the mentalist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
the mentalist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2015 Pazartesi

Jane Ve Lisbon'un Düğünü

Sanırım finalleri düğünle yapmak, izleyiciyi etkilemek adına mantıklı.
Düğün zaten başlı başına duygusal bir şey.
7 sezon süren The Mentalist de sezon finalini düğün ile yaptı.
Sezon finali düğüne rağmen bol aksiyonluydu.
Aksiyona rağmen çok duygusaldı.
Çok severek izlediğim dizimi çok severek noktaladım.
Yıllardır aşklarına tanık olduğum iki arkadaşım evlenmiş gibi mutluyum şimdi.

Lisbon'un gelinlik alış-verişinden bahsetmiştim.
Aslında kimseyi davet etmek gibi bir niyetleri yoktu sadece ikisi ve nikah memuru olacaktı. Planları buydu ama Lisbon'un kardeşleri, nasıl yani, deyince, iyi bari aileden birkaç kişi olabilir, dediler.
Ve işte ipin ucu orada koptu. Nasıl tanıdık geliyor mu? :))

Abbot evini teklif etti "sade" düğün için, ve lisbon birden kaç kişinin geleceğini bilmediği orman temalı bir organizasyonun içinde buldu kendini.


Ben dekora bayıldım ama Lisbon benle aynı görüşte değildi :)
Neyse zaten bu düğünden kaçtılar.
Nereye gittiler? Lisbon'un düğün için karavanda hazırlanacağı, minik kulübelerine ^.^




Gelinliği de görmüş olduk böylece.
Ama ben size ne dedim, aksiyonumuz eksik olmadı!

Gelinin elindeki tabancaya dikkat! :)

Sonrası onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine...

Senin sevincini yerimmmm Patrickkk!!!!


Eski dostlarla selfie keyfi ^.^ Bu kareye bayıldım tabii!! Diziden ayrılan Rigsby ve Van Pelt son bölümde gelmeselerdi çok arardım onları ^.^


Ve davetliler vur patlasın çal oynasın eğlenirken, birileri onları huzurla izliyordu:



Yaaaa canlarımmmm ^.^
Ama size baştan dedim, iki çok yakın arkadaşım evlenmiş gibi hissediyorummm..

Canım arkadaşlarıma, bir ömür boyu mutluluklar. Siz de maşallah deyin :)

24 Temmuz 2015 Cuma

Lisbon'un Gelinlik Alışverişi

The Mentalist finalini yapmış, üzerime gelmeyin olur mu?
Birkaç post üzerinde bahsedelim.

Cho'nun böyle alakasız durumlarda kalmasına bayılıyorum.
Lisbon ile gelinlik alışverişindeler:




Ve yine nasıl bir şey istediğini Cho anlatıyor:



Alışverişte herkese böyle dürüst ve zevkli yaren lazım mirim, bunu bilir bunu söylerim.

Düğün detaylarına da değineceğim arkadaşlar merak etmeyiniz, o iş bende, kıppss ;)

29 Haziran 2015 Pazartesi

Cho'nun Dostoyevski Yorumu

Bir efsane daha bitti.
The Mentalist'ten bahsediyorum.
Aslında aylar önce sezon finalini yaptı dizi ama beni biliyorsunuz, o sıra dizi izlemiyordum. O yüzden finali şimdi yaptım.
İrademe sağlık.

The Mentalist'te en sevdiğim karakterlerden biri Cho. Onun hakkında daha evvel de yazdım ama Cho anlatılmaz, izlenir. 

Cho kitap okuyan bir karakter. Wylie torpido gözünde bulduğu kitabı Cho'ya soruyor:




Aynen böyle. Son soruya cevap vermiyor Cho. 
Bayıldım yahu! Dostoyevski iyi mi kötü mü, diye sorulur mu? Sorulursa o soruyu sorana cevap vermeye değer mi?

Not: Bu yazının benim dışımda kimseyi etkileyeceğini sanmıyorum :) Beni dizilerde filmlerde ayrıntılar çeker. Bir bakış, bir gülüş falan.. Bu da onlardan biri sanırım.

Ahh Cho! Çok Özleyeceğim seni :(

20 Mayıs 2014 Salı

Aptal Eden Sezon Finali {The Mentalist}

The Mentalist dizisinin 6. sezon finalini yaptık geçenlerde.
Bu sezon uzun zamandır çözülmesini beklediğimiz sır açığa çıktı, Patrick ikinci kez birini öldürdü, Meksika'ya kaçtı, ama bundan da yakayı sıyırdı, iki yıl sonunda FBI'da çalışmak üzere yurda döndü ve şimdi meşhur FBI'ı birbirine katıyor.
Daha sevimli, daha cüretkar.


Bu "FanArt"a bayıldım.
'Aşk ve Gurur' afişine benzetilmiş. Sevdiğim bir diziden sevdiğim bir esere yapılan göndermeyi nasıl sevmem zaten.
Bu sayede bugün burada The Mentalist'ten bir kez daha bahsediyor, 6.sezon finali olan 22. bölümü izlerken nasıl keyiflendiğimi, bittikten sonra nasıl aptal aptal gezdiğimi sizlerle paylaşabiliyorum ^.^
Ve Cho yine muhteşemdi, ya yine!

Dizi hakkındaki diğer yazılarıma The Mentalist etiketinden ulaşabilirsiniz.

2 Ocak 2014 Perşembe

Mentalist'in En Cool Karakteri

Ne o, yoksa siz artık amerikan dizisi izlemiyorum mu sanıyorsunuz?
Her ne kadar yeni dizilere soğuk baksam da, eski dizilerimi sürdürüyorum.

The Guardian ile yerleşen Simon Baker hayranlığım bana, The Mentalist izletmeye başlamış, Nicholas Fallin karakterinden sonra, taban tabana zıt Patrick Jane karakterini sevmem ile Simon Baker sevdiğim ünlüler kervanında kendine iyi bir yer bulmuştur.
Bunlar daha önce bahsettiğim şeyler.

The Mentalist dizisinde uzak doğulu bir polisimiz var. Mesafeli, suratsız, cool, dürüst, az konuşan bir karakter. Bu mesafeli uzak doğululara da bayılıyorum yani. Ally Mcbeal'de de Lucy Lui nin oynadığı karaktere hayrandım.

Bu sahnede ortağı Wayne Rigsby ile dertleşmesini(!) göreceksiniz. Tahmin edersiniz ki, Rigsby konuşkan, neşeli, samimi, yumuşak birisi.

Rigsby konuşmaya başlar:
- Yeni evli olarak bence bir çok kalori harcıyorsun...
Kimbal Cho için bu kadarı yeterlidir:
- Bu konuşmayı yapmıyoruz.


Ama Rigsby bu, gördüğünüz gibi devam ediyor. Cho ise onun susmasından başka bir şey istemiyor:
-Lütfen konuşmayı bırak.


İkinci fotoğraftaki ifadesini ve iştahımı kaçırdın demesini kaçırmayın. Bu sahneden sonra yemeyi gerçekten kesiyor. Dahası Rigsby o kadar mutluymuş ki ona birini ayarlayacağını söylüyor.
Çok tatlılar ya. Nev'i şahsına münhasır Cho'mun sahnelerine bayılıyorum kısacası..

The Mentalist'te 6 sezondayız. Nihayet bu sezon dananın kuyruğu kopacak.
Bu diziyi izlediğimi bilmeyenler bu yazıya, Cho hayranlığımın yeni bir şey olduğunu sananlar şu yazıma bakabilir. Zaten çok kısa yazmışım iki saniyenizi alır :)

3 Şubat 2011 Perşembe

Buna İnanmak O Kadar Zor Mu?

İzlediğim dizilerden şurada bahsetmiştim.
Neredeyse bir sene olacak o yazıyı yazalı.
Ve benim şimdilerde tvde takip ettiğim diziler 'Desperate Housewives' ve 'Dexter' ile sınırlı.
Ha geri kalanını netten izlediğimi düşünüyorsanız; yanılıyorsunuz: 'The Mentalist' ve her fırsatta tavsiye ettiğim 'The Office' dışında izlediğim dizi yok.

Farkettiniz mi? Hiç türk dizisi yok listemde.
Biri izlediğim dizileri sorunca yok diyorum.
Buna inanmak o kadar zor değilde, "yabancı dizileri takip ediyorum sadece" dediğim zaman karşılaştığım o atıyormuşum gibi bana bakışları yok mu çıldırasım geliyor :D

'Öyle bir geçer zaman ki'yi izlemiyorum, bir Osmanı tanıyorum.
Hayır hiç 'Ezel! izlemedim!
'Kurtlar Vadisi' , 'Aşk-ı Memnu', 'Asmalı Konak' ...
Hepsini toplasınız 5 dk izlememişimdir.
Merakda etmedim!

Bunun havalı birşey olduğunu düşünmüyorum.
Desperate Housewives izlemenin nesi havalı olabilir ki?
:)

Türk dizilerini izlemememin asıl nedeni uzunlukları ve giren reklamlar.
Yoksa içlerinde çok iyi yapımlar kaybettiğimi biliyorum.
Geçenlerde dizi süreleri protesto edildi ya; sanatçılar ve senaristler tarafından.
Bende destekliyorum!

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Bruno Heller Kimdir?


İzlediğim her bölümde yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkür edesim gelen "The Mentalist" dizisinin yapımcısıdır.


Ya o kadar bahsediyorum nasıl merak edip izlemiyorsunuz?
(Dizi yorumları için forum aşındırmaktan bıkan insan)
Simon Baker'in cazibesinden nasıl kaçabiliyorsunuz?
(O gülümseyince içi açılan insan)
Peki Cho'yu tanımamış olmanın eksiliğinin farkında bile olmamaya nasıl dayanıyorsunuz?
(Cho'nun kişiliğini kıskanan insan)

Bruno Heller'dan bahsedecektim değil mi?
Bizim Bruno yaa...
:)

4 Mart 2010 Perşembe

Diziler

Pazartesi:
Chuck: Gerçek hayatta da çok sevimli biri olduğunu duyduğumdan beri denk geldikçe izliyorum.

Bu resim arkadaşım Semra tarafından çekildi!!
Saat 20:00 de CNBC-e de ;)

Dexter: nasıl ve ne zaman hayran kaldım sana bilmiyorum. Bu sezon şahane gidiyor!
Saat 22:15 de e2 de

Salı:
Desperate Housewives: seviyorum bu kadınları ya.. En çokta Lynette'i.
Saat 21:00 CNBC-e

Tudors: Ama sezon finalini yaptık geçen salı :) Oysa düzenli olarak izlediğim tek sezondu :)

Çarşamba:
How i met your mother: Her zaman bu kadar komik miydi yoksa bu sezon daha mı komik?
Barney Stinson bayılmıyor muyuz sana?

20:00 CNBC-e

Mad men: Sadece ve sadece neden bu kadar tutuluyor anlamak için hemde zorla -kendi zorumla yani :)
e2 22:15

Perşembe: Bu post hangi gün hazırlanılmış ve yayımlanmış bakınız ve anlayınız ki bugün izlediğim bir dizim yok, o yüzden hem msn açık, hem blogları gezdim, hem bloga yazı hazırladım!

Cuma:
One tree hill!

Konuları dallandırıp budaklandırmıyorlar,
en çokta bu özelliğini seviyorum bu dizinin; birde Brooke'u :)

Hafta sonuda dizim yok benim!
Ama 6 haftadır her pazar Star Wars serisinin bir bölümü izleyerek tamamladım ve yola Clone Wars ile devam edeceğimdir.

Netten indirip izlediklerim ise; tabii Lost ve biliyorsunuz Mentalist!
Ve beni bekleyen 2 Güney Kore dizim var; yakında birine başlamayı düşündüğüm!

1 Kasım 2009 Pazar

Hazine Buldum!!


Dün akşam yanlışlıkla Digitürkte olduğunu bile bilmediğim bir kanala rastladım. Zapping bile yapmıyordum aslında 30a basacağıma 305e basmışım, karşıma izlemek istediğim 'Mentalist' çıktı. Başroldeki Patrick Jane rolündeki Simon Baker'le çok eskiden tanışırız;) O Nick Fallin'ken ben ona hastaydım, o dönem kendime benzetirdim; kimse bizi anlamıyor diye yakınırdım:))
İlk kez CNBC-e de izlemiştim ama yıllar sonra TNT'nin tekrar vereceğini öğrendiğimde -abartmıyorum- burnum sızladı nerdeyse ağlıyacaktım!!


Nasıl güzel bir gülümseyişi vardı ama dizideki rolü gereği hiç gülmüyordu yüzü. Belki bir iki kere gülmüştür ondada gözlerim kamaşmıştı:))
İki dizide de Amerikan aksanıyla konuşmasına rağmen Avustralyalı. Dolayısıyla aslen şahane bir aksanla konuşuyor!

Mentaliste gelince...
Yine benimle aynı paralellikte bir neşeye sahip:)
İnsanı gıcık edecek ölçüde, devamlı gülümseyen, rahat bir kişiyi canlandırıyor. {Beni gıcık etmesi mümkün değil ama :)) }


Ay o yelekli takımları ve karışık saçlarıyla şahane görünüyor yaa... Dün nasıl mutlu uyudum inanamazsınız:))
Sanırım kaçırdığım bölümleri netten telafi edeceğim!