robert de niro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
robert de niro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2016 Cumartesi

Unutulmaz Sahne

Size bir film önermiştim; Awakenings.
İzlediniz mi?
Bence izlemelisiniz?
İzlemeyi düşünenler buradan sonrasını okumasın, izledikten sonra gelip okusunlar ama.
Yani mümkünse.
Rica ediyorum 😀
Benim en sevdiğim, filmde en etkilendiğim sahneyi paylaşacağım da. Acaba sizin de dikkatinizi çekti mi diye izleyenlere sormak istiyorum.


Filmin bir yerinde hasta Leonard Lowe'un annesi şöyle bir şey söylemişti:

"Çocuğum olduğu zaman böyle güzel sağlıklı bir bebeği hak etmek için ne yaptım, diye hiç düşünmedim. Acaba ne iyilik yaptım da böyle bir evladım oldu demedim ama hastalandığından beri her gün, bunu hak etmek için ne yaptım, ne hata işledim, diye düşündüm."

1 Aralık 2016 Perşembe

Awakenings

Haftalardır iletişim psikolojisi seminerlerine katılıyorum.
Psikolojiye dair ilgim arttı. Eski bir hayalim gün yüzüne çıktı. Gerçekleştirirsem söylerim. Söylersem gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum çünkü.
Neyse işte.
O seminerlerde, hocamızın tavsiye ettiği filmlerden biri bu Awakenings.
İzlerken bazı anlar tanıdık geldi ama ne izleyip izlemediğimi ne de konusunu hatırlayabildim, beki de başka filmlerden ötürü tanıdık geldi. Ya da o kadar uzun süre önce izlemişim ki hatırlamıyorum. Ancak netice yeni bir film benim için.
Burada bahsetmeye değecek bir film.

Filmde bir kere Robert De Niro ve Robin Williams oynuyor. Baştan bir puan öne çıkıyor bu özellikle.
Fark ettiniz mi bilmem Robin Williams'ın gözlerinin içi parlıyor. Hala inanamıyorum böyle bakan bir adamın kendi canına kıydığına.
Robin Williams, bu filmde asosyal bir doktoru canlandırıyor. Robert De Niro ise bir hastayı. İyileşmesi imkansız bir hastayı. Doktorun inancı ve çabasıyla büyük değişikliklerin yaşandığına tanıklık ediyoruz.
Film harika. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Üstelik yaşanmış bir hayat hikayesi.
Çok ilginç. Muazzam. Hayat dersi veren bir film.

22 Nisan 2015 Çarşamba

Silver Linings Playbook


Birkaç talihsiz film izleme girişimimden sonra ilaç gibi gelen bir filmdi bu film.
Öncelikle Jennifer Lawrance'i afişte tanımadım dolayısıyla filme o girdiğinde ben, hala neden esas kadın girmedi, diye düşünüyordum çünkü başka bir oyuncuyla karıştırmışım.
Hatta bu kadınla hiç Bradley Cooper uymuş mu neden birlikte oynatmışlar, diye düşünüyordum afişi her gördüğümde.
Ama Jennifer Lawrance ve Bradley Cooper öyle mi?
Muhteşem bir ikili olmuşlar.

Karakterler çok zor. Deli demeyelim de hadi kaçık diyelim.
Ve muhteşemler.
Özellikle Tiffany karakteri! Büyüleyici. Eğlenceli, dürüst, sürtük ve sevilesi.
Bradley Cooper'ın karakteri Pat ise başka bir alem.

Karısının aldatmasıyla deliye dönen aldattığı kişi öldüresiye döven ve bu yüzden 8 ay tımarhanede kalan ancak annesinin mahkeme kararıyla bir sürü sorumluluk alıp oğlunu hastahaneden çıkarmasıyla başlayıp gelişen olaylar.
Her ne kadar kusurları olsa da aile bir harika!
Baba Robert De Niro bu arada ^.^

Aslında bu filmi zaten çoğunuz izlediniz. İzleyemeyenlerinizin ise bir gün izlenecekler listesinde.
Ben, nasılsa izleyeceğim, diye unutup gidenlere listenin başlarına çeksinler diye bir hatırlatma yapıyorum sadece.

İyi seyirler gençler ;)

1 Nisan 2011 Cuma

Mine Vaganti - Serseri Mayınlar

Bir günde iki post!
Aman Allah'ım birileri blogunu gerçekten özlemiş ilişmeyin :D

3 film var anlatacağım.
Evrensel takılıyorum: Güney Kore, İtalya, Amerika
Ama vaktinizi çok çalmak istemiyorum ne de olsa sabahta bir post girmiştim o yüzden aklınızda olsun izlemeyin :)))

Bi Mong - Rüya


Birbirini tanımayan iki insan. sonra tanışıyorlar tabii:)
Birinin gördüğü rüyayı öteki uyguluyor.
Önce farklı geliyor ama konu o farklılığı aşıpta birşey anlatmıyor.
O farklılığa aldanmayın diye ben size bunları yazıyorum :)

Mina Vaganti- Serseri Mayınlar


"Güney Kore sinemasına şans verdin hadi Ferzan'a da bir şans ver" dedi J.Potter diye izledim bende.
Artık önyargılı yaklaşmıyorum hiç bir şeye :P
Tamam fena değildi ama abartılacak birşeyi yok bence.

Taxi Driver - Çevirmeme gerek yok herhalde :)))))


Şişirmeyi ne kadar seviyorlar ya.
Böyle sıkıcı bir film çıkıyor meydana oluyor kült!
Yok artık.
Hele o efsaneleşmiş diyalogun ayna karşısında olduğunu gördüğümde, ayy cidden boşa izlemişim bu filmi, dedim.
1976'daki filmlere nazaran güzel olabilir ama artık 2011'deyiz; neler gördük neler?!!

Çok lakayıt bir film yazısı oldu.
Ama herşey sizin için.
Hafta sonu evde oturup film izlemek isterseniz bunlardan birini tercih etmeyin diye :D