sloan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sloan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2012 Salı

The Newsroom

Artık eskisi gibi CNBC-e ne yayınlarsa izlerim modunda değilim.
Zaten izlediğim dizilerin çok çok azını televizyondan takip ediyorum. 
Yaşasın internet! Reklamsız, sansürsüz.


'The Newsroom'un reklamları dönmeye başladığında hiç ilgimi çekmemişti.
Ancak Cineshoot'ın twitterda tavsiye etmesi üzerine, sen tavsiye ediyorsan izlerim, diyerek başladım bu diziye.
İlk bölümde sardı beni. Bir iki gün içinde tüm sezonu izledim. Sırf 2.sezon ocakta olacak diye ağırdan aldım hem de.  
Zaten sezon 11 bölümden oluşuyor. İşte bu yüzden tadı da damağınızda kalıyor.


Dizinin en dikkat çekici özelliği diyalogları. Çok hızlı ve herşeyden konuşuyorlar, daldan dala atlayabiliyorlar ama sonunda bir yere bağlıyorlar. Takibi zorlaştırsa da sürükleniyorsunuz ki.
İnadına doğru bildiğini savunan, objektif, etik değerleri gözeten böylece rakiplerinden sıyrılan bir haber programı. Haber konuları çoğunlukla - belki de tümüyle - gerçek. Amerika'daki gündemi bilmediğim için ne kadarı gerçek tam söyleyemiyorum.


Will McAvoy'u Mackenzie'yi Sloan'ı. Yani aslında Maggie hariç dizideki her karakteri seviyorum, Maggie'yi elime verseler parçalarım bile. Uyuz. 


Jim Harper'a ise bayılıyorum! Ama ne bayılmak! Maggie'ye uyuz olduğumu söylerken anladınız siz aslında değil mi?

Tamam artık bağlıyorum konuyu. Yalnız dizinin unutamadığım kısımlarından biri de, bu terör olaylarına ilişkin islam'ı hedef alan bir konuşmacıya Will'in verdiği cevap.
Saldırıları dinler yapmaz sosyopatlar yapar.
11 Eylüle rağmen adamlar bunu diyebiliyor.
Burada ne oluyor? Yılmaz Özdil, çocuklarına müslüman ismi yerine budist ismi koysalar keşke, diyor.

Burada bahsedince anladım ki özlemişim ben bu diziyi. Hadi siz de yeni sezona yetişin, hemen bugün izlemeye başlayın:)