Daha dün 31 yaşındakiler teyzeydi, ne çabuk ben de o yaşa eriştim?!
Evet 31 yaşımdayım ben artık!
Eski okuyucular bilir, ben kolay kolay yaşımı söylemem.
Ama o eski okuyucular bilsinler ki, o depresif doğum günleri, yaşlanma korkuları, ilerleyen yaşı kabullenmeme durumları mazide kaldı.
30 yaş, bende bir aydınlanmaya sebep oldu.
Yirmili yaşlarını depresif geçiren biri olarak yazıyorum bunları.
Yirmi yaşımdan 29 yaşıma kadar nefret ettim doğum günlerinden, birinin yaşımı sormasından nefret ettim, yaşlanıyor olmaktan nefret ettim..
Ama 30uma basacağım sene, yani daha 29 iken.
O sene 30 olmanın beni korkutmadığını fark ettim. Otuz!
Önceden otuz yaşımı düşündüğümde, kederimden öleceğim sanıyordum ama ben otuz olmaktan mutluydum.
Sonunda kendimi normal hissediyordum. Sonunda uyum sağlamış gibi.
Tabii bu biri yaşımı sorduğunda ağzımdan küfreder gibi OTUZ çıkmasını engellemedi, ama sorun bende değil rakamdaydı.
Otuz der misiniz?
Nasıl dolu dolu çıkıyor ağızdan değil mi?
Oysa Otuz1 öyle mi? Bir de otuz bir deyiverin. Ne kadar kibar.
:)
Otuzlu yaşlar, insanın aşması demek, kendiyle barışması demek, hayatı tespih yapar sallarım icabında demek, senin ne düşündüğün umurumda değil, demek..
Ama asla kibir demek değil, küçük görmek değil, hak edene hak ettiğini vermek demek.
Ne istediğini bilmek, gerçekçi olmak, şikayet etmek yerine çözüme gitmek demek..
Hey yıllar yenilmedim size, demek! Kesinlikle!
Hayatımın dönüm noktası oldu otuz! Allah'a şükürler olsun, çok iyimser bir insanım ama bu kadar huzurlu hissedeceğimi hayal bile etmezdim.