Geçtiğimiz ay benim uzun süredir bekleyen kitaplarımı raftan alıp okuduğum ve mutlu olduğum bir ay oldu açıkçası.
Yine en az 6 yıllık bir kitap.
Konusunu ben şöyle sanıyordum.
Bir kafe var o kafede çeşit çeşit insanlar farklı hikayeler ama en sonunda o hikayeler bir yerde kesişiyor falan.
Ya bir kitap ismi bu kadar konusunu özetlemezdi herhalde. Bunu baştan düşünmeliydim :)
Beklediğim gibi çıkmadığına da utanmadan bir de şaşırdım :)
Peki konusu ne?
Efendim hemen anlatayım.
Bir Hollywood starımız var. Geçirdiği korkunç kaza sonrası sıradan insanlar sayesinde hayata tutunma hikayesi.
Ama güzel ve kalın bir kitap. Bu türlerde ben detaya pek sevmem "aman işte uzatma" derim ama buradaki her bir hikaye her bir ayrıntı bana gerekli geldi.
Hiç sıkılmadan severek okudum. Yazın okumalık kitaplardan.
Peki kaktüsümün şahaneliği?!
novella yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
novella yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Haziran 2020 Çarşamba
31 Mayıs 2020 Pazar
Mayıs Ayında Kaç Kitap Okudunuz?
Mayıs ayı benim için oldukça verimli geçti.
Verimlilik kitap sayısıyla ölçülemez.
Buradan sayıyı kast etmiyorum aslında. Ama sayıyı da dahil edebiliyorum.
Sayı bakımından iyi eyvallah da, okuduklarımı sevmem zevkle okumam da cabası. Bir de burada bahsetmediğim okumalarım var. Onlar bana kalsın siz diğerlerine bir göz atın, belki de çok seveceğiniz kitaplar önereceğim.
Arasında okuduklarınız var mı?
Peki okumayı düşündüğünüz var mı?
Hepinize, hepimize keyifli bol okumalı günler diliyorum.
Verimlilik kitap sayısıyla ölçülemez.
Buradan sayıyı kast etmiyorum aslında. Ama sayıyı da dahil edebiliyorum.
Sayı bakımından iyi eyvallah da, okuduklarımı sevmem zevkle okumam da cabası. Bir de burada bahsetmediğim okumalarım var. Onlar bana kalsın siz diğerlerine bir göz atın, belki de çok seveceğiniz kitaplar önereceğim.
Arasında okuduklarınız var mı?
Peki okumayı düşündüğünüz var mı?
Hepinize, hepimize keyifli bol okumalı günler diliyorum.
Etiketler:
blogger
,
ithaki
,
kitaplar
,
mayıs ayında okuduklarım
,
novella yayınları
,
roman
,
vlogger
,
youtube
,
youtube kanalım
,
youtuber
,
youtuber ihaneti
28 Mayıs 2020 Perşembe
Hayallerin Kadar Yakın
Meğer ben böyle zor zamanlar için kitap biriktiriyormuşum.
Ne zamandan beri rafta duran bir kitaptan bahsedeceğim bugün.
Belki 5 yıllık belki daha fazla.
Baştan söyleyeyim hadi; çok beğendim kitabı.
Kitaba başladım ve dedim ki ben bu kitabı severim. Ve sevdim. Çok sevdim. Bu yaz okunacaklar arasına alabilirsiniz.
Peki konusu ne?
Kitap 20. yüzyıl ortaları. Mekan Tennessee.
Ailesiyle yaşan Ivorie artık kasaba gözünde evde kalmış kız kurusudur. Anne ve babasını da kaybedince iyice yalnız kalan Ivorie'nin ekinlerini çalan bir çocuk sayesinde tüm yaşantısı değişecektir.
Diyorum size sıcacık bir hikaye♥
Etiketler:
2020 okumaları
,
aile dram
,
donna vanliere
,
hayallerin kadar yakın
,
kitaplar
,
novella yayınları
4 Eylül 2017 Pazartesi
Bir Aşk Çarpıntısı
Günlerden bir gün.
Bütün kitaplarımı yarım yarım bırakıyorum okuyamıyorum falan.
Hepsi mi sıkıcı geliyor kardeşim? Ama geliyor işte.
Dedim, böyle devam etmez.
Şöyle elime aldığım gibi aksın gitsin rahat bir şeyler okuyayım ödev mi yapıyorum tez mi hazırlıyorum, bu ne işkence, rahat bir şey okuyayım, dedim. Kitaplıkta bekleyen kitaplara göz attım.
İşte pembe bir kitap.
Ne zamandır o rafta hiçbir fikrim yok. Okuma listemde bile değil.
Ama işte! Onu seçtim!
Adı çıkmış bekar bir anne olan Maddie, işe giderken bir kaza geçirir. Kendisine çarpan şahıs işverenlerinin oğlu Mac, adaya yeni gelmiş, Maddie'nin başında dolanan uğursuzluklarından hepsinden bihaberdir. Vicdan azabı duyan Mac, Maddie iyileşene kadar ona yardım etmeye karar verir ve Maddie bu karara ne kadar karşı çıksa da onu vazgeçiremez.
Gidişat belli değil mi?
Olsun. ♥
Tam istediğim şeyi verdi bana kitap. Birkaç saat de olsa beni İstanbul'dan hayatımdan uzaklaştırıp Gansett Adası sakinlerinin arasına karıştırdı.
Birkaç saat diyorum çünkü başladığım akşam bitti.
Ondan sonra nihayet diğer kitaplara da geçebildim, yarım kitaplardan bazılarını bitirebildim.
Böyle kitaplar bu yüzden var, biliyorsunuz değil mi?
İyi ki varlar.
Bu kitap bir seri başlangıcı bu arada. Her kitapta başka karakterlere yoğunlaşıyormuş yazar. Bağımsız da okunur herhalde diye umuyorum çünkü hepsini okumak isterim ama okuyamam. Mesela kitaplardan biri kesinlikle Mac'in kız kardeşinin hikayesidir. Onun hikayesi hangi kitapta anlatılıyor acaba. Onu da isterdim okumayı. Bana almak ister misiniz? 😂
Elimde bir de Marie Force'un Aşka Son Bir Şans isimli kitabı var. Bu serinin kaçıncı kitabı bilmiyorum ama yakında onu da okumayı düşünüyorum.
Hasılı sadece meraklısına öneriyorum ya da işte benim gibi bunalıp pembiş bir aşk kitabı okumak isteyenlere.😊
Bütün kitaplarımı yarım yarım bırakıyorum okuyamıyorum falan.
Hepsi mi sıkıcı geliyor kardeşim? Ama geliyor işte.
Dedim, böyle devam etmez.
Şöyle elime aldığım gibi aksın gitsin rahat bir şeyler okuyayım ödev mi yapıyorum tez mi hazırlıyorum, bu ne işkence, rahat bir şey okuyayım, dedim. Kitaplıkta bekleyen kitaplara göz attım.
İşte pembe bir kitap.
Ne zamandır o rafta hiçbir fikrim yok. Okuma listemde bile değil.
Ama işte! Onu seçtim!
Adı çıkmış bekar bir anne olan Maddie, işe giderken bir kaza geçirir. Kendisine çarpan şahıs işverenlerinin oğlu Mac, adaya yeni gelmiş, Maddie'nin başında dolanan uğursuzluklarından hepsinden bihaberdir. Vicdan azabı duyan Mac, Maddie iyileşene kadar ona yardım etmeye karar verir ve Maddie bu karara ne kadar karşı çıksa da onu vazgeçiremez.
Gidişat belli değil mi?
Olsun. ♥
Tam istediğim şeyi verdi bana kitap. Birkaç saat de olsa beni İstanbul'dan hayatımdan uzaklaştırıp Gansett Adası sakinlerinin arasına karıştırdı.
Birkaç saat diyorum çünkü başladığım akşam bitti.
Ondan sonra nihayet diğer kitaplara da geçebildim, yarım kitaplardan bazılarını bitirebildim.
Böyle kitaplar bu yüzden var, biliyorsunuz değil mi?
İyi ki varlar.
Bu kitap bir seri başlangıcı bu arada. Her kitapta başka karakterlere yoğunlaşıyormuş yazar. Bağımsız da okunur herhalde diye umuyorum çünkü hepsini okumak isterim ama okuyamam. Mesela kitaplardan biri kesinlikle Mac'in kız kardeşinin hikayesidir. Onun hikayesi hangi kitapta anlatılıyor acaba. Onu da isterdim okumayı. Bana almak ister misiniz? 😂
Elimde bir de Marie Force'un Aşka Son Bir Şans isimli kitabı var. Bu serinin kaçıncı kitabı bilmiyorum ama yakında onu da okumayı düşünüyorum.
Hasılı sadece meraklısına öneriyorum ya da işte benim gibi bunalıp pembiş bir aşk kitabı okumak isteyenlere.😊
Etiketler:
2017 okumaları
,
bir aşk çarpıntısı
,
genç yetişkin
,
kitaplar
,
Marie force
,
novella yayınları
,
the royal book club
26 Ağustos 2016 Cuma
Kırık Kalpler Reçetesi
En yoğun zamanlarımda bile bloga yazı girmeyi beceren ben, şimdi neden bu kadar saldım size söyleyeyim hemen.
Çünkü evde durmuyorum :)
Ama haftada bir kitap yorumu girmem lazım, yoksa çok birikiyor. Birikince de peşpeşe kitap yorumu girmek durumunda kalıyorum o zamanda dolandırıcı gibi gözüküyorum sanki onları peş peşe okumuşum, her gün bir kitap okumuşum gibi.
O zaman haftanın kitap yorumunu yazmaya başlayalım.
Kırık Kalpler Reçetesi bana Novella yayınlarından çok şık bir sunumla hediye geldi. Kitabı sınava odaklandığım için hemen okuyamayacağım diye arka kapak yazısını okudum.
Keşke okumasaydım aslında. Neden böyle dediğime değinmeden önce konusunu kısacık özetliyeyim.
Dante becerikli bir aşçıdır ve kendi yerini açmak istemektir. Abby'ye deliler gibi aşıktır ve evlenme teklif etmek üzeredir. Dante, Abby ile ilk buluştukları yerde romantik bir evlilik teklifi ederken Abby tarafından terk edilir.
Buradan gerisini, Abby ile nasıl tanıştıklarını Dante ile Abby'nin nasıl da uyumlu bir çift olduklarını geriye dönerek okuyoruz. Bu noktada arka kapak yazısını okuduğum için kızdım çünkü bu bitmiş bir hikayeydi ve belli ki Abby ile Dante beraber olmayacaklardı. Öyleyse neden onların hikayesini dinliyordum ki.
Ama şimdi düşünüyorum da ben olayları tahmin etmişim yoksa arka kapağın spoiler verdiği yok :)
Günümüz dünyasında da Dante kendine ait bir yer açmakla cebelleşmekte Abby'nin arkasından kahr olmakla meşguldur ve gittikçe de zayıflamaktadır.
Romanın bir de fantastik boyutu var ama oda sürpriz olsun.
Kısıtlı vaktime rağmen dayanamayıp başladım ancak azar azar okuyabiliyordum. Fakat bir gün sabah namazından sonra uyku tutmayınca kitabın kalan 200'den fazla sayfasını okumak suretiyle bitirdim.
Yani kitap akıcı. Kitap yazlık. Kitap ayrılık barındırsa da eğlenceli.
Dahası, yemekle aranız iyiyse, yemek yapmayı, yemeyi seviyorsanız, siz de yemeklerin iyileştirici gücü olduğuna inanıyorsanız, mutfak hikayelerini seviyorsanız, kitap tam size göre.
Çünkü evde durmuyorum :)
Ama haftada bir kitap yorumu girmem lazım, yoksa çok birikiyor. Birikince de peşpeşe kitap yorumu girmek durumunda kalıyorum o zamanda dolandırıcı gibi gözüküyorum sanki onları peş peşe okumuşum, her gün bir kitap okumuşum gibi.
O zaman haftanın kitap yorumunu yazmaya başlayalım.
Kırık Kalpler Reçetesi bana Novella yayınlarından çok şık bir sunumla hediye geldi. Kitabı sınava odaklandığım için hemen okuyamayacağım diye arka kapak yazısını okudum.
Keşke okumasaydım aslında. Neden böyle dediğime değinmeden önce konusunu kısacık özetliyeyim.
Dante becerikli bir aşçıdır ve kendi yerini açmak istemektir. Abby'ye deliler gibi aşıktır ve evlenme teklif etmek üzeredir. Dante, Abby ile ilk buluştukları yerde romantik bir evlilik teklifi ederken Abby tarafından terk edilir.
Buradan gerisini, Abby ile nasıl tanıştıklarını Dante ile Abby'nin nasıl da uyumlu bir çift olduklarını geriye dönerek okuyoruz. Bu noktada arka kapak yazısını okuduğum için kızdım çünkü bu bitmiş bir hikayeydi ve belli ki Abby ile Dante beraber olmayacaklardı. Öyleyse neden onların hikayesini dinliyordum ki.
Ama şimdi düşünüyorum da ben olayları tahmin etmişim yoksa arka kapağın spoiler verdiği yok :)
Günümüz dünyasında da Dante kendine ait bir yer açmakla cebelleşmekte Abby'nin arkasından kahr olmakla meşguldur ve gittikçe de zayıflamaktadır.
Romanın bir de fantastik boyutu var ama oda sürpriz olsun.
Kısıtlı vaktime rağmen dayanamayıp başladım ancak azar azar okuyabiliyordum. Fakat bir gün sabah namazından sonra uyku tutmayınca kitabın kalan 200'den fazla sayfasını okumak suretiyle bitirdim.
Yani kitap akıcı. Kitap yazlık. Kitap ayrılık barındırsa da eğlenceli.
Dahası, yemekle aranız iyiyse, yemek yapmayı, yemeyi seviyorsanız, siz de yemeklerin iyileştirici gücü olduğuna inanıyorsanız, mutfak hikayelerini seviyorsanız, kitap tam size göre.
Etiketler:
2016 okumaları
,
kırık kalpler reçetesi
,
kitaplar
,
martı yayınları
,
novella yayınları
,
roman
,
the royal book club
21 Eylül 2015 Pazartesi
Şeftali Kokan Bir Yaz
Ah bu kitap...
Bir kitap ancak bu kadar güzel olabilir.
Hani bir mim vardı ben kitap olsaydım diye..
Böyle bir kitap bile hayal edememiştim yoksa böyle bir kitap olmak isterdim.
Novella Dinamik'ten çıkan bu arkadaşlık öyküsü ciltli basılmış. Ciltli kitaplar zaten harika, kitap kurtları bayılır.
Sayfa kenarları fuşya renkte!
Adamı öldürür.
Bir de mis kokmaz mı?!
İnanmıyor musunuz?
Kargo paketini açınca mest oldum. Bir kitabın dış görünüşüne aşık olunsaydı, aşık olmuştum ^.^
Jodi Lynn Anderson imzalı bu kitapta birbirinden çok farklı 3 kızın öyküsü yollarının kesişip arkadaş oluşlarını anlatılıyor.
Başta bunlar beceremeyecek arkadaş olmayı, diye düşündüm o kadar farklılardı ki. Hikayenin içine girip Birdie'ye yardım etmek istedim. Kitap bittikten sonra bir ara kızlara telefon etmek istedim. O garip bir duyguydu ki sanki onlara şeftali toplarken yardım etmiştim, sanki onlarla arkadaş olmuştum ve özlüyordum onları. Bunu fark edince ben de çok şaşırdım.
Serinin devam kitapları bir an önce çıkmalı!
Benim hasretime bir son verilmeli.
Dahası onun kapağı nasıl olacak deli gibi merak ediyorum ^.^
Sadece, bu kitapta biraz çeviri sıkıntısı mı vardı yoksa yazarla ilk tanışmam olduğu için adapte mi olamadım bilmiyorum, yavaş ilerledi. İlk başlarda isimleri aklımda tutmakta zorlandım sonradan açıldım.
Bütün bunlara rağmen çok sevdim.
Ve çok özledim şimdiden kızları ^.^
Bir kitap ancak bu kadar güzel olabilir.
Hani bir mim vardı ben kitap olsaydım diye..
Böyle bir kitap bile hayal edememiştim yoksa böyle bir kitap olmak isterdim.
Novella Dinamik'ten çıkan bu arkadaşlık öyküsü ciltli basılmış. Ciltli kitaplar zaten harika, kitap kurtları bayılır.
Sayfa kenarları fuşya renkte!
Adamı öldürür.
Bir de mis kokmaz mı?!
İnanmıyor musunuz?
Kargo paketini açınca mest oldum. Bir kitabın dış görünüşüne aşık olunsaydı, aşık olmuştum ^.^
Jodi Lynn Anderson imzalı bu kitapta birbirinden çok farklı 3 kızın öyküsü yollarının kesişip arkadaş oluşlarını anlatılıyor.
Başta bunlar beceremeyecek arkadaş olmayı, diye düşündüm o kadar farklılardı ki. Hikayenin içine girip Birdie'ye yardım etmek istedim. Kitap bittikten sonra bir ara kızlara telefon etmek istedim. O garip bir duyguydu ki sanki onlara şeftali toplarken yardım etmiştim, sanki onlarla arkadaş olmuştum ve özlüyordum onları. Bunu fark edince ben de çok şaşırdım.
Serinin devam kitapları bir an önce çıkmalı!
Benim hasretime bir son verilmeli.
Dahası onun kapağı nasıl olacak deli gibi merak ediyorum ^.^
Sadece, bu kitapta biraz çeviri sıkıntısı mı vardı yoksa yazarla ilk tanışmam olduğu için adapte mi olamadım bilmiyorum, yavaş ilerledi. İlk başlarda isimleri aklımda tutmakta zorlandım sonradan açıldım.
Bütün bunlara rağmen çok sevdim.
Ve çok özledim şimdiden kızları ^.^
Etiketler:
2015 okumaları
,
dostluk hikayesi
,
jodi lynn anderson
,
kitaplar
,
novella yayınları
,
novelladinamik
,
şeftali kokoan bir yaz
,
şeftali yazı
,
the royal book club
24 Ağustos 2015 Pazartesi
Çarşambaya Kadar Eşim Ol
Okuyan Kızlar Kulübü sayesinde okumayı öne çektiğim bir kitap bu.
Yazlık keyifli kitaplardan.
Novella Kitap'tan çıkan Catherine Bybee imzalı kitabın konusu bakalım tanıdık gelecek mi?
Kraliyet mensubu Blake, babasının mirasından yararlanmak için evlenmek zorundadır ve günleri gittikçe azalmaktadır.
Off yine mi bu şart! dediğinizi duyar gibiyim, ben de öyle dedim.
Ama Blake, bir dük! Evleneceği kişi düşes olacak yani. Benim için kitabı cazip hale getiren buydu.
Samantha ise bir çöpçatanlık şirketi işletiyor. Dük'e uygun bir eş bulmasında yardımcı olacak. Ancak vakit oldukça sınırlı. Hem de Dük'ün aklında zaten biri var: seçenekler arasında olmayan Samantha.
Eğlenceli bir kitap. Sayfa sayısı da 256 olunca, bir bilemedin iki günde bitecek kafanızı dağıtmanıza yardımcı olacak bir kitap.
Yazlık keyifli kitaplardan.
Novella Kitap'tan çıkan Catherine Bybee imzalı kitabın konusu bakalım tanıdık gelecek mi?
Kraliyet mensubu Blake, babasının mirasından yararlanmak için evlenmek zorundadır ve günleri gittikçe azalmaktadır.
Off yine mi bu şart! dediğinizi duyar gibiyim, ben de öyle dedim.
Ama Blake, bir dük! Evleneceği kişi düşes olacak yani. Benim için kitabı cazip hale getiren buydu.
Samantha ise bir çöpçatanlık şirketi işletiyor. Dük'e uygun bir eş bulmasında yardımcı olacak. Ancak vakit oldukça sınırlı. Hem de Dük'ün aklında zaten biri var: seçenekler arasında olmayan Samantha.
Eğlenceli bir kitap. Sayfa sayısı da 256 olunca, bir bilemedin iki günde bitecek kafanızı dağıtmanıza yardımcı olacak bir kitap.
Etiketler:
2015 okumaları
,
blake harrison
,
catherine bybee
,
çarşambaya kadar eşim ol
,
genç yetişkin
,
kitaplar
,
novella yayınları
,
roman
,
samantha elliot
20 Ağustos 2015 Perşembe
Pelikan Çıkmazı
Bu kitabı okumayı nasıl unuttum ben?!
O kadar uzun süredir okunmayı bekliyor ki Debbie'cim duysa ve küsse haklı yani :(
Neyse ki okunmuş kitapları kaldırıp (bu da ayrı bir travma konusu) henüz okunmayanları raflara dizdiğim için gözüme kestirdim.
Kitabı elime alınca bir hayal kırıklığı yaşadım ama.
Bu bir serinin 3. kitabıymış.
Kapağı geri kapattım; okusam mı okumasam mı, ilk iki kitabı almam bir ömür boyu sürer mi, bu arada iyice uzaklaşır mıyım Debbie'den düşünceleriyle, kitabın kapağını bir açtım bir kapadım.
En sonunda, özledim Debbie'yi okuyayım, dedim ve başladım.
Her ne kadar bağımsız okunabilir dense de bir seriye ortadan başlamak akıl kârı değil.
Bu kitapta karakterler bana o kadar fazla geldi ki.
Kim kimdi, kimin nesiydi?.. Hep bir düşünce halindeydim.
Sevdiğim bildiğim Debbie tarzıydı ancak diğer kitaplardan aldığım tadı alamadım. Nedeni de tamamen seriye ortadan daldığım içindi.
Kitabı sadece seriye gireceklere öneriyorum.
Cedar Cove sakinleriyle tanışmak istiyorsanız ilk kitabınız Deniz Feneri Yolu ikinci kitabınız ise Gül Ağacı Sokağı olmalı. Pelikan Çıkmazı 3. durak.
O kadar uzun süredir okunmayı bekliyor ki Debbie'cim duysa ve küsse haklı yani :(
Neyse ki okunmuş kitapları kaldırıp (bu da ayrı bir travma konusu) henüz okunmayanları raflara dizdiğim için gözüme kestirdim.
Kitabı elime alınca bir hayal kırıklığı yaşadım ama.
Bu bir serinin 3. kitabıymış.
Kapağı geri kapattım; okusam mı okumasam mı, ilk iki kitabı almam bir ömür boyu sürer mi, bu arada iyice uzaklaşır mıyım Debbie'den düşünceleriyle, kitabın kapağını bir açtım bir kapadım.
En sonunda, özledim Debbie'yi okuyayım, dedim ve başladım.
Her ne kadar bağımsız okunabilir dense de bir seriye ortadan başlamak akıl kârı değil.
Bu kitapta karakterler bana o kadar fazla geldi ki.
Kim kimdi, kimin nesiydi?.. Hep bir düşünce halindeydim.
Sevdiğim bildiğim Debbie tarzıydı ancak diğer kitaplardan aldığım tadı alamadım. Nedeni de tamamen seriye ortadan daldığım içindi.
Kitabı sadece seriye gireceklere öneriyorum.
Cedar Cove sakinleriyle tanışmak istiyorsanız ilk kitabınız Deniz Feneri Yolu ikinci kitabınız ise Gül Ağacı Sokağı olmalı. Pelikan Çıkmazı 3. durak.
♥♥♥ Debbie'siz kitaplık kalmasın ♥♥♥
Etiketler:
2015 okumaları
,
debbie kendine iyi bak
,
debbie macomber
,
kitaplar
,
novella yayınları
,
pelikan çıkmazı
,
roman
,
seri
4 Ağustos 2015 Salı
Seni Bana Getiren Mektup
Aslında biraz daha sık kitap yorum girmem lazım.
Yorumladığım kitaplar okuduklarımın gerisinde kalıyor.
Siz söylemeden ben söyleyeyim ben aslında hızlı kitap okumuyorum.
Zaman ayırıyorum hepsi bu.
Haftanın kitabı Novella yayınlarından çıkan, Patricia Scanlan imzalı Seni Bana Getiren Mektup isimli roman.
Briony daha küçükken çok sevdiği büyük anne ve babasından artık onunla görüşmek istemedikleri gerekçesiyle ayrılmıştır. Bir gün kendisine yıllar önce yazılmış mektubu bulduğunda büyük annesinin hem yaşadığını hem de aslında görüşmek istediğini öğrenecektir.
Peki annesi çok sevdiği büyük anne ve babasından Briony'i neden ayırmıştır?
Kitap Jeff'in ölümüyle açılıyor, Briony'nin yaşadıklarıyla devam ediyor ancak asıl hikaye Valerie.
Briony'i asıl karakter sanırken Valerie'nin olması çok güzel. Yanlış anlamayın Valerie'yi sevdiğimden falan değil, sevmedim çünkü, ama romanın işlenişi hoşuma gitti.
Ha sevmesem de, Valerie'nin yerinde olup onun gibi davranmayacak kimse yoktur sanıyorum. Çok sinirleniyordum ama Tessa'nın yaptığı da hiç hoş değildi, en sonunda Valerie'ye hak verdim.
Ne diyor bu Seyhan, mı diyorsunuz? Haklısınız.
Tam bir aile-drama. Empati kurmak için birebir. Bu tarz kitaplardan hoşlanan evli kadınlara özellikle tavsiyemdir.
Neden böyle dediğimi de okumadan anlamayacaksınız ne yazık ki ;)
Yorumladığım kitaplar okuduklarımın gerisinde kalıyor.
Siz söylemeden ben söyleyeyim ben aslında hızlı kitap okumuyorum.
Zaman ayırıyorum hepsi bu.
Haftanın kitabı Novella yayınlarından çıkan, Patricia Scanlan imzalı Seni Bana Getiren Mektup isimli roman.
Briony daha küçükken çok sevdiği büyük anne ve babasından artık onunla görüşmek istemedikleri gerekçesiyle ayrılmıştır. Bir gün kendisine yıllar önce yazılmış mektubu bulduğunda büyük annesinin hem yaşadığını hem de aslında görüşmek istediğini öğrenecektir.
Peki annesi çok sevdiği büyük anne ve babasından Briony'i neden ayırmıştır?
Kitap Jeff'in ölümüyle açılıyor, Briony'nin yaşadıklarıyla devam ediyor ancak asıl hikaye Valerie.
Briony'i asıl karakter sanırken Valerie'nin olması çok güzel. Yanlış anlamayın Valerie'yi sevdiğimden falan değil, sevmedim çünkü, ama romanın işlenişi hoşuma gitti.
Ha sevmesem de, Valerie'nin yerinde olup onun gibi davranmayacak kimse yoktur sanıyorum. Çok sinirleniyordum ama Tessa'nın yaptığı da hiç hoş değildi, en sonunda Valerie'ye hak verdim.
Ne diyor bu Seyhan, mı diyorsunuz? Haklısınız.
Tam bir aile-drama. Empati kurmak için birebir. Bu tarz kitaplardan hoşlanan evli kadınlara özellikle tavsiyemdir.
Neden böyle dediğimi de okumadan anlamayacaksınız ne yazık ki ;)
Etiketler:
2015 okumaları
,
kitaplar
,
novella yayınları
,
patricia scanlan
,
seni bana getiren mektup
,
the royal book club
9 Şubat 2015 Pazartesi
Kar Tanelerinin Bir Bildiği Var
Sevgili arkadaşım Debbie Macomber'ın ülkemizde çıkan son kitabını sizlere tanıtmaktan mutluluk duyarım.
Kitap Debbie'den ne bekliyorsanız o.
Ben içimi ısıtmasını bekledim, içimi ısıttı.
Çocukların kafalarını Noel Baba gibi saçmalıklar ile doldurulmaması gerektiğini düşünen bir psikiyatr ve o psikiyatrın çocuklarının elinden Noel'i çaldığını düşünen hassas teyze Katherine arasında yaşanan tanışma-sürtüşme-aşk hikayesi.
Kulağa eğlenceli geliyor değil mi?
Zira öyle ^.^
Kitap kapağına bakıp olayların Noel zamanı gerçekleştiğini tahmin edebilirsiniz.
Bu da yerinde bir tahmin olur.
Kitap kısacık. 224 sayfa. Hemen bitiyor.
Aralık ayında -bence şahane bir pazarlama stratejisi olarak- Türk okuyucularla buluştu. Ben de zevkle biran önce okumak istedim ama okumak ocak ayına bu yazıyı yazmak ise şubat ayına nasip oldu.
Debbie Macomber sevenler okuyup seveceklerdir şüphem yok.
Keyfini çıkarın ;)
Kitap Debbie'den ne bekliyorsanız o.
Ben içimi ısıtmasını bekledim, içimi ısıttı.
Çocukların kafalarını Noel Baba gibi saçmalıklar ile doldurulmaması gerektiğini düşünen bir psikiyatr ve o psikiyatrın çocuklarının elinden Noel'i çaldığını düşünen hassas teyze Katherine arasında yaşanan tanışma-sürtüşme-aşk hikayesi.
Kulağa eğlenceli geliyor değil mi?
Zira öyle ^.^
Kitap kapağına bakıp olayların Noel zamanı gerçekleştiğini tahmin edebilirsiniz.
Bu da yerinde bir tahmin olur.
Kitap kısacık. 224 sayfa. Hemen bitiyor.
Aralık ayında -bence şahane bir pazarlama stratejisi olarak- Türk okuyucularla buluştu. Ben de zevkle biran önce okumak istedim ama okumak ocak ayına bu yazıyı yazmak ise şubat ayına nasip oldu.
Debbie Macomber sevenler okuyup seveceklerdir şüphem yok.
Keyfini çıkarın ;)
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)









