7 Eylül 2016 Çarşamba

Sizin İçin Güneşin Soyundan Bir Sahne Seçtim

O kadar uzun zaman oldu ki Kore dizisi izlemeyeli, fark ettiniz mi?
Yavaştan geri dönüyorum sanki. Ama yavaştan. Ve hızlanmaya niyetim yok gibi :)

Dönüşüm de meşhur Decendants of the Sun dizisi ile oldu.
Dizinin bölümlerini yarıladım.
Ama şimdiden söyleyeyim öyle ayılıp bayılmadım diziye.
Aşırı övülüp beklentimin tavan yapmasıyla alakalı olabilir, ya da beni şahane bölümler bekliyor olabilir. 
Bakalım, bitince yorumlarım ama önce o diziden sizin için seçtiğim repliği görelim.

Uzun bir aradan sonra telefonları yeniden çekmeye başlayınca karakterin gördüğü.
Öncesinde, ne şahane arkadaşlarım var, diyor :)

Bu sahne çok tanıdık gelmişti bana. Umarım size gelmemiştir ama.
Ben bir bölüm daha izleyeyim madem.

Bana gerçekten güzel dizi önerileriniz varsa, önerilere açığım bu arada.

6 Eylül 2016 Salı

Crazy Stupid Love

Ben çok fazla birikmiş film yazım var, filmleri biriktirmeye devam mı etsem yoksa arada yazsam mı bilemiyorum.
Hele hele bu filmden bahsedip bahsetmemek konusunda da kararsızım açıkçası.
Ama komik ve romantik filmdi. Neden bu kadar geç izledim, dedim izledikten sonra ama afişi görünce hatırladım afişinden ötürü.
Ama ben o afişi kullanmayacağım :)


Cal sıradan bir aile babasıdır, her şeyin yolunda gittiğini sanırken eşi tarafından aldatıldığını öğrenir ve yıkılır. Depresif depresif barda takılırken bir kazanova ile tanışır ve kazanova bir eğitmen gibi Cal'e kılık kıyafetinden kadın tavlama konusuna kadar yardımcı olur ve birbirlerinin arkadaşı olurlar.
Neredeyse filmin yarısını anlattım ama sürprizi bozmadım.
Komik, eğleneli, romantik bir film.

Yalnız artık Amerikalıların komik anlayışının bana edepsiz geldiğini ayrıca belirtmek isterim. Ona göre izlemek isterseniz siz bilirsiniz :)

Steve Carell, Julianne Moore, Ryan Gosling, Emma Stone gibi tanıdık isimler, Kevin Bacon ve Marisa Tomei gibi tanıdık simalarla renklenen bir film olduğunu da eklemek gerekir.

5 Eylül 2016 Pazartesi

Maskeli Kedi

Bengüsu Özcan kıskanılası genç yazarlardan.
Genç dedim diye aklınıza wattpad gelmesin, bir wattpad yazarı değil. Ben de öyle sanıyordum ama :)
Aslında bu kitap bende uzun süredir var ama yazarın ikinci kitabının çıkacağını duyduktan sonra okumak için iyice heves ettim. Kitabı hemen öne çekmemin bir diğer nedeni de, Gökçe'nin yanı sıra, Şahika'nın da okuyup beğenmesi oldu.
Sınav biter bitmez önce bu kitaba başladım.

Bu arada kitap instagram hesabımda hediye ediliyor. Hala süreniz var, bir bakın ve bence katılın. ^.^
Gelelim konusuna.
Ben konusunu bile okumadan başladım kitabı okumaya. O yüzden kızı önce eskort sandım.
Eylül genç bir oyuncu. Kendine 'profesyonel kandırıkçı' diyor. Oyunculuğunu tiyatro yerine yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmek için kullanıyor ve aslında bu sayede geçimini sağlıyor.
Öğrencisinin velisiyle görüşmek isteyen bir öğretmenin karşısına müşterisinin velisi olarak çıkarken, müşterisinin anne ve babasının karşısına da çocuklarının öğretmeni olarak çıkabiliyor.
İnsanlara destekli atmaları konusunda 'destek' olarak yardım ediyor yani.

Hoşuma gitti konusu da, yazarın dili de. Eksikler olsa da bir ilk kitap için oldukça iyi bence. Sondaki banka kısmını hiçbir şekilde mantığıma oturtamadığımı söylemek zorundayım ama.
Yine de yazarın bu ay çıkacak olan ikinci kitabını hiç geciktirmeden, nazlanmadan okuyacağımı sizlere bildirmek isterim.
Siz de belki bana eşlik etmek istersiniz ve belki de 2. kitaptan önce ilk kitabı okursunuz diye hemen yazsını hazırladım ;)

Bu arada Bengüsu Özcan'ı instagram ve twitterdan bngsozcan adıyla takip edebilirsiniz.
Bir de web sitesi vardı, buraya ekleyeyim ve ben de bu yazıyı yayımladıktan sonra, web sitesini incelemeye gideyim: www.bengusuozcan.com

4 Eylül 2016 Pazar

Pia Hakko'nun Gelinliği


Bu bir düğün/gelinlik blogu olsaymış, 2016 parlayan yılı olurmuş.
Düğün haberi vermeye gelinlik yazısı yazmaya yetişemiyorum resmen.

Ben zaten severek yazıyorum ama sizden de bu yönde beklenti olunca, haberim olmayan düğün kalmıyor. Misal bu düğünü İpek haber verdi bana, yazmayacak mısın dedi ^.^
Instagramda etiketlenmediğim ünlü düğünü yok :))

Buradan yetkilere sesleniyorum, bence beni düğünlere davet edin, hem blog için fotoğraflarımı kendim çekerim, hem de gerektiğinde mendili elime alıp halay başı olurum.

Ay yok bir daha düşündüm de, Hakko'lar beni düğüne çağırsaydı ne giyerdim yaw?!
Bir de 'o ne giyeceğim?' stresini her hafta sonu yaşamak mı?! Ahh yok yok, böyle de iyiyim.

Amma uzattım.. ama heyecan olsun diye, yoksa geveze olduğumdan değil.
Efendim ben de tanımıyordum ama öğrendim Vakko Holding yönetim kurulu başka Cem Hakko'nun Bettina Machler ile evliliğinden olan kızı (demek ki başka evliliklerinden de çocukları var, buradan onu anlıyoruz) Pia Hakko, yedi yıldır birlikte olduğu Kerim Yeşil ile evlenmiş.

Sinagogda olması planlanan tören sonradan Four Seasons Otele alınmış.
Gelinlik alabildiğine sade. 
Pronovias'ın sahibi Alberto Palatchi Pia Hakko için özel tasarlamış bu gelinliği. Keşke biraz daha sade yapsaymış.. size de, tasarlarken fazla zorlanmamış, diye düşündürmedi mi? :))
Adam hiç kasmamış ya. 

Gelinliğin nikah kıyılırken ki hali çok çok hoşuma gitmekle beraber, cidden inceledikçe, vay canına daha ne kadar sade olabilir ki, diye şaşkınlık içinde kaldım.

Bir korkum da şu ki, sade ama çok zor ve kolay sanıp bu gelinlikten yaptırmak isteyenler, ya da bu gelinliği nişanında ya da bir başkasının düğününde giymek üzere farklı rengini bizim terzilere/gelinlikçilere diktirmek isteyenler olacak ve asıl cümbüş o zaman kopacak gibi. Çünkü her ne kadar bir esprisi yok gibi gözükse de olay detaylarda saklı, gelinliğin işçiliğine söylenecek söz yok, sakın yaptırmaya kalkmayın, tamam mı?

Tabii ki bir gelinlikle bir düğünle evlenecek değildi Pia Hakko.
Sanırım dün de Mykonos'ta bir düğün yapmışlar, ondan önce de bir party vermişler, falan da filan. Artık 40 güne tamamlarlar herhalde.
Zaten yedi yıldır beraber olan bir çiftin birlikteliklerini böyle binlerce davet ve partiyle kutlamasına bir anlam veremedim ben, siz bi anlam verdiyseniz aydınlatın beni ^.^

Dünkü eğlencelerinden görüntüyle yazımı sonlandırıyorum ve bu düğün ve gelinlik hakkında yorumlarınızı bekliyorum ♥

3 Eylül 2016 Cumartesi

Gökhan Tepe'nin Düğünü, Eşi ve Gelinliği

Ne bereketli yılmış ya hu!
Evlilik haberi veriyorum veriyorum bitmiyor.
Sen de iyi sardın bu yazılara demeyin, bak bi' yazmıyorum neden yazmadın diyorlar. İnsanlar benden düğün kritiği yapmamı istiyor yani, bunu ben keyfimden yapmıyorum (keyfinden yapıyor)

Yazmakta geciktiğim bir yazı oldu biliyorum, aslında düğünün ertesinde ben görsellerimi hazırlamıştım. Sonra gene ne olduysa yazamadım sonra da vakti geçti dedim üzerine düşmedim ama istek üzerine dedim ki yaw sizi mi kıracağım ^^

Gökhan Tepe, herhalde gerek şarkıları gerek beyefendiliğiyle herkesin sevdiği bir isimdir.
Peki kimle evlendi bizim beyefendi ve yakışıklı ve güzel sesli ve ... şarkıcımız?

Kesin cadı biriyle evlenmiştir :P

Gelin kızımız, ki onun bir adı var, Aylin Özer, Gökhan Tepe'nin iki yıldır birlikte olduğu vokalistiymiş. Cadı lafını hemen şu dakika geri alıyorum. Aman Allah'ım! Tam bir Cindirella hikayesi değil mi ama?
Filmlik, kitaplık bir şey bu. Hele şu poz ♥♥♥


Gelinliğin etekleri çok hoşuma gitti doğrusu ama straplez üst kısmı hakkında, sevmediğim için, yorum yapmak istemiyorum.

Çok yakışmışsınız ya hu! 
Allah mesud etsin ♥
Siz beğendiniz mi gelinimizi peki 😃

2 Eylül 2016 Cuma

Anarşi

Son zamanlarda yazın okuyamamanın acısını çıkartarak hızla ve güzel kitaplar okudum.
Bunlardan biri de Anarşi idi.
Aslıda uzun zamandır beklenen bir kitaptı ve ağustos ayında nihayet okuyucuyla buluştu.
Pek de güzel oldu.

Bu kitabın türü distopya.
Distopyalar şükür sebebi ya cidden.
Onları okuyup da nasıl nimet içinde yüzdüğünü düşünmeyen var mı?


Bu kitapta bildiğimiz dünya 15 yıl önce dünya savaşlarında birbirine girmiş o da yetmemiş, ülkelerde iç savaşla bölüne bildiği kadar bölünmüş ve insanlar artık kamplaşmış. Her kamp diğerinin düşmanı. baskınlar yapılıyor ve birbirlerinin kaynaklarını çalarak hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar.
bu baskınlar sırasında Kara Kanat lideri Hayden Gri Taş liderinin kızı Grace tarafından yakalanıyor ancak...
Normalde, baskın sırasında yakalanan kişi sağ bırakılmaz.
Grace Hayden'i serbest bırakacak mı dersiniz?

Kitap Grace ve Hayden ağzından anlatılıyor.
Bu tarz kitapları seviyordum, ilk zamanlar çok orijinal geliyordu. Hâlâ keyifle okuyorum ama yazarların kolaya kaçtığını da düşünmüyor değilim :)

Türü distopya olmasına karşın aşk unsuru ağır basıyor. Devam kitabı olmasına rağmen heyecanlı bir şekilde bitmiyor. Daha farklı bitmesini beklerdim.
Kitap çok rahat okunuyor, akıp gidiyor adeta. Bir günde bile rahatlıkla okursunuz ki ben bir buçuk güne yaydım :)
Tarzı olanlara ve okuması ağırlaşanlara, ağır bir kitaptan yeni çıkıp böyle kitaplarla kafa dağıtacaklara rahatlıkla önerebilirim.

1 Eylül 2016 Perşembe

Yeni Mevsim, Yeni Kitap Kulübü ♥

Eylül, yeni bir mevsim, yeni bir sezon, yeni umutlar ve yeni başlangıçlar demek değil mi?
Biz de, bu eylülde yeni kitaplara başlayalım, dedik, ama bunu yalnız yapmayalım bir kulübümüz olsun dedik.
Merhaba yeni kitaplar.
Hoşgeldin Eylül!
Hoşgeldin en sevdiğim mevsim.
♥
Her şey geçen ay bir gönderide etiketlenmemle başladı.
Esra ve Şahika bana 'sensiz olmaz' derler de ben kayıtsız kalabilir miyim?


Dün Florya Gloria Jeans'te oryantasyon buluşması gerçekleştirdik. Grubun 4 elemanı da o gün bir arada olsun diye çok uğraştık ancak kısmet, Hilal kızının muhalefetiyle fiziken yanımızda olamadı.

Okunacak kitaplar belirlendi, liste yapıldı. Kahveler içilirken kahkahanın dozu kaçtı.

Biz Florya'da kaynatırken Hilal de Üsküdar'da makyajı yapılmış, giyinmiş kuşanmış Alanur'un uyanmasını bekliyordu. Hilal'in gelmesini ne kadar çok istediysek de Alanur'un bu ehli keyif tavrı karşısında çok eğlendiğimi söylemek istiyorum :)
Kitap Kulübü hakkında biraz detay vermem gerekirse, her ay bir kitap buluşması gerçekleştirmeyi çok arzuluyoruz. Bir yıllık bir liste hazırlandı bile. Onun yanında her ay yeni mekanlar görmek, her ay ortak bir film izlemek de istiyoruz.
Bunlardan hangisi ya da hangileri, hangimize nasip olur şimdiden bilmek mümkün değilse de, bu fikrin beni çok heyecanlandırdığını söylemek isterim.


İlk kitabımız Esra'nın seçtiği; Kibritleri Çok Seven Küçük Kız.