john krasinski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
john krasinski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2018 Cuma

Edebiyat Ve Patates Turtası Derneği

Edebiyat ve Patates Turtası Derneğinden bahsedeceğim ama müsaadenizle öncesinde Something Borrowed'den bahsedeyim, aynı yanılgılara düşmeyin. Çünkü ben biliyorsunuz sadece sizin için izliyorum 😂

Nerede o eski filmer hakikaten ya!
Doksanlarda izlediğim romantik komediler nerede? Tükendi mi? NE?! Ben mi büyüdüm?! Sanmıyorum ama neyse haklı da olabilirsiniz.
Something Borrowed Türkçeye Ödünç Sevgili olarak çevrilmiş 2011 yapımı bir film. Türü için romantik komedi denmiş. John Krasinski, Kate Hudson ve Once upon a time dizisinin Pamuk Prensesi Ginnifer Goodwin oynuyor.


Yaşasın! dedim, Aranan kan bulundu. Bir hevesle izlemeye başladım ve sıkılmadım da aslında ama tabii umduğumu bulamadım. Bir de bilemiyorum en iyi arkadaşının sevgilisiyle yatmanın nesi romantik? Bir de John Krasinski'nin gereksiz mi gereksiz bir rolü varmış.
İlle de merak edenler için fragmanı izlesinler yeter derim.
Senaryo filme döndürülmeden evvel elime verilseydi, gerçekten harika bir filme çevirebilirdim ama artık çok geç.
Yine de John Krasinski izlemeye devam. Tutturacaksın John sana inanıyorum, gerekiyorsa kendin yaz adamım!

The Guernsey Literary and Potato Peel Pie Society isimli filme gelirsek...


İkinci dünya savaşı ve nazileri görünce biraz bozuldum açıkçası çünkü samimiyetsiz bir günah çıkarma olarak görüyorum bunu ve ne yaparlarsa yapsınlar hoşuma gitmiyor.
Ama bu film öyle değil. Aslında bir kitaptan uyarlama. Ve kitaplarla alakalı.
İkinci dünya savaşı sıralarında hiçbir şeyleri yokken her şeylerini paylaşan bir grup insanın kitaplar sayesinde hayata tutunuşu, kitabın birinden çıkan bir adrese yazmaları ve o adresten de bir yazara ulaşmaları.. Yazarın bu grup karşısında çok etkilenip onlarla tanışmaya gitmesi de falan da filan.
Güzel etkileyici yalnız uzun bir film. İki saat kadar. İki saat olmasa daha güzel olurmuş. Benim gibi İngiliz dizilerini izleyenler için filmde oynayanların simaları oldukça tanıdık.
Bu filme müsaade var izleyebilirsiniz. 😂

6 Mayıs 2014 Salı

George Clooney Evleniyor Mu?

Bunu da mı görecektim?
Nedir senden çektiğim Georgie?

George Clooney ilk evliliğini Talia Balsam ile yapmış, bu evlilik 4 yıl sürmüş, boşandıktan sonra evliliğe tövbe etmiştir.
Bu konuda Nicole Kidman  ile 40 yaşından evvel evleneceğine dair 10 bin dolarlık bir iddiaya girmişlerdi.
George evlenmeyeceğini, Nicole Kidman ise o zamana kadar baba olacağını iddia etmişti.
Ve George Clooney 40 yaşını bekar tamamlayınca Nicole Kidman iddiayı kaybetmiş, bu kez 50 yaşına gelmeden evleneceğini öne sürmüş, iddianın iki katına çıkarılmasını istemişti.
Kumarbazları bilirsiniz; iki katı ya da hiç.

George Clooney şuan, hatta 6 mayıs itibariyle 53 yaşında ♥.
Bu arada Happy Birhday aşkısı!!
İkinci iddiayı da kazandı yani. Ama nişanlandı haberi geçtiğimiz günlerde magazin basınına -ve benim gönlüme- bomba gibi düştü.
George Clooney sevgililerinin ortak bir özellikleri varsa, o da hepsinin çirkin olmasıydı. Kadın zevki sıfır olduğu için zaten kendimi hiç şanslı görmüyordum :)
Nişanlısı da tam beklediğim gibi yine gösterişsiz, hatta neredeyse çirkin bir kadın.
Olsun, ben nişanlanacak kadar birini sevmesine, artık hayatını paylaşacak birisini bulmasına cidden seviniyorum. Senelerdir evlenip çoluk çocuğa karışmasını zaten istiyordum, ancak umudu kesmiştim.


Just Jared'den aldığım fotografta arkası dönük olanlar çok sevdiğim bir oyuncu olan John Krasinski ve eşi Emily Blunt. Double date çıkışı :/ Çirkin olan kız da nişanlısı.
Nişanlısı Lübnan asıllı bir avukatmış, zeki ve sevimli olduğu söyleniyor. 36 yaşında. Demek ki hala çocuk doğurabilir.
Türk kafası işte bendeki, o çocuk illa ki doğacak! :)

Kendisine -nişanlısına değil Clooney'e (ve Krasinski'ye)- sevgilerimi sunuyorum.

Ay!! Düğününde ne giysem acaba?

3 Ocak 2014 Cuma

Film Önerisi İsteyen?

O kadar uzun zamandır film postu yazmıyordum ki, suçluluk duyuyorum.
Benim önerim olmadan film izleyemeyenlere karşı mahcubum :P

Aslında çok az film izliyorum. Post yazacak kadar biriktiğinde ise.. şey afilli bir neden bulamayacağım.. canım istemiyor. Canımı istemediği şeyleri yaptırmaktan vazgeçeli çok oluyor. Tavsiye ederim ^_^

Life As We Know It
(Başımıza Gelenler)


Başrollerinde yakışıklılar yakışıklı Josh Duhamel ile güzeller güzeli Katherine Heigl'in oynadığı romantik-komedi.
Çok komik ya da çok romantik değil. Yeteri kadar ikisinden de. Nicedir izlemek istediğim ancak fırsat bulduğum film. Ben severek izledim.

Konusuna gelince.. Bir çiftin en yakın arkadaşlarını çift yapmaya çalışması ancak bu kişilerin birbirlerinden nefret etmesinin akabinde, aynı çiftin bebeklerinin vaftiz ebeveyn olmaları, daha sonrasında vaftiz ebeveyn olmalarının getirdiği yükümlülükler.
Vay be sıfır spoiler ile konu anlattım size :)

Away We Go ve The Rebound


Away We Go filminin tek özelliği başrolü John Krasinski'nin oynaması. Benim için  öyle yani yoksa imdb puanı 7.1 ki bu oldukça iyi bir puan. John Krasinski severlerin sıkılmayacağı bir film ama gerisine tavsiye etmem.
The Rebound filminde eşinden ayrılıp yeni bir hayat kuran bu yeni hayatta genç bir de aşık bulan Catherine Zeta Jones'u izliyoruz. Beklentimi karşılamadığı yetmiyormuş gibi sıkıldım bile. Biraz uzun tutmuşlar bu konuya göre. Yine de İstanbul'u böylesi bir Hollywood yapımında görmek -kısa bir süreliğine de olsa- güzel.

Bir daha film yazımızda görüşmeden önce bir çok başka konuda görüşmek üzere ;)

9 Ağustos 2012 Perşembe

Faces Of Jim

Nefret nefret nefret ediyorum sıcak havadan!.
Artık hatır gönül için bile yaz gelsin istemeyeceğim.
İftar davetleri olmasa dışarı çıkacağımız yok.

Dün iftar vesilesiyle bir kaç mağazaya girebildim nice zamandan sonra, 3-5 kuruş harcadım da kendime geldim :)
Ama nasıl susadım ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

Bir de bu video biraz keyiflendirdi beni.
Ardı ardına gelen kitap yorumlarından sıkılan okuyucularımı bu da kesmez biliyorum ama beni biraz idare eder ;)



Sezon açılışı 20 eylülde olacak olan 'The Office'i merakla bekliyorum.
Artık bildiğiniz üzere Jim'e ise ba-yı-lı-yo-rummmmmm!!!

12 Ocak 2011 Çarşamba

Şeytan Tüyü Var Bu Hınzırın

Önce sabırsızlıkla filmin vizyona girmesini beklersiniz.
Ve film vizyona girer.
Ardından peşi sıra korkunç yorumlar.
Siz de beklediğiniz filmden soğursunuz.
George Clooney'in her filminde aynı şeyleri yaşıyorum.
Daha önce eleştirilere kulak tıkayıp "Avukat"a gittiğimde eleştirileri yerinde bulduğumdan eleştirileri önemsememezlik edemiyorum.

George Clooney'i özlediğim bir akşam
"Up In The Air" i izledim.


Bu filmi nasıl sevmesiniz?
Hangi beklentiyle izlediniz?
Ben bayıldım!

Çok özgün bir senaryo! Başlangıcından itibaren pek sevdim ve filmin çuvallamasını bekledim. Ama hayır! Hiç de öyle olmadı.
Belki beklentimi düşük tutmamın bir etkisi olmuş olabilir.
Filmi çok sevdim.
Uzun süre bana yaşattığı yalnızlık hissinden kurtulamadım.

O zaman nicedir ertelediğim diğer George Clooney filmlerini de izlemeliyim diye düşündüm ve "Leatherheads" ile devam ettim.

Romantik komedi mi oluyor bu filmin türü şimdi?
Çok romantik değil!
O kadar da komik değil.
George çooooook şirin :)
Onun yanına bir de acayip sevdiğim bir aktör John Krasinski de olunca benim için konuşulanların, konunun pek bir önemi kalmadı :)
Amerikan futboluna çok uzak oluşumuz filmi etkiliyor bence.
Bana öyle geliyor ki izlemeseniz de olur :)

3'te 3 yapıp "The American" ile devam edelim :)


Sadece sonunda bir hareketlilik olan, oldukça yavaş bir film.
Hani şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki ilk 5 dk. izleyin, sarmadıysa kapatın gitsin :)
Arkadaşım uyarmıştı; sadece 3 kişi oynuyor diye, ama işte dedim ya, izlenmedik filmini bırakmayacağım :)
Ve açıkçası George Clooney beni şimdiye kadar sıkmayı başaramadı (:

Azcık daha abartıp her filminde görsel şölen yaşadığımı iddia edebilirim :)