Bir gün elime aldım bu kitabı, biteceksin, dedim ve öyle bitirdim.
Aslında çok sevdim.
Ancak doğru dürüst bir vakit ayıramadım 3-5 sayfa okuya okuya yarıladım, derken inat ettim ve birgünde bitirdim.
Bilmediğim bir padişah hakkında roman okumak daha güzelmiş.
Çünkü diğerlerinde bildiğin şeyler oluyor ve ister istemez, bakalım bu yazar şu olayı nasıl anlatmış diye bir merakla okuyorsun.
Ben IV. Murat'ı pek bilmediğimden her bir ayrıntı beni şaşırttı ve daha fazla zevk almamı sağladı.
Murat Han'ın başına gelenleri okurken, ben olsam hepsinin kellesini alırdım, dedim.
Bunu gerçekten dedim.
Sonra Murat önlenemez bir biçimde idam kararı verirken, aman Murat'cım yapma etme, demeye başladım.
:)
Salih Paşa'yla yapılan kapanış çok hoşuma gitti. Bende de aynı hissiyat oluşmuştu çünkü. Okuyanlar bilir.
Okay Tiryakioğlu tarihi romanları yazmayı sevdi.
Ben de onu sevdim. İyi ki varsın Tiryakioğlu!
okay tiryakioğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okay tiryakioğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Haziran 2012 Salı
IV. Murat
Etiketler:
gürz ve zafer
,
IV murat
,
kitap yurduna bayılıyorum
,
kitaplar
,
okay tiryakioğlu
,
smiley e boğulmuş post sevmiyorum
,
tarihi roman
,
timaş
7 Şubat 2011 Pazartesi
Kanuni
"Çok okuyorsun" , "hızlı okuyorsun" diyenler, acaba formdan düştüğümün farkındalar mı?
Ama ben demiştim.. Ne zaman dedim bilmiyorum ama, herkesin aksine ben yazın daha çok okur kışın daha çok gezerim demiştim :)
Neyseki uzun zamandır sepette alınmayı bekleyen KitapYurdu siprarişlerim geldi ve bu bana gaz verdi.
Süleyman Han, 'Kanuni' lakabını da, 'Muhteşem' lakabını da fazlasıyla hak eden bir hüküdümdar.
Ama ben demiştim.. Ne zaman dedim bilmiyorum ama, herkesin aksine ben yazın daha çok okur kışın daha çok gezerim demiştim :)
Neyseki uzun zamandır sepette alınmayı bekleyen KitapYurdu siprarişlerim geldi ve bu bana gaz verdi.
Osmanlı padişahlarının içinde en merhametlisi. Ve belki de saray entrikalarına en fazla maruz kalanı.
Kitap Pargalı İbrahim Paşa'nın
Vehimi Orhun Çelebi'nin
ve Süleyman Han'ın ağzından anlatılıyor.
İlk başları beni biraz sıktı ama sonra sardı.
Süleyman Han'ın iktidar süresine bakarsak. Kitap ince.
Hürreme sevgisi aşikar. İlişkiler sır.
Olması gerektiği gibi!
Vehimi Orhun Çelebi'nin
ve Süleyman Han'ın ağzından anlatılıyor.
İlk başları beni biraz sıktı ama sonra sardı.
Süleyman Han'ın iktidar süresine bakarsak. Kitap ince.
Hürreme sevgisi aşikar. İlişkiler sır.
Olması gerektiği gibi!
Özellikle belirtmek isterim 'Moskof Cariye'yi okuyup bunu okumamak olmaz!
Acilen Fatih hakkında kitaplar okumalıyım.
Yoksa Kanuni, benim favori padişahım olan, büyük dedesi Fatih'i tahtından edecek :)
Önemli not:
Kitabı okumamın Muhteşem Yüzyıl dizisiyle hiç bir alakası yoktur, Tiryakioğluyla alakası vardır.
Bahsi geçen diziyi hiç izlememekle beraber, bir kaç saniyeye tekabül eden ufak bir sahnesini haberlerde görmüş kahkahalara boğulmuştum.
Hürremle birileri Kanuniye karşı dans ediyorlardı:))))
Bana Tudors'u hatırlattı. Koreografiyi de çalsalarmış tam olurmuş.
Zira yapımcının dizilerinde çalıntı sahnelerden bol ne var :/
Acilen Fatih hakkında kitaplar okumalıyım.
Yoksa Kanuni, benim favori padişahım olan, büyük dedesi Fatih'i tahtından edecek :)
Önemli not:
Kitabı okumamın Muhteşem Yüzyıl dizisiyle hiç bir alakası yoktur, Tiryakioğluyla alakası vardır.
Bahsi geçen diziyi hiç izlememekle beraber, bir kaç saniyeye tekabül eden ufak bir sahnesini haberlerde görmüş kahkahalara boğulmuştum.
Hürremle birileri Kanuniye karşı dans ediyorlardı:))))
Bana Tudors'u hatırlattı. Koreografiyi de çalsalarmış tam olurmuş.
Zira yapımcının dizilerinde çalıntı sahnelerden bol ne var :/
Etiketler:
kanuni
,
kanuni sultan süleyman
,
kitaplar
,
okay tiryakioğlu
29 Ocak 2011 Cumartesi
Nasılsanız Öyle İdare Edilirsiniz
Asitane'ye yakın köylerdeki bir adam bir diğerinden bir tarla satın alarak sürmeye başlıyor. Çok geçmeden sabanına, ağzına kadar çil çil altın dolu bir küp takılıyor. Ancak küpü derhal sahiplenmek yerine tutuyor, tarlayı satın aldığı öteki adama teslim etmek istiyor; diyor ki, "Ben senden tarlanın üstünü satın altım, altını değil. Eğer tarlanda bu kadar altın olduğunu bilseydin elbette ki bana bu fiyata bırakmazdın. Al, bu altınlar senindir"
Tarlanın ilk sahibi ise daha başka türlü mukabele ediyor, "Ben sana tarlayı olduğu gibi, taşıyla toprağıyla beraber sattım. Bu sebepten çıkan altınları almaya hiçbir hakkım yoktur. Bu altınlar senindir dileğini yapabilirsin."
Fakat öteki bu işten kendi üzerine vebal kalacağına direterek meseleyi kadıya götürmeyi teklif ediyor ve iddialarını kadının huzurunda tekrarlıyorlar. Kadı, meseleyi dikkatle dinledikten sonra her ikisine de çocukları olup olmadığını soruyor. Birinin kızı, birinin de oğlu olduğunu öğrenince, oğlanla kızı nikahlamaya ve altını çeyiz olaraka vermeye karar veriyor ve ekliyor, "Zaman Sultan Süleyman Han'ın zamanıdır ve bu yüzden adaletten kıl kadar ayrılmamak gerektir. Sizin gibi dürüst ademlere yakışan da birbirine dünür olmaktır."
Okay Tiryakioğlu, "Kanuni" sayfa 156dan alıntıdır.
Size de başlıktaki hadis-i şerifi hatırlatmadı mı bu durum?
Etiketler:
adalet kavramı
,
bir kıssa
,
kanuni
,
okay tiryakioğlu
19 Temmuz 2010 Pazartesi
Yavuz
Asrın güneşiydi; güneşin de ikindi vakti gibiydi.
Gölgesi çok uzun; ancak, zamanı kısaydı.
Taht için babasıyla savaşan, kardeşlerini hatta yeğenlerini katleden bir hükümdar.
Ama ne yapsın adam? Kardeşlerine gerekli uyarıları yaptı ama onlar anlamadı onu. İnsanların inatla anlamadığı Osmanlıda kardeş katli, benim son derece ılımlı karşıladığım bir olay:)
2 tane ağabeyim var benim bildiğiniz üzere.. Tasvip ediyorum yani helal be Yavuz!:)
Olanca sadeliğinde anlatılıyor.
Bu kadar görkemli bir tarih bu sade neden anlatılıyor?
Yavuz çok sade bir hükümdar olduğu için mi?
Son derece hatta en sade ve en mütevazı padişah olması yaptığı işlerinde sadelikle örtülmesini gerektirmez herhalde!
Yoksa kaynaklara bağlı kalmak mı amaç? Kurgu minimum derece tutmak mı?
Bu ikincisi daha akla yatkın geliyor bana..
Sonuç olarak, keşke tarih dersi aldığım zamanlar okusaydım bu kitapları o zaman hocalardan da daha iyi istifade ederdim. Gençlerin yerinde olsam daha çok okurdum!
Sonuç olarak, keşke tarih dersi aldığım zamanlar okusaydım bu kitapları o zaman hocalardan da daha iyi istifade ederdim. Gençlerin yerinde olsam daha çok okurdum!
Okul yıllarından ziyade insan yaşı ilerledikçe daha çok merak eder oluyor..
Handancım bir dahaki gelişinde bu yönde çok sorularımla karşılaşabilirsin ;)
Güzel kitaptı...
Güzel kitaptı...
"Ben bu dünyadan göçerken, oğluma nihayet huzur bulmuş bir ülke bırakacağım.
Dahası, için rahat etsin diye söylüyorum,
vicdanımın karanlık yüklerini tüm gücümle omuzlamış taşırken ben,
cellatların elinde işkenceyle can verenlere dahi özendiğim oluyor.
Çünkü ten bir yere kadar dayanır acıya, ama ruh, sahip olduğu o müthiş güçle yıllarca yaşar,
yavaş yavaş ölür."
Etiketler:
kitaplar
,
okay tiryakioğlu
,
yavuz
,
yavuz sultan selim
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)