Hepsi kendi alanında başarılı bulunmuş, beğeni kitlesine sahip diziler aslında.
Mesela Reply 1994 dizisi çok beğenilmiş, hatta kim iddia ettiyse bilmiyorum Reply 1997'den daha iyi olduğu öne sürülmüştü. Reply 1997 dizisini o kadar sevmiştim ki hevesle başladığım dizi eziyete dönüştü.
Mesele benim beklentim de olabilir ama aradan çok uzun zaman geçmesine rağmen bu dizinin beni çileden çıkardığı dün gibi aklımda.
Bir kere bölüm süreleri çok uzundu. Bir buçuk saat süren bölümleri bile vardı. Ve bu bir buçuk saatte uzun uzun sofra muhabbetleri oluyordu. Gündelik.. sıradan.. Hiç bir dizide bu dizideki ağız şapırdatmalarından rahatsız olduğum kadar rahatsız olduğumu bilmem.
En azından Reply 1997 oyuncularının konuk olduğu bölümü izleyeyim, dedim ama onun da fotoğraflarını gördüm, yetti.
Bu dizi hakkında sonradan okuduğum hiç bir yorum fikrimi değiştiremedi
Que Sera Sera ise Kore dizilerinde klişeleri yıkmasıyla ön plana çıkan eski bir yapım. Hızlı bir açılış yapmasından belliydi klişeleri yıkacağı. Ancak çok ama çok sümsük bir kız vardı başrolde. Ara ara hareketlense de dizi, durağandı, bir ileri iki geriydi. Sonunda ben diziyi bıraktım. Şansa bakın ki ben bırakınca güzelleşmiş. Uğursuzluk bendeymiş yani :) Sonradan istediği kadar güzelleştiği söylensin elim bir daha o play tuşunu basmaya gitmedi.
Bu diziyi ilk yayınlandığı sırada izleyenlerin beğenisi anlayabilirim. Hani, artık öyle güzel şeyler izledik ki, bir zaman sonra eski dizilerin bizi kesmemesi çok normal.
Yine eskilerden 9 End 2 Outs dizisi. Bunun konusunun beni cezbetmesini anlıyorum; aynı evde kalan iki arkadaşın arasında oluşan aşkı anlatacaktı. Kesin güzel olurdu. Ama çok yavaştı. Böylece güzelim konu nasıl heba edilir görmüş oldum. Arada güzel replikler, özlü sözler dönüyordu ama dizinin başına oturup, hadi biri güzel bir laf etsin de bu diziyi boşuna izlememiş olayım, diye bekleyecek değildim.
Bunu da yarım bıraktım haliyle de. Bu dizinin iyi yanı yanı başrollerin kısmen güzel olmalarıydı :)
Arada başka bıraktıklarım var mı hatırlamıyorum. Gelelim son yarım bıraktığım Kore dizisine.
Benim bilgisayarım geçtiğimiz aylarda çöktü. İndirdiğim ne varsa gitti sanıyordum ki bir gün bir baktım kurtarılmış bir dosyam var! Çok sevinip hevesle başladım tabi.. yoksa bu diziyi izlemekten çoktan vazgeçmiştim: Miss Korea.
Başroldeki Lee Sun Kyun'u sevenler çok. Ben de daha evvel dizi ve filmlerde kendisini izledim. Coffee Prince dizisindeki karakteri sevdiysem de Pasta dizisinde kendisine sinir olmuştum. Blogta anlatmadığım bir filminde ise sevmiştim. Aramızda sevgi-nefret ilişkisi var gibi duruyor, değil mi?
Kafasını sallaya sallaya yürüyüşü öldürüyor beni. Arabalara konulan hareket ettikçe kafası sallanan köpekcikler geliyor aklıma :)
Neyse işte çok yavaş ilerliyordu Witch's Romance'a da başlayınca bilgisayardan diziyi sildim. Dizideki güzel avcısı Ajummayı çok beğeniyordum oysaki. Çok havalıydı! Love Rain'deki rolünden ne kadar farklıydı!
Bu dizilerin sonlarını bana söyleyebilir diziyi özet geçebilir, hatta bu dizi ve/veya diziler ile alakalı post yazdınız ise, linkini atabilirsiniz.
Sevinirim ^.^



