16 Haziran 2019 Pazar

Instant Family

Puanı 7'nin üzerinde komedi filmi bulmak kolay değil sanırım.Tamamen bu nedenle izledim bu filmi.
Ben aşırı komik bir film beklerken güzel bir film izledim.
Tamam çok komik değil ama yer yer komik ama güzel bir film.

Bir çiftin çocuk evlat edinmesiyle değişen hayatlardan bahseden eğlenceli + duygusal güzel bir film.
Ailecek izlenebilir.
Hadi gene iyisiniz, pazar sinemanız benden :P

10 Haziran 2019 Pazartesi

Öğrencilerimle Tanışın

Herkese merhaba.
Ben Seyhan. Bloguma hoş geldiniz.

Bayramdan önceki haftanın son gününde okuldan sadece birkaç kişi gelince, onlar da video çekelim hocam deyince ve ben de onları çok sevince bir video çektik.



Bizim kızlar beğendi videoyu umarım siz de beğenirsiniz ♥
Kanalıma abone olmasanız da videomu youtube üzerinden beğenin, bu eminim öğrencilerimin hoşuna gider 😊

9 Haziran 2019 Pazar

Amine Gülşe'nin Gelinliği

Ee Seyhan Amine Gülşe'nin gelinliği hakkında yazmadın, dediler.
Çoğu düğünden başkaları sayesinde haberim oluyor yalan yok, yine de düğünolog olan benim, yazmam gerekir. Geciktim evet kusura bakmayın ama erken haber verin düğünleri.
Her şeyi neden benden bekliyorsunuz, yardımcı olun, yükümü hafifletin :)

Amine Gülşe'yi nereden hatırlıyorum dedim, Türkiye güzeliymiş ama ben oradan bilmiyorum. Bir ara  ayakkabı markası Deichmann için ayakkabı tasarlamıştı.
Ben oradan biliyorum ama Mesut nereden biliyor acaba?
Çünkü çıktıklarını bile bilmiyordum. Ama güzel bir çift olmuşlar. Allah mesut etsin ♥

Maşallah, harika bir çift olmuşlar her şeyden evvel. Düğün yemeği olarak yardıma muhtaç insanlara yemek vermeleri, yapılan bağışlar... Harika harika. Yani ben haberleri falan şimdi izledim ve dedim ki Allah razı olsun, bu gençleri incitmesin ♥ Allah daha çok versin ♥


Bunun arkasından gelinliği beğenmediğimi söylemek ağır olacak mı?
Hiç beğenmedim.


Bir de haberler doğruysa 520 bin tl imiş gelinlik 🙊
Valla ben bazı şeylerin fiyatının çok olmasını, çok haber olmasından anlıyorum. Hayır elbette çok ama benim "çok"umla onların "çok"u aynı değil, demek ki onlara göre de çok diyorum haberlere çok konu olunca.
Velhasıl daha güzel olabilir miydi? Evet! Ama önemli olan her zaman gelinin beğenmesi. 😏

 "Evden çıkarken giydiği daha güzelmiş ama ben göremedim onu" dedim hemen bana görseller geldi ;)




Videodan ekran görüntüsü alındığı için görüntü kalitesi biraz düşük.
İdare edeceğiz artık.

Millet düğünde bile gecelikten bozma elbiseleri gelinlik niyetine giyerken Amine kızımız tam gelinlik gibi gelinlikle evden çıkmış. Herhalde ilk defa evden çıkarken bu kadar 'gelinlik' giyeni gördü gözlerimiz.

Bir de tabii artık biliyoruz after party gelinliği var. Gelinlik demek ne derece doğru ama bu çıkan adetlerin en yerinde olanı bu. Gelinlikle nefes alamıyor insanlar nasıl oynasınlar böyle. Bunu destekliyorum:)
İşte Amine'nin giydiği elbise:

Beğendiniz mi?
Biraz yönlendirmiş gibi oldum ama hangisini beğendiniz?

Canı gönülden mutluluk ve huzur diliyorum. Maşallah.


24 Mayıs 2019 Cuma

Ramazan Programı

Geldik Ramazan Ayının 18'ine ama ben daha yeni Ramazan yazısı yazıyorum!
Ayıp!
Sosyal Medyadan olabildiğince uzak kalmaya niyetlendim bu Ramazan.
Hatta donduracaktım gene hesapları, ama hayır dedim. dondurmadan da uzak durabilirim!
Çok şükür vicdanım rahat edecek kadar ilgisiz kalabildim.
Gençlere bunu anlatmak zor. Ama deneyeceğim.
Ramazan 5 sezonluk dizi bitirme ayı, yatıp yatıp film dizi izleme ayı değil.
İzlediğinizi biliyorum çünkü ben de öyle Ramazan çok geçirdim.
İçim hiçbirinde rahat değildi. Umarım sizin de değildir.

Naçizane bu Ramazanı tartışmalardan, dedikodudan film ve dizilerden sosyal medyadan uzak geçirmeye niyet ettim.
Seneye erişirsek belki daha iyi olur ama şimdiye kadar bu Ramazandan da memnunum ♥

Belki siz de gidişatınızdan memnun değilsinizdir ama ne yapayım diyorsunuzdur diye bir video çektim.


Umarım siz bu videoyu ben daha buraya koymadan evvel izlemişsinizdir. Hani kanalıma abone olmuşsunuzdur falan :D

1 Mayıs 2019 Çarşamba

Yolda Kitap Okumak ya da Okuyamamak..

Çok değil bundan birkaç yıl evvel bana hangi süper güce sahip olmak istersin diye sorulduğunda “yolculukta kitap okuyabilme” süper gücüne sahip olmak istediğimi söylerdim.
Bu benim için süper güç kategorisinde yer alabilecek bir özellikti yani. 

Evet bazısı için yolculuklarda ters oturmak gibi kitap okumak da sorun teşkil etmez. Ama bazımızın ise midesi öyle hassas ki ters koltuğa acaba otursam mı diye düşündüğünde midesi bulanır, saatine bakmak için eğildiğinde kusacak gibi olur. 
Ben işte o şanssız gruptaydım. Yolda boşa geçen zamanıma çok ama çok acıyordum.
Bakınız geçmiş zaman kullanıyorum. Nedeni belli; artık midem bulanmıyor 🎊 
Nerede duydum hatırlamıyorum, eskiden midesi bulandığı halde artık bulanmayan kimseler olduğunu öğrendim. Ben de kendimi yavaş yavaş buna alıştırabileceğime inandım. Mutlaka yanımda kitap taşımaya başladım bir kere. Ciddi söylüyorum önce birkaç satır sonra yarım sayfa.. hop midem bulanacak gibi oluyor kapat hemen kapat kaldır kafanı.. sonra sayfa tamamlamaya başladım hatta birkaç sayfa tamamlamayı başarıyordum. Ah ne büyük saadetti o ilk zamanlar. 3 sayfa + mide bulantısı. Sonra 5 sayfa ama hala midem bulanmadı..
Geçen gün Sakarya’ya gittik, otobüsle. Yol boyu okudum. Midem bulanmadı 🎊 
Zamanın kıymetini bilenler için çok anlamlı.
Ama hala mesajlaşamıyorum ya da sosyal medyada gezinemiyorum hemen midem bulanıyor. 
Olsun okuyorum ya. 
Bu benim süper gücüm.
Otobüste kitap okumak. 

😎  

28 Nisan 2019 Pazar

Gülümse Anılara

Geçenlerde Sakarya'ya gittim.
Elimde okuduğum birkaç kitap olmasına rağmen yol için başka bir kitap seçmek istedim.
Yolda kapılıp gideceğim, dikkatimi toplamak için zorlanmayacağım bir kitap olsun, diye düşündüm.
Çünkü yolda artık midem bulanmasa da, dikkatim çabuk dağılıyor.
Bir Arkadya kitabı seçeceğim belliydi ama hangisini seçmeliydi?
Instagramda takip ediyor musunuz bilmem ama son zamanlar yaptığım kitap temizliğinden sonra eski kitaplarım da görebileceğim şekilde ortaya çıktı. Ben de yıllardır rafımda okunmayı bekleyen bu kitabı seçmiş oldum.


İyi ki seçmişim. Nasıl sevdim tarif edemem. Yol için doğru kitap, benim için doğru kitap.
Çok sevdim ya okudukça daha da sevdim.
Bir dergide editörlük yapan Marisa'nın ağzından dinliyoruz olayları. Marisa kah geçmişe gidiyor kah günümüzden bahsediyor. Aslında daha kitabın ilk başlarında çok şaşırtıcı bir olay oluyor bundan bahsetmek kesinlikle spoiler olmaz ama ben gene de okuyacak kişiler için de sürpriz olsun isterim.
Arkadaşlık ve aile ilişkileri üzerine empati duygunuzu arttıracak, makalelerde değindiği kısımlardan birçok şey öğrenebileceğiniz bir kitap.
Çerezlik denebilen kitaplardan bile neler neler öğreniyor insan.
Ah iyi ki okumuşum.
Arkadya kitap seni seviyorum ♥

27 Nisan 2019 Cumartesi

Andhadhun

Güzel film bulmak öyle zor ki artık resmen araştırma yapıyorum.
Bu filmi imdb sörfünden bulup çıkardım. Ekran görüntüsü almışım teeee kasımda. Ancak onlineda bulabildim mi hayır.
Sanırım onlinea düşer düşmez de ben izledim :))
Size de tavsiye ederim. Temposu bir an düşmeyen bir film.

Kör bir piyanistin tanık olduğu cinayetle seyri birden bire değişen film çok heyecanlı ve ters köşe bir film.
İzleyin ya, pişman olmazsınız.

24 Nisan 2019 Çarşamba

Sizin İçin New Girl Seçtim

Uzun zaman önce biten dizilerimden biri New Girl. 
Az sonra sizinle paylaşmak için aldığım ekran görüntüsünü paylaşacağım. Aradan o kadar uzun zaman geçti ki, neden bunu saklamışım diye düşünmeden edemiyorum.
Evet New Girl keyif alarak izlediğim dizilerden biriydi. Evet sezonlar ilerledikçe tadı kaçtı ve son sezon zaten çok zorlamaydı. 
Muhtemelen bu alıntılardan yola çıkıp başka bir şeye geçiş yapacaktım ama maalesef, hafızam ozaman ne düşünerek bu görüntüleri aldığımı hatırlayacak kadar kuvvetli değil.





Tek bir sitcomum var o da Modern Family artık.
Bana düzgün bir sitcom önerenenin alnından öpeceğim. 

23 Nisan 2019 Salı

Tülin Şahin'in Son Kocası ve Gelinliği

Gördüğüm zamandan beri yazmak istiyordum daha yeni fırsatım oldu.
Bir yetişkin, bu kadar malın mülkün içinde olan modacı olan zevk sahibi geçinen e fiziği de harika olan bir kadın neden çocukların ilkokul mezuniyetinde giyeceği türden bir "gelinlik" giymeyi tercih eder anlamıyorum.

Haksız mıyım ama?
Tamam bir nikah kıyılmış sadece, sade olmak istemiş, yeterli gelmiş bu kadarı tabii.. ama kötü ya. zaten önceki evliliğinde giydiği gelinlik de güzel değildi. Hoş gelinlik denemez de, diyoruz işte.
Ben de kabarık bir şey giysinler demiyorum yanlış anlamayın ama bu kadar da olmaz!


Başka fotoğraf yok hiçbir yerde. Bunları da logodan anlayacağınız üzere Sabah'tan aldım. Kaynak da belirtmiş olalım ve bir de bilgi verelim:
Tülin Şahin Portekizli kocası Pedro de Noronha ile dokuz ay kadar önce tanışmış.
Çift Portekiz Lizbon'da kıyılan nikahla dünya evine girmiş.
Mutlu olsunlar.

14 Nisan 2019 Pazar

Crazy Rich Asians

Bunu intagramda yabancı bir ünlüde görmüştüm.
Yaşasın dedim bizimkilerin güzel bir filmini buldum!
Ancak hemen onlinede bulamadım tabii.
Sonra her zaman girdiğim online film sitesinin ana sayfasında görünce atladım ve izledim :)


Crazy Rich Asians, adından da anlaşıldığı üzere çılgın zengin Asyalılardan bahsediyor.
Filmin romantik başrolleri Amerika'da tanışan iki uzak doğulu. Biri çok ama çok zengin diğerinin onun o kadar zengin olduğundan haberi yok.
Gidişat tahmin edilebilir. Sizi şaşırtacak şeyler pek dönmüyor ancak işte seviyoruz be klişeleri :)
Filmin başlarında bir sahne var, bayıldım oraya ben onu demem lazım ama.
Biziö aşıklar Amerika'da bir cafedeyken, birileri görüyor fotoğraflarını çekiyor gruba atıyor, deli gibi bir whatsapp grubu trafiğinden sonra çocuğun annesi teee Singapur'dan arıyor. :))
Çok güzeldi o sahne!
Bu arada bu film bir kitaptan uyarlamaymış.
İzleyince anlıyorsunuz var ya. Gerçi ben o tarz kitap çok okumuş olduğum için de olabilir :)))
Neyse, bu tarz filmleri sevenler için keyifli dakikalar garanti.

6 Nisan 2019 Cumartesi

Kapıyı İçeriden Kilitledim

Kitaptan evvel kitabın hikayesini anlatmama müsaade edin lütfen.
Ben Fotoğrafçılık okuyorum şu anda ve bir paylaşımımda yok mu benden önce okuyup da bana fotoğrafçılık kitaplarını yollacak diye sormuştum.
Sonra Hande yazdı bana. Öncesinde tanımıyordum kendisini. Meğer bitirmek üzereymiş, ben yollarım dedi elimdeki kitapları ♥
Delicesine mutlu oldum. Kitaplardan sebep değil sadece, tanımadığım birinin bana böylesi bir iyiliği yapması çok etkiledi açıkçası.
Bir koli kitap gönderdiği yetmiyormuş gibi Hande'nin bir de bu kitabı ve kendi elleriyle hazırladığı çizimleri de göndermişti. Hepsi çok kıymetli. Beni ne kadar mutlu ettiğini cidden kelimelerle anlatamayacağım!
Hande bu satırları okuyorsan, sen bile ne denli mutlu ettiğini bilemezsin ♥


Kitabımıza dönersek.. Kitap bir yazarın ağzından anlatılıyor başlarda. Ev sahibi kendisinden yazdığı günlüğü elden geçirip basmasını istiyor ama yazar bu şekilde çalışmadığını söyleyip kabul etmiyor. Daha sonra ev sahibinin ısrarı üzerine sadece bi' bakar düzenlenecek yer varsa düzenlerim ama o kadar diyor ve biz bundan sonra ev sahibinin hatıratını okumaya başlıyoruz.
Yaşadığı aşkına ve aşkına duyduğu özlemi.
Kitap bana eski zamanlar yazılmış olduğu hissini verdi, çok güzeldi. Sonu hariç. Sonunu anlamadım desem daha doğru :))
Siz de okursanız beğenirsiniz diye düşünüyorum. Belki biri bana sonunu da açıklar :)
Handecim.. gözlerinden öperim ♥

3 Nisan 2019 Çarşamba

Song of the Sea

Çok sevdiğim birinin eski bir önerisi aslında bu film.
Duygularımız olmazsa taşa döneriz temalı, sıcak bir film çizgi film.


Müzikler ayrıca harika. Masal tadında. İzlerseniz seversiniz zannımca.

30 Mart 2019 Cumartesi

Jumanji

Uzun zamandır izlediğim filmleri yeniden izliyorum.

Bu akşam canım Mesajınız var tadında bir şey mi istedi, biliyorum ki o tadı bulmak hevesiyle izlediğim filmden %80 memnun kalmayacağım. O yüzden direkt o filmi izliyorum.

Yani yeni film izlediğim zaman çoğunlukla hayal kırıklığına uğradığımdan böyle yapıyorum.

En son arkadaşıma Jumanji'yi tavsiye etmiştim, o zamandan beri benim de aklımda Jumanji'yi izlemek.
İzledim ve tekrar bayıldım. Ne kadar eğlenceli. Ne kadar güzel. Ne kadar orijinal bir film. Robin Williams ve diğer oyuncular da cabası.

 

Ama benim arkadaşım sen tut doksanlardaki Jumanji yerine iki binlerdeki Jumanji'yi izle ve beğen.
Olur mu Filiz ya!
Neyse bunun üzerine (bir hafta sonra) ben de iki binlerdeki Jumajiyi izledim. Evet keyifli, ama ilkinin yanına yaklaşamıyor benim için.

Ben size ilkini önermeye geldim. Ne varsa doksanlarda var. Beğenirseniz sonra belki kıyas yapmak için ikincisini de izleyebilirsiniz.
Sen de Filiz! Rica ederim ilkini izle!

25 Mart 2019 Pazartesi

Perihan Teyze

Nereden aklıma geldi bu şimdi? Belki bir yıl kadar önce Esra Erol'da izlediğim Perihan Teyze.


22 yıl önce evden ayrılan kızını arıyordu. Teyze 89 yaşında. Öyle tatlı ki.. Ölmeden evvel bir kez daha göreyim istiyorum, dedi.
Babaannemin de son hallerine benziyor ya kadın, içim gidiyor.
Güler yüzlü pofuduk bir teyze.
Ama onunla ilgilenen akrabası falan olmayan yabancıların hikayesi de çok ilgi çekici.
Dünya hala dönüyorsa işte bu insanlar yüzünden diye düşünüyor insan.

Şimdi Perihan Teyze daha evvel kendisine bir kez yardım eden bi kadına denk gelmiş ona teşekkür etmiş ben demiş belki bir yıldır yıkanmıyorum. Bu yardımsever hanım da teyze demiş git eşyalarını al gel ben seni yıkayayım. Teyze gitmiş sonra yıkanmak için geri gelmiş. Yardımsever hanım evine almış Perihan Teyzeyi yıkamış paklamış oh mis gibi. "Ama sonra bakıyorum kalkmıyor Perihan Teyze" diyor. Uyukluyormuş falan.. yardım sever hanım da kocam gelecek gözünün içine bakıyorum gitsin, diye anlatıyor neyse. Perihan Teyze kalkmamış, tabii o gece orada kalmış. Kadın yazık Kocasına "tamam" demiş "ya yarın gider kalsın bu gece" demiş ama Perihan teyze ertesi gün de gitmemiş :) Birkaç gün sonra Perihan teyze hala gitmeyince bu yardımsever hanım kalkıp Perihan teyzenin evine gitmiş ki ne görsün, yaşanacak bir ev yok ki ortada. Gelmiş kocasına yalvarmış "Bir git evi gör, hala göndermek istersen tamam göndeririz, ama bir git eve bak" demiş.
Kadın kocasının çok merhametli olduğunu biliyor işte neyse.. öyle böyle derken Perihan teyze bu aienin yanında 10 yıl kalmış!
10 yıl!
İnsanlar annelerine babalarına bakmıyor, düşünebiliyor musunuz?!
Yardımsever kadın Perihan teyze evimize geldikten sonra çocuklarım hayırlı evlat oldu iyi okullara gittiler falan diye hayatında güzelleşen şeylerden bahsediyor ve hepsini Perihan teyzeye bağlıyor.

Subhanallah. Ne güzel insanlar var.

Programa çıktıklarında bir bakım evinde kalıyordu ve onunla kızı gibi ilgilenen bir diğer yardımsever hanımla Esra Erol'a başvurmuşlardı?
Yaşıyor mu hala acaba?
Kızını buldu mu?

23 Mart 2019 Cumartesi

A Star is Born

Bu film hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum.
Aslında çok klasik bir konu. Sizce de öyle değil mi?
Ama Lady Gaga? Yok yok ben pek sevmem, neden bu kadar abartıldığını da anlamam ama o da bir insanmış!! Kimse kusura bakmasın bana çok itici geliyordu her yönüyle..
Ama normal bir insanmış ve rol bile yapabiliyormuş.

Bradley Cooper ise...♥

Film klasik ama sevdiğimiz türden. Sesi güzel birini keşfeden bir ünlü, onu da ünlü yapıyor falan..
Başları çok güzel ilerlerken sonra birden tempo düşüyor.
Tamam anladık bitirin diyecek oluyorsunuz.
Şahane değildi ama güzeldi kısaca :)

20 Mart 2019 Çarşamba

Mücella

Mücella hakkında yazmamış mıyım ben?
Yaşasın!!
2018 okumalarından bir kitap ama ancak yorumu girildi.
Nedeni belli.
Hani nereden belli diyenler için video aşağıda.
Kitap yorumu bekleyenler için de gene adres video.



Kanalıma abone olmaya videoyu beğenmeye üşenmeyin, incileriniz dökülmez.

10 Mart 2019 Pazar

Liseden Arkadaşlar

Mahalleden Arkadaşlar isimli kitabı okuduğumdan beri aklımda olan bu kitabı en son yapmış olduğum kitap alışverişinde nihayet aldım.
Videoyu izlediyseniz bilirsiniz ilk bu kitabı okuyacağımı söylemiştim.
Şu videoyu da izlediyseniz ilk onu okuduğumu bilirsiniz.
Ama nasıl okumak. Kahkalarla.


Kitabımız Mahalladen Arkadaşlar kitabındaki karakterlerin lise dönemini anlatıyor. Mutlaka öncesinde Mahalleden Arkadaşları okuyun arkadaşlar atlamayın!
Çok esprili, belki bazen abartılı ama çok eğlenceli bir kitap. Selçuk Aydemir'in kalemine sağlık ♥ Devam etsin yazmaya.
Fakülteden arkadaşlar beklerken ben Sektörden Arkadaşlar çıktı bile. Keşke üniversite kısmını atlamasaydı da daha fazla okuyacak Selçuk Aydemir kitabımız olsaydı.

Bu arada sizlerin de kitap alışverişlerinizde görüyorum ve çok  mutlu oluyorum.

9 Mart 2019 Cumartesi

Wonder

İzlemeyi uzun zaman ertelediğim bir filmi öneriyorum size.
Neden erteliyordum?
Üzülürüm, dayanamam, kıyamam diye..
Kitabını da aynı gerekçelerle okumamıştım.
Öyle çok acıklı değil ama içiniz parçalanıyor. Bir şey yapmak istiyorsunuz. Ve aslında ders çıkararak bir şeyler yapmış olabilirsiniz.
İzledikten sonra okul grubuna afişini attım ve "hocalarım lütfen izleyin", dedim.
Ebeveynler, öğretmenler, idareciler mutlaka izlemeli. Diğerleri de tabii.


Yüzünde deformasyonla doğan çocuğun evde eğitim görmesinin ardından okula başlamasıyla yaşadığı sıkıntıları ve onun sosyalleşmesini anlatan bu filmde birçok duyguyu onla beraber yaşıyorsunuz.
Gözlerim dolu dolu izledim, burnumun direği sızladı.
Bazı kişiler anne baba olmasa keşke ve bazıları da iyi ki anne baba oluyor dedirtti.
Çok beğendim ben filmi.
İzleyin mutlaka. Mutlaka.

4 Mart 2019 Pazartesi

Şubat Ayında Okuduklarım

Şubat ayında okuduklarıma toplu bir göz atıyoruz.
Umarım hepsini tek tek blogda yazmaya da fırsatım olur.

Bakalım neler okumuşum?



Siz neler okudunuz? Okuduklarım arasında okuduklarınız  var mı?

28 Şubat 2019 Perşembe

Bohemian Rhapsody

Bu film için iki kere sinemaya gittim ama izleyemeden döndüm.
İlk gittiğimde artık haftalardır gösterimde olduğundan küçük bir salona almışlardı filmi ve sadece ön sıralarda boş yer vardı. İki saat sonunda benim zaten gözlerim şişmiş oluyor asla ön koltuklarda film izleyemem.
Sonraki gittiğimde de seanslar değişmişti çok geç saatte vardı girememiştim filme.
Geçen bu filmi izlediğimde ise, sinemada izlemek varmış, diye söylendim.
Sevdiğimiz şarkılar işin içinde olduğundan konser tadında olurdu mutlaka (ki evde rahat yatağınıza kurulmuş izlemek de oldukça keyifliydi.)


İngiltere'de yaşayan Pakistanlı Farrokh Bulsara'nın Queen Grubunun solisti Freddie Mercury oluşunu anlatan, o muhteşem şarkıların çıkış hikayeleriyle müzik ziyafeti de veren bir filmden bahsediyorum.
Freddie Mercury rolüyle genç aktör Rami Malek'in Oscarı da kazandığını ekleyelim.
Diğer adayları izlemedim ama gerçekten bizimki çok iyiydi! Çok!

Oyunculuklar, senaryo, o, bu, şu bir yana, filmin beni etkileyen yanı şu oldu. Her ne kadar sonra aksini iddia eden yazılar okusam da filmde anlatıldığına göre Freddie'nin ekstra 4 kesici dişi var ve bu ona sesinin farklı olmasını sağlıyor. Daha güçlü mü birçok perdeden(?) söyleyebilmesini mi ne.
Görünüş olarak ise pek estetik değil. Ona rağmen o kadar kendinden emin, o kadar özgüveni yüksek ki, insanı acayip etkiliyor. Ünlü olduktan sonra da dişlerini yaptırmıyor, bu konu hakkında soru soran muhabiri de rezil ediyor.
(daha sonra okuduklarım ise, aslında oldukça utangaç olduğu, röportaj vermekten kaçındığı, dişlerinin görünüşünü hiç beğenmediği halde sesini etkiler korkusuyla yaptırmadığı)
Sahnedeki o kendinden emin halleri, kıyafet seçimleri ve dişleri..
Ne nedenle olursa olsun o dişleri yaptırmayışı, günümüzde yirmili yaşlarını süren ancak deli gibi estetikli fenomenleri düşündürdü.
Fenomenler! İnsanlar onları seviyor, neredeyse hiçbir şey yapmadan yığınla para kazanıyorlar ancak ne kadar güvensizler anlayabiliyor musunuz siz de? Hiçbir şeyleri yok elbette görüntüleri harika olmalı. Elbette kusursuz olmalılar. Çünkü bir yetenek satın alamazlar ama dış görünüşlerini modaya uygun şekillendirebilirler.

Filmeden kopmayalım ve bağlayalım.
Ve tabii her şaşalı hayatın arkasında acılarla dolu bir arka plan da düşündüren anlar vardı filmde.
Bir filmden çok daha fazlasıydı benim için.
Gençler izlesin ve ders alsın isterim.

24 Şubat 2019 Pazar

Bingöl

Gecikti biliyorum. Aman hangi yazım gecikmiyor ki?
Merhaba herkese!
Ben Seyhan, bloğuma hoş geldiniz!
Bingöllüyüm ve bu sömestr tatilinde ilk kez Bingöl'e gittim. Hayatımda görmediğim kadar kar gördüm ve çok eğlendim.


Bu yazımda anlattığım gibi daha evvelinden Bingöl'e gitme gibi bir hayalim/merakım yoktu.
Bazı yerlere bağlanıyorum ben gidince, Bingöl'de de bu olur diye korktum açıkçası :) Ve oldu! Şimdi her yıl bir hafta da olsa görebilirim inşallah diyorum. Planlar yapıyorum. Herkesi aşka getiriyorum "seni de götüreceğim dedemin evi bir bitsin" diyorum.

Ama insanın köklerinin bağlı olduğu yere gidip görmesi ne kadar mühimmiş meğer!
Aranızda hiç (orada doğmasa da) annesinin babasının memleketine gitmeyen var mı?
Yoktur sanıyorum, ama ben gene de sorayım.


Peki Bingöl'de ne var?
Hadi bize anlat diyorsunuz değil mi?
Dürüst olacağım. Bingöl'de bir şey yok aslında. Gerçekten. Bunu söylemek bana acı veriyor. Tarihi bir yeri yok, etnik bir özelliği yok, özel bir yemeği yok.. varsa düzeltin arkadaşlar, pazarlama yok Bingöl'de.
Turistik bir yer olmadığı için magnet yok mesela. Halbuki ben isterdim ya bir magnetini bir kartpostalını alayım..

Ee peki neyini sevdin, diye mi soruyorsunuz şimdi?
İnsanlarını çok sevdim bir kere. Yardımsever. Gözü tok.
Köy kahvesinde oturup çay içtik çay parasını almadılar. Bakkaldan su aldık parasını almadılar. Siz misafirsiniz dediler. Tandır ekmeği yapan güzel abla sadece ekmeğini değil tereyağ ve peynirini de bizimle paylaştı, gelin bende kalın, dedi.

Daha önce hiç köye gitmedim tam olarak nasıl olur bilmiyorum ama gittiğim köyler çok güzeldi.
Hele ilçeler gayet gelişmiş.
Bingöl deyince kafamda beliren bir köymüş aslında, ama küçük de olsa şehir merkezi gayet işlek ve kalabalık. Cami cemaati muazzam mesela.
Bingöl üniversitesinin oralarda kaldık biz, oralarda kafeler, yemek yerleri dolu, gelişmekte olan bir yer, daha da güzel olacak belli.

Fark ettiğim şeylerden biri de Bingöllülerin gözlerinin güzel olması. Aslında benim dikkatimi çekmişti; ailemin, akrabalarımın gözlerinin güzel olması. Ancak genetik bir miras da olabilirdi tüm şehre mal etmek abartılı gelebilirdi ama değilmiş ya. Hemşehrilerim hep güzel yüzlü, güzel gözlüydü ♥ sadece son gün bindiğimiz huysuz taksiciyi saymıyorum ki o zaten aslen Elazığ Paluluymuş :)))

İşte böyle ahali.
Bingöllüyüm ben. Duymadım bilmiyordum diyen çok oldu.
Nereden bileceksiniz, bilmeyen arkadaşlarım bile varmış, konu açılmayınca Bingöllüyüm diye dolanacak halim yokmuş demek :)
Çok eğlenceli yorumlar geldi bir de, mesela biri "ben sizi Karadenizli sanıyordum Bingöl deyince bir an düşündüm Bingöl Karadeniz'de miydi diye"
Sonra bir arkadaşım "aynı oranın insanına benzemişsin" diye mesaj attı bir fotoğrafıma. Zaten oranın insanıyım diye cevap verdim ve koptum.
Ama artık duymayan kalmadı herhalde.
Bundan böyle daha fazla Bingöllüyüm sanırım.
Bingöl'e gitmeme vesile olan arkadaşlarıma orada günlerimi güzelleştiren yeni tanıştığım insanlara karşı aşırı sevgi ve minnet doluyum ♥

Not: daha güzel fotoğraflar bekliyorum sahibinden, idare edin şimdilik borcum olsun.

20 Şubat 2019 Çarşamba

Algernon'a Çiçekler

Bu kitabı Youtube videolarımdan birinin altına yazılan yorum sayesinde aldım ve okudum.
Yorum sahibi okuduğum kitabınları niteliksiz bulmuştu kısaca. Ama önerileri güzeldi ben de bilindik önerilerinden ziyade bilmediğim bu kitabı hespiburada alışverişimde kargoyu bedava getirmek için aldım :)
Hepsiburadayı seviyorum :)

Kitap da korktuğum gibi değil de sevdiğim tarzda çıkınca çok memnun oldum.
Korktuğum gibi derken?
Okuduğum kitaplara kitap mı buedebiyat mı bu dendiği için edebiyat nasıl bir şeymiş diye korkmuştum işte.
Açıkçası tam da okuduklarım ayarındaydı bana göre.


Konusuna gelelim konusuna.
Zeka geriliği olan, mutlu ama öğrenmeye aç karakterimiz Charlie bir deney için gönüllü olur. O da akıllı olmak istemektedir ve bu uğurda beyin ameliyatı geçirir.
Tüm kitabı Charlie'nin durum raporları ve günlüklerinden takip ediyoruz.
Başlardaki yanlış kelimeler, düşük cümleler tabii sıfır imla ile tuttuğu raporların yerini özenle yazılmış günlüklere bırakmasını takip ediyoruz.
Algernon ise Charlie'den evvel bu ameliyatı başarıyla geçirmiş bir fare.

Bu kadar işte. Çok güzeldi bence, tavsiye ederim.

17 Şubat 2019 Pazar

Yeni Kitap Alışverişi | Bkm Kitap & Kitapyurdu

Uzuuuun zamandır kitap almıyordum sanki ya.
Genelde ufak ufak alıyorum bir kitap. İki kitap.
onları da alışverişten saymıyorum tabii..
Ama bunları artık almalıydım ya.
Almalıydım.
Bakalım neler almışım.



Beğendiniz mi?
Kanala abone olursanız sevinirim ;)
Hepimize bol okumalı günler ♥

14 Şubat 2019 Perşembe

Organize İşler 2 | Sazan Sarmalı


Ben beğendim kardeşim!
Yazıya böyle mi başlanır ya, hiç ayarım yok benim :)

Organize İşler 2'de bizi birbirinden ünlü isimler karşılıyor. Neredeyse her oyuncuyu tanıyorsunuz. Çok az küfür var. Miss.. Ve çok eğlenceli! Kesinlikle çok eğlenceli.

İlk filmi hatırlamıyorum ben ama en kısa sürede tekrar izleyeceğim.
Genel olarak beğenilmemiş, acaba ilk filmle mi kıyaslandı bilmiyorum neden beğenmemişler ki?
Yılmaz Erdoğan'ın ince bir espri anlayışı var ama. Bir Demet Tiyatro'dan bu yana gelen kelime hatta harf oyunları yapar. Bunu kaçıran gülmez tabii.

Güçlü karakterleri vardır.
Felsefik karakterleri olur mesela. Hemen her işinde hem de. Olay tespitler...
Ata Demirer'in canlandırdığı karakter. Sahne kısa etkisi büyük.

Kıvanç Tatlıtuğ'un canlandırdığı Saruhan karakterine kıro deyip geçmeyeceksin mesela.
O göbek mi diye şaşıracaksın evvela çünkü Kıvanç bu, sonra küfür etmeyişini alkışlayacaksın, bir de tabii onun da bir hayat anlayışı var (bire bir hatırlamıyorum ama bir sonraki izleyişimde büyük ihtimal not alırım), evet ben de böyle düşünüyorum çok haklı dedirten.

Yanımdaki arkadaşımın da etkisi vardı elbet. Bir de doğru zamanın.
Doğru kişi, doğru zaman, doğru ortam.. Bunlar filmi de etkileyen faktörlerdir kabul edelim.

İyi ki gitmişim kafam dağıldı. Aşırı beklenti içinde olmayacaksanız tavsiye ederim.

12 Şubat 2019 Salı

Beyaz Kasımpatı

Hep İkinci Dünya Savaşı ve Nazi zulmünü okuyacak değiliz ya.
Bu kitapta ikinci dünya savaşı sıralarında Kore'de yaşanan insanlık dramını okuyoruz.
Açıkçası dayanılır gibi değil ve gene benim tezimi kanıtlar nitelikte.
Her ne kadar cepheye erkekler gitse de, tüm bu savaşlarda olan kadınlar ve çocuklara oluyor.


Tarihler 1943'ü gösterdiğinde Hana henüz 16 yaşında annesiyle denizin derinliklerine dalarak geçimini sağlayan bir kızdır. Küçük bir de kardeşi olan Hana'nın hayatı hem annesiyle dalıp hem de kıyıdaki kardeşine göz kulak olduğu bir gün tamamen değişir. Kıyıda bir Japon askerini gördüğünde onun kardeşini fark edip kardeşini götüreceği düşüncesiyle tüm gücüyle kıyıya yüzer kardeşini saklar ancak kendisi kurtulamaz. İşte kardeşi saklandığı yerden çıkmasın diye çığlık bile atmayan Hana için karanlık günler bu şekilde başlar.

Çok üzüldüm, çok kırıldım, çok sinirlendim.
Gerçek hayat hikayelerinden yola çıkılarak hazırlanmış bir roman bu.
Okumak lazım. Empati yapmak lazım. Ders almak ve güçlü olmak lazım.

"Ne kadar çok kelime bilirsen o kadar güçlü olursun."

9 Şubat 2019 Cumartesi

Hazal Kaya'nın Gelinlikleri

Bu çiftin fotoğraflarına bakınca evlendiklerine pek şaşırdım.
Yakıştırdığım ve sevdiğim bir çifti ama nedense ben evleneceklerini hiç düşünmemişim, bunu da evlendiklerini gördüğümde anladım :)


Ali Atay'ı Leyla ile Mecnun'dan mütevellit severim, Hazal Kaya'yı Ali Atay'dan dolayı.
Aşk-ı Memnu izlemişliğim yoktur yeri de gelmişken belirteyim, ancak Aşk-ı Memnu kadrosunu düğünde görmek güzeldi.


Peki Leyla ile Mecnun ekibi neredeydi?
Cengiz Bozkurt katılmış düğüne ama diğerleri hakkında ne bir yazı ne bir fotoğraf gördüm. Yine de oradalardır diye düşünüyorum :)

Hemen söyleyeyim ben gelinliği beğendim. Özgür Masur tasarımı olan bu gelinlik hem sade hem de şıktı. Gelinlik gibi gelinlik yani.
Gelin geline benziyor muydu?
- Evet!
Bu çok önemli!
Düğünün ilerleyen kısımlarında mini püsküllü beyaz bir elbiseyle değiştirdi gelinliğini, ikinci gelinlik de denebilir, diğerlerine dedik sırf beyaz bir şey giydiler diye ama kabul edelim ki gelinlik falan değil giydikleri gecelikimsi mini/tuhaf elbiseler.
Ama gene kabul edelim ki on yıla kalmaz gelinlik anlayışı bambaşka bir hal alacak.
Beni alakadar etmez evlenenler düşünsün :))


Baksanıza ne kadar zarif. Çiçek çok hoşuma gitmedi gerçi ama sanırım tekrar bu tarza dönüyoruz çiçekte. Allah'ım n'olur gelinlikte de dönelim normale.

28 yaşındaki güzel oyuncunun düğün makyajı da oldukça güzel.


Çiftin nikah şekeri dağıtmak yerine bağış yapması da yine takdire şayan. Tabii bunu bildirdikleri şey de -taş mı sabun  mu anlamadım- hatıralık olarak düşünülebilir. Her neyse çok ince.

Allah mesut etsin ❤

27 Ocak 2019 Pazar

Melek'li Bingöl Fotosafari

Instagramdaki sorular üzerine bu yazıyı hazırlıyorum ama blog okuyucusuna haksızlık olur mu acaba? Onlar takip ediyor mu ki beni instagramdan? Konuya hakimler mi mesela?

Okuyan herkesin anlayacağı şekilde anlatmaya çalışacağım.

Bir gün Ayşegül'ün şöyle bir tweetine denk geldim ve bu fotosafariden haberdar oldum.
Okuduğum zaman benim de gidebileceğim aklıma gelmedi ama şöyle düşündüğümü hatırlıyorum: "ne güzel, keşke ben de katılabilsem."
Buna karşılık şöyle bir tweet yazdım:

Dünya küçük.. ya bunu nasıl anlatsam bilmiyorum.. Melek ile Ayşegül de benden bağımsız olarak tanışıyorlar. Ayşegül'e her fırsatta bizi de gezdir deyip durmamızın yanı sıra, Melek'le bir araya gelince Ayşegül'ün peşine nasıl takılırız onun planlarını yapıyorduk :))

Sömestr tatili yaklaşırken Melek dayanamamış twitterdan Ayşegül'e yazmış:

Bir baktım Melek Bingöl'e gitmeye hevesli. Anaaaamm, dedim, o giderse ben de giderim!
Bir yandan whatsapptan birbirimize 
"sen ciddi misin?" 
"peki sen ciddi misin?"  diye mesajlar atarken, kendimizi bu fikre iyice kaptırdık.

Bileti alana kadar Bingöl'e gideceğimden şüpheliydim çünkü Melek cayma emareleri gösteriyordu. Ancak ben bir kere acayip aşka gelmiştim. Gittim gittim.. yoksa bir daha kimse beni memlekete götürmezdi. 
N'olur Melek acayip eğleneceğiz, söz veriyorum akşam odamızda halay çekeceğiz, bu çılgınlık bir daha elimize geçmez..
Melek bu iyiliğini asla unutmayacağım! 
Çünkü sadece beni kırmamak için geldi. 💓
Evet bu fikri başta aklıma koyan da, sonra "ne işin var Bingöl'de" tepkilerine maruz kalıp, "ya Şirince'ye mi gitsek" diyen de oydu.
Gezi sonunda en fazla eğlenen de yine o oldu ama ❤


Bilmiyorum Ayşegül, "hadi gelin Bingöl'e gidelim", derken teklife atlayacağımızı hiç düşünmüş müydü ama işte böyle katıldık biz bu fotosafariye.


Gelelim bu Fotosafari etkinliğine.
Bu tip etkinlikler iller, ilçeler genelinde yapılıyormuş. Bir ilk değil yani. Ülkenin dört bir yanından fotoğrafçılar belirlenen tarihlerde gelip fotoğraf çekiyorlar ve çeşitli ödüller kazanıyorlar. Bingöl 1. Kış Fotosafarinin ise ödülleri harikaydı ve dünya çapında rekor katılım sağlandı!
Müthiş bir başarı değil mi?  
Sponsorluğunu Bingöl Valiliği, Bingöl Üniversitesi, Bingöl Gençlik Spor İl Müdürlüğünün üstlendiği bu etkinlikte en kazançlı ben çıktım. Bu başka bir yazının konusu ama, değineceğim ona da. 


Şunu da söylemezsem içimde kalır.
Katılımcılar şahaneydi. Beni hem fotoğraftan soğuttular (onları/makinelerini görünce, ben kimim ki fotoğraf çekeyim, dedim.), hem de daha çok fotoğraf çekme konusunda heveslendirdiler (ulan bu adam bunu benim de gittiğim köyde mi çekmiş? Demek ki ben de çekebilirim..)
Artık makinemle arama bu kadar mesafe koymayacağım.


Tebdil-i mekanda ferahlık olduğunu iliklerime kadar hissettiğim bu gezide emeği geçen herkese teşekkürü borç bilirim. Yepyeni kararlar arifesinde, bambaşka planlar yapmaktayım. Mutluyum. Bingöl'ü şimdiden özledim.