeyim. Ne iş yaparsak yapalım elimizden gelenin en iyisini hedefleyelim ve başkaları nasıl savsaklarsa savsaklasın biz salmayalım. 

Çok akıcıydı dili. Bazen daldan dala atladığını da düşündüm, aman atlasın güzeldi. İsterim okumanızı. Hatta sonra arada rastgele bir sayfa açıp tekrar okumanızı. 

Bu satırları okuduğu halde “Ben kitap okuyamıyorum ya” diyen yoktur herhalde ama velev ki var.. lütfen videolarını izleyin. YouTube’da mevcut.

Bu kitabın ikincisi de bende var, biraz saman geçsin onu da okumayı düşünüyorum art arda  tüketmek istemiyorum da. Ayrıca gözüme iki kitabını daha kestirdim. Alınca görürsünüz 😉