engin günaydın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
engin günaydın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2017 Pazar

Aile Arasında

Dün instagram storyde paylaştığımdan beri aynı soru: Güzel miydi?
Önerir misin?
Cevabım, harikaydı.
İzleyenlerle daha ayrıntılı konuştuk. Hala gitmeyenler için söylemek istediklerim için blog yazısı olmadan olmazdı.
O yüzden.. başlıyorum.

Sinema için çıkmamıştım evden. Hafta o trafiği o kalabalığı çekmem için bir işimin olması gerekiyordu. Çıkmışken filme de girelim, diyerek yolumuzu düşürdük açıkçası.
İyi ki 😊

Filmi kuzenlerimle izledim. Kuzenlerim acayip derece, öyle ki beni sinir edecek şekilde, Avrupa yakası hayranıdır. Her yıl tüm bölümleri iki kere bitirirler.
Filme girmeden kuzenime, sen şimdi her şeye güler beni sinir edersin, dedim ama n'oldu?! Yerden topladıkları ben oldum.
Filmin ne fragmanını ne oyuncuların katıldığı programları izlemiştim. Ama Gülse Birsel'in güzel bir şeyler yazacağına emindim. Sadece afişlerde gözüken tiplemeler itici geliyordu. Özellikle Gülse Birsel ve Derya Karadaş'ın halleri çok yapmacık gibiydi. Onlara sinir olacağıma emindim.
Gülse Birsel'in -senaryo yazarıyım dememiş, kendine torpil geçmemiş- çok az sahnesi vardı. Ne yalan söyleyeyim çok sevindim 🙈 Ben de senarist olsam en uyuz rollerden birini kendime verirdim 😊
Derya Karadaş ise bir güzellik uzmanı. Başta bana neden sahte gelmiş anlamadım. Sokağa çıktığınızda her beş kişiden üçü bu şekilde dolanıyor zaten.

Bir diğer takıldığım konu ise çok fazla ünlü vardı filmde. Her birinin öne çıktığı ufak bir sahne olsa, ohoo bölük pörçük bir şey olmuştur, diye düşünmedim değil.
Şaka maka ben bayağı ön yargılı gitmişim filme 😂😂
Oyuncular da benim az rolüm var, benim rolüm sönük, dememiş her biri renk katmış.

Konusuna değinmeyeceğim, her yerde bulabilirsiniz onu, filmin atmosferinden bahsedeyim biraz da.
Gittiğimiz sinemada 3-4 salonda oynuyordu film. Diğerlerini bilmem ama bizim salon çok büyüktü. Filmi ön sıralardan izlemek zorunda kaldık çünkü arkalar tabii ki doluydu. 7. sıraydı yanlış hatırlamıyorsam. İlk defa bu kadar önden bir film izledim.
Millet, tabiri caizse, yarıldı gülmekten. Bir abla, aman Allah'ım, krize girdi.
Ben hiçbir filme bu kadar güldüğümü, bir salonun bu kadar koptuğunu hatırlamıyorum.

Dolu dolu bir filmdi, öyle ki iki film yapmalıydı Gülse Birsel bu filmden. Filmin ilk kısmı bir film (tabii biraz uzatarak), ikinci yarısı ikinci film olmalıydı. Çünkü film başlangıcına eklenen yarım saatlik reklamları da sayarsak bana çok uzun geldi, sonlara doğru oturmaktan belim ağrıdı. Artı akşam namazı kaçıyordu nasıl fırladım filmden bilmiyorum. Halbuki kalıp "yanayım yanayım"ı dinlemek isterdim 😂

Herkes Engin Günaydın'ın oyunculuğunun ne kadar harika olduğundan bahsediyor. Günaydın iyi de Evgar kötü mü? Olay! Muhteşemdi.
Kuzenim Demet Evgar'ı sevmiyor, o çıkınca gözlerimi bile kapatabilirim, diyordu ki çıkınca gerçekten çok iyi olduğunu kabullendi.
Bir de damadın annesini canlandıran çok iyiydi.
Peki Gülümser?! Ya oyunculuk budur ki!
Peki Behice'nin tam bir hanımefendi olması?!
Hepsi çok iyiydi.

Son olarak, storyde bir sahne paylaştım, o sahne..
Spoiler değil. İzlemeyen anlamaz ama gelmiş geçmiş en romantik sahnelerden.

Gülse Birsel'in yerinde olsam arada rast gele bir sinema salonunda bu filmi halka beraber izler nasıl güldüklerini görür keyiflenirdim :)
Sen bizi güldürdün Allah da seni güldürsün Gülse!

27 Aralık 2010 Pazartesi

Little Miss Sunshine/ Vavien/ Oldboy

Bu sefer hafta için film önerilerim var.
Bazılarımız haftaiçi film izleyebilecek kadar şansı olabiliyor, evet :P

Little Miss Sunshine


Little Miss Sunshine nicedir izlemek istediğim, ancak fırsat bulduğum bir film.
İsminden anlaşıldığı üzere bir küçükler için düzenlenen güzellik yarışması söz konusu.
O şirin koca gözlüklü kız yarışmacılardan biri.
Film güzellik yarışmasına katılmak için yola düşmelerini anlatıyor.
Ve ben kesinlikle tavsiye ediyorum!
Yarışma kısmı çok acıklıydı ya, o makyajlı ufaklıkları görünce çok depredif bir hale büründüm, ama neyseki geçti..

Vavien


Böyle lanet insanlar var gerçekten.
Yediğiniz yemeği zehir eden, her şeye kabahat bulan, ciğeri beş para etmez insanlar. Ve yine de çok şanslılar.
Engin Günaydın aynı zamanda senaryosunu üstlendiği bu film bence şahane bir gözlem taşıyor.
Harika oyunculuktan bahsetmeme gerek yok.
Yalnız film komedi değil komik değil yani. Ha şart da değil ama beklenti o yönde :)
Komik değil dediysem hiç güldürmüyorda değil..
İzlenmeli bence..

Oldboy


Oldboy, afişine bakıp kavga dövüş filmi diye izlemeyi devamlı ertelediğim bir filmdi.
Keşke ısrarla erteleseymişimde böylesi bir drama tanık olmasaymışım.
Oldboy bir efsanedir ve tüm efsaneler gibi seven, acayip sever, sevmeyen iğrenir.
Bana düşense bunu açmak olacak sanırım.
Film korkunç!
Korkunçluğu kötü demek değil yalnız.
Çekimler oyunculuklar şahane bence.
Hiç kesilmeden çekilmiş bir dövüş sahnesi vardı ki mükemmeldi! Keza aynanın kullanıldığı çekimler..
Ama olay o değil.. Hazmediğiniz şey;
Bir insan bir insana nasıl bunu yapar?
Üstelik gerekçisinde haklı bile değilken!

Bence bu filmi izlemeyin! Kötü diye değil!
Böyle bir dramayı görmenizi istemediğimden!

Hafta içi tavsiyeleri böyle; birini mutlaka izleyin, birini izleyin, diğerinden uzak durun..