ayci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2011 Cuma

Starbucksı Dava Edeceğim*

Tarihler 19 mayısı gösterdiğinde.
Gençtik. Toplanmalıydık. Bayramımızı yaşamalıydık.

Kimimiz günün anlam ve önemine binaen Samsun'dan. Kimimiz Almanya'dan.
En güzeli de Dilhan. Kadıköy'den. Sonra ben: İşte tam buradan. Ve Zeynep...




*Neden Aylin, hanım oluyorda benim bir ismim bile yazılmıyor?



Sonra bir baktım ayrlırken.
Sena'nın şen kahkahaları hala kulağımda çınlayadursun.
Hepimiz mi bloggerız?
Evet öyleyiz :)

20 Nisan 2011 Çarşamba

Nikoncu Babanın Canoncu Kızı =)

Yaklaşık yirmi yıl önce.
Babam orta yaş bunalımındayken.
Eve profesyonel fotograf makinesiyle geldi. Kaça aldığını sır gibi sakladı.

Nikondu.
Babam bu hobisinden çabuk soğudu.
Makine kimse kullanmadan bir köşede durdu.(duruyor- duracak)

Şimdilerde ben heves ediyordum bu makinelere.
Ama çabuk söner miydi hevesim?
Bıkar mıydım?
En iyisi hiç bulaşmamalıydım.

Ancak sigaram, içkim, kumarım..
Hatta manikürüm, pedikürüm.. yani ki kuaförüm.
Yine arabam, benzinim..
Kısacası masrafım...

Yoktu!

Ve ben bu makineyi almaya hak kazanmış hissediyordum kendimi.
Değil miydi ki çok usluydum.
Ödüllendirilmeliydim.


Zeynep'le bir kerecik konuşmayla Canon almaya karar verdim.
Babam çok karşı çıktı; madem inat ettin, alacaksın bari Nikon al, dedi.
Biliyordum böyle yapacağını, dedim. Gerçekten biliyordum!
Ama bir eve bir Nikon yeterdi :)

Makine alırken Ayci'ye sormamak olmazdı.
Seçtiğim modelle biraz dalga geçip sonrasında gözümü açtı.
Bende onun sözünden çıkmadım.

Ay bıraksanız daha çok yazacağım.
Bırakmayın.
Kıpır kıpır içim ve de fıkır fıkır :))))))))

10 Şubat 2011 Perşembe

Bu Sefer Rüya Değil

Balonlu Gelin Dilhan ve Ayci ile ettiğimiz kahvaltı diyorum.
Bu sefer rüya değil!

Kış güneşinin canımdan bezdirdiği günlerdi.
Daha da belirgin olmak gerekirse geçen pazar.

Hatta mekan da vereyim: Kadıköy. Rıhtım. Starbucks.


İşte bu da kahvem. Dumanını içinize çekip o güne eşlik edin.
Zira çok zevkliydi.

Bir insanı severken, bir gün daha çok sevebileceğinizi düşünmeden seviyorsunuz.
İlk önce sesini duyup daha çok seviyorsunuz.
Sonra bir de görüyorsunuz.
Sevginizin artışı dikkatinizden kaçmıyor,
Meğer ben bu kızı önceden sevmiyormuşum diye şaşırıyorsunuz :)


Tasarımcı insan kartvizitinden belli olur değil mi?
Kartvizitime bile ortak ettim sizi, ne kadar paylaşımcıyım böyle :))


Tercümanımızla el ele..
Gün içinde aklıma geldikçe güldüm.
Dilhan.
Kendimi daha iyi ifade etmek için hep yanımda ol istiyorum :)


Ben mi çektim?

Ne kadar süslü kelimeler seçsemde o günki memnuniyetimi tam olarak ifade edemiyorum.
İnanın Aylin'in getirdiği Giotto'yla hatta Dilhan'la paylaşmama kesinlikle izin vermemesiyle, ısmarladığı kahvaltıyla hiç bir alakası yok.
:)
Aylin'i çok övesim geliyor ama utanır şimdi diye iltifatlarımı kendime saklıyorum.
Yoo neden kendime saklıyım direkt annesine yönlendiriyorum:
Aylin bu kadar süperse kim bilir diyorum annesi nasıldır?

Görsel için kaynak belirtmeme gerek var mı? :)

26 Ocak 2011 Çarşamba

Nergisce Ve Ayci Misafirimdi

Aylin ve Nergis'in başlığı okudukları zamanki ifadeyi görmek isterdim :D
Ayci ve Nergisce ile buluştuk!

Rüyamda =)

Annem, babam ve Nergis yemek yedik, sonra misafir odasına geçtik. O anda Aylin - nereden çıktıysa bilmiyorum - bize katıldı.
O yemek yemediği için yesin diye zorladım 'bi tadına bak' diye direttiğimi hatırlıyorum :D
Yemedi!

Ne inatçı kızın var Sünterciğim yaa :))

Profesyonel fotografçımız Aycimiz.
İçinde bir profesyonel yatan Nergiscemiz.
Görsel özürlü arkadaşınız bendeniz :)

Yorun bakalım bu rüyayı..

Ya da durun! Ben yoracağım. Şimdi aklıma geldi.
Rüyayı neye yorarsan ona çıkar ya, güzel bir şeye yormam lazım :D

Fotograf çekimlerimi çok dert ediyorum ya ben. Bence bu, günün birinde benimde güzel fotograflar çekeceğime işaret!

Benim rüyalarım çıkar bak, demedi demeyin ;)

(Görseli Ayci'den çaldım, umarım yine beni mahkemeye veremeyecek kadar yoğunsundur ama ben ikinizide anlatan bir kareyi başka nasıl bulabilirdim(; )

Rüyalarda buluşalım ;)

26 Ekim 2010 Salı

Yirmibeşinci Saat

Aman Allah'ım..
Ne yazacağımı bilemiyorum :D Yazıp yazıp siliyorum hayırdır? :)

USB kablom kayıp!
O yüzden çektiğim şahane fotografları aktarabilmiş değilim.
Yoksa Ayci kadar güzel fotograflamıştım ben kitabı :P
Görselleri Ayci'nin affına sığınarak ondan çalıyorum.
Ama sende istediğin zaman görsellerimi çalabilirsin AyCi'm:) Lütfen çekinme :)


Bana bir kitap göndereceğini duyduğumda çok sevindim.
Kitap depresif olduğum bir günde gelip beni mutlu etti.
Beklemediğim kadar acıklı bir kitaptı.
Her sayfa da artan bir başağrısı... evet özeti ancak bu olabilir..
Acı veren başka bir şeyde dahil olduğum zinciri bozmamak adına kitabı bir bloggera hediye etmekti. Zira ben, bende kalsın istiyordum..

Hatta bunu kendime alıp, sevmeyerek okuduğum burda bahsini bile açmaya lüzum görmediğim "Silahlara Veda"yı göndermeyi düşündüm:)
Ama 'Oyun bozan, bencil' olmak istemedim.
Hem yabancıya değil Derkenar'a gönderecektim kitabı.
Sonunda dün ikna olup yolladım, bugün ise elinde olur umuyorum Derkenar'ın.


Zincire daha en başındayken dahil ettiğin için Ayci'm, sana çok teşekkür ederim..
Sünterciğimle beraber yazığınız notu kitap ayracım olarak kullandım, artık ezberledim. Kitabı gönderdim ama elimde saklayabileceğim bir şey olduğu için ayrıca mutlu oldum.

Görsellerini çaldım ama ben çektim diye iddia etmedim.
Beni dava etme! :D