Balonlu Gelin
Dilhan ve
Ayci ile ettiğimiz kahvaltı diyorum.
Bu sefer rüya değil!
Kış güneşinin canımdan bezdirdiği günlerdi.
Daha da belirgin olmak gerekirse geçen pazar.
Hatta mekan da vereyim: Kadıköy. Rıhtım. Starbucks.

İşte bu da kahvem. Dumanını içinize çekip o güne eşlik edin.
Zira çok zevkliydi.
Bir insanı severken, bir gün daha çok sevebileceğinizi düşünmeden seviyorsunuz.
İlk önce sesini duyup daha çok seviyorsunuz.
Sonra bir de görüyorsunuz.
Sevginizin artışı dikkatinizden kaçmıyor,
Meğer ben bu kızı önceden sevmiyormuşum diye şaşırıyorsunuz :)

Tasarımcı insan kartvizitinden belli olur değil mi?
Kartvizitime bile ortak ettim sizi, ne kadar paylaşımcıyım böyle :))

Tercümanımızla el ele..
Gün içinde aklıma geldikçe güldüm.
Dilhan.
Kendimi daha iyi ifade etmek için hep yanımda ol istiyorum :)

Ben mi çektim?
Ne kadar süslü kelimeler seçsemde o günki memnuniyetimi tam olarak ifade edemiyorum.
İnanın Aylin'in getirdiği Giotto'yla hatta Dilhan'la paylaşmama kesinlikle izin vermemesiyle, ısmarladığı kahvaltıyla hiç bir alakası yok.
:)
Aylin'i çok övesim geliyor ama utanır şimdi diye iltifatlarımı kendime saklıyorum.
Yoo neden kendime saklıyım direkt annesine yönlendiriyorum:
Aylin bu kadar süperse kim bilir diyorum annesi nasıldır?
Görsel için kaynak belirtmeme gerek var mı? :)