25 Temmuz 2026 Cumartesi

Alsace Rotası

Aslında bu rotayı paylaşmak gibi bir niyetim yoktu. Ancak gerçekten bireysel gezmek isteyenler için faydalı olacağını düşünüyorum. Bir de talep olunca tek tek yazmaktansa herkesle paylaşayım dedim. Instagram bana çok uçucu geliyor; burada kalsın istedim.

Alsace, Fransa'nın tatlış bir bölgesi. Genelde Noel turizmiyle meşhur. Noel zamanı oldukça kalabalık ve süslü püslü oluyormuş. Bana ise yazın, en sade hâliyle bile çok hoş geldi. Yine gitsem yine bir yaz vakti gitmek isterim.

Biz biletimizi İsviçre'nin Basel şehrine aldık. Neden mi? Çünkü daha uygundu. Basel'den Fransa, Almanya ve İsviçre'ye ulaşım oldukça kolay. Havalimanından Fransa tarafına geçip Colmar'a trenle devam ettik. Havalimanının hemen önünden sizi tren istasyonuna götüren otobüsler kalkıyor, yani bu konuda paniğe gerek yok.

Tren istasyonunda gişeler kapandıysa ise biraz panikleyebilirsiniz. Çünkü makinelerden bilet almak hiç kolay değil. Yerellerden yardım almamıza rağmen onlar da çözemediler.

İlk günümüzü Colmar'da geçirdik.

Ertesi gün çevredeki köyleri gezmek için erkenden kalktık. Kutzig adında, köyleri dolaştıran bir otobüs var. İlk otobüse yetişebilirsek tüm köyleri bir günde görebiliriz diye düşündük ve ilk seferi yakaladık. Otobüs Turizm Ofisinin önünden kalkıyor.

Alman dakikliği beklediğim için saat 08.35 denince tam 08.35'te gelmesini umuyordum. Otobüs gecikince "Acaba yanlış yerde mi bekliyoruz?" diye biraz panik oldum. Neyse ki yaklaşık 10-15 dakika gecikmeyle geldi.

Bu arada biletleri önceden almak için çok uğraştım ama site her seferinde hata verdi. Sonunda otobüste şoförün gösterdiği kare kodu okutup yönlendirdiği sayfadan bilet alabildik. Komik olan şu ki, sonrasında o biletleri hiç göstermedik. Şoförler kontrol bile etmedi.

Siteyi de bırakayım:

https://kutzig.fr/en/produit/ticket/

Buradan tur programını, otobüs saatlerini ve uğrayacağı köylerin sıralamasını görebilirsiniz. Açıkçası bu otobüs olmasa bu kadar köyü bir günde gezebilmek için araba kiralamak gerekir. Köylere ayrı ayrı otobüsler var ama saatleri birkaç köy görmeye müsait. Kutzig gerçekten büyük kolaylık.

Gezilen köyler sırasıyla:

• Ribeauvillé
• Riquewihr
• Kaysersberg
• Turckheim
• Eguisheim

Hepsini ziyaret edebiliyorsunuz. Ama açık konuşayım; Turckheim'ı pas geçip Eguisheim'da daha uzun vakit geçirmeyi isterdim. Eğer hepsine zaman ayıramazsanız benim favorilerim kesinlikle Kaysersberg ve Eguisheim.

Sonra keyifli otobüs yolculuğuyla Colmar'a dönüyoruz. Yarabbi, pilimiz bitmiş ama gün daha bitmemiş... Biraz dinlenip Colmar sokaklarında gezmeye devam ediyoruz.

Ertesi gün toparlanıp Strasbourg'a geçiyoruz. Alsace bölgesinin ruhunu en iyi hissettiğim şehirlerden biri oldu. Biraz Fransa, biraz Almanya, biraz da Amsterdam'ı anımsatan bir havası var. Şehir merkezinde güzel bir gün geçirdikten sonra aynı akşam son trenle Stuttgart'a geçtik. Konaklamamız Stuttgart'taydı.

Ertesi gün Stuttgart'ı gezdik, alışveriş yaptık ve akşam uçağıyla Türkiye'ye döndük. Çünkü Basel'den dönüş biletleri çok pahalıydı. Tren bileti almamıza rağmen Stuttgart üzerinden dönmek bize neredeyse yarı yarıya, hatta belki daha da uygun geldi.

Üstelik adam akıllı çikolata alışverişimizi de orada yaptık. Vay arkadaş... İnsan her yerde Almanya'daki kadar iyi çikolata bulacağını sanıyor ama hiç de öyle değilmiş. Özellikle Tallinn... Neyse, susuyorum. O başka bir hikâye. 😄

Kısacası rota bu.

Tavsiye eder miyim? Kesinlikle!

Eğer gidiş ve dönüşümüz aynı şehir olsaydı muhtemelen araba kiralardık. Ama bu rotada arabasız da hiçbir sıkıntı yaşamadık. Yazın uzun günleri, etrafın rengârenk çiçeklerle dolu oluşu da bu geziyi daha da güzelleştirdi.

"Nerede ne yenir, nereler gezilir?" kısmını ise benden daha iyi anlatan çok güzel Instagram hesapları var. (Mesela rota kraliçesi Esrayazici instagram hesabına bakabilirsiniz. Onun bile haberi yok ama özellikle Strasburg gezim komple onun listesiyle geçti tik tik tik.💋) O işe hiç girmeyeyim. Siz kendi zevkinize göre eleyip ekleyin.

Şimdiden iyi tatiller. ☀️

31 Ocak 2026 Cumartesi

Barselona | Barselona'da Tasarruf Etmenizi Sağlayacak Bilgiler

Blog, bir gezi bloguna dönmüş gibi görünebilir; ancak gittiğim her yeri yazmıyorum. Aslında yazardım, niye yazmamışım? Çünkü blog mu kaldı Allah aşkına… Ama hâlâ gerçekten önemli şeyler için blog şahane bir mecra. Yemek tarifleri için de aynı şeyi düşünüyorum mesela; Google’a tarifin adını yazıp çıkan blogdan okumak güzel ya da YouTube’dan izlemek. YouTube videosu çekip anlatsam çok daha fazla insanın işine yarardı ama blogda artık nasibi olan faydalanacak.



Evet, gerçekten asıl amacım “Barselona’ya gittim” demek değil. Hazır araştırma yapmışken bilgilerim tazeyken, gidecek olanlar yararlansın diye yazıyorum. Yani gitmeyecekseniz oldukça sıkıcı bir yazı olacak.

Barselona Havalimanı’na indiniz; valizi alıp terminal değiştirene kadar tek bir dükkân bile görmeyeceksiniz. Neden bunu söylüyorum? Çünkü izlediğim videolardan yola çıkarak havaalanında SIM kart almayı planlamıştım. Ancak indiğiniz yerde SIM kart alabileceğiniz bir yer yok maalesef. Ve bu gerçekten çok saçma.

Pegasus’la gidecekseniz Terminal 2’ye inip Terminal 2’den biniyorsunuz. İndiğimiz terminalden çıkıp bineceğimiz terminale yürüyerek geçtik, yine de SIM kart satan bir yer bulamadık. Eğer terminallerden birinde SIM kart satılıyorsa bu Terminal 1 olabilir ama onu da bilmiyorum. İzlediğim her videoda 10 euroya 20 GB internetli bir SIM kart alabileceğiniz söyleniyordu. Ben en ucuzunu 15 euroya buldum; onda da zaten eSIM yüklemiştim.

İyi ki eSIM yüklemişim. 5 GB aldım ama telefonu elimden bırakmadığım hâlde sadece 2 GB kullanmışım. (Kullandım derken WhatsApp ve Haritalar’dan bahsediyorum.) Gerçekten çok rahat ettim. Önceki telefonum eSIM desteklemiyordu; eSIM’den önce neler çekmişim…

Durun, size bir de kod vereyim. Bu kodu kullandığınızda, ilk satın alımda ödediğiniz eSIM tutarının yarısı (5 dolar’a kadar) hesabınıza yükleniyor. Kullandığım uygulama MobiMatter, referans kodu: SEYHA72678.

İnterneti hallettiğimize göre asıl önemli konuya gelelim: ulaşım. En uygun ulaşımı ben İspanya’da gördüm. Sevilla’da 6 euroya merkeze gelmiştik, Barselona’da da durum benzer. Hola Kart, T-Casual gibi turistlere önerilen kartlar var ama ben size T-Usual denilen, 30 gün boyunca sınırsız binebildiğiniz ve havaalanı güzergâhını da kapsayan bileti öneriyorum.



Bu kartla, bizdeki Havaş gibi olan mavi renkli A1 (adı tam bu muydu emin değilim) otobüse binemiyorsunuz. Ama havaalanı önünden kalkan 46 numaraya, RENFE’ye ve L9 metro hattına binebiliyorsunuz.

“Ben az binerim, sınırsıza gerek yok” diyorsanız 10 binişlik T-Casual var, 15 euro. Ama havaalanı otobüslerini kapsamıyor. 6 euro gidiş, 6 euro dönüş etti mi 12 euro. Değer mi? Bence değmez. T-Usual alın, bana dua edin.

Peki nereden alacaksınız? Onu da söyleyeyim, çünkü biraz zor bulunuyor.

Terminal 2’nin içinden metroya geçiş var. Dışarıdan da vardır ama ben bilmiyorum. İşte o metronun girişinde istediğiniz bileti alabilirsiniz. Daha sonra bu biletleri her metro istasyonundaki makinelerden de alabiliyorsunuz. Diyelim ki bulamadınız; otobüslerin içinde tek seferlik bilet alabilirsiniz, onlar da 2,90 euro.

En sevdiğim konulardan biri de bazı gün ve saatlerde ücretsiz girebileceğiniz yerler. Size onlarca euro kazandırır.

Birinci büyük fırsat: La Sagrada Familia. Pazar sabahı ayine giderseniz ücret ödemiyorsunuz. Ayin 09.00’da başlıyor ama 08.00’den itibaren almaya başlıyorlar. Biz 07.30’da gittik, kuyruk oluşmuştu bile. Görevliler var; sıradan ayrılırsanız sizi tekrar aynı sıraya almıyorlar. Kapasite dolunca da artık almıyorlar. Ettiniz mi 25 euro kâr.

Picasso Müzesi, perşembe günleri 16.00’dan sonra ücretsiz. Buradan da 15 euro kâr.
Montjuïc Kalesi, pazar günleri 15.00’ten sonra ücretsiz.
Pazar günü 15.00’ten sonra o kadar çok müze ücretsiz ki inanamazsınız; zaten hepsine yetişmek mümkün değil. Frederic Marès Müzesi ve Barselona Tarih Müzesi’ne de ücretsiz girdim.

Ama en, en, en güzeli Katalan Ulusal Sanat Müzesi idi. Cumartesi günü 15.00’ten sonra ücretsiz. Montjuïc Kalesi ve Katalan Ulusal Müze için sitelerinden ücretsiz rezervasyon yapmıştım; girişte QR kod gösterdim. Çok yorulmasaydım, pazar günü de bulabildiğim kadar müze gezerdim. Botanik Bahçesi, manastır gibi biraz birbirinden uzak yerler de yine bu saatlerde ücretsiz gezilebilen yerler arasında.

Son olarak, helal gıda hassasiyeti olan kardeşlerim: Avrupa’da yediğiniz her şeyin içeriğini mutlaka sorun. Alkol var mı, domuzdan elde edilmiş bir ürün var mı diye sorun. Et yemeyin; “sığır” deseler bile yemeyin. Bu kadarcık fıkıh bilgisi hepinize lazım. Benden söylemesi.