29 Haziran 2016 Çarşamba

Teröristin Hiç Mi Suçu Yok?!

Artık bu konu hakkında yazmak, çizmek, tartışmak istemiyorum Allah'ım.
N' olur ülkeyi feraha çıkar.

Patlama anında ilk terk edilmesi gereken yer twitter.
Dünkü patlamayi gece artık geç vakitte eve gelip snaplere bakınca öğrendim. Hemen haberlere baktım tabii. Korkunç. Çok üzücü. Ve yine..

Belçika'daki patlamada o kadar üzülmüştüm ki, tüm olan bitene rağmen. Hava Alanı ya. Hepimizin yolu düşmüyor mu?
Atatürk hava alanını duyunca da ürperdim haliyle.
Ah kaç can..
Kaç ocağa ateş düştü..
Allah rahmet eylesin, ailelerine sabır versin...

Twittera girince insanligimdan utandim. Konuyu yine nerelere getirmisler ne küfürler uçuşuyor yine. Ama nedense teröriste değil o küfürler beddualar.

Ya kardeşim, Allah belasını versin teröristin teröre destek verenin demek bu kadar zor mu?
İnanamıyorum ya.
Yok hava alanında başörtülü çalışanlar varmış yok bilmem ne?!
Bu ne demek ya?!

Bu kadar şerefsizlik olur mu?
Bizim ülkede oluyor. Belçika için aglayabiliyoruz, ama sorun bizim ülkede olunca; bu ülke böyle, vay yaşanmaz oldu, nedir bu dindarlardan cektigimiz..
Böyle serzenisler..
Bi de bu insanlar über zeka olduklarından al benim yerime de oy kullan dememizi istiyorlar.

Patlama sonrası fiyatının 5katini isteyen hava alanı taksicileri gibi akbabasiniz! Üzüntünüze kesinlikle inanmıyorum.
Kendi nefretinizde boğulun.

28 Haziran 2016 Salı

Ben O Değilim Videosu

Ay hiçbir işi hayal ettiğim sürede yapamıyorum.
Her gün yeni plan program yapıyorum öncekine uymadığım için ama nafile.
Her şeye geç kalmaya da devam.
Bu da benim lanetim herhalde.

Ben O Değilim, yazısını daha önce yazdığım bir kitap.
Bir ara da videosunu çektim. Ama şimdi düzenleyebildim.

Yazıyı yazmam gecikmişti videoyu çekmem de öyle, düzenlemem ise hayli gecikti, ama blogda paylaşmam bari gecikmesin diyerek, videomu paylaşıyorum.



Fatma Erdek okumayı seviyorum, her kitabının arkasından olduğu gibi bu kitabın arkasından da yeni kitabını beklemeye başladım ^^

Kanalıma abone olmak içi yapmanız gereken, bu linki tıklayıp açılan sayfadaki kırmızı abone ol sütununa tıklamak. İsterseniz bildirim gelir istemezseniz gelmez. Olun bence :)

27 Haziran 2016 Pazartesi

Seyhan'la Snap Sohbetleri


Biliyorum biliyorum..
Daha önce Snapchat açmayacağımı söylemiştim.
Ama ben onu yazarken bile açacağım tarihi kafamda belirlemiştim. :)
Yoğunluğum azaldıkça dedim ki, tamam açayım.

Snapchatin en sevdiğim özelliği, profiliniz açık olsun olmasın, sizi eklemeyen insanların sizi görememesi.
Elveda sahte hesaplı kullanıcılar ahahahaha.
Ondan sonra kim bakmış kim ekran görüntüsü almış hepsini görüyorsunuz.

Snapchatte paylaştığım şeyleri başka hiçbir yerde paylaşmamak konusunda kararlıyım, zaten şimdiye kadar yüz paylaşım yaptıysam bunlardan sadece birini başka bir hesabımda paylaştım o da snapchat hesabımı duyurmak için.

Ama şunu söyleyeyim ben çok eğleniyorum (zaten önemli olan benim eğlenmem) ama öyle eğlendirici snapler falan atmıyorum, takip etmeyince bir şey kaybetmezsiniz. İlle takip edeceğim derseniz kullanıcı adresim tabii ki aynı: The_Syhn.

Yok mu başka sosyal medya hesabı, nazlanmadan açayım bu sefer :P

24 Haziran 2016 Cuma

Müslümanın Müslüman Üzerindeki Hakkı

Hayırlı Cuma'lar hepimize.

Cuma gününleri herkes hayırlı cumalar psotları yaparken, benim çokça film falan yazısı hazırlayıp sizlere sunduğum çok olmuştur.
Hatta bir ara film yazılarım hep cumaya geliyordu, yaw diyordum kendime, inadına mı yapıyorsun kardeşim.
Neyse ki hadis yazılarım sayesinde, cuma gününe layık birkaç yazı yazmış yine cuma günü yayımlamış olacağım.

Ebu Hureyre'den (r.a) rivayet olunduğuna göre Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
"Müslümanın müslüman üzeirndeki hakkı altıdır"
Dendi ki, onlar nedir ya Resulullah?
Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurdu:
"Karşılaştığın zaman ona selam ver; seni çağırdığı zaman davetine icabet et;senden nasihat istediğinde ona nasihat et; aksırıp da hamd ettiğinde ona hayır duada bulun (hapşırıp elhamdulillah dendiğinde yerhamukallah=Allah sana merhamet etsin, de); hastalandığında onu ziyaret et; öldüğünde cenazesine katıl."
(Hadisi Müslim rivayet etmiştir)

23 Haziran 2016 Perşembe

Bir Tutam Aşk

Bu kitabın kapağını görünce vurulmuş twitterdan paylaşmıştım.
Gerçekten çok ama çok güzeldi, Benlikti.
Derken kitap bana hediye geldi ^^

Nasıl güzel paketlemişler ama var ya, snap atmıştım kargo geldiğinde. (Evet snap başka post konusu olsun)
Sadece kitap değil kitabın konusuyla alakalı ufak hediyelerinde bulunduğu çok şahane bir sunumla elime ulaştı yani.,
Ama kitabın kendi de öyle güzel ki.

Yok yok bu yazmakla olmayacak ben bir video çekeyim o zaman kapak sunum vs ayrıntılarıyla bahsedeyim. (Çektim)



Şimdi konuya gelelim.
Zeynep, dedesi ve babasının izinden gidip hukuk okumuştur ancak avukat olmak yerine aşçı olmak istemektedir, ailesine resti çekip İstanbul'da yemek okuluna başlar.
Kerem ise ağabeyinin İtalya'daki restaurantlarının  başına geçmesi üzerine İstanbul'daki restaurantlarının başına geçen bir şeftir.
Zeynep ile Kerem'in mutfakları kesişecek, biz de aşk ve arkadaşlık üzerine bir kitap okuyacağız.

Kitap 640 sayfa ve punto inanılmaz küçük. Yani normal yazılmış olsa 800 sayfa kafadan tutar herhalde. Gece uyurken okuduğumda gözlerimin yandığını hissettim.
Kitap biterken yapacağını yaptı ancak, Zeynep ve Kerem'in hikayesi devam edecek diyerek spoiler'ı vermiş oldular bence :)
Kitabın ikincisi geliyor bu arada.
Yakın bir tarihte bekliyorum, bu kalın olmamasını umarak..

Bu yazıyı videodan önce yazmıştım, ama bitirmemiştim, ilk defa video ile yazısı aynı anda post giriyorum, videomda daha kapsamlı anlatmışım bence.
Videomu izleyip kanala abone olmayı unutmayın.

20 Haziran 2016 Pazartesi

Hasta Ziyareti

Hayırlı haftalar olsun hepimize.
Hadisler Işığında Ramazan yazılarıma elimden geldiğince yenisini ekliyorum.
Umarım keyif alıyorsunuzdur.

Bu gün paylaşacağım hadisin üzerine biraz konuşmak istiyorum müsadenizle ama önce hadisimizi okuyalım.

Hz. Ali'den (r.a) rivayet olunduğuna göre o şöyle dedi: Ben Resulullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim: "Bir müslüman, hasta bir müslümanı sabahleyin ziyaret ederse, yetmiş bin melek ona akşama kadar dua eder. Eğer akşamleyin ziyaret ederse, sabaha kadar yetmiş bin melek ona dua eder. Ve Cennette bir meyve bahçesi de onun olur."
(Hadisi Tirmizi rivayet etmiş ve hadis hasen demiştir)

Hasta ziyareti örfümüzce de dinimize de, teşvik edilir.
Hâlâ hasta ziyaretine giden insanlara bir bakın. Benden önceki kuşak sanırım hasta ziyaretine giden son kuşak. Bizim kuşakta da kalmadı maalesef.
Bizim kuşakta hastaya mesaj atmak yetiyor, bizden sonrakiler sosyal medyadan iyi dileklerini sunsa yeterli görülüyor.

Bu hadisten sonra sanırım hasta ziyaretlerine karşı daha hassas olmamış gerektiğini anlayabiliriz.
İşin bir de şu var yalnız:
Hasta ziyaretine diye gelip saatlerce kalkmayan misafirler, rahatsızlık vermemek için habersiz gelip en büyük rahatsızlığı verenler, "öyle sormayın" demenize rağmen "beni hatırladın mı?" diye soranlar, bazı durumlarda ziyaretçi kabul edilmediği zamanlarda ille görmek isteyenler...
Bunlar da iyilik değil, hoşluk değil.

Hasta ziyaretlerinizi kısa tutun, hafifte olsa hastalık belirtiniz varsa gitmeyin, çünkü hassas oluyorlar hasta bakan almasa bile hasta yatan hemen kapabiliyor.

Yılların deneyimi konuştu. :)
O zaman size bir hadis daha yazayım, hadisle konuyu kapatalım, bugün iki hadis okumuş olalım, yazamadığım günlerin telafisi gibi olsun.

Hz. Aişe'den (r.a) rivayet olunduğuna göre Nebi(s.a) ailesinden biri hastalandığında onu ziyaret eder, sağ eliyle hastayı  sıvazlayarak şöyle dua ederdi: "Ey insanların rabbi olan Allah'ım! Sıkıntıyı gider ve şifa ver. Şifa veren sensin. Seninkinden başka Şifa yoktur. O hiçbir hastalık bırakmayan şifadır."
(Buhari-Müslim)

17 Haziran 2016 Cuma

Birkaç Lokma

Bugünkü hadisimiz oruç tutarken zorlananlara gelsin mi?
İftardan sonra abartanlara da gelsin bence.

Ebu Kerime el-Mikdam b. Ma'dikerib'den (r.a) rivayet olunduğuna göre olunduğuna göre o şöyle dedi: Resûlullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim: "Ademoğlu karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır. Halbuki ademoğluna belini doğrultacak birkaç lokma yeter. Mutlaka yiyecekse hiç olmazsa midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içmeye ayırsın. Kalan üçte biri de nefes almak için kalsın."

Zaten şimdiye kadar hep ihtiyacımızdan, gerektiğinde fazla yiyerek midemizi yormadık mı? Midemizi dinlendirelim.
İftarda dikkat edelim.

İnsanın ihtiyacı kadar yemesi gerektiğini hatırlamalı, hatırlatmalı.