7 Ekim 2013 Pazartesi

Bozcaada'dan Damla Sakızlı Kurabiye

Hazır kitaptan bahsetmişken instagramda paylaştığım fotoğrafı burdan paylaşıp bana damla sakızlı kurabiye (hatta bir de damla sakızlı macun) getiren arkadaşıma teşekkürlerimi sunayım.
(Instagram kullanıcı adım The_Syhn)


Bu kadar güzel bir lezzet beklemiyordum açıkçası. Yedikçe yiyesim geldi sonunda kurabiyeler bana az geldi :)
Bana bu güzel kurabiyeleri getiren arkadaşımın blogunda çekiliş var. Tanımayanlarınız varsa gidin tanışın, hoşunuza giderse çekilişe katılın.

Kitabı merak ettiyseniz yorum için Aşk Adında Hayat başlıklı yazıma buyurun ;)

6 Ekim 2013 Pazar

Çalıkuşu Kıyafetleri Mercek Altında {birinci bölüm}

Çalıkuşu dosyamızda güzel bir bölüm daha: Kıyafetler!
Ama çok meşakkatli bir iş, hemen ertesi güne benden yazı beklemezseniz gül gibi geçinir gideriz.
Sizlere daha kaliteli görüntü sunmak adına çok uğraştım ama elimden gelen bu.

Kıyafetlerin dönemi yansıtıp yansıtmadığını tartışmayalım çünkü işin içinden çıkamayız. Dizideki konuşmalara takılmamaya çalıştığım gibi buna da takılmamaya çalışıyorum.

Kostüm tasarım, "Muhteşem Yüzyıl"ında kostüm tasarımcısı Serdar Başbuğ.

Okul üniformasından başlayalım mı?

Ne olacak bendeki bu Fahriye Evcen hastalığı bilmiyorum. İzledikçe bayılıyorum. Kâmran Allah cezanı versin, diyorum. Okul üniforması bile ne kadar yakışıyor...


Bu pembeler tabii ki benim de favorim. Biliyorum sizin de, değil mi? Nasıl bildim!! ^_^
Ne olur şemsiyeyi sadece yağmurdan korunmak için değil de güneş korunmak için de kullansak..
(Bu kare yüreğimi burkuyor)




Kâmran'ın kız kardeşi Necmiye'yi parçalamak isteyen kaç kişiyiz?! 
İşte Feride'den annesinden yadigar elbisesi. Necmiye almadan önce, neyse ki kısa bir süre de olsa üstünde görebildik.

 Senin yanında sönük kaldım, diyor Necmiye. Şekerim o kıyafetten değil!! Aynı elbise Çalıkuşu'nda, yine güzel!

Son görseller, belki meraklısı vardır, diye. Sizi bilmem ama Besime Teyze'nin kıyafetleri benim çok hoşuma gidiyor.
Zaten ben Downton Abbey'de de kontesin tarzını seviyorum.
Yaşasın içindeki kocakarı!

Okumayanlar varsa; Çalıkuşu 1. bölüm replikleri

Edit: Tüm Çalıkuşu 2013 kıyafet görüntüleri ve dizi yorumları için bu linki tıklayabilirsiniz.

5 Ekim 2013 Cumartesi

Aşk Adında Hayat

Nihayet çok zevkle okuduğum bu kitabı sizle paylaşmaya sıra geldi.
İlk sayfalardan itibaren saran, ancak benim çok yoğun olduğum bir dönemime denk gelen bu kitabı bulduğum her an elime almak için savaştım. Bazen 3-5 sayfa okuyup  tadı damağımda kala kala bırakmak zorunda kaldım.
Nasıl içlendiysem hala bir çırpıda okunacak bu kitabı böyle savaşarak okuduğum için dertleniyorum baksanıza.


Buna rağmen soğukluğun girmedi. Zevkle okuduğum bu kitabı sizlere tavsiye ederim.
Üstelik bu iki kitaptan oluşan bir seri!
Bunu kitap çok heyecanlı bir yerde bitene kadar bilmiyordum tabii. İkinci kitabı okumayı iple çekiyorum, desem yeridir!

Sadece aşk üzerine sanmayın bu kitabı. Aşk, aldatma, cinayet, polisiye hatta entrika.
Ve evet buna rağmen oldukça eğlenceli!

Yazarın bu kitap dahil 7 kitabı bulunmaktaymış. İsimleri ve kapakları çok güzel! Umarım dilimize çevrilir, biz de okuma fırsatı buluruz! Hatta: N'olur n'olur n'olur çevrilsin!!!.
Kitabı  okuyunca bana hak verecek misiniz çok merak ettim.

Bu kitap hakkında neler yazdığını merak ettiğim Nabrut'la eş zamanlı okuduğumuz kitaplardan biri. Kesinlikle bu kitabı tek başıma okumak istemezdim!

30 Eylül 2013 Pazartesi

The Classic - Dangerous Liaisons - Once In Summer

Çok ara vermişim film yorumuna. Bensiz nasıl film seçtiniz bravo size :P

Kore severlere yönelik film tavsiyesi olduğu için diğerleri okumayı bırakabilir. Ya daaa, daha iyi bir fikir; ilk önereceğim film ile Güney Kore filmlerine bir şans verebilirsiniz.

Hala yandaş çekme çabasındayım!
The Classic



Klasik bir Kore filmi olan 'Classic' tüm Kore yapımlarını sevenlerin en başta izlemesi gereken güzel bir film.
Filmin süresinin iki saat olduğunu bilip ona göre zaman ayırır izlerseniz, gelir bana teşekkür edersiniz.

Dangerous Liaisons


A Gentleman's Dignity'nin yakışıklısı Jang dong-Gun'u kasanova rolünde görmek isteyenler parmak kaldırsın!
Bizzat biz (Nabrutla) sırf o var diye izledik filmi. Çin yapımı bu arada. Çince konuşmaları duyunca şaşırmayın ve vazgeçmeyin :)
Filmi izlediyseniz bile Nabrut'un Dangerous Liaisons isimli yazını okumadan geçmeyin!

Once In Summer


Sema tavsiyesiyle listeme almıştım bu filmi. Çok zaman geçmesine rağmen yazmadan geçemeyeceğim, hoş sahneleri olan, sıcak, biraz ağır bir film. Geniş bir vakitte izlenirse sonunda güzelce ağlanabilir. Sadece o kız neden öyle yaptı anlamadım. Hak etti çocuk o ayrı, da kendi de heba oldu...
Anlamadınız değil mi bir şey :)

Not: Filmleri sevme sıralamama göre yazdım; ilk yorumdaki en sevdiğim yani. Bu da şahane bir not oldu yalnız söylemeden edemeyeceğim :D

28 Eylül 2013 Cumartesi

Rüyanın Öte Yakası

Bu haftaki kitap yorumu köşemizde (yok böyle bir köşe) farklı türde bir roman ele alacağım.
Türümüz fantastik edebiyat. Yazarımız Ursula K. Le Guin.
"The Jane Austen Book Club" isimli filmi izlediğimden beri bu yazarı okumak aklımda.
Filmi de izlemediyseniz öneririm ayrıca ;)


Sibel'ciğimin özellikle tavsiyesi üzerine almış, ancak başka kitaplardan sıra gelmediği için ancak okuyabildiğim bir kitap bu.
Sayfa sayısının azlığını puntonun küçük olmasına bağlıyorum doğal olarak.
İlginç ve doyurucu bir öykü.
Gördüğü rüyaların çıkması üzerine uyumaya direnen ana karakterimiz ve  ana karakterimiz kadar ahlaklı olmayan rüyanın gücünün farkında ve bunu sonuna kadar kullanan bir de terapistimiz var.
Olayların nasıl dallanıp budaklandığına şaşıracaksınız.

Sadece meraklısına önerebileceğim kitap ama ben tam anlamıyla meraklısı olmadığım halde Ursula K. Le Guin'in diğer kitaplarını da okumak isterim mesela ;)

26 Eylül 2013 Perşembe

'Double Görümce' Ne Giyer?

Bu yazıyı yazıp yazmamayı çok düşündüm. Aman ne düşünüyorum, dedim sonunda, yaz gitsin.
Düşündüm; çünkü her tarafa fotoğraf koyup insanları bunaltmayayım dedim. Evet gerçekten çok düşünceliyimdir.
Amaannn diyerek yazmaya karar vermem ise şu neden siyah sorusuna cevap vermek, öncelikle.

Fotoğrafı görelim ve üzerine konuşalım o zaman:


Kıyafetimi diktirdim. Beklediğim gibi oldu. Soranlara 'kendi tasarımım' diyorum ama bunu derken tasarımcı geçinenlerle dalga geçiyorum.
Özellikle muhafazalar kesimde gömleği uzatan tasarımcı diye utanmadan lanse edebiliyor kendini. Ve muhteşem fiyatlar isteyebiliyor kimisi.

Efendim siyah olmasının birinci nedeni şurada yaşadığım kabuslar.. Aynı şeyleri yaşamamak adına tee o zaman diğer abimin düğününde siyah giyeceğime karar verdim. Çok eleştirildim bu konuda. Özellikle annem provaya gidene kadar yeniden kumaş aldırmaya çalışıyordu. Kendisi kadar siyah sevmeyen bir diğer kişi de babamdır.
Yılmadım ^_^

Bir diğer nedeni, modeli belli olmuyor birazcık iddialı bir ceket. Ona bir de iddialı bir renk kullansaydım gözü tırmalayacağını düşündüm.
Her zaman sadelikten yanayım ^_^

Başka bir nedeni de efendim siyah göze batmıyor. Siyah bir pantolonu defalarca giyersiniz ama kırmızı bir pantolonu aynı sıklıkla giyseniz 'bu da bunu üstünden çıkarmıyor' derler.
Yani tamamen duygusal $$€€ :D

Nasıl ki ilk evlenen abimde ikinci evlenecek abimin düğününde ne renk giyeceğime karar vermiştim, bir abim daha olsaydı onda kesin beyaz giyerdim diye bu düğünde de böyle bir karar aldığımı farkettim :)

Beyaz giyen görümceler hakkındaki düşüncelerim için tıklayınız.

A aa!! Benim tasarımımı çalmışlar!!! Anladınız siz onu ;)