O kadar uzun ki, zor hatırlıyorum.
Sarışın, çilli bir çocuk.
Karşı apartmanda, tam karşımıza denk gelen dairede otururdu.
Benim dostumdu.
Küçük olduğu için küçük değildi adı.
İkinci Erkan olduğu içindi küçük sıfatı.
Oysa Erkoş desem daha çok yakışırdı =)
Dedim ya, pek bir şey hatırlamıyorum.
Babasının polis olduğunu ve dışarıya çıkınca "Küçük Erkaaaannn" diye bağırıp oyuna çağırdığımı hatırlıyorum.
O kadar takılırlardı ki bana, Küçük Erkan'a dair ne varsa atmışım belleğimden.
Halbuki ben, Küçük Erkan'ın beni hemcinsi olarak gördüğüne eminim.
Bir düşünün; erkek kıyafetleri giyen, erkeklerle oynayan, erkek gibi bir kız. Adı da Seyhan! :)
O yaşta kim olsa erkek olduğumu düşünmüş olabilirdi :))
Aynı mahallede büyümeye devam etseydik gittikçe daha az konuşur ve şimdikinden daha fazla yabancı olur çıkardık.
Oysa ben, özellikle ve nedense, şimdi çok merak ediyorum:
Hala çilli mi, boyu beni geçti mi?