roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2022 Cumartesi

Nar Ağacı

Bloğa bakınca bir kitap bir film şeklinde ilerliyor ama aslında ne çok okuyorum ne çok izliyorum. Blog sayfaları kapanalı çok oluyor ama ben hala çok faydalanıyorum. Özellikle kendi bloğumdan :)) 
Mutevazılıkta benim gibi olun 😂
Yani şöyle ki her zaman kendim için tuttum bu bloğu. Kitaplar hakkında çok fazla bilgi vermesem de, bazen aklıma takılan bir kitabı kendi bloğumda aratıp hatırlıyorum:
Bazen sadece okuduğumu unuttuğum bir kitabı hatırlıyorum, bazen de bana hissettirdiklerini. Öyle çok kitabı tekrar okumaktan yırtmışımdır :)

Nazan Bekiroğlu'nun okumaya geç kaldığım kitabı ise bugün, sadece çok güzel olduğu için, burada. Sıkılmadan okuduğum, elimden bırakamadığım için, duygudan duyguya geçtiğim için ve tarihi olayları gerçekten gördüğüne inandırdığı için burada.

Belki benim gibi okumaya geç kalmış biri çıkar da, ya Seyhan çok mu sevdin, hadi ben de okuyayım der/ desin diye burada.



11 Eylül 2020 Cuma

Ve Diğer Kutsal Şeyler

 

Bir kutu kitap Eylül ayı kargosundan gelen bir kitaptı bu, ancak okumaya başlayınca fark ettim imzalı geldiğini.


Kitabı aynı gün içerisinde bitirdim. Akıcı bir dille yazılmış. Aslında ilginç de bir konusu var. Yazmak için işten ayrılan ancak bir şeyde yazamayan bir anlatıcı kahraman var. Tabii ki ne olacak bu yazara bir yazarlık teklifi gelecek. Ama öyle böyle değil. Kutsal kitabı tamamlama görevi. İlahi bir görev değil bu arada :) Dedim ya değişik bir konusu var. Farklı ve okunabilir. Sıkılmazsınız garanti. Ama bayılmazsınız da.

31 Mayıs 2020 Pazar

Mayıs Ayında Kaç Kitap Okudunuz?

Mayıs ayı benim için oldukça verimli geçti.
Verimlilik kitap sayısıyla ölçülemez.
Buradan sayıyı kast etmiyorum aslında. Ama sayıyı da dahil edebiliyorum.
Sayı bakımından iyi eyvallah da, okuduklarımı sevmem zevkle okumam da cabası. Bir de burada bahsetmediğim okumalarım var. Onlar bana kalsın siz diğerlerine bir göz atın, belki de çok seveceğiniz kitaplar önereceğim.



Arasında okuduklarınız var mı?
Peki okumayı düşündüğünüz var mı?
Hepinize, hepimize keyifli bol okumalı günler diliyorum.

15 Nisan 2020 Çarşamba

Çılgın Kalabalıktan Uzak

Nasılsınız bakalım gençler?!
Çılgın kalabalıktan uzakta mıyız?
Yoksa inadına nerede kalabalık atlıyor muyuz içine?

Gündem her ne kadar bu olsa da konumuz bu değil.
Ben bu kitap hakkında yazdım sanıyordum ama blogda göremedim.
Ama çok eminim yazdığıma hatta buraya ne yazacağım şeyleri önceden yazmış gibiyim ama nerede?
Acaba Mart ayında okuduklarım videosunda bahsettiğim için mi böyle diyorum?


Bu kitabı Issız Adam filmini izlediğimden beri okumak istiyorum. Filmi çok beğenmesem de kitap aklıma kazınmıştı. Zaten hep böyledir filmde/ dizide/ bir programda/ hatta bir kitapta, bir kitap bahsediliyorsa o kitabın peşine bir düşerim.
Bu kitabı şimdiye kadar okuyamama nedenim ise önceleri satışta bulamayışımdı.
Hatta ben kitaptan ümidi kesince,herkes yapıyor bana ne ben de kitabını okumadan filmini izleyeyim dedim ama ona da pişman oldum. Çünkü film bana çok eksik geldi, anlamadım bazı yerleri.
Bu sefer iyice merak ettim kitabı ama filmin hemen arkasından da okumak istemedim.
Okuduğum dönem güzeldi aslında.
Ama kitap için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
Çok sıkıldım okurken. Filmde boşluk olarak gördüğüm yerler de hiç de eksik değilmiş. Hatta bazı sahnelerin uyarlaması harika bile olmuş diyebilirim.
Ama çok zor bitirdim bu kitabı. Sevmeye çok hazırlıklıydım ama..
Neyse olur böyle vakıalar.
Önümüzdeki kitaplara bakalım.

Allah Allah gerçekten daha önce bu kitap hakkında bu yazıyı yazmadım mı?

20 Ocak 2020 Pazartesi

Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler

Bu kitap ilk olarak Koridor yayınlarından çıkmıştı.
O zaman da çok merak etmiştim ama asıl merakım bir Youtube videosu izledikten sonra oldu.
Genç adam bu kitaptan en sevdiğim kitap diye bahsediyordu.
Biri bir kitaptan en sevdiğim kitap diye bahsettiğinde hep çok merak ederim.
Sonra baktım Arkadya'dan çıkmış kitap.
Ooo dedim daha da okumayacaksam artık...


Kitapta bize olayları anlatan Julia'nın babası ortadan kaybolmuştur ve kızı ancak yıllar sonra peşine düşer babasının. Tek ilginçlik bu olsa diyeceğim ama gerçekçi bir gözle baktığımda çok uzak gelen başka şeyler de vardı. Gerçekçi tarafımı köşeye bıraktığımda ise güzel farklı bir hikayeydi diyebilirim.
Babasının izlerini takip edip Burma'ya vardığında ise babasına değilse de hikayesine ulaşacaktı.
buraya kadar anlattığım kısım girişi kitabın. Asıl olay tabii ki Julia'nın babasının hikayesi ve ona zerre değinmedim :)
Kitabın türü sizin ilgi alanınızsa bu kitabı da kesin seversiniz, birazcık bile bahsedip tat kaçırmak istemiyorum.

22 Aralık 2019 Pazar

Senden Önce Ben

Bu var ya kaç yıl önce aldığım kitap.
Herkes okudu bir ben kaldım ama ısrarla da okumadım hani.
Kitaplığımın en üst rafında olmasından kelli -ki bir sürü pegasusla bekliyordu o da, bir türlü elim gitmiyordu aslında pek görmediğimden unutmuş bile sayılırdım. Ancak hani en son bi' kitap temizliği havalandırması yaptım ya, o zaman bu rafı da daha görülebilir hale indirdim. Sonra da okumaya başladım işte! Yaaaaahooooo!!!


Kitap beklediğim gibiydi. Bayılmayacağım baştan belliydi :) Sıkılmayacağım da. Öyle su gibi akıp gitti. Ne acıdan ne gülmekten ne de başka bir yönden öldüm kitaba :)
Ama rahat okunur kitapların kıymetini de bildiğimden tavsiye ederim. Eminim aranızda bayılacaklar da vardır bence. Kıps;)

23 Kasım 2019 Cumartesi

Kalbimin Can Mayası

Bir Cihan Kafes
Unutursun
Üç Kız Kardeş

İclal Aydın'ın dördüncü romanı hakkındaki yazımı okumadan evvel öncekileri okumak isterseniz, yukarıdaki linkleri tıklayarak o yazılara ulaşabilirsiniz.
Ama yok ben onları önceden okudum diyorsanız devam edelim.


Üç Kız Kardeş devam edeceğinin sinyalini vererek bitmişti hatırlarsanız.
Ooo Türkan'ın hayatı incelenecek herhalde ama öyleyse keşke bu kitapta hiç değinmeseydi, diye düşündüğümü çok net hatırlıyorum. Çünkü bir kitaplık bir hikayeydi aslında onun da yaşadıkları.
Ama kitap Rüçhan Hanım ve Defne karşılaşmasıyla değil bir gazete yazısıyla başlıyor.
Hikaye güzel ama asla anlamadım bu yan hikayenin gerekliliğini. Neticede Türkan artık evli.
Kitap aynı yazarın köşe yazısıyla da bitiyor bu arada.
Neyse hemen sonrasında tanıdık karakterler çıkıyor karşımıza. Üç Kız Kardeş ile tanıştığımız karakterlerin hayatında neler olmuş neler bitmiş diye okumaya başlıyoruz. Biraz ondan biraz bundan.
Karakterler giderek arttığından sadece birinin hikayesi odakta olmuyor aslında.

Nasıl anlatsam ya çok eleştirmeden ama..

Beni tam da bu yüzden pek sarmadı aslında. Hepsinden biraz bahsedeceğim derken çok gereksiz bölümler eklenmiş, bazı kısımlar zorlama olmuş gibi hissettim. Mesela Dönüş ve Serdar'ın... spoiler olacak ama söyleyeyim mi? Ne gerek vardı kısaca o bölüme?
Hatta umarım devam etmez bu seri diye düşündüm.
Bir de şey vardı bu kitapta bak, diğer kitaplarda olmayan. Birden bakıyorsun bir olay olmuş hayda ben mi kaçırdım bu ne zaman oldu deyip devam ederken hee diyorsun böyle mi olmuş olayı kavrıyorsun ama belki de çok endişelendirecek belki çok duygulandıracak sahneleri üstün körü geçiyorsun. Kitap teslim süresini de geciktirmişti İclal Aydın acaba sıkıştırdılar da kadıncağız rahat rahat yazamadı mı? Bunu da düşündüm valla.

Ve sondaki -isim vermeyeyim hadi spoiler olmasın diye ama- birini anma töreni bana yabancı filmlerde gördüğümüz cenaze törenlerini anımsattı. Düğünlerimiz bitti cenazelerimizde artık ecnebiler gibi olacak sanırım. Bu kitapla başladık buna bence. Halbuki bu sahne çok gerekli idiyse şöyle bir şey; kalabalık bir akşam yemeğinde birden bir türkü/şarkı çalsa, oradakilere onu hatırlatsa başlasalar ondan bahsetmeye kah duygusal kah komik anılar paylaşsalardı, bizim karakterlere çok daha iyi gitmez miydi?.
Benim düşüncem bunlar tabii.
Bir diğer düşüncem de şu. İlle devam edecekse sıradaki hikaye Feride'nin olsun ♥

5 Kasım 2019 Salı

Evden Çok Uzakta


Ay ben bu herkesin bayıldığı Kristin Hannah'ı da yeni okudum biliyor musunuz?
Hem de bu da yıllardır kitaplığımda bekliyordu. Ona rağmen yani evet.
Aman iyi ki acele etmemişim. Çok beğenmedim yani. Kitap çok uzun, çok detay, detaydan da ziyade bitmeyen bir olay örgüsü tam şöyle olacakken böyle başka bir şey.. ayy gına geldi. Bir de Amerikan askerleri propagandası..
Okurken paylaştığımda da o kadar zevkine güvendiğim arkadaşım ay bayılacaksın şöyle seveceksin böyle seveceksin dediği için oh dedim iyi ki okuyorum ama resmen yıkım oldu benim için.
Ben sevmedim hakikaten. Ön yargılı değildim, beklentim de tavan değildi ama gene de beğeneceğimi düşünüyordum. Benim için doğru kitap değildi. Ama sizin için olabilir tabii. O kadar beğeniliyor ki bu yazar. Onun altını çizelim.
Bende bir kitabı daha var sanırım onu elime almam için birkaç yıla ihtiyacım var :)

22 Ekim 2019 Salı

Huzursuzluk


Gazeteci İbrahim, gazetede gördüğü çocukluk arkadaşının ölüm haberiyle soluğu Mardin'de alır.
Mardin'de vurulan ama Amerika'da ölen arkadaşının hikayesine girdikçe araştırır araştırdıkça çıkamaz. Yine arkasında bıraktığını sandığı anıları ve kendiyle de yüzleşir.

Ay niye böyle arka kapak yazısı gibi yazdım bilmiyorum.
Bu tip bilgilere herhangi bir yerde ulaşabilirsiniz. Benim yorum genelde bu yönde olmaz değil mi?

Zülfü Livaneli kalemi sağlam ve akıcı. Seveni de çok. Ben de şimdiye kadar okuduklarımı hiç sıkılmadan okudum. Bir dk ya birini yarım bıraktım ama ona da doğru zamanı bulursam tekrar şans vereceğim. Her kitabında olduğu gibi yine beni rahatsız eden yanları da oldu. Onları da kendime saklıyorum.
Çok ince, zaman zaman aceleye mi getirmiş ne hissine kapılacağınız, ama bence beğeneceğiniz bir kitap.

5 Ocak 2019 Cumartesi

Aralık Ayında Kaç Kitap Okudum?

Merhabalar herkese!
Koskoca bir yılı daha geride bıraktık.
Nasıl geçti, ne zaman bitti hatırlamıyorum.
Rabbim sıhhat ve mutluluktan ayırmasın, güzel bir yıl olsun.
Aralık ayında kaç kitap okudunuz?
Hadi utanmayın yorumlara!!
Peki ben kaç kitap okudum???



Utanmıyorum artık ya,elimden geleni yapıyorum.
Çok erken kalkıyorum, ne olmuş yani elime kitap alıp yatağa girdiğim an uyumaya başlıyorsam :))
Bu videodan önce bir de 2018 favorileri videosu çekmiştim.
Videonun sonunda önerilenler kısmında görebilirsiniz.
2018 yılı favori kitapları
2018 yılı yarım bıraktığım kitaplar
Kanalıma abone olup beni beğenilere boğmayı unutmayın:)))

26 Ekim 2018 Cuma

Eskici Ve Oğulları

Bu sene bayağı yeni yazarla tanışmışım. Gerçi Orhan Kemal'e yeni yazar demek ne kadar doğru orası tartışılır.
Benim için yeni yazar diyelim daha önce okumamak ayıpsa o da benim ayıbım olsun.
Ancak keşke daha önce tanısaydım daha önce okusaydım dediğim bir kitap olmadı benim için, onu baştan belirteyim.


Eylül ayında okuduklarım videosunda azıcık bahsettim ama  konusuna hiç değinmemişim. Çünkü Kitabın isminden anlaşıldığı kadarı yetiyor sanmıştım :)
Ağzı bozuk, her akşam içen nefret ettiğim bir karakter olan Eskici ve onun ailesi. Bir tane şahane mi şahane büyük oğlan -ki babası yanında çalışmasın diye etmediği hakaret kalmıyor, bir tane abisine hayran babasından nefret eden ama babasının da bir miktar çekindiği küçük oğlan ve bir de evin kızıyla, dedikoducu palavracı bir eşe  sahip Eskicinin habire hayatından şikayet edip küfürler savurmasını okuyoruz. Okuyoruz habire okuyoruz aynı şeyleri.
Büyük oğlan ırgat olmaya, pamuk toplamaya, Çukurova'ya gitmeye karar vermiş böylece babasından da kurtulacak biraz para biriktirip kendi işini açacak. Bu büyük oğlanın bir de mükemmel bir eşi var, ne kaynanasının zehirli diline aldırıyor ne eşini darlıyor, o da onla gidecek. Derken küçük kardeş de onlarla gitmeye karar veriyor, sonra baba derken gene ailecek bu pamuk toplamaya gidişleri, mahalleli tarafından küçümsenmeleri, tükürdüklerini yutmaları, karşılaştıkları zorlukları.. İşte bunlar anlatılıyor kitapta. Ve tabi unutmadan küfür küfür küfür. Tiksindim yemin ederim küfürlerden.
Kitaptan da ne yalan söyleyeyim nefret ettim.

16 Ekim 2018 Salı

Okyanusun Ötesindeki Yıldızlar

7 kitap 1 yazar, hanımlar beyler!
İşte Kimberley Freeman'ın son kitabı.
Önce sırasıyla kitaplarını yazayım:
Kır Çiçeği Tepesi
Deniz Feneri Koyu
Kor Adası
Zümrüt Şelaleri
Esir Şarkılar Vadisi
Issız Kar Taneleri
Okyanusun Ötesindeki Yıldızlar



Videoda kitaplardan şöyle bir bahsediyorum burada ise sadece Okyanusun Ötesindeki Yıldızlardan bahsedeyim.
Victoria'nın annesi Londra'da Bakıma muhtaç olmadan önce ingiliz edebiyatı tarihi üzerine çalışmalar yapan bir profesördür. Daha da net olmak gerekirse 19. yy tarihçisi. Ancak hafızasında yaşadığı sıkıntılar nedeniyle emekleri, araştırmaları tehlike altındadır. Victoria Annesinin kendisini iyi hissetmesi için ofisine giderek ona yardımcı olmaya çalışacak ve yarım bir mektup bulacaktır. Victoria mektubun devamını arayadursun biz de bir yetimhaneye bırakılmış Agnes'ın, yetimhaneden çıkıp annesini bulmak için katlandığı türlü maceraları gözkaralığı okuyoruz.
Ve tahmin edin ne oluyor? Ya da tahmin etmeyin spoiler vermek üzere olduğumu fark ettim ve sustum. Ama tabii ki Kimberley hikayeleri havada bırakmıyor ;)
Neyse videomu da izleyin ve hangisi daha keyifli bana yazın. Videodan beni izlemek mi yoksa yıllardır vazgeçmeden yazdığım yazılarım mı :))))

7 Ekim 2018 Pazar

Kabuk

Gelelim yılın okumayı en beklediğim kitabına.
Bunu çok kişide gördüm ama asıl çok sevdiğim bir türkçeçinin yazdığı bir yorum karşısında tamam dedim alıyorum. Hatta kendime değil Aylin sana da alıyorum dediğim kitaba.

Söylenmesi gerek şeyleri videoda söylemişiz üzerine bir şey yazmama gerek yok.



Ben Aylin'le olan videolarımızı çok seviyorum.
Tek de video çektim hatta yüklemem sanıyordum ama yükledim. Ama Aylin'li olanlar pek güzel ve keyifli.
İzlemeyenler bilmez ama izleyenler bana hak verir mi?

1 Ekim 2018 Pazartesi

Eylül Ayında Okuduklarım | Maksimum Sayıya Ulaştım

2018 yılının okuma açısından en verimli ayını geride bıraktığımı düşünüyorum.
Bunun benim için rekor olduğunu düşünmüyorum ama rekorum "bir ayda kaç kitap?" onu da bilmediğimi fark ettim.
Sizin rekorunuz var mı?
Hadi ben bunu rekor kabul edeyim ve bundan sonra bunu kırmaya çalışayım. Yine de 2018 için bu sayının üstüne çıkmak benim için çok zor. Belki ilerleyen yıllarda..
Hadi hep beraber neler okumuşum bakalım:



Ay nasıl buldunuz çok merak ediyorummm :)
Kanala abone olmayı unutmayın ^^

17 Eylül 2018 Pazartesi

O Anda

Merhaba arkadaşlar bloguma hoş geldiniz!
:)
İlk videomda yaşadığım heyecanda bana eşlik ettiğiniz için ve güzel sözleriniz için çok teşekkür ediyorum.
Şimdi yeni bir video yükledim ve yine sizden yorum bekliyorum aslında.
Aynı gün çekilmiş farklı bir kitap yorumu var bu sefer. Bu da neden aynı şeyleri giydiğimi açıklıyor 🙈



Hala önceki videomu izlemeyen varsa bu videonun sonunda çıkan video önerisine ya da işte burayı tıklayarak ilk videoya ulaşabilir.

Ben dürüstçe kendi videolarım için ne düşündüğümü söyleyeyim mi önce?
Bu videoda öncekinden daha kötüyüm bence.
Ama yine video çekmeye devam edersem güzelleşeceğini ve bu işi becerebileceğimi düşünüyorum.
Siz ne düşünüyorsunuz?

11 Eylül 2018 Salı

Üç Kız Kardeş

Bu kitabı aylar önce okudum ama aklımda buna video çekmek vardı.
Video çekmek anca kısmet oldu. O yüzden bu kadar gecikti. Yoksa hemen yorumlamak isterdim.
Bu video benim için çok önemli, umarım siz de izler ve beğenirsiniz.



Aslında kitaba dair daha çok söylenecek şeyler var ama yeter sanırım bu kadar.
Size de söylenecek sözler bırakmalıyım diye düşünüyorum.

Kitap hakkında ya da değil, bu video hakkındaki görüşlerinizi çoook ama çok merak ediyorum. Çok merak ediyorum!
Bilmem anlatabildim mi? Yazın bana yani ;)

10 Eylül 2018 Pazartesi

Aşkın İkinci Yarısı

Maşallah bu ara çok iyi gidiyorum.
Aç kurtların yemeye saldırması gibi ben de kitaplara saldırdım. Ama kendimi tebrik etmem gereken nokta ise listeme uyuyor olmam! Bu bir mucize!

Misal bu kitabı kuzenim bana 3 yıl önce hediye almıştı! 3 yıl!
Eski yeni şekilde okuyarak biraz okuma listemi hafifletmek istiyorum ama bir yandan yeni kitaplar da almak istiyorum. Neyse neyse. Evet ne diyorduk Aşkın İkinci Yarısı.


Yine güzel, zevkli, eğlenceli bir kitap bu. Kapağı size neyi vadediyorsa o yani. Kapağın vadettiği şeyden hoşlanmayanlar uzak dursun ama diğerleri saldırsın.
Kuzenim bunu alırken teyzeler kuzenlerle ilgili bir hikaye olduğu için almış. Ben de çılgın bir şeyler bekliyordum açıkçası ama karakterleri yani kuzenleri kadın olarak düşünmüştüm. Öyle çıkmadı.
Eşinden boşanmış olan Sadie tatil için iki çocuğuyla beraber, yanına gelmesi konusunda ısrar eden teyzesinin evine gider. Sadece hafif çatlak teyzesiyle beraber vakit geçireceğini düşünen Sadie, teyzesinden biraz daha az çatlak kuzeni ve aklı başında kuzeniyle bir yaz geçireceğinden habersiz teyzesinin yanına gider. Kitap da burada yaşadıkları, kendini toparlaması, hatta belki de yeni bir aşkla tanışması anlatılıyor.

Tracy Brogan ödüllü bir yazar. Bu türü sevenlerin yakından tanıdıkları bir isim ancak ülkemizde çevrilen ilk kitabı bu. Bence devamı gelir, gelmeli. Hem zaten ben yanlış anlamadıysam bu bir seri çünkü #bellharbour1 diye bir şey gördüm (nerede gördüm bilmiyorum belki kitabın arkasında bir yerlerde)

Neyse bir diğer ilginç kısım ise, hani Masallar Gerçek Olsa diye bir kitap okumuş ve çok sevmiştim ya onun yazarının güzel yorumuyla birlikte bu kitabın basılmış olması.

Ya kırk yılın başı alıntı yapacağım, kitabımı bulamıyorum.
Birine mi verdim acaba?

Keyifli okumalar ♥

6 Aralık 2017 Çarşamba

Beni Asla Bırakma

Bana kitap almak tehlikeli iştir.
Kuzenim bu kitabı doğum günü hediyesi olarak almıştı. Ay inşallah okumamışsındır, diye verdi.
Okumamıştım ama okuma listemdeydi.
Neden?
Çünkü yazar Nobel edebiyat ödülü almıştı.
En son gelen ilk okunur ya, ben de onca kitabın içinde bu kitaba başladım.
Başlarken storyde falan paylaştığım için çok mesajlar aldım, herkes merak ediyordu kitabı.
Öyleyse, hazırsanız bu merak edilen kitap hakkındaki görüşlerime geçeyim.


DİKKAT SPOILER İÇEREBİLİR!!
Kitap, organ bağışlamak üzere yatılı bir okulda yetiştirilen, sanata ve spora teşvik edilen, sağlıkları üzerinde hassas olmaları tembihlenen çocuklardan biri olan Kathy'nin ağzından anlatılıyor. Distopik bir roman. Bu çocuklar organ bağışlamadan evvel bir süre bağışçıların bakıcısı olarak çalışıyor, zamanı gelince de kendileri bağışçı oluyor.
Kathy ise on bir yıldır bakıcı. Artık son senesi. Geriye dönüp okulunu ve durumu anlatmasıyla açılıyor kitap. Dolayısıyla başlarda anlayamıyorsunuz: Bağışçı mı? Nasıl yani? Doğru mu anladım acaba?

Kitap, buraya kadar anlattıklarım ilginizi çekmediyse kesinlikle okumamanız gereken ama ilginizi çektiyse de bayılacağınız bir kitap.
Zira bu kadar.
Hani muhteşem bir edebi eser desem değil, inanılmaz bir kurgu desem değil.
Orijinal bir fikir, kabul ediyorum ama kitaptan beklentim daha çoktu benim. "Heh şimdi geliyor", "tamam şimdi wow!dedirtecek", "oo isyan başlayacak.." dedim dedim ama olmadı aynı durağanlıkla, boyun eğmişlikle devam etti.

Okurken gene "çok güzel" gibi yorumlar da gelmişti. Filmi olduğu da söylendi. "Filmini izleme", de dendi :) Kitap ne ki filmi ne olsun, dedim 😏
Kendimden başka beğenmeyene rastlamadım ama ben de fazla abartıldığını düşünüyorum. Yoksa fena değil hani.

29 Kasım 2017 Çarşamba

Emanet

Fatma Erdek.
Yeni roman.
Of.. Kayıtsız kalamazdım.



Şimdi bana söyleyin videoyu izlediğiniz/dinlediğiniz zaman sesimdeki gülümseme anlaşılıyor mu?
Bir kere, okurken yer yer duygulandığım hatta ne oluyor bana diye gözlerimin yaşarması bir yana, burada mutlu mutlu bu kitabı yorumladığım video başka tarafa.
Kitapta bir aile dramı konu edinilmiş. Beni yer yer çok etkiledi.
Ama videoyu editlerken yavrum bu ne neşe dedim kendime.
Ne neşesi biliyor musunuz?
Fatma Erdek'in yeni kitabının neşesi. Yeni kitabını okuma neşesi ve bu kitabı beğenme neşesi.
Alın okuyun ya, anlatmıyorum işte başka bir şey.

Kapağı hakkında konuşmak istiyorum ama videoda değinmemişim.
Kapağın dokusu mükemmel.
Ciltli değil ama kadife gibi. Bu arada Ephesus'un bundan kelli hep ciltli kitap çıkarma kararı aldıklarını sanıyordum. Neyse vazgeçtilerse demek.
O gözler olmasa daha güzel olurmuş diye düşünüyorum.
Fatma Erdek'in kitaplarına gitmiyor sanki bu kapak ki Ephesus kapak konusunda ya nokta atışı yapıyor ya da ıskalıyor.
Benim sevdiğim kapaklar, Kara Kış Beyaz Düş, Melekler Zamanı, Erken Rüya Zamanlar. Hem de bu sıralamayla.
Diğerleri.. daha güzel olabilirdi.
Bunu da içimde kalmasın, söyleyeyim. Fatma Erdek'e torpil yapıyorsun demeyin bak eleştirecek bir şey olsa eleştiririm 😀

24 Kasım 2017 Cuma

Öldüm Çık

Gün geçmiyor ki bir fenomen kitap çıkarmasın.
Perizekalıyım ismi twitter hesabı sahibini belki aranızda tanıyanlar vardır.
Ben tanımıyordum.
Kitap hakkında da cidden güzel yorumlar duymuştum. E hediye de gelince hemen okudum.
Videoda görüşlerimi izleyebilirsiniz.



Fazla olmuş ağır konuşmuşsun diyenler olabilir. Gerçekten elimden geldiğince kibar olmaya çalıştım.
bir bu kadar daha söyleyeceklerim vardı oysa.